Dikkat : Tibbi tedaviye ihtiyaç duyan Şeker ve psikolojik rahtasızlığı olan (Panik Atak vb.) kişiler için uygun olmayabilir.
Gülümseyin. Hayatın anlamı keyif almak ve gülümsemektir.
Hiçbir güç hafife alınmamalı ve bilgece kullanılmalıdır. Karma yasasını unutmayın: Ne ekerseniz, onu biçersiniz.
Ne düşünüyorsanız, zihniniz de zamanla onunla şekillenir. Bu yaklaşımda zihin gücü; dikkati, düşünceleri ve imgeleme becerisini bilinçli biçimde kullanmakla ilgilidir. Düşünme yetisini geliştirmek, yalnızca daha çok düşünmek değil; gerçek benliğinizin, içinde bulunduğunuz durumun ve yaşamınızın farkında olmayı öğrenmektir.
Nefes, sağlıklı olma ve iyileşmede temel anahtarlardan birisidir ve nefes almadan tam olarak yararlanmak için tüm yeteneklerimizi kullanmamız gerekir.
“İnsanlara kendiliğinden iyileşmeye ulaşabilmeleri için tek bir şey yapmalarını söylemek zorunda kalsaydınız söyleyeceğiniz şey ne olurdu?” diye sorulsa şu yanıtı vermek gerek:
“Nefesinizle çalışın!”
Nefes alma sistemlerinden en basit olanı, onu gözlemlemek; herhangi bir şekilde etkilemeye çalışmadan nefes alma temponuzu zihninizle izlemekten başka bir adım atmamaktır.
Bunu sağlamak için rahat bir pozisyonda dik, gözleriniz hafif kapalı olarak oturun. Dikkatinizi nefesinize yoğunlaştırın ve mümkünse aşamalar arasındaki değişiklikleri takip ederek, içe çekip dışa vererek nefes temponuzun ritmini izleyin.
Bunun her gün beş dakika boyunca uygulanması yerinde olur. Dikkatinizi nefes temponuza yoğunlaştırıp onu izlemekten başka bir amacınız olmamalı. Nefesiniz nasıl değişirse değişsin, titreşimler çok küçük olsa bile onları izlemeye devam edin.
Bu temel bir meditasyon biçimi, bir gevşeme yöntemi ve beden ile zihni uyumlaştırmaya başlamanın bir yoludur.
Nefes alma süreklidir, başı ya da sonu yoktur. Ama doğrusu, bir nefesin içe çekerek başladığı, dışa vererek sona erdiği gibi bir düşüncemiz de vardır.
Bu yaklaşımı tersine çevirmeye çalışalım.
Beş dakikalık Nefes Alma Gözlemi’nin sonunda bunu deneyin. Yine dikkatinizi, onu etkilemeye çalışmadan nefes almaya yoğunlaştırın; ama nefesi dışa vermeyi her yeni nefesin başlangıcı olarak deneyin.
Bunu sadece bir dakikalığına yapın. Bu şekilde tersine çevrilmiş nefes almanın ne kadar farklı olduğunu göreceksiniz.
Nefes almaya dışa vererek başladığınız zaman, kendinizi nefesinize çok daha yakın hissedip pasif biçimde izlemektense aktif biçimde onunla iç içe olduğunuzu düşünebileceksiniz.
Bu yön değişikliğini yapmanın önemli bir psikolojik nedeni var:
Nefesi dışa vermeyi denetleme potansiyeliniz, nefesi içe çekmeyle kıyaslandığında daha fazladır. Çünkü ciğerlerinizden çıkan havayı sıkıştırmak için kaburgalarınız arasındaki, iradenizle yönlendirdiğiniz kasları kullanabilirsiniz ve bu kas sistemi havayı içeri çekerken kullanılandan çok daha güçlüdür.
Dışarı daha fazla hava verdiğinizde, kendiliğinden içeriye daha fazla hava alırsınız. Solunumu derinleştirmek istenilir bir şeydir ve bunu yapmanın en kolay yolu da nefesi dışa vermeyi her ayrı nefesin ilk kısmı olarak düşünmeye başlamak, nefesi içe çekme konusunda hiçbir kaygı duymamaktır.
Çin alfabesinde “nefes”in iki parçası vardır; bunların birisi “dışa verme”, diğeri ise “içe çekme” anlamına gelir ve dışa verme önce gelmektedir.
Bu egzersiz en iyi biçimde sırt üstü yatarken yapılır. Böylece uyurken ya da yeni uyanmış bir hâlde de denemek isteyebilirsiniz.
a. Gözlerinizi kapatın, kollarınızı vücudunuzun yanında tutun ve dikkatinizi, onu etkilemeye çalışmadan nefes almanıza yoğunlaştırın.
b. Şimdi nefesinizi her içeri alışınızda evrenin rüzgârının size doğru estiğini, her dışarı verdiğinizde ise geri çekildiğini hayal edin. Nefesin pasif alıcısı olduğunuzu düşünün.
Evrenin nefesi sizin içinize girdikçe bırakın bu nefes, el ve ayak parmaklarınızın uçlarına kadar vücudunuzun her parçasına nüfuz etsin.
c. Nefesi on defa dışa verip içe çekmeniz süresince algılamanızı durdurmaya çalışın. Bu işlemi günde bir defa yapın.
