Gülümseyin. Hayatın anlamı keyif almak ve gülümsemektir.
Mutluluk bir seçimdir. Birçoğumuz mutlu olmayı seçmek yerine mutsuzluk içinde kalmayı seçiyoruz. Peki, mutsuz olmak bu gerçeklikte neden mutlu olmaktan daha fazla karşılık buluyor? Kendimizi ifade etmek için mutsuzluğu kullanmanın değeri nedir?
Bu soruyu sormak, yaşadığımız her şeyi yok saymak ya da kendimizi sürekli mutlu görünmeye zorlamak değildir. Mutsuzluk da hayatın bir parçasıdır. Ancak mutsuzluğu kendimizi anlatmanın tek yolu hâline getirdiğimizde, başka seçenekleri fark etmek zorlaşabilir. Mutlu olmayı seçmek, her koşulda neşeli olmak değil; içinde bulunduğumuz duruma başka bir açıdan bakmayı ve önümüzdeki olasılıkları görmeyi denemektir.
Bazen mutsuzluk tanıdık bir hâle gelir. Onu bırakmak, alıştığımız bakış açısından ve kendimizi ifade etme biçimimizden uzaklaşmak gibi gelebilir. Bu yüzden kendimize şu soruları sorabiliriz: Mutsuzluğu sürdürmek bana ne sağlıyor? Beni başka seçeneklerden alıkoyan bu hâli neden bu kadar hayati kıldım? Bu soruların cevaplarını bulmak, kendimizi yargılamak için değil, seçimlerimizi fark etmek içindir.
Bir durum karşısında yalnızca sorunlara odaklanmak yerine, orada bizim için neyin mümkün olduğunu da merak edebiliriz. Her durumda bizim için olan hediyeyi görüp oradan işlevsel olsaydık, beş yıl içinde hayatımız nasıl olurdu? Bu soru, yaşananları küçümsemeden yeni bir bakış açısı geliştirmeye davet eder.
Mutluluk tek bir karar verip bir daha mutsuz hissetmemek anlamına gelmez. Daha çok, mutsuzlukta kalmayı otomatik bir seçim hâline getirdiğimizi fark edip başka bir yolu da değerlendirebilmektir. Kendimizi mutsuzluk üzerinden tanımlamak yerine, o an bize neyin iyi gelebileceğini ve başka hangi seçeneklerin bulunduğunu sorabiliriz.
Bununla ilgili her şeyi yıkıp yaratımını iptal ediyorum.
POD & POC
Bununla ilgili her şeyi yıkıp yaratımını iptal ediyorum.
POD & POC
Bizim için işlemediği, işlevsel olmadığı hâlde çevremizde gördüğümüz ve filmlerde seyrettiğimiz hayatların ne kadarını kendi hayatımızda oluşturmaya çalışıyoruz? Başkalarının yaşamını kendimize örnek alıp aynı biçimde kuramadığımızda, kendimizi başarısız ya da yetersiz ilan edebiliyoruz. Oysa belki de mesele yeterince çabalamamak değil; bize uymayan bir hayatı kendimiz için oluşturmaya çalışmaktır.
Çevremizde gördüğümüz veya filmlerde izlediğimiz yaşam biçimleri bize bir şeylerin nasıl yapılabileceğini gösterebilir. Ancak bir başkası için işe yarayanın bizim için de doğru olacağını varsaymak zorunda değiliz. Herkesin koşulları, kolaylıkla yapabildiği şeyler ve hayata katabildiği özellikler aynı değildir. Bu nedenle başkalarının hayatını örnek almadan yaşamak, başkalarını bütünüyle reddetmek değil; gördüklerimizi kendi ihtiyaçlarımız ve yapabildiklerimiz açısından değerlendirmektir.
Eski bir Hintli hikâyesi var:
Hindu cennetinde kalpataru denen bir ağaç vardır. “Dilek ağacı” demektir. Tesadüfen bir gezginin yolu oraya düşer. Yorgun adam ağacın altına oturur. Açtır ve “Burada biri olsaydı, yiyecek isterdim. Fakat kimse görünmüyor,” diye düşünür.
Yiyecek fikri zihninde belirdiği anda yiyecek aniden ortaya çıkar. Adam çok aç olduğu için bunun nasıl olduğunu sorgulamaz; hemen yemeğini yer. Sonra uykusu gelir ve “Keşke şurada bir yatak olsaydı…” diye düşünür. Bir yatak belirir.
Olmak veya sahip olmak istediğimiz şeyle aramızdaki en büyük engel, çoğu zaman o şey hakkında kurduğumuz tanımlar ve ona ulaşmanın nasıl olması gerektiğine dair şablonlarımızdır. Kendine izin vermek, yalnızca bir şeyi istemek değil; isteğinin önüne koyduğun bu tanımları ve kalıpları fark etmeye de açık olmaktır.
Bir şeyi zor elde etmenin onu daha değerli yapacağını düşünebiliriz. Hatta o şeyin zor olmasından gizli bir mutluluk duyarız. Zorluk, böylece yalnızca aşılması gereken bir engel olmaktan çıkar; istediğimiz şeye ulaşmanın doğal, hatta gerekli yolu gibi görünmeye başlar. Bu düşünceye tutundukça kolaylık ihtimalini gözden kaçırabiliriz.
Regresyon Uygulaması Ses Kaydı- Geçmişte Yaşanan Olumsuz Duyguları Dönüştürmek.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim
Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm
Zayıflama Telkini ve Ses Kaydı
Ho’oponopono Yöntemi Nedir? Nasıl Uygulanır?
40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı
Zihin Filtreni Kontrol Et, Algıların değişsin.
İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları
Kendine Güven Telkini: Metin ve Ses Kaydı
İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?