Images

Kontrol Sende: Sınırlamaların Ötesine Geçmek ve Bilinçaltı Dönüşüm Atölyesi | Ankara

Bal yapmayan arıdan bal yapan arıya dönüşmek ister misiniz?

Hayat bize pek çok şey sunar; ondan alabileceğimiz ise kabımızın büyüklüğü kadardır. Kabımızın büyüklüğünü de neyi ne kadar almaya ve kabul etmeye istekli olduğumuz belirler.

çekim yasası

Hayatınızda değişim için nereden başlamalısınız?

Hayatınızda hep aynı sorunları mı yaşıyor, sürekli aynı şeylere mi takılıyorsunuz? İstediğiniz şeyleri, bolluk ve bereketi ya da istediğiniz kişiyi hayatınıza çekmekte zorlanıyor musunuz? Belki de hayatın zor olduğunu düşünüyor; pek çok kitap okumanıza ve çalışmaya katılmanıza rağmen arzu ettiğiniz adımı atamadığınızı hissediyorsunuz.

Değişim isteği olduğu hâlde nereden başlanacağını bilememek de bu soruların bir parçası. En iyi araçlara sahip olsanız bile onları nerede ve nasıl kullanacağınızı bilmediğinizde beklediğiniz verimi alamazsınız. Bu atölyenin yaklaşımı, yaşamın gidişatını değiştirmek için doğru noktalara yönelmeyi ve sizi isteğinize ulaştırmayan blokajları fark etmeyi ele alıyor.

Atölyede, bilinçaltı blokajları nasıl tespit edilir sorusuna yönelik yöntemler ve kullanılabilecek basit araçlar üzerinde duruluyor. Amaç, katılımcıların kendi sınırlamalarını fark etmelerine ve değişim için nerede çalışabileceklerini değerlendirmelerine yardımcı olmak. Çekim yasası ile istekleri hayata çekme konusunu da odaklanma, doğru soru sorma ve engelleri tanıma çerçevesinde ele alıyor.

Bildikleriniz değil, yapabildikleriniz yaşamınızda fark yaratır. “Kontrol Sende – Sınırlamaların Ötesine Geçmek ve Bilinçaltı Dönüşüm Atölyesi” bu düşünceden hareketle teorik anlatımı uygulama ve meditasyon çalışmalarıyla bir araya getiriyor.

Images

Anneden Özgürleşme: KONTROL SENDE Kitabından Bir Bölüm

Anneden özgürleşme ne anlama gelir?

Ailenin görevi bizi yaşama hazırlamak ve toplumsallaştırmaktır. Anne ve babalar bunu, içinde yaşadıkları kültüre ve dünyaya ilişkin kendi bakış açıları doğrultusunda yaparlar. Çocuklarının topluma uyum sağlamasını kolaylaştırmak için yaşam hakkında doğru bildiklerini onlara aktarır, bazen de bu düşünceleri tek geçerli yolmuş gibi benimsetirler.

Bu yaklaşım onlar için anlamlıdır; çünkü kendi hayatlarını bu doğrularla sürdürmüşlerdir. Çocuklarına da aynılarını aktarırlarsa onların hayatta kalıp yaşamlarına devam edebileceklerini düşünürler. Oysa yaşamı kurmanın tek bir biçimi yoktur. Yaşamda tek bir yaşam yaratma biçimi yoktur. Sonsuz ve sınırsız yaşam yaratma biçimi vardır. Ve yaşam, yaratan tarafından belirtilen süre kadar garanti altına alınmıştır.

Images

İşinizi Genişletin: Gary Douglas

Çoğumuz, işimizin asıl amacının ne olduğunu sorgulamadan yola çıkıyoruz. İyi bir fikre benzediği için bir iş kuruyor; fikrin tek başına yeterli olacağını düşünebiliyoruz. Oysa iyi bir fikir para kazandırabilir ama daha büyük ve sürdürülebilir bir şey yaratıp yaratmayacağımız, seçimlerimize ve neyi mümkün gördüğümüze bağlıdır. İş büyütme, yalnızca bugünkü sonucu artırmaya değil, gelecekte ne yaratmak istediğinizi de düşünmeye dayanır.

İşinizi büyütürken hangi geleceği yaratıyorsunuz?

Şimdiyi mi, geleceği mi, yoksa ikisini birden mi yaratıyorsunuz?

Images

Acil Çıkış Kapısı: Sınırlayıcı İnançları Fark Etmek

YARGI VE KISITLAMALAR İÇİN ACİL ÇIKIŞ KAPISI.

Hepimizin hayatında, kendimizi ve varlığımızı anlamlandırırken kullandığımız yargılar ve kısıtlamalar olabilir. Yalnızlık, başarısızlık, parasızlık, yaşlılık, çaresizlik, evlilik, bekârlık, çocuklar ya da yeterli eğitim alamamış olmak… Bunların her biri, kimi zaman yaşadığımız koşulları anlatır; kimi zaman da olamadığımız, yapamadığımız veya sahip olamadığımız şeyler için sığındığımız bir açıklamaya dönüşür. Bu düşünceler, sınırlayıcı inançlar hâline geldiğinde önümüzdeki seçenekleri görmemizi zorlaştırabilir.

Sınırlayıcı inançlar ne zaman kaçış kapısına dönüşür?

Bir engeli fark etmekle, o engeli kendimiz hakkında değişmez bir hükme dönüştürmek aynı şey değildir. “Şu anda yalnızım” demek yaşanan bir durumu ifade eder. “Yalnız olduğum için istediğim şeyi yapamam” dediğimizdeyse bu durum, seçeneğimizi daraltan bir yargıya dönüşebilir. Benzer biçimde yaş, para, çaresizlik veya geçmişte alınamamış bir eğitim, her durumda başarısızlığın tek ve kesin açıklaması olmak zorunda değildir.

Images

Ait Olmaya Çalışmak

Yaşamımız boyunca kendimizi güvende hissetmek için bir aileye, gruba, yere ya da bir şeye ait olmaya çalışırız. Bir aileye, gruba, partnere veya yere ait hissetmek bize yakınlık ve rahatlık verebilir. Ancak bu ihtiyacı karşılama biçimimizde dengeyi kaybettiğimizde, ait olma isteği zamanla bağımlılığa dönüşebilir.

