Images

Ruh, Beden ve Zihin Dengesi


 Ruh, Beden ve Zihin

Ruh, beden ve zihin biz insanoğlunu oluşturan muhteşem üçlüdür. Huzurlu güzel bir hayat için bu üçünün dengede olması gerekiyor.

Neden bunların dengede olması gerekiyor?

Önce bedenden başlayalım.

Allah kainatı yaratırken her şeyi bir nizam ve intizam içerisinde yaratmıştır. Ve onun yaratmış olduğu düzen binlerce yıldır devam etmektedir. Tüm canlıların temel taşı hücredir. Hepsinin yapısı ve stratejisi aynıdır.

Hayatta kalmak ve soyunu devam ettirmek..

Yaradan canlıları yaratırken bir taraftan etten kemikten yaratırken diğer taraftan hayatta kalma programını yaratmıştır.

Bizim insanoğlu olarak diğer canlılardan farkımız yaratanın ruhundan üflediği parçamız.

“Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman siz hemen onun için secdeye kapanın.” Hicr-29

Yaratan insanı yarattıktan sonra ona ruhundan üfleyerek onu can vermiştir. Ruhundan üflediği parçamız bizim özümüz, ruhumuz veya bilinçaltımız her ne derseniz deyin. Bizi diğer canlılardan ayıran özelliğimiz.

Diğer canlılar kendine yüklenmiş program vasıtasıyla hayatta kalmaya ve üremeye çalışırken biz programımızda değişiklik yapma imkanına sahip olmamızı sağlayan zihne sahibiz. Bu durum diğer canlıların yaşamından farklı olarak insan yaşantısını karmaşık bir hale getirmiştir.

Images

Duyguların Zihin ve Beden Üzerindeki Etkisi

Duygular yalnızca zihnimizde yaşadığımız deneyimler değildir; bedenimizde de çeşitli hislerle kendini gösterebilir. Coşku, korku, üzüntü ya da öfke yaşarken bedenimizde neler fark ederiz? Duyguların beden üzerindeki etkisi üzerine yapılan araştırmalar, farklı duyguların vücutta hissedildiği bölgeleri haritalandırmaya çalışıyor. Bu haritalar, duygularımızla bedensel deneyimlerimiz arasındaki ilişkiyi anlamaya yardımcı oluyor.

Zihin beden ilişkisi: Duygular bedende nasıl hissedilir?

Zihin beden ilişkisi, zihinsel ve fiziksel durumların birbirinden bütünüyle ayrı olmadığını anlatan bir çerçevedir. Bilim insanları bu iki alan arasındaki bağlantıları anlamaya ve edinilen bilgiyi tedavi yaklaşımlarında değerlendirmeye çalışıyor. Kaynak yazıda aktarılan araştırmaya göre, ABD’deki yetişkinlerin neredeyse yarısı bedenle zihni buluşturan yöntemlerle ilgileniyor.

Images

Kelebekleri Özgürleştirmek: Kendini Affetmek ve Geçmişi Kabullenmek

Hatıralarımızın kendisi kadar onlara eşlik eden öfke, suçluluk ve yargı duyguları da bizi etkileyebilir. Bir anı yeniden tetiklendiğinde, o zamanki duyguları tekrar yaşıyormuşuz gibi hissedebiliriz. Bu yazıda, çocuklukta yaşananların yetişkinlikteki ilişkilere ve kişinin kendini algılayışına nasıl yansıyabileceğini, bir bireysel danışmanlık çalışmasından hareketle anlatıyorum. Danışanın iznini alarak paylaştığım bu özet, onun deneyiminin aktarımıdır; tek bir örnekten herkes için geçerli sonuçlar çıkarılamaz.

Başarılı olduğu hâlde kendini ait hissedemeyen danışan

Danışanım 26 yaşlarında, bekâr ve meslek sahibi bir kadındı. Pek çok kişinin elde etmekte zorlanacağı başarılar kazanmıştı; buna rağmen içinde onu rahatsız eden bir duygu vardı. Kendini bulunduğu yere ait hissetmiyor, sanki bir gün her şeyi bırakıp gitmesi gerekiyormuş gibi düşünüyordu. Bu nedenle mevcut hayatından ve yaptıklarından zevk almakta zorlanıyordu.

Üniversitedeyken Erasmus kapsamında yurt dışına çıkmış ve orada kaldığı süre boyunca kendini daha rahat hissetmişti. Sonrasında sık sık yeniden yurt dışına çıkıp gezme isteği duyuyor, ancak bunun sonunda ne aradığını tam olarak bilmiyordu. Gitme duygusu hayatının başka alanlarında da ortaya çıkıyordu. “Nasıl olsa buradan ayrılacağım” diye düşündüğü için insanlarla sıcak ve samimi ilişkiler kurmaktan kaçınıyordu. Konuşurken odağı çoğu zaman kendisinde kalıyor, karşısındakinin anlattıklarını basit bulduğu oluyordu.

kendini affetmek

Hayatındaki pek çok şey ona yüzeysel geliyordu. Bu durumu, duygularını kapatmış olabileceğinin bir işareti olarak ele aldık. Annesinin sürekli kontrollü ve dikkatli olması yönündeki telkinlerinden, kardeşiyle arasındaki mesafeden söz etti. Ona, “Birisiyle konuşurken odağın nerede: kendinde mi, karşındaki kişide mi?” diye sordum. Kardeşiyle konuşurken çoğunlukla kendisinden ve erkek arkadaşından bahsettiğini fark etti; karşısındaki kişinin de konuşmaya katılmaya ihtiyaç duyabileceğini görmeye başladı.