Rahat bir pozisyonda dik, gözleriniz hafif kapalı olarak oturun.
Dikkatinizi nefesinize yoğunlaştırın ve mümkünse aşamalar arasındaki değişiklikleri takip ederek, içe çekip dışa vererek nefes temponuzun ritmini izleyin.
Bunun her gün beş dakika boyunca uygulanması yerinde olur. Dikkatinizi nefes temponuzda yoğunlaştırıp onu izlemekten başka bir amacınız olmamalı.
Nefesiniz nasıl değişirse değişsin, titreşimler çok küçük olsa bile onları izlemeye devam edin. Bu temel bir meditasyon biçimi, bir gevşeme yöntemi ve beden ile zihni uyumlaştırmaya başlamanın bir yoludur.
Dilinizi yoga pozisyonuna getirin.
Dilinizin ucunu üst ön dişlerinizin iç yüzeyine değdirin, sonra minesine, dişiniz ile ağzınızın üstü arasındaki yumuşak dokuya dayanana kadar dişlerinizin üstüne kaydırın. Tüm egzersiz boyunca dilinizi orada tutun.
Tamamen ağzınızdan, duyulabilir bir ses çıkararak (“whoosh” sesi) dışarı nefes verin.
Ağzınızı kapatın ve içinizden dörde kadar sayarak sakince burnunuzdan içeri nefes alın.
Sonra nefesinizi yediye kadar sayarak tutun.
Son olarak sekize kadar sayıp ağzınızdan ses çıkararak nefes verin.
Bu bir nefes döngüsünü oluşturur. Toplam dört defa tekrarladıktan sonra her zamanki gibi nefes alın.
Diliniz o hâldeyken dışa nefes vermekte zorlanıyorsanız dudaklarınızı büzmeyi deneyin; bunu yapmayı kısa sürede öğrenebilirsiniz.
Egzersizi yapma hızınız burada önemli değildir. Önemli olan “içe çek – tut – dışa ver” şeklindeki 4–7–8 oranını takip etmektir.
Nefesinizi rahatça uzun bir süre tutabilmeniz sizi sınırlayacağından, sayınızı buna göre ayarlayın. Bu egzersizi yaparken yavaşlatabilirsiniz ki bu da istenilir bir şeydir. Bunu en azından günde iki defa yapın.
Gevşeme Nefesini herhangi bir yerde yapabilirsiniz, ancak bir yerde oturuyorsanız dik durmaya çalışın.
Akşamları yatağa giderken, uyumadan hemen önce yapmanız salık verilir. Gece uyanırsanız da tekrar uyumanıza, düşüncelerinizden kopup duygusal çalkantılar yaşamamanıza yardımcı olduğu ifade edilmektedir.
Metinde ayrıca bu uygulamanın sinir sistemi, kaygı, sindirim ve dolaşım sistemi üzerinde çeşitli olumlu etkiler oluşturduğu ileri sürülmektedir.
Bu egzersiz gevşetici olmaktan ziyade uyarıcıdır. Dolayısıyla bu teknikten kendinizi uyuşuk ya da zihinsel bakımdan tembel hissettiğiniz zamanlarda canlanmak amacıyla yararlanabilirsiniz.
a. Dik durarak ve gözleriniz kapalı olarak rahatça oturun ve Gevşeme Nefesi’nde tanımlandığı şekilde dilinizi yoga pozisyonuna getirin.
b. Ağzınızı hafif kapalı tutarak burnunuzdan hızla nefes alıp verin.
Nefesi içe çekme ve dışa verme eşit sürede ve kısa olmalı; köprücük kemiğinin hemen üstünde, boynunuzdaki kasların ve diyaframınızın gerildiğini hissetmelisiniz.
Göğsün hareketi, hava basan bir körük gibi hızlı ve mekanik olmalıdır. Aslında bu egzersizin Sanskritçe ismi de “körük nefesi” anlamına gelmektedir.
Hem içe çekerken hem dışa verirken nefes alışınızın sesi duyulmalıdır. Eğer rahat olarak yapabiliyorsanız hızı saniyede üç devire çıkarabilirsiniz.
Bu egzersizi ilk denemede sadece on beş saniye süreyle yapın, daha sonra her zamanki gibi nefes alın. Her seferinde süreyi beş saniye kadar artırın ve tam bir dakikaya ulaşmaya çalışın.
Bu gerçek bir egzersizdir. Dolayısıyla kullandığınız kasların yorulduğunu hissedebilirsiniz.
Ayrıca başka bir şeyi daha hissetmeye başlayacaksınız: Her zamanki gibi nefes almaya döndüğünüzde bedeninizde belli belirsiz ama kesin bir enerji hareketi olacaktır. Belki bunu kollarınızda bir titreme ya da karıncalanma olarak hissedebilirsiniz.
Bunun yanında kendinizi daha uyanık hissedebilir ve yorgunluğunuzun kalmadığını görebilirsiniz.