Ait olma ihtiyacı ne zaman bağımlılığa dönüşür?

Bir yere ait hissetme ihtiyacı, kendimizi bir topluluğun ya da ilişkinin parçası olarak görme arzumuzla ilgilidir. Buradaki önemli soru, bu bağın içinde kendimiz olarak kalıp kalamadığımızdır. Bir gruba veya kişiye yakın olmakla, kabul görmek uğruna kendi isteklerimizi ve sınırlarımızı yok saymak aynı şey değildir.

Images

Sınırlamalarının Ötesine Kolaylıkla Geçmek

Yaşamımızda bir şeyin nasıl olması veya nasıl gerçekleşmesi gerektiğiyle ilgili sabit düşünceler geliştirebiliriz. Ne bekleyeceğimizi bilmek bazı konularda bizi rahatlatır; ancak her zaman tek bir sonuca ya da tek bir yönteme bağlı kalmak, önümüzdeki en büyük engellerden birine dönüşebilir.

Bir planın gerçekleşmesi için kontrolümüz dışında pek çok koşul gerektiğini düşündüğümüzde ya da hedefi gücümüzün üzerinde gördüğümüzde, zihnimiz bunu kolayca “olmaz” veya “olamaz” diye sınıflandırabilir. Böylece olasılıkları araştırmak yerine, neden olmayacağını açıklayan mazeretlere odaklanabiliriz. Farkında olmadan aynı düşünceleri tekrarlayarak sınırlayıcı inançları daha da katılaştırırız.

Sabit düşünceler ve zihinsel engeller
Images

Özgürlük


Özgürlük senin için ne anlam ifade ediyor?

Bir çoklarımız için özgürlük yapmak zorunda olduğumuz şeyleri yapmamak veya yapamadığımız şeyleri yapmaktır. 

 Gerçek özgürlük ise yapmak zorunda olmadığımız şeylerin farkında olmaktır. 

Özgürlük, yapıp yapmama farkındalığına ve seçeneğine sahip olmaktır. 

Bu sınırların ve sınırlamaların kaldırılması demektir. 
Rahatlık hayır deme seçeneğine sahip olmak demektir. 

Images

Mutluluk Bir Seçimdir

Mutluluk bir seçimdir. Birçoğumuz mutlu olmayı seçmek yerine mutsuzluk içinde kalmayı seçiyoruz. Peki, mutsuz olmak bu gerçeklikte neden mutlu olmaktan daha fazla karşılık buluyor? Kendimizi ifade etmek için mutsuzluğu kullanmanın değeri nedir?

mutluluk

Mutluluk bir seçim midir?

Bu soruyu sormak, yaşadığımız her şeyi yok saymak ya da kendimizi sürekli mutlu görünmeye zorlamak değildir. Mutsuzluk da hayatın bir parçasıdır. Ancak mutsuzluğu kendimizi anlatmanın tek yolu hâline getirdiğimizde, başka seçenekleri fark etmek zorlaşabilir. Mutlu olmayı seçmek, her koşulda neşeli olmak değil; içinde bulunduğumuz duruma başka bir açıdan bakmayı ve önümüzdeki olasılıkları görmeyi denemektir.

Bazen mutsuzluk tanıdık bir hâle gelir. Onu bırakmak, alıştığımız bakış açısından ve kendimizi ifade etme biçimimizden uzaklaşmak gibi gelebilir. Bu yüzden kendimize şu soruları sorabiliriz: Mutsuzluğu sürdürmek bana ne sağlıyor? Beni başka seçeneklerden alıkoyan bu hâli neden bu kadar hayati kıldım? Bu soruların cevaplarını bulmak, kendimizi yargılamak için değil, seçimlerimizi fark etmek içindir.

Mutsuzluk yerine mutluluğu seçmek

Bir durum karşısında yalnızca sorunlara odaklanmak yerine, orada bizim için neyin mümkün olduğunu da merak edebiliriz. Her durumda bizim için olan hediyeyi görüp oradan işlevsel olsaydık, beş yıl içinde hayatımız nasıl olurdu? Bu soru, yaşananları küçümsemeden yeni bir bakış açısı geliştirmeye davet eder.

Mutluluk tek bir karar verip bir daha mutsuz hissetmemek anlamına gelmez. Daha çok, mutsuzlukta kalmayı otomatik bir seçim hâline getirdiğimizi fark edip başka bir yolu da değerlendirebilmektir. Kendimizi mutsuzluk üzerinden tanımlamak yerine, o an bize neyin iyi gelebileceğini ve başka hangi seçeneklerin bulunduğunu sorabiliriz.

Bununla ilgili her şeyi yıkıp yaratımını iptal ediyorum.

POD & POC

Bununla ilgili her şeyi yıkıp yaratımını iptal ediyorum.

POD & POC

Images

İşe Yarayan Yaşamı Seçmek

Bizim için işlemediği, işlevsel olmadığı hâlde çevremizde gördüğümüz ve filmlerde seyrettiğimiz hayatların ne kadarını kendi hayatımızda oluşturmaya çalışıyoruz? Başkalarının yaşamını kendimize örnek alıp aynı biçimde kuramadığımızda, kendimizi başarısız ya da yetersiz ilan edebiliyoruz. Oysa belki de mesele yeterince çabalamamak değil; bize uymayan bir hayatı kendimiz için oluşturmaya çalışmaktır.

Kendine uygun yaşam, başkasının hayatını taklit etmek değildir

Çevremizde gördüğümüz veya filmlerde izlediğimiz yaşam biçimleri bize bir şeylerin nasıl yapılabileceğini gösterebilir. Ancak bir başkası için işe yarayanın bizim için de doğru olacağını varsaymak zorunda değiliz. Herkesin koşulları, kolaylıkla yapabildiği şeyler ve hayata katabildiği özellikler aynı değildir. Bu nedenle başkalarının hayatını örnek almadan yaşamak, başkalarını bütünüyle reddetmek değil; gördüklerimizi kendi ihtiyaçlarımız ve yapabildiklerimiz açısından değerlendirmektir.

Images

Düşündüğün Şeyi Yaratırsın

Eski bir Hintli hikâyesi var:

Düşünce gücü ve dilek ağacının hikâyesi

Hindu cennetinde kalpataru denen bir ağaç vardır. “Dilek ağacı” demektir. Tesadüfen bir gezginin yolu oraya düşer. Yorgun adam ağacın altına oturur. Açtır ve “Burada biri olsaydı, yiyecek isterdim. Fakat kimse görünmüyor,” diye düşünür.