Anlattıkları bana kendi yaşantımdan da tanıdık geliyordu. Geçmişimi uzun süre olduğu gibi kabullenememem ve kendime bakışım, ilişkilerimi duygudan yoksun, mekanik ve yüzeysel hâle getirmişti. Danışanımın yalnızlık ve duygularını kapatma deneyimi üzerine çalışırken, bu duyguların nereden geldiğini birlikte anlamaya yöneldik.

Çocukluk anısına eşlik eden duygular

Gevşeme çalışmasının ardından danışanımdan yalnızlık, yargılanma, eleştirilme, kendini kıyaslama ve kontrol etme gibi duygulara odaklanmasını istedim. Bedenini gözden geçirirken ellerinin şişmiş gibi olduğunu söyledi. Bu duyuma odaklanınca aklına çocukluğundan bir sahne geldi. Danışanın o sırada hatırladığı sahneyi, onun aktarımı olarak ele aldık; bu tür anıların tek başına nesnel kanıt sayılmaması gerektiğini de özellikle belirtmek önemlidir.

Danışan kendisini beş-altı yaşlarında, kendisinden iki yaş büyük kız kuzeniyle aynı odadayken hatırlıyordu. Çocuklar merakla birbirlerinin bedenlerini tanımaya çalışıyordu. Danışan odadan çıkmak istemiş ama çıkmamıştı. Bir yandan merak, diğer yandan kuzenine karşı öfke ve tiksinti hissettiğini anlatıyordu. Yengesi odaya girdiğinde ikisi de hiçbir şey olmamış gibi davranmıştı.

Bu sahne ona, yıllar sonra annesine “Bir şey nasıl unutulur?” diye sorduğu zamanı hatırlattı. O dönemde yaşadığı rahatsızlığı bastırmak için hislerini kapattığını düşündü. Daha sonra benzer duyguları eski erkek arkadaşıyla aynı odadayken de yaşadığını anlattı: Bir yandan ortamdan ayrılmak isterken bir yandan kalmak arasında sıkışmıştı.

Kendini kabul etmek ve kendini affetmek

Çalışmada danışanım, çocukluk sahnesindeki duygularını kuzenine ifade etti. “Kuzenim, sana öfkeliyim çünkü…” cümlesini tamamlamasını istedim. “Senin yüzünden hayatım zindan oldu” ve “Senden tiksiniyorum” gibi ifadeler kullandı. Ardından kuzeninin gözlerine baktığını hayal etti; onun da ne yaptığını tam olarak bilmeyen, merak eden ve korkmuş bir çocuk olduğunu fark etti.

Burada dikkatini yeniden o yaştaki kendisine çevirdik. Danışan, odadan çıkmak isteyen küçük kızın aynı zamanda orada kalmış olmasını yıllarca kendine karşı bir suçlama nedeni yapmıştı. Kendi payını çok küçük görse bile, bu pay zihninde ağır bir yük hâline gelmişti. Kendini kabul edememesi ve geçmişteki anıyı hatırlatan durumlarda insanlardan uzaklaşması, bu yükle birlikte anlam kazandı.

Bir çocuğun merakı, kararsızlığı ya da ne yapacağını bilememesi, yetişkin gibi sorumluluk taşıdığı anlamına gelmez. Çalışmanın amacı, yaşananları küçümsemek veya duyguları yargılamak değil; danışanın o günkü kendisine şefkatle yaklaşmasına ve o zamanki hislerini tanımasına yardımcı olmaktı. Geçmişi kabullenme ve kendini affetme, olanı onaylamak değil; kişinin kendine yönelttiği suçlamayı fark edip duygularına yer açmasıdır.

Duyguları kabul ederek özgürleşmek

Danışanımdan bugünkü hâliyle o küçük kızın yanına gitmesini, ona sarılmasını, onu sevdiğini ve olduğu hâliyle kabul ettiğini söylemesini istedim. Birbirini izleyen telkinlerle küçük kızın da kendisini affetmesini hayal etti. Her çeşit duygumuzla bir bütün olduğumuzu; bazı duygularımızı reddettiğimizde kendimizin bir parçasını da reddedebileceğimizi konuştuk. Duyguları kabul etmek, her davranışı doğru bulmak demek değildir. Kişinin kendi duygusunu fark etmesi ve kendine karşı daha anlayışlı olabilmesidir.

Danışan, kuzeniyle arasında hayal ettiği gümüş kordonu kesip çemberden çıktığını imgeledi. Bu imgeleme çalışmasının ardından rahatladığını belirtti. Daha sonra sahneyi hatırlayıp kendine şefkatle yaklaşma çalışmasını sürdürmesini konuştuk. Bu anlatıdaki uygulamalar, danışmanlık seansının parçasıdır; yoğun veya sarsıcı anılarla çalışmak herkes için kolay olmayabilir. Böyle bir konuyla karşılaşan kişinin bunu tek başına zorlaması yerine uygun bir uzmandan destek alması önemlidir.

Bazen kişi, kendini yetersiz hissetmemek için başarıya ve güçlü görünmeye fazlasıyla odaklanabilir. Ancak başarı, geçmişteki bir yaranın ya da kendine yöneltilen suçlamaların yerini tek başına doldurmayabilir. Kendini affetmek ve kendini kabul etmek, insanın zayıf hissettiği yanlarını saklamak yerine onları da kendi hikâyesinin bir parçası olarak görebilmesiyle ilgilidir.

Hayat dengede olmaktır. Fiziksel olarak büyürken içimizdeki özle bağımızı da korumamız, kendimize zaman ayırmamız ve hissettiklerimizi anlamaya çalışmamız gerekir. Böylece hayatla ve insanlarla daha sahici bir ilişki kurabiliriz.

KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?

KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN

kendini affetmek

Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.

kendini affetmek

Sevgilerle,
Halis Şahin

Images

Bilinçaltı Yüklerini Bırakma: Bağ Kesme Çalışması

Hayatımızdaki bazı insanlar, olaylar ve ilişkiler geçmişte kalmış olsa da içimizde taşımaya devam ettiğimiz duygusal yükler hâline gelebilir. Bağ kesme çalışması, geçmişi silmek ya da bir kişiyi hayatımızdan zorla çıkarmak değil; o kişiyle ilgili içimizde kalan duyguları ve yükleri fark etmeye yönelik bir farkındalık ve imgeleme çalışmasıdır.

Çalışma sırasında ağlama isteği, bedensel rahatlama, öfke, hüzün, kırgınlık ya da suçluluk gibi duygularla karşılaşabilirsiniz. Bunları bastırmaya veya hemen değiştirmeye çalışmak yerine, kendinizi zorlamadan fark edin. Amaç belirli bir sonucu elde etmek değil, duygunun sizde nasıl yer tuttuğunu görüp artık taşımak istemediğiniz yükleri bırakmaya niyet etmektir.

Images

Bedeni Arındırma

Farkındalık seviyemizin daha ileri bir boyuta geçebilmesi için önce kendimizi arındırmamız gerektiğine inanıyoruz. Ne duyarsak duyalım, ne öğrenir ya da okursak okuyalım; öğrendiklerimizi hayatımıza katmadığımız ve uygulamadığımız sürece bunlardan yeterince verim alamayız. Beden arındırma yaklaşımını da yalnızca bir şeyler okumak değil, gündelik yaşama taşınan küçük ve düzenli adımlar olarak görüyoruz.

Hayatımızda istediğimiz değişiklikler gerçekleşmiyorsa, önce kendimize dönüp bakabiliriz. Şu dakika kendinize bir “STOP” deyin. Kaç yaşında olduğunuz önemli değil; bugüne kadar yediklerinizi, içtiklerinizi, düşündüklerinizi ve yaşadıklarınızın sizde bıraktığı izleri fark ederek başlayın. Nasıl kullandığımız araçların bakıma ihtiyacı varsa, bedenimiz de ilgiyi ve özeni hak eder. Arabaların 5.000 ya da 10.000 kilometrede bakımını yaptırıp yolda kalma riskini azaltmaya çalışırız; bedenimizi de kendi aracımız gibi düşünerek ona düzenli zaman ayırabiliriz.

Images

Kelebekleri Özgürleştirmek: Sevgi Açlığı

Uzun zamandır çalışmalarımla ilgili bilgi paylaşımına ara vermiştim. Bir danışanımla yaptığım çalışma beni etkiledi. Kendisi de izin verdiği için bu seansların özetini paylaşmak istedim.

Öncelikle şunu belirtmek isterim: Yapılan çalışmaların sonucu danışanın ruhsal ve zihinsel durumuyla, sürece yaklaşımıyla ve önerileri uygulamaya ne kadar istekli olduğuyla ilişkilidir. Şifayı veren Allah’tır; rehber yalnızca bir araçtır. Hiçbir çalışma için iyileşme garantisi verilemez. Şifa dileyen şifa, tereddüt eden ise zihin karışıklığı bulur. Herkesin yaşadığı süreç ve aldığı destek kendine özgüdür.

İhanet sonrası yaşanan yoğun duygular

Yurt dışında yaşayan danışanım, eşinin yaklaşık beş-altı ay önce yaşadığı tek gecelik bir ilişkiyi öğrendikten sonra bunalıma girdiğini anlatarak benimle iletişime geçti. Eşi pişman olmuş ve af dilemişti; buna rağmen danışanım yaşananları içinden atamıyordu. Eşinden ayrılmak istemiyor, onu sevdiğini ve eşinin de kendisini sevdiğini söylüyordu. “Eşim beni bu kadar severken başka bir kadına nasıl dokunabilirdi?” sorusuna bir türlü cevap bulamıyordu.

Danışanım despot bir ailede büyümüş, çocukken babasından yoğun şiddet görmüş ve 15 yaşında evlendirilerek yurt dışına gönderilmişti. Eşiyle yabancı bir ülkede 20 yıl geçirmişti. Çalışmıyor, üç çocuğuna bakıyordu. Eşi hayatının merkezindeydi. Ona bu kadar bağlıyken yaşanan ihanet, dünyasını karartmış ve tutunacak dalı kalmadığını hissettirmişti.

sevgi açlığı

Sevgi açlığının izini sürmek

İlk seansın başında sesi çok heyecanlıydı. Ön görüşmemizden bir çıkış yolu bulabileceğine dair umutlanmıştı. Önce gevşeme ve rahatlama telkinleriyle sakinleşmesine yardımcı oldum. Ardından regresyon çalışmasına geçerek onu rahatsız eden duyguya odaklanmasını istedim.

Bu duyguyu vücudunun neresinde hissettiğini sorduğumda kalbinin üzerinde yoğun bir ağrı olduğunu söyledi. Ağrıya odaklandığında kırmızı, ateş gibi yakan bir top imgeledi. Onu rahatlatmak için bu alev topunu mavi suyla kaplayıp soğutmasını, ardından göğsünden çıkarıp atmasını istedim. Kendiliğinden gelişen bu imgeleme çalışmasının ardından rahatladığını ifade etti.

Sonra kalbindeki ağrıyla bağlantılı olduğunu düşündüğüm sevgi açlığı üzerinde durduk. Bu duyguyu daha önce yaşadığı bir ana gitmesini istediğimde, 15 yaşlarında eşiyle birlikte yürüdükleri bir sahneyi anlattı. Eşi ona bakmıyor ve konuşmuyordu. Danışanım ise eşinin gözlerinin içine bakıyor, bir şey söylemesini ve varlığını fark etmesini bekliyordu.

sevgi açlığı

Geçmişte kendisini kimin sevmediğini sorduğumda annesiyle babasından söz etmeye başladı. Onların yeterince sevgi göstermediğini, babasının zaman zaman kendisini dövdüğünü anlattı. Anne ve babasına karşı öfkeliydi. Annesini karşısındaki sandalyede imgelemesini ve içinde birikenleri ona söylemesini istedim. Ağlayarak kendini ifade etti; söyleyecekleri bittikçe bir miktar rahatladığını hissetti.