Körük nefesini tam bir dakika sürdürebilmeniz durumunda bunu öğleden sonraları kendinizi canlandırmak amacıyla deneyebilirsiniz. Metinde bu yöntemin özellikle uyuşukluk ve üşüme hissedildiğinde kullanılabileceği belirtilmektedir.
Nefes Gözlemi, gevşemenize yardımcı olacak bir meditasyon pratiğidir ve nefes alma tekniği yoga geleneğinin eski bir tekniğidir.
Düzenli yapma alışkanlığını edinirseniz kendi adınıza büyük bir kazanım olacaktır. Nefes gözleminin günde beş dakika yapılması önerilmektedir ancak istediğiniz kadar yapmakta da serbestsiniz. Bu pratiği sabahları beş dakika yapmanız özellikle tavsiye edilmektedir.
Nefesi tersine çevirme tekniğinin nefes alma kapasitesinin gelişmesine katkıda bulunacağı ifade edilmektedir. Bu tekniğin günde bir dakika yapılması önerilmiştir. Bunu beş dakikalık Nefes Gözlemine dâhil etmek de mümkündür.
Kendinizi Nefesinize Bırakma tekniğinde günde bir defa yapılması istenen zihinde canlandırma çalışması da her yerde ve her zaman yapılabilir. Yalnız gece yatmaya gittiğinizde ya da sabah ilk uyandığınızda, yattığınız yerden yapmak daha kolay olabilir.
Gevşeme Nefesi için günde en az iki seans önerilmektedir.
Uyarıcı Nefes de her zaman yapılabilir. Kendinizi uyuşuk ya da zihinsel açıdan tembel hissettiğiniz zamanlarda canlanmanız açısından yararlı bir egzersiz olarak sunulmaktadır.
Uyarıcı Nefes
Gevşeme Nefesi – Uyarıcı Nefesin hemen arkasından.
Nefes Gözlemi – Asgari beş dakika ve Gevşeme Nefesinin hemen arkasından.
Nefesi İçe Çekme ve Dışa Vermeyi Tersine Çevirme
Kendinizi Nefesinize Bırakma – On nefes.
Gevşeme Nefesi – On nefesin hemen arkasından.
Bunların hepsi on dakika bile sürmezken, metinde sağlık açısından önemli gelişmeler sağlayabileceği ifade edilmektedir.
Nefes alma çalışmasının yararlarının günlük pratiklere bağlı olduğu, yavaş yavaş ve katlamalı biçimde artarak görüldüğü belirtilmektedir.
Gevşeme egzersizleri, günün temposu içinde biriken gerginliği fark etmeye ve dikkati yeniden toparlamaya yardımcı olan düzenli çalışmalardır. Bu yaklaşımda amaç, zihni zorlayarak susturmak değil; bedenin gevşemesine izin verirken dikkati sakin biçimde içe yöneltmektir. Metinde anlatılan alfa ritmi yaklaşımı da bu deneyimi, uyanıklıkla uyku arasındaki sakinleşmiş bir zihin hâli üzerinden açıklar. Bu anlatım belirli bir deneyimi tarif eder; gevşeme çalışmaları bir sağlık tedavisinin veya profesyonel desteğin yerine geçmez.
Günümüz insanı enerjisini çoğu zaman gereksiz yere harcadığını hisseder; gerginlik, yorgunluk ve zihinsel dağınıklık günlük yaşama taşınabilir. Dikkat toplamak ve yaratıcı düşünmek zorlaşırken kişi kendine güveninde de azalma fark edebilir. Bu durumları tek bir nedene bağlamak doğru değildir; yine de beden ve zihne düzenli dinlenme alanı açmak, gündelik baskılarla baş etme çabasının bir parçası olabilir. Geçici rahatlama arayışları yerine, sürdürülebilir bir rutin oluşturmak önemlidir.
Nefes, sağlıklı olma ve iyileşmede temel anahtarlardan birisidir ve nefes almadan tam olarak yararlanmak için tüm yeteneklerimizi kullanmamız gerekir.
“İnsanlara kendiliğinden iyileşmeye ulaşabilmeleri için tek bir şey yapmalarını söylemek zorunda kalsaydınız söyleyeceğiniz şey ne olurdu?” diye sorulsa şu yanıtı vermek gerek:
“Nefesinizle çalışın!”
Nefes alma sistemlerinden en basit olanı onu gözlemlemek, herhangi bir şekilde etkilemeye çalışmadan nefes alma temponuzu zihninizle izlemekten başka bir adım atmamaktır.
Bunu sağlamak için:
1) Rahat bir pozisyonda dik, gözleriniz hafif kapalı olarak oturun.
2) Dikkatinizi nefesinize yoğunlaştırın ve mümkünse aşamalar arasındaki değişiklikleri takip ederek, içe çekip dışa vererek nefes temponuzun ritmini izleyin.
Bunun her gün beş dakika boyunca uygulanması yerinde olur. Dikkatinizi nefes temponuzda yoğunlaştırıp onu izlemekten başka bir amacınız olmamalı. Nefesiniz nasıl değişirse değişsin, titreşimler çok küçük olsa bile onları izlemeye devam edin.
Bu temel bir meditasyon biçimi, bir gevşeme yöntemi ve beden ile zihni uyumlaştırmaya başlamanın bir yoludur.