Yiyecek fikri zihninde belirdiği anda yiyecek aniden ortaya çıkar. Adam çok aç olduğu için bunun nasıl olduğunu sorgulamaz; hemen yemeğini yer. Sonra uykusu gelir ve “Keşke şurada bir yatak olsaydı…” diye düşünür. Bir yatak belirir.

Images

İzin Vermek: Kendine İzin Vermenin Önündeki Düşünceler

Olmak veya sahip olmak istediğimiz şeyle aramızdaki en büyük engel, çoğu zaman o şey hakkında kurduğumuz tanımlar ve ona ulaşmanın nasıl olması gerektiğine dair şablonlarımızdır. Kendine izin vermek, yalnızca bir şeyi istemek değil; isteğinin önüne koyduğun bu tanımları ve kalıpları fark etmeye de açık olmaktır.

İstediğimiz şeyle aramıza koyduğumuz düşünceler

Bir şeyi zor elde etmenin onu daha değerli yapacağını düşünebiliriz. Hatta o şeyin zor olmasından gizli bir mutluluk duyarız. Zorluk, böylece yalnızca aşılması gereken bir engel olmaktan çıkar; istediğimiz şeye ulaşmanın doğal, hatta gerekli yolu gibi görünmeye başlar. Bu düşünceye tutundukça kolaylık ihtimalini gözden kaçırabiliriz.

Images

Para, onu gerçekten sevene gider



Para, onu gerçekten sevene gider

Bolluktan, zenginlikten bahsedilince doğal olarak herkesin aklına para geliyor. Peki para hakkında sayısız kötü düşünceye sahipken para kazanmak mümkün mü? İki günlük ‘yaratım ve bolluk semineri’ne katıldıktan sonra Kişisel Dönüşüm Koçu Banu Kalaycı ile para, zenginlik, yokluk ve bolluk bilinci üzerine konuştuk.


Hemen herkes çok parası olsun ve bolluk içinde yaşasın istiyor… Diyelim ki siz parasınız… Herkes sizi bekliyor, yanlarında yörelerinde olun istiyor. Tam birinin yanına gideceksiniz, birden olduğunuz yerde kalakalıyorsunuz. Çünkü sizi yanında görmek için can atan kişi “Ay o para yok mu, o para! İnsanı şımartıyor, baştan çıkarıyor! Başkalarına eziyet etmelerine neden oluyor” diyor. Oradan bir başkasına yönelecekken bu sefer kulaklarınıza “Para dediğin zor kazanılır” sesi geliyor. “Madem beni kazanmak zor. Ben seni haksız çıkaramam şimdi. Biraz daha zorlan bakalım o zaman” deyip başınızı bir başka yöne çeviriyorsunuz. 
Tam birinin koluna girecekken size “Biliyor musun, parası olanlar başkalarına karşı hiç nazik değil, hep üstten bakıyorlar” demesin mi! Yanındaki de “Para dediğin el kiri” deyince siz ne yapacağınızı, kime gideceğinizi şaşırıyorsunuz. Birden biraz ileride üstü başı, hali tavrı size benzeyen bir grubu görüyorsunuz. Yanlarına varıyorsunuz, oh içiniz biraz rahatladı değil mi? Bu arada sizi bir arada görenler de “Para parayı çeker” diye birbirini dürtüklüyor. Gülümseyerek, “Haklısınız, hepiniz haklısınız” demez miydiniz? Dönüşüm Koçu Banu Kalaycı’nın iki gün süren yaratım ve bolluk seminerinin ardından gözümde canlananlar işte buna benzer kısa film sahneleri gibiydi. Önce para ile ilişkimizi, onu nasıl gördüğümüzü sordu Kalaycı. Kimimiz para için özgürlük dedik, kimimiz esaret. Kimi sağlık için gerekli olduğunu düşünüyordu, kimi kötü alışkanlıklara yol açtığını… O iki gün boyunca bol bol meditasyon yapıp para, bolluk ve bereket üzerine düşünürken ihtiyacımız olan şeyin ‘o’ duygu olduğunu fark ettim bir kez daha… 
Images

Bakış Açını Değiştir, Yaşamın Değişsin

Yaşamdaki her şey bir illüzyondan ibarettir.

Her şey bir bakış açısıdır.

Bu sözler, yaşadığımız her şeyin önemsiz ya da gerçek dışı olduğu anlamına gelmek zorunda değil. Bazen aynı durumu farklı biçimlerde yorumlayabilir, ona yüklediğimiz anlam nedeniyle farklı tepkiler verebiliriz. Bir şeyle ilgili bizim için geçerli olan gerçeklik, yalnızca onun ne olduğu ya da nasıl göründüğüyle değil, onun hakkındaki algılarımızla da şekillenir. Algı ve gerçeklik ilişkisi üzerine düşünmek, yaşadığımız duruma verdiğimiz anlamı fark etmekle başlar.

Images

Aşkı Yanlış Yerlerde Aramaktan Nasıl Vazgeçersiniz?

Kim olduğunuzu biliyorsunuz… Peki, hayatınızın nasıl olmasını istediğinizi de biliyor musunuz?

Hiç sizin için işe yaramayan bir ilişkiniz oldu mu? Böyle bir ilişkinin ardından “Ne hata yaptım? Neden ilişkilerimi yürütemiyorum? Benim sorunum ne?” diye düşündünüz mü?

Images

Tahmin edilebilir ya da Olabilir


Gary Douglas'ın Access Consciousness Türkiye blog yazısından.


Tahmin Edilebilir ya da Olabilir

Çoğumuza tahmin edilebilir bir hayat yaratmamız öğretildi. Bize söylenen; dengeli, güvenli, tahmin edilebilir neticelerin değerli olduklarıydı. Tahmin edilebilirlikte sorun sizi mümkün olandan kısıtlı tutmasıdır. Sizi her zaman aynı olan şeylerin içine kilitler. Yeni olan her şeyi ortaya çıkmaktan alıkoyar.