Ardından annesinin gözlerine bakmasını istedim. Ne gördüğünü sorduğumda “üzüntü” dedi. Annesini affedebileceğini söyledi ve onu affettiğini söyleyerek annesine sarıldığını imgeledi. Annesinin sıcaklığını hissetmenin çok güzel olduğunu, yıllardır özlemini çektiği sevilme duygusunu yaşadığını anlattı.

Daha sonra babasına yönelik duygularını ifade etti ve babasına sarıldığını imgeledi. “Babamın kollarını vücudumda hissettim” ve “Hiç bu kadar mutlu olmamıştım” dedi. Babasını da affedebileceğini söyledi. Son olarak kendisini karşısına alıp ona sıkıca sarılmasını ve kendisini sevdiğini söylemesini istedim. Dokunsal bir kişiliği olduğu için sarılma imgesi onda güçlü bir sevgi duygusu uyandırıyordu.

Images

Çekim Yasası ve Bilinçaltı Kayıt Temizliği Seminerini Neden Düzenledim?

Düzenlemekte olduğum çekim yasası, bilinçaltı kayıt temizliği ve farkındalık oluşturma seminerinin içeriğini paylaşmak istiyorum. Önce kendi keşif yolculuğumu anlatacağım; böylece seminerde ele alacağımız konuları neden seçtiğim ve bu yolun bende nasıl şekillendiği daha anlaşılır olacak.

Çekim yasasıyla başlayan keşif yolculuğum

Çekim yasasıyla ilgilenmeye başlayalı yaklaşık altı yıl oldu. Bu konuya ilgi duyan birçok kişi gibi benim başlangıcım da The Secret kitabını okumakla gerçekleşti. Kitabı bitirdikten sonra, anlatılanları hayatıma geçirip geçiremeyeceğimi düşünmeye başladım. Birileri başarmışsa ben de başarabilirdim. Üstelik geçmişimi dikkatle incelediğimde, bu yasayı belki onlarca kez işlettiğimi; ancak bunu o zaman bilinçli olarak fark etmediğimi gördüm. Zihnimde bir şimşek çaktı: Bundan sonra neden aynı şeyi bilinçli şekilde hayatıma uygulamayayım?

Images

Farkındalık Nedir?

Zihniniz geçmiş ve gelecek arasında gidip gelirken şu anla gerçekten meşgul olamazsınız. Oturduğunuz ya da yürüdüğünüz yerde bedeniniz bulunsa bile dikkatiniz başka yerdedir; konuştuğunuz kişiyi tam olarak dinleyemezsiniz. O sırada yaptığınız şey, geçmişte olanlarla bağlantılı düşüncelere ya da bir sonraki adımınızı planlamaya dönüşür.

Belki geçmişte yaşadığınız bir deneyimin sonuçlarından kendinizi korumaya, belki eylemlerinizi ya da saygınlığınızı savunmaya çalışıyorsunuz. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşüneceğini düşünüyor; bir hata yapıp geride kalmaktan ya da öne geçmekten çekiniyor olabilirsiniz. Geleceği planlarken zenginlik, sevgi, samimiyet veya ait olma arzusunun peşinden gitmeniz de mümkündür. Duygularınız sizi yeni hikâyelerin içine çekerken zihniniz bulunduğunuz yerde olmayabilir.

Images

İsteklerimizle Rezonansa Geçebilmek İçin Etkili Yollar

Sen hangi rezonans alanlarında bulunuyorsun?

İsteklerimizle rezonansa geçebilmek için önümüzde birçok imkân var. Bunların arasından sana en çok mutluluk ve kolaylık veren yolu seçebilirsin. Bu yaklaşımda, istekleri yaşamımıza çekebilmemiz için mutluluk ve kolaylık önemli enerji taşıyıcılarıdır. Bir işe çok ciddi ve gergin başlarsak, kendi içimizde de gergin bir rezonans alanı oluşturabiliriz. Böyle bir durumda, yaşamımıza çekmek istediğimiz şeyin ne olduğunu kendimize sormakta fayda var: Arzumuzun gerçekleşmesini mi istiyoruz, yoksa gerginliği mi besliyoruz?

Deneyeceğin yöntemlerin hepsi bir çırpıda sonuç vermeyebilir; ilk denemede favorin olacakları da garanti değil. Bazı tekniklere karşı içinde direnç, hüzün ya da şüphe hissedebilir; olumlu inanç cümlelerine inanmakta veya isteklerini zihninde canlandırmakta zorlanabilirsin. Bunlar yaşanabilir. Hayal kırıklığına kapılmak yerine kendine zaman tanı. Rezonans kanunu yaklaşımında, zorluğa odaklanmanın onu daha da büyütebileceği düşünülür. Unutma ki:

Images

İniş Sırası ve Sebepleriyle Kur’an-ı Kerim Tercümesi

İLİM KENDİN BİLMEKTİR

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne
Kişi Hak’kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru ekmektir

Images

Refleksoloji- Alternatif Tıp Uygulaması


- REFLEKSOLOJİ -
           Refleksoloji; ayakların vücudun aynası olduğu öğretisine dayanan, yaklaşık on iki bin yıllık bir geçmişiyle, insanlığın ortak mirası olarak günümüze kadar gelen, en etkili destekleyici tedavi yöntemlerindendir. Beyindeki sinirlerin vücutta son bulan noktaları olan el ve ayaklara uygulanmaktadır. Bu noktalar vücudumuzun iç organları ve iskelet sistemine denk gelen noktaların olduğu bir el ve ayak haritasını oluşturur. Burada bulunan sinir uçlarına bası müdahalesi yapılarak beyindeki hasar görmüş olan sinirlerin uyarılmasını sağlamaktadır. 