Nefes alma süreklidir, başı ya da sonu yoktur, ama doğrusu, bir nefesin içe çekerek başladığı, dışa vererek sona erdiği gibi bir düşüncemiz de vardır.
Bu yaklaşımı tersine çevirmeye çalışalım.
Beş dakikalık Nefes Alma Gözlemi’nin sonunda bunu deneyin. Yine dikkatinizi, onu etkilemeye çalışmadan nefes almaya yoğunlaştırın, ama nefesi dışa vermeyi her yeni nefesin başlangıcı olarak deneyin.
Bunu sadece bir dakikalığına yapın.
Bu şekilde tersine çevrilmiş nefes almanın ne kadar farklı olduğunu göreceksiniz. Nefes almaya dışa vererek başladığınız zaman, kendinizi nefesinize çok daha yakın hissedip pasif biçimde izlemektense aktif biçimde onunla iç içe olduğunuzu düşünebileceksiniz.
Bu yön değişikliğini yapmanın önemli bir psikolojik nedeni var:
Nefesi dışa vermeyi denetleme potansiyeliniz, nefesi içe çekmeyle kıyaslandığında daha fazladır. Çünkü ciğerlerinizden çıkan havayı sıkıştırmak için kaburgalarınız arasındaki, iradenizle yönlendirdiğiniz kasları kullanabilirsiniz ve bu kas sistemi havayı içeri çekerken kullanılandan çok daha güçlüdür.
Dışarı daha fazla hava verdiğinizde, kendiliğinden içeriye daha fazla hava alırsınız. Solunumu derinleştirmek istenilir bir şeydir ve bunu yapmanın en kolay yolu da nefesi dışa vermeyi her ayrı nefesin ilk kısmı olarak düşünmeye başlamak, nefesi içe çekme konusunda hiçbir kaygı duymamaktır.
Çin alfabesinde “nefes”in iki parçası vardır; bunların birisi “dışa verme”, diğeri ise “içe çekme” anlamına gelir ve dışa verme önce gelmektedir.
Bu egzersiz en iyi biçimde sırt üstü yatarken yapılır. Böylece uyurken ya da yeni uyanmış bir hâlde de denemek isteyebilirsiniz.
1) Gözlerinizi kapatın, kollarınızı vücudunuzun yanında tutun ve dikkatinizi, onu etkilemeye çalışmadan nefes almanıza yoğunlaştırın.
2) Şimdi nefesinizi her içeri alışınızda evrenin rüzgârının size doğru estiğini, her dışarı verdiğinizde ise geri çekildiğini hayal edin.
Nefesin pasif alıcısı olduğunuzu düşünün. Evrenin nefesi sizin içinize girdikçe, bırakın bu nefes el ve ayak parmaklarınızın uçlarına kadar vücudunuzun her parçasına nüfuz etsin.
3) Nefesi on defa dışa verip içe çekmeniz süresince algılamanızı durdurmaya çalışın. Bu işlemi günde bir defa yapın.
Dilinizi yoga pozisyonuna getirin.
Dilinizin ucunu üst ön dişlerinizin iç yüzeyine değdirin, sonra minesine, dişiniz ile ağzınızın üstü arasındaki yumuşak dokuya dayanana kadar dişlerinizin üstüne kaydırın. Tüm egzersiz boyunca dilinizi orada tutun.
Tamamen ağzınızdan, duyulabilir bir ses çıkararak (bir “whoosh” sesi) dışarı nefes verin.
Ağzınızı kapatın ve içinizden dörde kadar sayarak sakince burnunuzdan içeri nefes alın.
Sonra nefesinizi yediye kadar sayarak tutun.
Son olarak sekize kadar sayıp, ağzınızdan ses çıkararak nefes verin.
Bu bir nefes döngüsünü oluşturur. Toplam dört defa tekrarladıktan sonra her zamanki gibi nefes alın.
Diliniz o hâldeyken dışa nefes vermekte zorlanıyorsanız dudaklarınızı büzmeyi deneyin; bunu yapmayı kısa sürede öğrenebilirsiniz.
Egzersizi yapma hızınız burada önemli değildir. Önemli olan “içe çek, tut, dışa ver” şeklindeki 4-7-8 oranını takip etmektir.
Nefesinizi rahatça uzun bir süre tutabilmeniz sizi sınırlayacağından, sayınızı buna göre ayarlayın. Bu egzersizi yaparken yavaşlatabilirsiniz ki bu da istenilir bir şeydir. Bunu en azından günde iki defa yapın.
Gevşeme Nefesini herhangi bir yerde yapabilirsiniz, ancak bir yerde oturuyorsanız dik durmaya çalışın.
Akşamları yatağa giderken, uyumadan hemen önce yapmanız salık verilir. Gece uyanırsanız da tekrar uyumanızı, düşüncelerinizden kopup duygusal çalkantılar yaşamamanızı sağladığı ifade edilmektedir.
Metinde ayrıca bu yöntemin sinir sistemi, kaygı, sindirim ve dolaşım sistemi üzerinde çeşitli olumlu etkiler oluşturduğu ve bazı rahatsızlıklarda tedavi işlevi gördüğü ileri sürülmektedir.
