istediğim kişiyi nasıl çekerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Çekim Yasası Serisi – 1: Çekim Yasası Nasıl Çalışır?

Çekim Yasası Nedir?

Çekim yasası, düşüncelerimizin, duygularımızın ve inançlarımızın yaşam deneyimlerimizle ilişkili olduğunu savunan bir düşünce sistemidir. Temelinde “benzer benzeri çeker” anlayışı bulunur. Bu yaklaşıma göre neye odaklandığımız, neye inandığımız ve nasıl bir içsel durumda olduğumuz, yaşamımızdaki yönelimlerle bağlantılıdır.

Çekim yasası çoğu zaman “Olumlu düşünürsen olumlu şeyler yaşarsın” ya da “Bir şeyi yeterince istersen onu hayatına çekersin” şeklinde anlatılır. Ancak bu açıklamalar konuyu gereğinden fazla basitleştirir. Çekim yasası nedir ve nasıl çalışır sorusunu anlamak için yalnızca ne istediğimize değil, bu istekle ilgili iç dünyamızda neler olduğuna da bakmak gerekir.

Images

İzin Ver Olsun - Mustafa Kartal

İzin Verme Sanatı şu anlayışla özetlenebilir: “Ben ne isem oyum ve bu durumdan mutluyum. Sen kimsen, osun. Belki benden farklısın; ama bu da çok güzel.”

Mustafa Kartal’ın İzin Ver Olsun kitabında aktarılan bu yaklaşım, çekim yasası ve izin verme sanatı arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Metne göre kişi, duygularının ve düşüncelerinin yönünün farkına vardıkça deneyimlerini isteyerek mi, yoksa farkında olmadan mı şekillendirdiğini daha iyi anlayabilir.

çekim yasası

Çekim yasası ve izin verme sanatı

Metinde, önce Çekim Yasasını, ardından İstemli Oluşturma Bilimini, son olarak da İzin Verme Sanatını anlamak gerektiği belirtiliyor. İlk iki kavram anlaşılmadan izin verme sürecinin kavranması zorlaşıyor. Bu düşünceye göre Çekim Yasası, kişi onu bilse de bilmese de işler; dikkat ve düşünce nereye yönelirse deneyimin odağı da oraya kayar.

İzin verme anlayışının özünde, kişinin kendi seçimlerinden memnun olması ve başkalarının kendisinden farklı olabileceğini kabul etmesi vardır. Farklılıklar ne kadar belirgin olursa olsun, kişi huzursuzluk veren şeylere odaklanmak yerine istediği şeye yönelmeyi seçebilir. Bu yaklaşım, herkesi kendi doğrularının peşinden sürüklemeye çalışmamak anlamına gelir. Kişi kendisine ya da başkasına izin vermediğinde olumsuz duygular yaşayabileceğini de fark eder.

İzin vermek, rahatsız edici bir durumu görüp hiçbir şey yapmadan kabullenmekle aynı şey değildir. Metnin tarif ettiği izin verme sanatı, olaylara bakış yönünü seçmek ve iyi hissettiren düşüncelere odaklanmaktır. Duygular, düşüncelerin yönünü fark etmek için bir rehber olarak görülür.

Başkalarının düşüncelerinden ve davranışlarından korkmak

Bir olayın nasıl deneyime girdiğini anlamayan kişi, başkalarının düşünce ve davranışlarından endişe duyabilir. Metindeki yaklaşıma göre kişi, düşünceleriyle istemediği deneyimlere yoğun biçimde odaklanmadığında, bu deneyimlerin kendisine ulaşacağı korkusuyla yaşamak zorunda olmadığını kavrar. Fiziksel dünyada hem uyum duyulan hem de duyulmayan pek çok şey vardır; amaç, uyuşulmayan her şeyi yok etmek değil, ne istendiğini belirleyip düşünceyi ona yöneltmektir.

Başkalarının yaptıklarına karşı sürekli savunma geliştirmek, kişiyi çaresiz ve korunmasız hissettirebilir. Metin, istenmeyen olaylara direnmenin onları zihinde daha fazla büyütebileceğini ifade eder. Dünyadaki bütün çelişkileri ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, çeşitliliğin içinde kişisel özgürlüğü bulmak ve evrensel yasaları anlamaya çalışmak öne çıkarılır.

çekim yasası

Başkalarının söz ve davranışlarının kişiyi etkilemek zorunda olmadığını kavramak, başkalarına izin vermenin ön koşullarından biri olarak sunulur. Bu yasalar, onları kabul edip etmemekten bağımsız ve sürekli olarak var olan ilkeler şeklinde anlatılır.

Başkalarına izin vermek ne demek?