Eğer gerçekten farklı, harika bir şey yaratmak istiyorsanız, eğer daha fazla eğlence, neşe ve arzuladığınız her şeyden daha fazlasını istiyorsanız, olabilirliği talep etmeniz ve seçmeniz gerekir. Eğer sabit bir bakış açınız varsa, sadece almış olduğunuz bu bakış açısına dayalı kısıtlı seçenek menüsünü görebilirsiniz. Bakış açınız realitenizi yaratır. Realiteniz bakış açınızı yaratmaz.

Eğer tahmin edilebilir bir hayatla tatmin olmadıysanız ve çok daha fazlasını arzuluyorsanız, işte size başlamanız için 3 ipucu:

SORUN/TALEP EDİN: “Seçebileceğim olabilirliği durdurmak için, kaç tane sabit bakış açısı ve tahmin edilebilir realite kullanıyorum?”

Images

Yaratım Soruları: Hayatında Daha Fazlası İçin

Güne Gary Douglas’ın sorusuyla başlamaya ne dersiniz? Bu yaratım soruları, yaşamınızda daha fazlasına yer açmak ve önünüzdeki olasılıkları fark etmek için kendinize yöneltebileceğiniz bir davet niteliğinde.

“Yaşamımda daha fazlasını yaratmak, kendimi daha iyi satmak, daha fazla para oluşturmak, hayatta daha fazla olasılığa sahip olmak için hayatımda neyi hareket ettirebilirim? Benim sunduklarımı satın almak ve dinlemek isteyecek farklı kişilere farklı görünmek için kendimi ve hayatımı nasıl düzenleyebilirim?”

yaratım soruları

Yaratım sorularını hayatına nasıl taşıyabilirsin?

Bu soruların üzerinde düşünmek için özel bir an beklemek zorunda değilsin. Kendine gün içinde on kez, yüz kez sorsan hayatında ne yaratırdı? Soruyu tekrar tekrar sormak, hemen bir yanıt bulmaya çalışmaktan çok, alıştığın düşüncelerin dışına bakman için bir alan açabilir.

Bu soruların yaratacağı potansiyele sahip olmaya ve hedefinize ulaşmak için ne gerekirse yapmaya gönüllü olsaydık yaşamımızda ne yaratırdık? Bu soruyu kendinize yöneltirken aklınıza gelen olasılıkları fark edin. Ardından, bugün atabileceğiniz küçük ya da büyük adımın ne olabileceğini düşünün.

İstemek mi, sahip olmaya gönüllü olmak mı?

Birçoğumuz bir şeylere sahip olmak ya da bir şey yapmak istiyormuş gibi görünürken gerçekte onlara sahip olmaktan korkuyoruz. Bazen bir şeyi istemeyi veya onun için mücadele etmeyi, gerçekten ona sahip olmaktan daha değerli kılıyoruz.

Bunun sonucunda sürekli arayış ve mücadele içinde kalabiliyoruz. Bal yapmayan arı gibi… İlerlediğimizi sanırken istediğimiz şeye yaklaşmadan aynı döngünün içinde olmak mümkün. Bu durumu fark etmek, kendinize yüklenmek için değil; başka bir seçeneğin olup olmadığını görmek için bir başlangıç olabilir.

Hayatta daha fazlasını yaratmak istiyorsanız, yalnızca ne istediğinizi değil, ona sahip olmaya ne kadar gönüllü olduğunuzu da sorgulayabilirsiniz. İstediğiniz şey gerçekleşse hayatınızda ne değişirdi? Bu değişikliğe yer açmak için bugün neyi farklı yapabilirsiniz?

Kendine sorabileceğin yaratım soruları

  • İstediğim şeylere sahip olmak için neler gerekir?
  • Bugün bunun için hangi adımları atabilirim?
  • Hangi bakış açılarını bırakıp hangi bakış açılarına sahip olabilirim?
  • Kendimi ve hayatımı, sunduklarımı duymak ya da satın almak isteyecek kişilere ulaşacak şekilde nasıl düzenleyebilirim?
  • Bu soruların yaratacağı potansiyele sahip olmaya ne kadar gönüllüyüm?
  • Daha başka neler mümkün?

Bu soruları yanıtlarken kendinize kesin ve değişmez bir sonuç bulma baskısı kurmayın. Bir sorunun sizde uyandırdığı düşünceyi fark etmek ve ardından uygulanabilir bir adım seçmek yeterli olabilir. Hayatında daha fazlasını yaratmak için sorular, nereye bakabileceğinizi ve bugün neyi hareket ettirebileceğinizi yeniden düşünmenize yardımcı olabilir.

Kişisel gelişim ve yaratım soruları içinde, size en çok dokunanı gün boyunca aklınızda tutun. Bir kez daha sorun, farklı bir yanıt ya da olasılık beliriyor mu gözlemleyin.

Halis Şahin

Images

Hayalindeki kişi olmak

Yeni bir gün, yeni bir başlangıç fırsatı.

Bugün ilginç bir yazı gördüm. Bazen birkaç soru, alışkanlıkla sürdürdüğümüz düşüncelere başka bir açıdan bakmamıza yardımcı olabilir. Hayalindeki kişi olmak da önce kendine nasıl bir hayat ve nasıl bir seçim istediğini sormakla başlar.

Images

Düşüncelerini Değiştir, Yaşamın Değişsin

Yaşamımızda olduğumuz yer ve sahip olduğumuz şeyler; kim olduğumuz, kim olabileceğimiz ya da olamayacağımız, neleri yapıp yapamayacağımız ve nelere sahip olup olamayacağımız hakkındaki tanım ve bakış açılarımızla yakından ilgilidir. Kendimizle ilgili bu kabuller, dünyayı nasıl yorumladığımızı ve önümüzde hangi seçenekleri görebildiğimizi etkiler.

Bütün bunlar kimliğimizi oluşturur. Bir kimliğe sahip olmak pek çok alanda işimizi kolaylaştırabilir; fakat aynı kimlik, olmak, yapmak veya sahip olmak istediklerimizin önünde bir sınıra da dönüşebilir. Düşünce yapısını değiştirmek, kendimizi bir anda başka biri ilan etmek değil; kim olduğumuza dair kabullerimizi fark edip bunların bizi nasıl yönlendirdiğini incelemektir.