Bu egzersiz gevşetici olmaktan ziyade uyarıcıdır. Dolayısıyla bu teknikten kendinizi uyuşuk ya da zihinsel bakımdan tembel hissettiğiniz zamanlarda canlanmak amacıyla yararlanabilirsiniz.
1) Dik durarak ve gözleriniz kapalı olarak rahatça oturun ve Gevşeme Nefesi’nde tanımlandığı şekilde dilinizi yoga pozisyonuna getirin.
2) Ağzınızı hafif kapalı tutarak burnunuzdan hızla nefes alıp verin.
Nefesi içe çekme ve dışa verme eşit sürede ve kısa olmalı; köprücük kemiğinin hemen üstünde, boynunuzdaki kasların ve diyaframınızın gerildiğini hissetmelisiniz.
Hareketliliği hissetmek için ellerinizi bu bölgelere koymayı deneyin.
Göğsün hareketi, hava basan bir körük gibi hızlı ve mekanik olmalıdır. Aslında bu egzersizin Sanskritçe ismi de “körük nefesi” anlamına gelmektedir.
Hem içe çekerken hem dışa verirken nefes alışınızın sesi duyulmalıdır. Eğer rahat olarak yapabiliyorsanız hızı saniyede üç devire çıkarabilirsiniz.
Bu egzersizi ilk denemede sadece on beş saniye süreyle yapın, daha sonra her zamanki gibi nefes alın.
Her seferinde süreyi beş saniye kadar artırın ve tam bir dakikaya ulaşmaya çalışın.
Bu gerçek bir egzersizdir. Dolayısıyla kullandığınız kasların yorulduğunu hissedebilirsiniz.
Ayrıca başka bir şeyi daha hissetmeye başlayacaksınız: Her zamanki gibi nefes almaya döndüğünüzde bedeninizde belli belirsiz ama kesin bir enerji hareketi olacaktır. Belki bunu kollarınızda bir titreme ya da karıncalanma olarak hissedebilirsiniz.
Bunun yanında kendinizi daha uyanık hissedebilir ve yorgunluğunuzun kalmadığını görebilirsiniz.
Metinde, körük nefesinin öğleden sonraları canlanmak amacıyla kullanılabileceği; ayrıca uyuşukluk veya üşüme hissedildiğinde uygulanabileceği belirtilmektedir.
Nefes Gözlemi, gevşemenize yardımcı olacak bir meditasyon pratiğidir ve nefes alma tekniği yoga geleneğinin eski bir tekniğidir.
Düzenli yapma alışkanlığını edinirseniz kendi adınıza büyük bir kazanç olacaktır. Nefes Gözleminin günde beş dakika yapılması istenmiştir ancak istediğiniz kadar yapmakta da tabii ki serbestsiniz. Bu pratiği sabahları beş dakika yapmanız özellikle tavsiye edilmektedir.
Nefesi tersine çevirme tekniğinin, nefes alma kapasitenizin gelişmesine katkıda bulunarak sağlığınızı genel olarak olumlu yönde etkileyeceği ifade edilmektedir. Bu tekniğin günde bir dakika yapılması salık verilmiştir. Bunu beş dakikalık Nefes Gözlemine dâhil etmeniz de mümkündür.
Kendinizi Nefesinize Bırakma tekniğinde günde bir defa yapılması istenen zihinde canlandırma oyunu da her yerde ve her zaman yapılabilir. Yalnız gece yatmaya gittiğinizde ya da sabah ilk uyandığınızda, yattığınız yerden yapmak daha kolayınıza gelebilir.
Gevşeme Nefesi, her biri dört nefes alıp vermeden oluşan en az iki seansı gerektirmektedir. Bu egzersizi günde iki kere ve sekiz devire çıkarmanızın daha yerinde olacağı belirtilmektedir.
Uyarıcı Nefes de her zaman yapılabilir. Kendinizi uyuşuk ya da zihinsel açıdan tembel hissettiğiniz zamanlarda canlanmanız açısından yararlı bir egzersiz olarak sunulmaktadır.
Bu beş nefes egzersizini şu şekilde düzenleyebiliriz:
Uyarıcı Nefes
Gevşeme Nefesi
(Uyarıcı Nefesin hemen arkasından.)
Nefes Gözlemi
(Asgari beş dakika ve Gevşeme Nefesinin hemen arkasından.)
Nefesi İçe Çekme ve Dışa Vermeyi Tersine Çevirme
Kendinizi Nefesinize Bırakma
(On nefes.)
Gevşeme Nefesi
(On nefesin hemen arkasından.)
Bunların hepsi on dakika bile sürmezken, metinde sağlık açısından önemli gelişmeler sağlamaya yardımcı olabileceği ifade edilmektedir.
Nefes alma çalışmasının yararlarının günlük pratiklere bağlı olduğu, yavaş yavaş ve katlamalı biçimde artarak görüldüğü belirtilmektedir.