           
     Seanslar küçük çocuklar ya da engelliler için bir minder ya da hastaların anne tarafından kucağa alınmasıyla gerçekleşir. Ayrıca Refleksoloji’ nin etkisi yaşa, hastalığın seviyesine, hastanın bünyesine, psikolojisine ve hasta yakınlarının psikolojisine bağlı olarak değişir. Denemek için gelen kişilerin inanmamasından kaynaklanan negatif düşünceler Refleksoloji’ nin etkisini azaltabiliyor. Daha iyi sonuçlar için pozitif bir bakış açısının da etkisi olduğunu düşünüyoruz.  Refleksoloji.  tamamlayıcı ve destekleyici bir yöntemdir.

Images

40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı

John Randolph Price’ın Bolluk Kitabı’nda yer alan 40 günlük bereket ve zenginlik planını paylaşmak istedim. Bu çalışma, para ve maddi koşulları tek kaynak olarak görmek yerine, hayatımızdaki ve ilişkilerimizdeki bolluk ve bereketi fark etmeye odaklanan manevi bir uygulamadır. John Randolph Price bolluk ve bereket planı olarak da anılan bu yaklaşımın temelinde, dikkati görünen sonuçlardan onları meydana getiren içsel kaynağa çevirmek vardır.

Bolluk Kitabı’ndaki bereket anlayışı

Hayatınızda daha fazla para ve bereket olmasını mı istiyorsunuz? Price’ın yaklaşımına göre bunun için dikkati etkilerin, yani maddi sonuçların bilincinden nedenin, yani manevi kaynağın bilincine çevirmek gerekir. Bir etkiye güç verdiğinizde, ona kendi gücünüzü vermiş olursunuz. Paranın kendi başına gücü olduğuna inanırsanız, onun üzerinizde güç sahibi olmasına izin verir ve rolleri tersine çevirmiş olursunuz.

Images

Yeniyi İnşa Etmek - Louise Hay




"İçimden gelen yanıtların kolaylıkla farkında oluyorum."



Şişman olmak istemiyorum.
Parasız kalmak istemiyorum.
Yaşlanmak istemiyorum.
Burada yaşamak istemiyorum.
Bu ilişkiyi sürdürmek istemiyorum.
Annem/babam gibi olmak istemiyorum.
Bu işimde takılıp kalmak istemiyorum.
Saçlarımın/burnumun/bedenimin  böyle olmasını istemiyo­rum.
Yalnız olmak istemiyorum.
Mutsuz olmak istemiyorum.
Hasta olmak istemiyorum.

Dikkatinizi Neye Yöneltiyorsanız, 0 Daha da Fazlalaşır

Yukarıdaki örnekler zihnimizde olumsuzluklarla savaşmaya nasıl kültürel olarak şartlandığımızı gösteriyor. Bu şekilde dü­şünürsek olumlunun kendiliğinden bize geleceğini sanıyoruz. Ama öyle değil.
İstemediğiniz şeyler için ne kadar sık hayıflanıyorsunuz? Böyle yapmak size gerçekten istediğiniz şeyleri hiç getirdi mi? Yaşamınızda değişiklik yapmayı gerçekten istiyorsanız, olumsuz­luklarla savaşmak zamanınızı boşa harcamaktan başka bir şey değil. İstemediğiniz şeyler üzerinde daha çok düşündükçe, daha çok istemediğiniz şeyleri yaratacaksınız. Kendiniz veya yaşamı­nız hakkında hep beğenmediğiniz şeyler, büyük olasılıkla hâlâ hayatınızda.
Dikkatinizi neye yoğunlaştırıyorsanız o daha da artar ve ya­şamınızda kalıcı hale gelir. Olumsuzdan uzaklasın ve dikkatinizi gerçekten olmak, yapmak, sahip olmak istediğiniz şeyler üzerin­de yoğunlaştırın. Yukarıdaki olumsuz ifadeleri hadi gelin olumlu ifadelere çevirelim.
İnceyim.
Maddi rahatlık içindeyim.
Hep genç kalıyorum.
Şimdi daha iyi bir yere taşınıyorum.
Harika yeni bir ilişki içindeyim.
Kendim gibi olmaktan memnunum.
Saçımı/burnumu/bedenimi seviyorum.
Sevgi ve şefkatle doluyum.
Neşeli, mutlu ve özgürüm.
Çok sağlıklıyım.

Olumlu İfadeler

Olumlu ifadeleri düşünmeyi öğrenin.

 Bunlar her konudaki ifade biçimlerinizdir. Genellikle olumsuz ifadelerle düşünürüz. Bunlar istemediğinizi söylediğiniz şeyleri sadece daha da fazla yaratır. "İşimden nefret ediyorum," demek hiçbir çözüm getirmez. "Şimdi harika yeni bir işi kabul ediyorum," demekse, bunu yarat­mak için bilincinizde kanallar açacaktır.
Sürekli hayatınızda neler olmasını istiyorsanız, o cümlelerle kendinizi ifade edin. Yalnız, burada bir nokta çok önemli: Olumlu ifadelerinizde daima ŞİMDİKİ ZAMAN kipi kullanın.  Yapıyorum, oluyorum gibi.
Bilinçaltınız öylesine itaatkâr bir hizmetkâr ki, eğer "olmak istiyorum" veya "olacağım" gibi gelecek zaman kipi kullanırsanız, gerçekleşmesini istediğiniz şeyler de daima gelecek zamana ait olacaklardır, yani elinizin altında olmayan gelecekte!

Images

Nas谋l De臒i艧iriz - Louise Hay





"K枚pr眉leri ne艧eyle ve kolayl谋kla ge莽iyorum."