Images

Sınırlamaların Dışına Çıkmak: Sınırlamaları Aşmak

Sınırlamaları aşmak, bazen yeni bir şey yapmaktan önce, bizi durduran düşünceleri fark etmekle başlar. Topluma ve çevremize uyum sağlama çabası içinde kendi kapasitemizi geri plana atıyor olabilir miyiz? Bu yazı, kişisel potansiyelimizi ve yaratıcılığımızı sorgulamaya davet eden sorulardan oluşuyor.

“Topluma ve etrafa uyum sağlamayla ilgili neyi bu kadar hayati, değerli ve gerçek kıldık ki kendimizi geçersiz kılıyoruz?”

Pod&Poc

Uyum sağlarken kendimizi sınırlıyor muyuz?

Çevremizle uyum içinde olmak önemli görünebilir. Ancak bu uğurda kendi düşüncelerimizi, seçimlerimizi ya da yapabileceklerimizi yok sayıyorsak, kendimizi ne ölçüde geri plana itiyoruz? Bu soruya hemen bir yanıt bulmak gerekmiyor. Bir süre üzerinde düşünmek bile kişisel sınırları aşma yolunda, bizi durduran kabulleri fark etmemize yardımcı olabilir.

“Hayatımızda daha fazlası olmaktan, daha fazlasını yaratmaktan, daha fazlasına sahip olmaktan bizi alıkoyan kendimizle ilgili alıp kabul etmeye gönüllü olmadığımız şey nedir?”

Pod&Poc
Kişisel hedefler ve sınırlamaları aşmak üzerine düşünme

Yeteneklerimizi ve kapasitemizi nasıl kullanıyoruz?

Ön plana çıkmamak ya da başarılı olmamak için hangi gerekçelere sığınıyoruz? Sahip olduğumuz yetenek ve kapasiteyi bastırmak için kullandığımız “icatları” fark etmek, kendimize farklı bir alan açabilir. Buradaki amaç kendimizi yargılamak değil; alıştığımız seçimlerin ve düşüncelerin bizi nereye götürdüğünü merak etmektir.

Kişisel potansiyel, yalnızca bir hedefe ulaşmakla ilgili değildir. Daha önce denemediğimiz bir seçeneği değerlendirmek, başka türlü düşünmek ya da yaratıcı yanımıza kulak vermek de potansiyelini ortaya çıkarma sürecinin bir parçası olabilir. Yaratıcılığını keşfetmek için kendine şu soruyu yöneltebilirsin:

“Sahip olduğumuz sonsuz yaratıcılık yeteneğimize güvenseydik yaşamımız neye benzerdi?”

Kendine sorabileceğin sorular

Bu soruların tek bir doğru yanıtı yok. Sana uygun olanı düşünmek ve yeni olasılıklara açık kalmak için birer davet olarak ele alabilirsin:

  • Bunun ortaya çıkması için daha önce seçmediğim neleri seçebilirim?
  • Kimlere katkı olabilirim, kimlerden katkı alabilirim?
  • Daha başka neler mümkün?

Bu sorular, kişisel sınırları aşma ve alışılmışın dışındaki seçenekleri fark etme konusunda yeni bir bakış sunabilir. Bir yanıtı hemen bulmak zorunda değilsin. Bazen farklı bir ihtimali sormak, kendimizi daha önce görmediğimiz bir yönden değerlendirmeye yeter.

Halis Şahin

“Kontrol Sende” kitabı

Kitabımı edinerek kendinize ve bana katkıda bulunmak ister misiniz?

Kontrol Sende: Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Teknikleri kitabı

KONTROL SENDE
Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Teknikleri Kitabı

Kitapyurdu'nda kitabı inceleyin

Kontrol Sende kitabı hakkında daha fazla bilgi

Images

Gerçeklik Algını Değiştir Yaşamın Değişsin

Şu anda olduğun kişi ve sahip oldukların; kendinle ilgili kim olduğuna, ne olabileceğine ve neleri yapabileceğine dair verdiğin kararların ve benimsediğin bakış açılarının bir yansımasıdır. Kendin hakkında tekrar tekrar düşündüklerin, zamanla yaşamda neyi mümkün gördüğünü de etkileyebilir.

Yaşamındaki mevcut durumdan memnunsan zihnini bu düşüncelerle beslemeye devam et. Değilsen, önce seni bugünkü bakışına götüren düşünceleri fark et. Ardından, sana artık hizmet etmeyen bir düşünceyi değiştirmeyi seçebilirsin.

Images

Gerçeklik Algısı

Yaşamdaki her şey bir illüzyondan ibarettir. Her şey bir bakış açısıdır.

Bir şeyle ilgili bizim için geçerli olan gerçeklik, yalnızca onun ne olduğu ya da nasıl göründüğü değildir; o şey hakkındaki algılarımız da bu gerçekliği biçimlendirir. Algı ve gerçeklik arasındaki ilişkiyi düşünürken, yaşadıklarımızı hangi pencereden değerlendirdiğimize de bakarız.

Gerçeklik algısı ve bakış açısı üzerine görsel

Bakış açımız gerçeklik algısını nasıl etkiler?

Aynı durum, ona bakan kişiye göre farklı anlamlar taşıyabilir. Bu nedenle kendimize şu soruyu sorabiliriz: Bir olay hakkında düşündüklerimiz, olayın kendisinden mi kaynaklanıyor, yoksa ona yüklediğimiz anlamdan mı? Bakış açısı gerçeklik algısını nasıl etkiler sorusunun yanıtı, çoğu zaman bu ayrımı fark etmekte saklıdır.

Gerçeklik algısı nasıl oluşur diye düşündüğümüzde, kişisel yorumlarımızı ve inançlarımızı da hesaba katabiliriz. Özellikle kendimizi bazı şeyleri hak etmediğimize inandıran, kodlanmış, sabitlenmiş, daralmış ve kısıtlanmış bakış açıları seçimlerimizi etkileyebilir. Bilinçaltı inançlar gerçeklik algısını nasıl etkiler? Kendimize neyin mümkün, neyin bize uygun olmadığını söyleyen düşünceleri fark ederek bu soruyu araştırabiliriz.

Kendimize hangi olasılıklar için izin veriyoruz?

Bir şeyleri hak etmediğimizi düşündüren kaç bakış açımız var? Bu düşünceler, hayatı değerlendirme biçimimizi nasıl sınırlıyor? Bunların hepsini POD&POC...