EFT, İngilizce “Emotional Freedom Technique” ifadesinin kısaltmasıdır; Türkçede “Duygusal Özgürlük Tekniği” ya da “duygusal özgürleştirme tekniği” olarak anılır. Bu yaklaşımda kişi, üzerinde çalışmak istediği duyguya veya rahatsızlığa odaklanırken belirli beden noktalarına parmak uçlarıyla hafifçe vurur ve kısa bir hatırlatıcı ifade kullanır.
EFT’nin dayandığı anlatımda, fiziksel, zihinsel ve ruhsal sıkıntıların enerji sistemindeki tıkanıklıklarla ilişkili olduğu kabul edilir; bağımlılıklar, fiziksel rahatsızlıklar, korkular, fobiler ve depresyon gibi konular da bu çerçevede ele alınır. Bu, yöntemin kendi açıklama modelidir; EFT’yi hastalıkların tedavisi veya profesyonel desteğin yerine geçen bir yöntem olarak değerlendirmemek gerekir. Burada anlatılan uygulama, bir duyguya odaklanıp onu gözlemlemek için tarif edilen adımları açıklar.
Uygulamayı ilk kez öğrenirken adımlar karışık görünebilir; sırayı kavradıktan sonra ise takip etmesi kolaylaşır. Yöntem, bir yemek tarifine benzetilebilir: Basamakları gelişigüzel atlamak yerine sırayla uygulamak, ne yaptığınızı takip etmenizi sağlar. Bazı kişiler kısa sürede rahatlama hissedebilir; sonuç herkes için aynı olmayabilir ve belirli bir sürede çözüm garantisi verilemez.
Bu yazıda anlatılan EFT uygulaması dört aşamadan oluşur: kurulum, ilk vuruş serisi, Dokuz Gamut çalışması ve ikinci vuruş serisi. Kurulum sırasında sorun belirlenir, o andaki yoğunluğu değerlendirilir ve bir kabul cümlesi söylenir. Sonraki aşamalarda ise belirli noktalara hafifçe vururken hatırlatıcı tanım tekrarlanır.
Kurulumda hassas noktayı ovalamak veya karate kesme noktasına vurmak tarif edilir. İzleyen vuruşlarda genellikle işaret ve orta parmağın uçlarıyla kısa, hissedilir ama acı vermeyen dokunuşlar yapılır. Bu yaklaşımda kullanılan vuruş noktaları, bedenin iki yanında simetrik olduğu düşünülen meridyen uçları olarak açıklanır. Uygulama boyunca tüm aşamaları tamamlamak, sırayı takip etmenizi ve hiçbir basamağı atlamamanızı sağlar.
Önce üzerinde çalışmak istediğiniz tek bir duyguya, düşünceye veya rahatsızlığa karar verin. Sorunu genel ve belirsiz bırakmak yerine, şu anda ne hissettiğinizi olabildiğince açık ifade edin. Bu aşamada amaç, dikkati belirli bir konuya yöneltmek ve sonraki adımlarda aynı konuyla çalışmaktır. Duyguyu içtenlikle ve dürüstçe tanımlayın. Örneğin:
Sorunu belirledikten sonra, o anki yoğunluğunu 0 ile 10 arasında değerlendirin: 10 en yüksek yoğunluğu, 0 ise hiç yoğunluk olmadığını ifade eder. Bu puan bir tanı değil, uygulama sırasında kendi algınızdaki değişimi izlemek için kullanılan başlangıç ölçüsüdür.
Sayı vermek zor geliyorsa sorunu bir film sahnesi gibi zihninizde canlandırıp yoğunluğu “çok”, “orta” veya “az” şeklinde tarif edebilirsiniz. Hemen ölçemiyorsanız hassas noktayı ovaladıktan sonra yeniden deneyin. Önemli olan, ilk değerlendirmeyi hatırlamak ve vuruş serilerinden sonra aynı konuya dönerek tekrar gözlem yapmaktır.
Kurulumun üçüncü adımında sorun adlandırılırken kendini kabul etmeyi ifade eden bir cümle kullanılır. Genel kalıp şöyledir: “Bu ………’ime rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.” Boşluğu, üzerinde çalıştığınız konuyu mümkün olduğunca belirgin biçimde anlatarak doldurun.
EFT anlatımında bu aşama, sorundan kurtulmayı istemekle ona bağlı bir alışkanlığı veya beklentiyi bırakmakta zorlanmak arasındaki çelişkiyi fark etmekle de ilişkilendirilir. Metinde bu durum “Ters Yüz Olmuş Ruh Hali” ya da İngilizce adıyla “Psychological Reversal: PR” olarak geçer. Pilin kutuplarını ters takınca çalışmayan bir radyo benzetmesi, bu yaklaşımın söz konusu içsel çelişkiyi nasıl açıkladığını anlatır: Kişi bir yandan değişmek isterken diğer yandan mevcut durumun sağladığı bir faydayı kaybetmekten çekinebilir. Bu benzetme yöntemin açıklama biçimidir; her sorunun nedeni olarak görülmemelidir.