"Nas谋llar谋 莽ok seviyorum. D眉nyadaki t眉m teoriler, hayata ge莽irilip, de臒i艧im yaratmad谋k莽a yarars谋zd谋r. Hep, nas谋l yap谋lmas谋 gerekti臒ini bilmek isteyen pragmatik ve pratik bir insan oldum.
艦imdi 眉zerinde 莽al谋艧aca臒谋m谋z prensipler:
De臒i艧im arzusunu beslemek,
Zihni kontrol etmek,
Kendimizi ve ba艧kalar谋n谋 affetmenin bizi nas谋l 枚zg眉rle艧tirdi臒ini 枚臒renmek.

陌htiya莽tan Kurtulmak

Bazen, bir modeli de臒i艧tirmeye 莽al谋艧谋rken, bir s眉re i莽in ko艧ullar daha da k枚t眉ye gidiyormu艧 gibi g枚r眉nebilir. Bu k枚t眉 bir 艧ey de臒il. Durumun de臒i艧meye ba艧lad谋臒谋n谋 g枚steren bir i艧arettir. Olumlu ifadeler yerini buluyor ve yolumuzda ilerlemeyi s眉rd眉rme­miz gerekiyor.

脰rnekler
Ekonomik durumumuzu iyile艧tirmek 眉zerinde 莽al谋艧谋yoruz ve c眉zdan谋m谋z谋 kaybediyoruz. 陌li艧kilerimizi geli艧tirmek 眉zerinde 莽al谋艧谋yoruz ve kavga ediyo­ruz.
Sa臒l谋臒谋m谋z 眉zerinde 莽al谋艧谋yoruz ve so臒uk alg谋nl谋臒谋na yaka­lan谋yoruz.
Yarat谋c谋 yeteneklerimizi ifade etmek 眉zerinde 莽al谋艧谋yoruz ve i艧imize son veriliyor.
Bazen sorun ba艧ka bir y枚ne kayar ve baz谋 艧eyleri daha iyi g枚rmeye, anlamaya ba艧lar谋z.
脰rne臒in, sigaray谋 b谋rakmaya 莽al谋艧谋yorsunuz ve "Sigaraya olan 'ihtiyac谋mdan kurtulmak istiyorum" diyorsunuz. Bu arada, ili艧kilerinizin de rahats谋zl谋k verici bir hal almaya ba艧lad谋臒谋n谋n far­k谋na var谋yorsunuz.
脺mitsizli臒e kap谋lmay谋n; bu durum de臒i艧im s眉recinin 莽al谋艧t谋­臒谋n谋 g枚steriyor. Kendinize bir莽ok soru sorabilirsiniz. "Rahats谋zl谋k veren ili艧kilerime son vermeyi istiyor muyum? Sigara, bu ili艧kileri­min rahats谋zl谋k verici y枚nlerini g枚rmemem i莽in duman perdesi mi yarat谋yordu? Ni莽in bu t眉r ili艧kiler yarat谋yorum?"
Sigara sadece bir belirti, neden de臒il. 艦imdi sizi 枚zg眉rle艧tirecek daha derin bir anlay谋艧 kazan谋yorsunuz.
"Rahats谋zl谋k veren ili艧kilere olan ihtiyac谋mdan kurtulmak istiyorum," demeye ba艧l谋yorsunuz.
Ve bu kadar rahats谋zl谋k duyma nedeninizin, ba艧ka insanlar谋n sizi s眉rekli ele艧tiriyor gibi g枚r眉nmeleri oldu臒unun fark谋na var谋yor­sunuz.
T眉m deneyimlerimizi kendimizin yaratt谋臒谋n谋n bilincinde olarak 艧imdi de, "Ele艧tirilme ihtiyac谋ndan kurtulmak istiyorum," demeye ba艧lars谋n谋z.
O zaman da ele艧tirilmek 眉zerine d眉艧眉n眉r ve 莽ocukken 莽ok fazla ele艧tiriye hedef oldu臒unuzun fark谋na var谋rs谋n谋z, i莽inizdeki  k眉莽眉k 莽ocuk ancak ele艧tirildi臒inde kendini "evde" hissediyordur. Sizin bu ele艧tiriden saklanmak i莽in yaratt谋臒谋n谋z 艧ey "duman perdesi" olmu艧.
Belki bundan sonraki ilk ad谋m, "Affetmeyi istiyorum," ola­cakt谋r.
Olumlu ifadeler kullanmay谋 s眉rd眉rd眉k莽e, sigara art谋k size ca­zip gelmemeye, hayat谋n谋zdaki insanlar sizi ele艧tirmeyi b谋rakmaya ba艧layacakt谋r. O zaman ihtiyac谋n谋z谋n art谋k olmad谋臒谋n谋 B陌L陌YOR olacaks谋n谋z.
Bu t眉r 莽al谋艧ma genellikle bir s眉re al谋r. Sab谋rla 莽al谋艧man谋z谋 s眉rd眉r眉r ve her g眉n de臒i艧imleri g枚zden ge莽irmek i莽in kendinize sessiz birka莽 dakika ay谋r谋rsan谋z, yan谋tlar谋 da alacaks谋n谋z. 陌莽iniz­deki Ak谋l, t眉m evreni yaratan ayn谋 ak谋l. 陌莽 Rehberinize g眉venin. Bilmek istedi臒iniz her 艧eyi size s枚yleyecektir.

Images

Değişime Direnmek – Louise Hay

“Sürekli değişen hayatın ritmi ve akışıyım.”