Kendimize gerçekte olduğumuz şey olma izni verseydik, bu nasıl olurdu? Her şeyi olabilen, her şeyi yapabilen, her şeye sahip olabilen olma ihtimalini düşünseydik kim olurduk? Nasıl bir hayatımız olurdu?

Bu izni gerçeklik algımız haline getirmek için ne gerekir? Kendimizi sınırlayan bir bakış açısını fark etmek, başka seçenekleri düşünmemize alan açabilir. Yanıtları hemen bulmak zorunda değiliz; bazen soruların kendisi, alıştığımız düşüncelerin dışına çıkmamıza yardımcı olur.

Daha başka neler mümkün?

Halis Şahin

Kontrol Sende

Images

Bizim İçin İşlevsel Olanı Seçmek: Gerçeklik Yaratma

Yaşamımızı oluşturan şeyler, yaşamla ilgili sahip olduğumuz bakış açılarının yansımasıdır. Bazen aynı koşullar içinde bile farklı bir seçim yapmak, önümüzdeki olasılıkları yeniden görmemize yardımcı olabilir.

Senin için işlevsel olan gerçekliği nasıl yaratırsın?

Kendin için işlevsel bir gerçeklik yaratmak için önce mevcut bakış açını ve seni sınırlayan kararları fark etmeyi deneyebilirsin. Neyi reddediyorsun? Neye direndiğini ya da neye izin vermediğini düşünüyorsun? Bir şeyin olamayacağına karar verdiğinde, başka hangi olasılıkları daha baştan dışarıda bırakmış olabilirsin?

Bu soruların amacı kendini suçlamak değil; seçimlerini daha yakından görmektir. Yaşamında sıkışıklık hissettiğin bir alanı düşün. O alanda değişmeyecek sandığın ne var? Bir şeyi kabul etmeye ya da farklı bir ihtimale açık olmaya gönüllü olsaydın, neler değişebilirdi?

Kişisel gerçeklik ve bakış açısı üzerine görsel

Direnmek yerine başka olasılıklara bakmak

Neyi alıp kabul edebilir, neye izin verebilir ve hangi enerji olabilirsin ki durum hayallerinin de ötesinde farklı bir şekilde değişsin? Bu gerçekliğin ötesinde, senin için gerçekten çalışacak bir gerçeklik nasıl yaratabilirsin?

Olmayacağına karar verdiğin ya da olmasını reddettiğin şeyleri fark etmek, yeni bir seçim alanı açabilir. Belki de kabul etmeye gönüllü olacağın bir şey, seni her alanda sıkışıp kaldığın noktaların dışına çıkaracak; yaşamında şahane, muhteşem ötesi ve sihir yaratacak bir kaosa yer açacaktır. Bu, kişisel gerçeklik oluşturma üzerine düşünürken kendine sorabileceğin sorulardan biridir.

Hayatında değişim yaratmanın yollarını ararken hemen kesin bir yanıt bulmak zorunda değilsin. Önce mevcut durumu nasıl değerlendirdiğini, neye izin verdiğini ve neyi mümkün görmediğini sorgula. Hayatta sıkışmış hissetmekten kurtulma isteğin, bazen farklı bir ihtimali düşünmeye açık olmakla başlayabilir. Gerçeklik yaratma, burada, kendi seçimlerini ve bakış açını fark etmeye davet eden bir sorgulamadır.

Daha başka neler mümkün?

Bugün kendine şu soruları yöneltebilirsin: Neyi reddediyorum? Neye izin vermeye gönüllüyüm? Şu an göremediğim başka hangi olasılıklar var? Yanıtları hemen bulman gerekmez; soruların kendisi, senin için işlevsel olanı seçmeye ve mevcut bakış açının ötesine bakmaya alan açabilir.

Daha başka neler mümkün?

Halis Şahin

Kitabımı edinerek kendinize ve bana katkıda bulunmak ister misiniz?
Kontrol Sende kitabı

KONTROL SENDE

Çekim Yasası Ve Bilinçaltı Dönüşüm Teknikleri Kitabı

http://www.hls-cekimyasasi.com/2017/10/kontrol-sende.html

Images

Kimsenin Çözemeyeceği Sorunlara Sahip Olmak

Kimsenin çözemeyeceği sorunlara sahip olmak

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri de kimsenin çözemeyeceği sorunlara sahip olmaya çalışmaktır. Bazen mevcut durumumuzu korumak, bazen de yapmadığımız bir şey için mazeret bulmak amacıyla böyle sorunlara tutunuruz.

Bu, bizim arka acil çıkış kapımızdır. Sorumluluk almaktan ya da bir adım atmaktan kurtulmamızı sağlar. Çözülemeyen sorunlar, harekete geçmemek için kullandığımız bir açıklamaya dönüşebilir; sorunları bahane olarak kullanmak, bulunduğumuz yerde kalmayı kolaylaştırır.

Sorunlardan kaçınma bize ne sağlıyor?

Bir sorunu çözüme kavuşturmak yerine onun çözümsüz kalmasına tutunmak, bizi konfor ve güvenli alanlarımızda tutabilir. Fakat bu sırada seçeneklerimizi de daraltıyor olabiliriz. Yaşamımızdaki yaratımların gerçek kaynağının kendimiz olduğunu görmezden gelerek, hangi düzen noktalarında kendimizi kısıtlıyor ve kilitliyoruz?

Yaşamınızda sizi adım atmaktan alıkoyan kaç tane, kimsenin çözemediğini düşündüğünüz sorun var? Çözülemeyen sorunlara sahip olmak hayatınızda ne yaratıyor? Bir sorunu çözmektense onu taşımayı daha önemli kılan şey ne olabilir?

Images

Problem Çözebilen Olduğumuzu Kanıtlamak için Problem Yaratmak



Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biriside kendimizi anlamaya ve bu dünyadaki durumumuzu anlamlandırmaya çalışmaktır.
Kim olduğumuzu neyi yapıp neyi yapamayacağımızı anlamaya çalışmak için kendimizi test edeceğiz durumlar yaratırız.
En çok yaptığımız şeylerden biriside kolaylıkla ulaşabileceğimiz bir şeyi ya da durumu ulaşılmaz yada yapılamaz yapıp ona ulaşan veya onu yapmayı ya da olmayı başaran olmaya çalışmaktır. Onu çözülmesi gereken problem ya da sorun haline getirmektir.