Başkalarına izin vermek, herkesin sizin istediğiniz gibi davranmasını sağlamaya çalışmamak ve onların kendi seçimlerini yapma hakkını kabul etmektir. Bu, yalnızca hoşgörü göstererek rahatsızlığın içinde kalmakla aynı değildir. Metinde hoşgörü, kişi dışarıdan müdahale etmese bile olumsuz duygular yaşamaya devam ediyorsa izin vermekten farklı tutulur. İzin verme ise kişinin kendi duygusal odağını fark etmesi ve başkasının seçimini kendi huzurunun önüne koymamasıdır.

Bu nedenle “Ben neysem oyum ve başkalarının da oldukları gibi olmalarına izin veriyorum” düşüncesi, kişinin yaşamını başkalarını kontrol etmeye çalışmadan sürdürmesine yardımcı olan bir bakış açısı olarak anlatılır. Başkalarına izin vermek ne demek sorusunun metindeki karşılığı, onların seçimlerini yönetmeye çalışmak yerine kendi düşünce ve duygularının yönünü seçmektir.

Sorunlara mı, çözüme mi odaklanmalı?

Sorun yaşayan birine yardımcı olmak isteniyorsa, yalnızca soruna bakmak yerine yardım ve çözüm ihtimaline odaklanmak önerilir. Metne göre çözüm aramak olumlu duyguları desteklerken, sorunun kendisine takılı kalmak olumsuz duyguları güçlendirebilir. Başkasının ne istediğini görmek ve onu arzusuna doğru desteklemek, yardım etmenin bir yolu olarak ifade edilir.

Hastalıkla mücadele eden bir arkadaş için de metin, onun hastalığına değil iyilik hâline ve iyileşme olasılığına odaklanmayı önerir. Bu bölümdeki düşünceler kitabın yaklaşımını aktarır: kişinin odağını değiştirmesi kendi duygularını etkileyebilir; ancak başkasının deneyimi ve seçimi yine kendisine aittir.

İstemek, izin vermek ve sağlık üzerine düşünceler

İstemli Oluşturma sürecinin bir yanı ne istendiğine karar vermek, diğer yanı ise istenene direnmemek ve ona izin vermek olarak anlatılır. “İstiyorum ve izin veriyorum, dolayısıyla oluşuyor” ifadesi, düşünceyi arzuyla uyumlu tutma fikrini özetler. Kişinin olumsuz duygulara kapılmadan, kendisine daha iyi hissettiren düşünceleri bulması önemsenir.

Sağlıkla ilgili bölümde, gelecekte sağlıklı olmayı hayal etmek ya da geçmişteki sağlıklı zamanları hatırlamak, arzuyla uyumlu bir düşünceye yönelmenin örneği olarak verilir. Bu, metnin kişisel gelişim yaklaşımını yansıtan bir düşüncedir; sağlık sorunlarında profesyonel değerlendirme ve tedavinin yerine geçen bir öneri olarak sunulmaz.

İzin verme: bitmeyen bir yolculuk

İzin Verme Sanatını öğrenmek, metne göre son noktası olmayan bir süreçtir. Kişi, geçmişteki düşünceleriyle bugünkü istekleri arasındaki uyumsuzluğu fark ettikçe huzursuzluk yaşayabilir; ne istediği konusunda daha kararlı oldukça ise daha huzurlu hissedebilir. Olumlu duyguya yönelmek hem kendine hem de başkalarına izin verme anlayışının parçasıdır.

İzin veren olmak, herkesin sizin istediğiniz biçimde yaşamasını beklemek değil; dikkatinizi verdiğiniz şeyleri fark edip sizinle uyumlu olana yönelmektir. Metnin temel mesajı, “Ben ne isem oyum; sen de kimsen osun ve bu da güzel” diyerek farklılıklara alan açmak ve kendi odağını bilinçli seçmektir.

Mustafa Kartal
İzin Ver Olsun (Ray Yayıncılık)

Alıntıdır.
Kaynak: https://holyharmony.wordpress.com/2013/11/05/izin-ver-olsun-mustafa-kartal/

Images

İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?

Çekim Yasası ile Birini Kendine Çekmek: Kişiye Değil, Duyguya Odaklanmak

Günümüzde birçok insan ilişkilere belirli beklentilerle giriyor. Kimi sevilmek, kimi yalnızlığından kurtulmak, kimi maddi güvence bulmak, kimi de iç dünyasında eksik kalan bir duygunun tamamlanmasını istiyor. Bir ilişkiden beklentilerimizin olması doğaldır. Ancak bu beklentiler farkındalıkla ele alınmadığında ilişki, paylaşım alanı olmaktan çıkıp ihtiyaçların, korkuların ve bilinçaltı kayıtlarının birbirine karıştığı bir alana dönüşebilir.

İki insan arasında ilişki kurulması yaşamın doğal bir parçasıdır; ilişkiler kendimizi tanımamıza ve duygusal olarak olgunlaşmamıza da alan açar. Fakat egomuzu, beklentilerimizi ve farkında olmadığımız ihtiyaçlarımızı sürekli öne çıkardığımızda, bizi gerçekten mutlu edecek ilişki deneyimini yaşamakta zorlanabiliriz.