Farkındalık, iyileşmenin ve değişimin ilk adımıdır

Bir durumu değiştirmek için önce o durumu besleyen, derinlerde yer etmiş düşünce kalıplarımızı fark etmemiz gerekir. Bazen yaşadığımız durumdan söz eder, yakınır ya da benzerini başka insanlarda görürüz. Dikkatimizi çeken konuya böylece yaklaşmaya başlarız. Bir öğretmen, arkadaş, kurs ya da kitap da çözüm yollarını göstererek bizi uyandırabilir; daha önce göremediğimiz düşüncelerimizi fark etmemize yardımcı olabilir.

Images

İzin Ver Olsun - Mustafa Kartal

İzin Verme Sanatı şu anlayışla özetlenebilir: “Ben ne isem oyum ve bu durumdan mutluyum. Sen kimsen, osun. Belki benden farklısın; ama bu da çok güzel.”

Mustafa Kartal’ın İzin Ver Olsun kitabında aktarılan bu yaklaşım, çekim yasası ve izin verme sanatı arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Metne göre kişi, duygularının ve düşüncelerinin yönünün farkına vardıkça deneyimlerini isteyerek mi, yoksa farkında olmadan mı şekillendirdiğini daha iyi anlayabilir.

çekim yasası

Çekim yasası ve izin verme sanatı

Metinde, önce Çekim Yasasını, ardından İstemli Oluşturma Bilimini, son olarak da İzin Verme Sanatını anlamak gerektiği belirtiliyor. İlk iki kavram anlaşılmadan izin verme sürecinin kavranması zorlaşıyor. Bu düşünceye göre Çekim Yasası, kişi onu bilse de bilmese de işler; dikkat ve düşünce nereye yönelirse deneyimin odağı da oraya kayar.

İzin verme anlayışının özünde, kişinin kendi seçimlerinden memnun olması ve başkalarının kendisinden farklı olabileceğini kabul etmesi vardır. Farklılıklar ne kadar belirgin olursa olsun, kişi huzursuzluk veren şeylere odaklanmak yerine istediği şeye yönelmeyi seçebilir. Bu yaklaşım, herkesi kendi doğrularının peşinden sürüklemeye çalışmamak anlamına gelir. Kişi kendisine ya da başkasına izin vermediğinde olumsuz duygular yaşayabileceğini de fark eder.

İzin vermek, rahatsız edici bir durumu görüp hiçbir şey yapmadan kabullenmekle aynı şey değildir. Metnin tarif ettiği izin verme sanatı, olaylara bakış yönünü seçmek ve iyi hissettiren düşüncelere odaklanmaktır. Duygular, düşüncelerin yönünü fark etmek için bir rehber olarak görülür.

Başkalarının düşüncelerinden ve davranışlarından korkmak

Bir olayın nasıl deneyime girdiğini anlamayan kişi, başkalarının düşünce ve davranışlarından endişe duyabilir. Metindeki yaklaşıma göre kişi, düşünceleriyle istemediği deneyimlere yoğun biçimde odaklanmadığında, bu deneyimlerin kendisine ulaşacağı korkusuyla yaşamak zorunda olmadığını kavrar. Fiziksel dünyada hem uyum duyulan hem de duyulmayan pek çok şey vardır; amaç, uyuşulmayan her şeyi yok etmek değil, ne istendiğini belirleyip düşünceyi ona yöneltmektir.

Başkalarının yaptıklarına karşı sürekli savunma geliştirmek, kişiyi çaresiz ve korunmasız hissettirebilir. Metin, istenmeyen olaylara direnmenin onları zihinde daha fazla büyütebileceğini ifade eder. Dünyadaki bütün çelişkileri ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, çeşitliliğin içinde kişisel özgürlüğü bulmak ve evrensel yasaları anlamaya çalışmak öne çıkarılır.

çekim yasası

Başkalarının söz ve davranışlarının kişiyi etkilemek zorunda olmadığını kavramak, başkalarına izin vermenin ön koşullarından biri olarak sunulur. Bu yasalar, onları kabul edip etmemekten bağımsız ve sürekli olarak var olan ilkeler şeklinde anlatılır.

Başkalarına izin vermek ne demek?

Başkalarına izin vermek, herkesin sizin istediğiniz gibi davranmasını sağlamaya çalışmamak ve onların kendi seçimlerini yapma hakkını kabul etmektir. Bu, yalnızca hoşgörü göstererek rahatsızlığın içinde kalmakla aynı değildir. Metinde hoşgörü, kişi dışarıdan müdahale etmese bile olumsuz duygular yaşamaya devam ediyorsa izin vermekten farklı tutulur. İzin verme ise kişinin kendi duygusal odağını fark etmesi ve başkasının seçimini kendi huzurunun önüne koymamasıdır.

Bu nedenle “Ben neysem oyum ve başkalarının da oldukları gibi olmalarına izin veriyorum” düşüncesi, kişinin yaşamını başkalarını kontrol etmeye çalışmadan sürdürmesine yardımcı olan bir bakış açısı olarak anlatılır. Başkalarına izin vermek ne demek sorusunun metindeki karşılığı, onların seçimlerini yönetmeye çalışmak yerine kendi düşünce ve duygularının yönünü seçmektir.

Sorunlara mı, çözüme mi odaklanmalı?

Sorun yaşayan birine yardımcı olmak isteniyorsa, yalnızca soruna bakmak yerine yardım ve çözüm ihtimaline odaklanmak önerilir. Metne göre çözüm aramak olumlu duyguları desteklerken, sorunun kendisine takılı kalmak olumsuz duyguları güçlendirebilir. Başkasının ne istediğini görmek ve onu arzusuna doğru desteklemek, yardım etmenin bir yolu olarak ifade edilir.

Hastalıkla mücadele eden bir arkadaş için de metin, onun hastalığına değil iyilik hâline ve iyileşme olasılığına odaklanmayı önerir. Bu bölümdeki düşünceler kitabın yaklaşımını aktarır: kişinin odağını değiştirmesi kendi duygularını etkileyebilir; ancak başkasının deneyimi ve seçimi yine kendisine aittir.