Problemi çözen olmak bize kendimizi iyi hissettirir. İşe yarar hissettirir. Dünyada olmamızın anlamlı olduğunu hissettirir.
Bu durumu kendimizi güçlendirmek için egzersiz olarak yaparsak ve aslında yarattığımız şeyi kendimiz yarattığımızın farkında olursak bu durum eğlenceli ve keyifli olabilir.
Ancak bir çoğumuzun yaptığı şey bunun bir antrenman yada tatbikat olduğunu görmek yerine bu durumu bilinçsizce kısır döngü olarak yaşamlarının bir parçası yapıp kendi başarı ve başarısızlık tanımlarının referansı olarak almaktır.
Images

Sınırlamalarımızın Ötesine Geçmek



Yaşamdaki olmak, sahip olmak, yapmak isteyip te olamadığımız, sahip olamadığımız, yapamadığımız şeyleri elde edememizin önündeki en büyük engel onlarla ilgili nasıl olup, nasıl olmayacağını, nasıl elde edilip nasıl elde edilemeyeceği hakkındaki doğru sandığımız sınırlı bilgilerimizdir?

 Bir şeyi olmanın, sahip olmanın ve yapmanın binlerce yolu vardır. 


Her şey enerjidir. Her şey enerjinin farklı formlarıdır. Bugün kendinize yaratmış olduğunuz sınırlamaların farkında olma izni verin. 

Yaşamınızı gözünün önüne getirin. Sahip olmak isteyipte olmadığınız, yapmak isteyipte yapamadığınız, olmak isteyipte olamadığınız neler var?

 Bunlar gerçekten istediğiniz şeyler mi onlar yoksa kendinizi meşgul etmek için uydurduğunuz hikâyeler mi?

Images

İsteklerimiz Neden Gerçekleşmez?

Neye inanırsanız yaşamınızda onu yaratırsınız. İsteklerin gerçekleşmesi de yalnızca bir şeyi arzulamakla değil, o isteğe dair düşüncelerimizi nasıl beslediğimiz ve yol boyunca karşımıza çıkan imkânları ne kadar fark ettiğimizle ilgilidir.

Yaşamda mucizeler her zaman vardır. Bir şeyin olmayacağına inanmamız, onun gerçekleşmesini engellemez; ancak bizimle o ihtimalin arasına bir perde, bir duvar çekebilir. Böylece karşımıza çıkan fırsatları veya işaretleri göremeyebiliriz. Bazen “Olmayacak” düşüncesine öyle sıkı tutunuruz ki, başka bir yolun mümkün olabileceğini fark etmeyiz.

Images

İlginç Bakış Açısı

Dünya dediğimiz şey, çoğu zaman ona hangi bakış açısından baktığımızla şekillenir. Yaşamdaki her şeyin zihinsel bir illüzyon olduğunu söylemek, burada, gördüklerimizin ve yaşadıklarımıza verdiğimiz anlamların zihnimizden bağımsız olmadığını hatırlatır. Bir durumu yalnızca tek bir yorumdan ibaret sanmak yerine, o yorumun nasıl oluştuğunu fark edebiliriz.

Doğru ve yanlış dediğimiz şeyler nasıl oluşur?

Doğru kabul ettiğimiz şeyler her zaman herkes için, her yerde ve her zamanda aynı anlamı taşımayabilir. Zamana, mekâna ve kişiye göre değişen yorumlar, bizim için birer varsayıma dönüşebilir. Bu, hiçbir şeyin önemli olmadığı anlamına gelmez; yalnızca bir düşünceyi mutlak gerçek kabul etmeden önce ona hangi yerden baktığımızı da görebileceğimizi anlatır.

Images

Yaratımda Soru Sormanın Gücü: Kendine Sorulacak Sorular

Yeni bir hafta, yeni bir gün, yeni bir başlangıç fırsatı… Bazen kendimize yönelttiğimiz tek bir soru bile ne istediğimizi yeniden düşünmemize yardımcı olabilir. Yaratımda soru sormak, hemen doğru cevabı bulmaya çalışmak değil; hayatımızda nelerin mümkün olabileceğini merak etmektir.

Papatya görseli

Kendine sorulacak sorular

Bir an durun ve hayatınıza dışarıdan bakmaya çalışmadan, içinizden geldiği gibi düşünün. Mutluluğun sizin için nasıl bir anlamı var? Aşağıdaki soruları acele etmeden kendinize yöneltebilirsiniz:

  • Hayatınızda nelerin olması sizi mutlu eder?
  • Hayatınızda kimlerin olması sizi mutlu eder?
  • Hayatınızın nasıl olması sizi mutlu eder?
  • Ne sizi hafif hissettirir?
  • Ne sizi neşeli kılar?

Bu soruların cevapları kişiden kişiye değişebilir; önemli olan, başkasının sizin için belirlediği bir yaşamı değil, size iyi geleni fark etmektir. Mutlu olmak için kendine sorulacak sorular, ne istediğinizi ve nelerin sizin için anlam taşıdığını görmenize alan açabilir.

Yeni olasılıklara alan açmak

Bir şeyi istemek kadar, onun hayatınızda ortaya çıkmasına neyin katkıda bulunabileceğini merak etmek de önemlidir. Kendinize şu soruları sorun:

  • Bunların ortaya çıkması için ne gerekir?
  • Bunların ortaya çıkması için neyi alıp kabul etmeye gönüllü olmam gerekir?
  • Hangi düşünceleri değiştirmem gerekir?

Bu sorulara hemen kesin cevaplar vermek zorunda değilsiniz. Bir soruyu aklınızda tutmak, kendinizi dinlemek ve gün içinde karşınıza çıkan seçenekleri fark etmek için kendinize zaman tanıyın. Soru sormanın gücü, bazen alışılmış düşüncelerin dışına çıkıp başka ihtimalleri de görebilmeye davet etmesindedir.

Hayatını değiştirmek için sorulacak sorular, büyük kararlar vermenizi ya da her şeyi bir anda değiştirmenizi gerektirmez. Bazen başlangıç, ne istediğinizi yeniden sormak ve o yönde atabileceğiniz küçük bir adımı düşünmektir. Cevabın hemen gelmemesi de sorunun değerini ortadan kaldırmaz.