Örneğin sigarayı bırakmak isteyen biri tütünün verdiği keyiften vazgeçmek istemeyebilir. Zayıflamak isteyen biri gerginliğini yatıştırmak için atıştırabilir. Hastalığının iyileşmesini isteyen biri, iyileşince ilgi veya sevgi görememekten korkabilir. Başarılı olmak isteyen kişi başarısını sürdüremeyeceği kaygısıyla geri çekilebilir; çok para isteyen biri de paranın mutluluk getirmediğine veya dostlarını kaybettireceğine inanabilir. Tanıdık geldi mi? Bu örnekler, değişim isteğiyle ona eşlik eden çekincelerin aynı anda bulunabileceğini gösterir.
Kaynak anlatımda PR’nin duygusal sorunların yüzde 40’ında bulunduğu belirtilir; ancak bu oranı doğrulanmış bir istatistik olarak kabul etmek için burada bir dayanak sunulmamaktadır. Bu nedenle cümleyi kesin bir ölçüm gibi değil, yöntemin kendi açıklaması olarak değerlendirmek gerekir. Uygulama tarifinde, böyle bir çelişki fark edilsin ya da edilmesin, kurulum sırasında kabul cümlesi kullanılır.
Cümleyi üç kez tekrarlarken göğüsteki “Hassas Nokta”yı parmak uçlarıyla ovalayabilir ya da elinizdeki “Karate Kesme” noktasına hafifçe vurabilirsiniz. Cümleyi inanarak ve vurgulayarak söylemek tercih edilir; ancak inanmakta zorlanmanız, tarif edilen cümleyi söylemenize engel değildir. Sesli konuşmak uygun değilse alçak sesle, mırıldanarak veya içinizden tekrarlayabilirsiniz.
İfadeyi kendi yaşadığınız duruma göre kurabilirsiniz. Aşağıdaki örnekler, sorunu cümleye nasıl yerleştirebileceğinizi gösterir:
Tarifte göğsün üst kısmında, göğüs kemiğinin iki yanında bulunan “Hassas Nokta” kullanılır. Kaynak metin bu noktaların bulunmasını, kaburgaların ortasındaki kemiğin üst ucundaki U şeklindeki boşluğu referans alarak tarif eder: Bu noktadan yaklaşık 7–8 cm aşağı, ardından 7–8 cm sağa veya sola ilerlenir. Ovalama sırasında hassasiyet hissedilebilir; acı veren bir baskı uygulamayın. Kaynak metinde bu bölgenin lenf tıkanıklıklarının oluştuğu yer olduğu ileri sürülür; bunu doğrulanmış bir tıbbi açıklama olarak değerlendirmemek gerekir.
Göğüsteki noktayı kullanamıyorsanız, örneğin bölgeye dokunmanız uygun değilse, olumlama cümlesini tekrarlarken eldeki Karate Kesme noktasına hafifçe vurabilirsiniz. Kaynak anlatım göğüsteki noktayı tercih eder; ancak herhangi bir noktada ağrı veya rahatsızlık olursa uygulamayı zorlamayın.
Vuruşlarda bir veya iki elinizi kullanabilirsiniz; yazı yazarken kullandığınız el çoğu kişiye daha kolay gelebilir. İşaret ve orta parmağınızı birleştirerek noktaya kısa, orta şiddette ve acıtmayan dokunuşlar yapın. Çok sert vurmak hassasiyete, morarmaya veya çürümeye neden olabilir. Her noktaya yaklaşık yedi vuruş önerilir; 5–9 arası vuruş da tarifte yeterli kabul edilir.
Vuruşlar sırasında “hatırlatıcı tanım”ı tekrarlayın. Bu, kurulumda kullandığınız uzun kabul cümlesindeki sorunun birkaç sözcükle özetlenmiş hâlidir. Örneğin kabul cümleniz “Başarısızlıktan korkmama rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum” ise hatırlatıcı tanımınız “Bu başarısızlık korkusu” olabilir. “Babama karşı duyduğum öfkeye rağmen…” cümlesi için de “Bu babama karşı öfke” denebilir. Aynı sorunu aynı sözcüklerle anmak, uygulama boyunca konuya odaklanmayı kolaylaştırır. Sesli söylemek uygun değilse mırıldanın veya içinizden tekrarlayın.
Bu tarifte izlenen EFT vuruş noktaları sırasıyla kaş ucu, göz yanı, göz altı, burun altı, çene, köprücük kemiği, kol altı, başparmak, işaret parmağı, orta parmak, küçük parmak ve Karate Kesme noktasıdır. Noktaların yerleri aşağıda açıklanmıştır:
Her noktada hatırlatıcı tanımı birkaç kez söyleyip sıradaki noktaya geçebilirsiniz. Kendinize uygularken saymak ve cümleyi tekrarlamak aynı anda zor gelirse, kaynak tarifte tanımı üç kez söyleyene kadar vurup sonra ilerlemek önerilir. Bu ilk seride noktaları bir tarafta izleyin; ardından Dokuz Gamut adımına geçin.
Dokuz Gamut noktası, elin üst tarafında, küçük parmakla yüzük parmağından bileğe doğru inildiğinde kemiklerin üçgen oluşturduğu bölgenin alt köşesinde tarif edilir. Başınızı sabit tutarak bu noktaya sürekli hafifçe vurun ve aşağıdaki hareketleri sırayla yapın:
Ardından derin bir nefes alıp verin. Kaynak tarif, göz hareketlerinin sırasını değiştirseniz bile son üç adımı belirtilen sırayla yapmanızı özellikle vurgular. Bu aşamanın beyin işlevlerini harekete geçirdiği açıklaması da yöntemin kendi anlatımına aittir; burada bilimsel bir sonuç olarak sunulmamaktadır.