İstemek, izin vermek ve sağlık üzerine düşünceler

İstemli Oluşturma sürecinin bir yanı ne istendiğine karar vermek, diğer yanı ise istenene direnmemek ve ona izin vermek olarak anlatılır. “İstiyorum ve izin veriyorum, dolayısıyla oluşuyor” ifadesi, düşünceyi arzuyla uyumlu tutma fikrini özetler. Kişinin olumsuz duygulara kapılmadan, kendisine daha iyi hissettiren düşünceleri bulması önemsenir.

Sağlıkla ilgili bölümde, gelecekte sağlıklı olmayı hayal etmek ya da geçmişteki sağlıklı zamanları hatırlamak, arzuyla uyumlu bir düşünceye yönelmenin örneği olarak verilir. Bu, metnin kişisel gelişim yaklaşımını yansıtan bir düşüncedir; sağlık sorunlarında profesyonel değerlendirme ve tedavinin yerine geçen bir öneri olarak sunulmaz.

İzin verme: bitmeyen bir yolculuk

İzin Verme Sanatını öğrenmek, metne göre son noktası olmayan bir süreçtir. Kişi, geçmişteki düşünceleriyle bugünkü istekleri arasındaki uyumsuzluğu fark ettikçe huzursuzluk yaşayabilir; ne istediği konusunda daha kararlı oldukça ise daha huzurlu hissedebilir. Olumlu duyguya yönelmek hem kendine hem de başkalarına izin verme anlayışının parçasıdır.

İzin veren olmak, herkesin sizin istediğiniz biçimde yaşamasını beklemek değil; dikkatinizi verdiğiniz şeyleri fark edip sizinle uyumlu olana yönelmektir. Metnin temel mesajı, “Ben ne isem oyum; sen de kimsen osun ve bu da güzel” diyerek farklılıklara alan açmak ve kendi odağını bilinçli seçmektir.

Mustafa Kartal
İzin Ver Olsun (Ray Yayıncılık)

Alıntıdır.
Kaynak: https://holyharmony.wordpress.com/2013/11/05/izin-ver-olsun-mustafa-kartal/

Images

Çekim Yasasını Kullanarak İstediğiniz Şeyi Çekmek

Evrensel çekim yasası yaklaşımında, zihninizi istediğiniz şeye yöneltmek ve bu isteği olumlamalarla ifade etmek önemlidir. Belki de uzun zamandır rüyalarınızı süsleyen bir şeyi ya da daha pratik bir hedefi hayatınıza çekmenin yollarını arıyorsunuz. Aşağıdaki çekim yasası olumlamalarını kendi isteğinize göre değiştirebilirsiniz. Günde iki kez, sabah uyandıktan sonra ve akşam yatmadan önce tekrarlamayı deneyin. Bu ifadeler bir sonucu garanti etmez; bu yaklaşım içinde, hedefinizi hatırlamanıza ve ona odaklanmanıza yardımcı olacak araçlar olarak düşünülebilir.

Çekim yasası nasıl kullanılır sorusuna bu yazının verdiği yanıt, isteğinizi netleştirmek, onu size anlamlı gelen sözcüklerle ifade etmek ve olumlamayı düzenli biçimde hatırlamaktır. Olumlamalar, yeni bir şey yaratmanızı engellediğini düşündüğünüz sınırlayıcı fikirleri fark etmenize ve dikkatinizi arzunuza çevirmeye yardımcı olabilir. Önemli olan, bir cümleyi mekanik biçimde tekrarlamak değil; ne istediğinizi gerçekten anlayıp kendi dilinizle ifade etmektir.

Images

Kendi Adını Söyle Meditasyonu

Kendi adını söyle meditasyonu nasıl yapılır?

Kendi adını söyle meditasyonu, dikkati nefese getirip nefes verirken kendi adınızı içinizden tekrarladığınız sade bir uygulamadır. Amaç nefesi değiştirmek ya da kusursuz bir odaklanma sağlamak değil; nefes alışverişinizi fark etmek ve dikkatiniz dağıldığında yeniden adınıza dönmektir. Bu isim meditasyonu için özel bir hazırlık gerekmez. Gözleriniz açık veya kapalı olabilir; size daha rahat gelen biçimi seçin.

Önce nefesinize odaklanın. Nefes alın ve verin; nefesin doğal akışını, başlangıcını ve bitişini fark edin. Birkaç nefes boyunca yalnızca bu akışı izleyin. Ardından nefes verirken adınızı yüksek sesle değil, kendinize söyleyin. Adınız, soyadınız ya da kendinizden söz ederken kullandığınız takma adınız olabilir. Size en tanıdık gelen adı seçin.

Images

Hastalıkların Psikolojik Nedenleri

Hastalıkların psikolojik nedenleri üzerine bir yaklaşım

Bedenimizde yaşadığımız her rahatsızlığı yalnızca duygularla açıklamak mümkün değildir. Burada yer alan hastalıkların psikolojik nedenleri, Nevşah Fidan Karamehmet’in yazısında aktarılan yorumlar ve sembolik anlamlardır; tıbbi tanı veya kanıtlanmış hastalık nedenleri olarak değerlendirilmemelidir. Belirti ya da sağlık sorunu yaşadığınızda gerekli değerlendirme için sağlık uzmanına başvurmanız önemlidir.

Bu yaklaşımdaysa bazı düşünce ve duyguların bedenle ilişkisi üzerinde durulur. Kişinin geçmişe tutunması, kendini ifade edememesi veya yaşamın akışına güvenmekte zorlanması, hastalıkların duygusal nedenleri üzerine düşünürken ele alınan temalardır. Aşağıdaki açıklamalar bu bakış açısını aktarır; herkes için geçerli, kesin neden-sonuç ilişkileri kurmaz.