Güne ve geceye bir soru bırakın

Her güne kendinize bu soruları sorarak başlasaydınız, gece uykuya dalmadan önce yine aynı soruları kendinize yöneltseydiniz, hayatınızda ne yaratırdı? Günün başında neşenizi ve mutluluğunuzu düşünmek, gün içinde neye yer vermek istediğinizi hatırlatabilir. Günün sonunda ise kendinize yeniden dönüp bu soruların sizde uyandırdıklarına kulak verebilirsiniz.

Bu soruları bir defalık cevaplanması gereken bir liste gibi görmeyin. İhtiyaçlarınız, istekleriniz ve bakış açınız zamanla değişebilir. Aynı soruyu farklı zamanlarda sormak, o gün sizin için neyin önemli olduğunu yeniden fark etmenizi sağlayabilir.

Şimdi kendinize sorun: Nasıl bir hayatınız olurdu? Bu sorunun ardından aklınıza gelenleri yargılamadan düşünün. Belki de yeni bir başlangıç için önce merak etmeye, ardından da size uygun olanı seçmeye ihtiyacınız vardır.

Halis Şahin


KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?

KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN

Kontrol Sende kitabı afişi

Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.

Images

Mükemmel Kendimizi Aramak.




Yaşam yolculuğumuz da bir çoğumuzun yaptığı şeylerden biriside kendimize anlamlandırma adına olduğumuz kişiden farklı olmamız gerektiği düşüncesine sahip olmaktır. 

Bunun kararını yaşamımızda elde ettiğimiz yada edemediğimiz şeylere bakarak veririz. 



Etrafımızdaki insanlara göre veririz. Sahip olduğumuz paraya göre veririz.
Mevcut durumda hayatımızda olmayan eksik hissettiğimiz şeyler hayatımızda olursa yada olduğumuzdan farklı davranışlara sahip bir kişi olursak yaşamımızın daha güzel olacağını düşünürüz. Ve bir arayış içerisine gireriz. 

 Kendimizi olduğumuzdan farklı yapma çabasına gireriz. 

Bunun adına da kendimiz olma, kendimizi bulma deriz. 

Images

Bugünün bize hediyesi ne?

Yeni bir hafta, yeni bir gün, yeni bir başlangıç fırsatı… Bugün kendimize hangi soruları sormak, bu başlangıcı bizim için anlamlı kılardı? Bazen yeni bir kapı açmak için büyük kararlar almaktan önce, durup kendimize doğru soruları yöneltmemiz yeterlidir.

Bu soruların amacı hemen doğru cevabı bulmak değil; kendimizi, seçimlerimizi ve yaşamımızda neye yer verdiğimizi fark etmektir. Kişisel gelişim yolculuğunda kendini tanıma, çoğu zaman dikkatimizi içimize çevirmekle başlar.

Kendini tanıma ve yeni başlangıçlar üzerine düşünme

Bugün kendimize hangi soruları sorabiliriz?

Yeni başlangıcımıza hizmet edecek sorularla başlayalım:

  • Nasıl bir yaşama sahip olmak bizi mutlu ederdi?
  • İçimizde aradığımız kişi kim?
  • Hangi bizi bulursak “tamam oldum” diyebiliriz?
  • Bu yaşamda doğru kişi olduğunu düşündüğümüz o farklı kişi kim?
  • Kendimizle ve yaşamla ilgili hangi düşüncelerimizi değiştirirsek yaşam bizim için daha işlevsel ve kolay olurdu?
  • Günlük yaşamımızda yaptığımız şeylerin ne kadarı yaşamımızı kolaylaştırmaya ve alanımızı genişletmeye hizmet ediyor?

Bu soruların bazıları ilk anda kolay yanıtlanmayabilir. Hatta bir sorunun cevabı, başka bir soruyu beraberinde getirebilir. Kendini tanımak için sorulması gereken soruların kıymeti, her birine hemen kesin bir yanıt vermemizde değil; bize neleri düşündürdüğünde saklıdır. Düşüncelerimizi, isteklerimizi ve günlük seçimlerimizi yargılamadan gözlemleyebiliriz.

Kendini olduğun gibi kabul etmek mümkün mü?

Bütün bu arayışların ötesinde, yalnızca olduğumuz kişi olmayı kabul ettiğimiz ve kendimizi başka birine dönüştürmeye çalışmadığımız bir yaşam nasıl olurdu? Kendini olduğun gibi kabul etmek, değişme isteğinden vazgeçmek anlamına gelmek zorunda değil. Belki de kendimize şu anki hâlimizle bakabilmek ve nereden devam etmek istediğimizi fark etmek için bir alan açmaktır.

“Daha iyi” ya da “doğru” bir ben ararken, şu an olduğumuz kişiyi görmezden geliyor olabilir miyiz? İçimizde aradığımız kişi, ulaşmamız gereken uzak bir hedef mi; yoksa kendimize daha dikkatle baktığımızda fark edebileceğimiz yanlarımız mı? Bu sorulara verilecek cevaplar kişiden kişiye değişebilir. Önemli olan, kendimizle ve yaşamla ilgili düşüncelerimizi yeniden gözden geçirmeye açık olmaktır.

Günlük yaşamımız bize ne söylüyor?

Gün içinde yaptıklarımızın hangileri bize kolaylık ve daha geniş bir hareket alanı sağlıyor? Hangileri artık alışkanlık hâline geldiği için sürüyor? Bu sorular, gündelik yaşamı suçlamak ya da her şeyi bir anda değiştirmek için değil; seçimlerimizi fark edebilmek için sorulabilir. Küçük bir fark ediş bile bugün nasıl bir başlangıç yapmak istediğimizi düşünmemize yardımcı olabilir.

Kişisel gelişim ve öz farkındalık, kendimiz hakkında hüküm vermekten çok, kendimize merakla yaklaşmayı da içerir. Bugün bu sorulardan birini seçip üzerinde biraz durabiliriz. Cevabımız değişebilir; zamanla başka bir anlam kazanabilir. Şimdilik, kendimize sormaya ve duyduğumuz cevaba alan açmaya ne dersiniz?

Daha başka neler mümkün?

Halis Şahin


KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?

KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN

Kontrol Sende kitabı afişi

Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.