İlk vuruş serisindeki noktaları aynı sırayla bedenin diğer tarafında tekrarlayın. Hatırlatıcı tanımı söylemeye devam edin ve sonunda yeniden derin bir nefes alıp verin. Sonra başlangıçta belirlediğiniz duygunun yoğunluğunu tekrar değerlendirin. İlk puanla yeni değerlendirmeyi karşılaştırmak, sizin algıladığınız değişimi izlemenize yardımcı olur.
Yoğunluk azalabilir, aynı kalabilir veya artabilir. Her turda aynı sonucu beklemek yerine, o anda ne fark ettiğinize bakın. Çalışmaya devam edecekseniz kabul cümlesini ve hatırlatıcı tanımı kalan duyguya göre güncelleyin. Örneğin: “Babama karşı duyduğum geriye kalan öfkeme rağmen…”, “Geriye kalan pişmanlığıma rağmen…” veya “Hâlâ biraz uçak korkusu duymama rağmen…” diyebilirsiniz. Böylece başlangıçtaki genel konu yerine, o anda belirgin olan duyguya odaklanırsınız.
Bu tarifte hedef, yeniden yapılan değerlendirmede yoğunluğun sıfıra inmesidir. Ancak bu her uygulamada veya herkes için aynı sürede gerçekleşmeyebilir. Kaynak metin, sonucun kimi zaman aynı gün; kimi zaman tekrarlı çalışma ile bir hafta ya da bir ay içinde alınabileceğini belirtir. Bunu bir sonuç vaadi olarak değil, kaynak anlatımın zamanlamaya ilişkin ifadesi olarak okumak gerekir.
Yoğunluğun tamamen kaybolmaması da hiçbir değişiklik olmadığı anlamına gelmez. Duygunun daha idare edilebilir veya dayanılabilir hâle gelmesi, kişinin kendi değerlendirmesinde anlamlı bir fark olabilir. Önemli olan, değişimi gözlemlemek ve uygulamayı zorlayıcı bir beklentiye dönüştürmemektir.
Kaynakta “Genelleme Etkisi” adı verilen düşünceye göre, EFT ile bazı konular üzerinde çalışıldığında ele alınmamış başka sorunların yoğunluğu da azalabilir. “Apex (Doruk) Etkisi” ise kişinin bir sorun üzerinde çalıştıktan sonra onu hiç yaşamamış ya da kendiliğinden çözülmüş gibi hatırlayabilmesi olarak açıklanır. Bu nedenle tarifte, her vuruş serisinden sonra ölçüm yapıp önceki ve sonraki hâli karşılaştırmak önerilir. Bu adlandırmalar yöntemin kendi terminolojisidir; herkesin aynı deneyimi yaşayacağı anlamına gelmez.
Kaynak yazı EFT’yi bütünüyle güvenli bir yöntem olarak nitelendiriyor; ancak bu kadar kesin bir güvenlik iddiası genellenemez. Özellikle fiziksel veya ruhsal bir rahatsızlığınız varsa EFT’yi tanı ve tedavinin yerine koymayın, gerektiğinde sağlık uzmanından destek alın. Vuruşları acı vermeyecek kadar hafif tutun ve rahatsızlık hissederseniz durun.
Kaynak metinde uygulama sırasında veya sonrasında görülebileceği söylenen kısa süreli tepkiler arasında esneme, uyku hâli, uyuşukluk, gözlerin yaşarması veya ağlama; iç çekme, geğirme, karın guruldaması ve gaz çıkarma yer alır. Bunlar herkesin yaşayacağı belirtiler değildir ve tek başına bir sonucun göstergesi olarak yorumlanmamalıdır. Uygulama sonrasında su içmek genel bir öz bakım tercihi olabilir; suyun toksinleri attığı veya EFT’nin etkisini artırdığı yönünde burada doğrulanmış bir iddia sunulmamaktadır.
Özetle EFT uygulaması; bir konuyu açıkça belirleme, yoğunluğunu değerlendirme, kendini kabul eden bir cümle kurma, vuruş noktalarını sırayla izleme ve yeniden değerlendirme adımlarından oluşur. Duygusal özgürleştirme tekniğini denerken kendi deneyiminizi gözlemleyin; sonucu garanti edilmiş bir tedavi gibi görmeyin ve ihtiyaç duyduğunuz profesyonel desteği ertelemeyin.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
Regresyon Uygulaması Ses Kaydı- Geçmişte Yaşanan Olumsuz Duyguları Dönüştürmek.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim
Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm
Zayıflama Telkini ve Ses Kaydı
Ho’oponopono Yöntemi Nedir? Nasıl Uygulanır?
40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı
Zihin Filtreni Kontrol Et, Algıların değişsin.
İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları
Kendine Güven Telkini: Metin ve Ses Kaydı
İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?