Images

Hedef, Rüya, Hayal ve Fantezi

Hayalleri Gerçekleştirmek: Hedeflerin Peşinden Gitmek

Hayalleri gerçekleştirmek, yalnızca istediğimiz sonucu zihnimizde canlandırmak değildir; o hayale inanırken bugün atabileceğimiz adımları da görmektir. Hayallerin peşinden gitmek, hedefimize doğru ilerlerken kendimizi ve koşullarımızı dürüstçe değerlendirmeyi gerektirir. Başkalarının sözleriyle karşılaştığımızda verdiğimiz tepki de bu yolculukta kendimize dair önemli bir işaret olabilir.

Birileri sizinle dalga geçtiğinde sakin ve berrak kalabiliyorsanız, bu, hayalinize olan inancınızın sağlam olduğunu ve kendinizi o hayalin gerçekleştiği noktada görebildiğinizi gösterebilir. Bu, eleştirileri hiç duymamak anlamına gelmez. Duyduklarınızı hemen kişisel bir saldırı gibi algılamadan değerlendirebilir, işinize yarayan kısmı alıp yolunuza devam edebilirsiniz.

Images

Hayallerimizin Peşinden Gitmek

Korkularla yüzleşerek hayallerinin peşinden gitmek

Hayatınız boyunca korkularla karşılaşacaksınız. Önemli olan, korkunun hiç ortaya çıkmaması değil; onun sizi yönlendirmesine izin vermeden ne anlatmaya çalıştığını görebilmektir. Ben her gün çeşitli korkularla yüzleşiyorum. Korkuyu, altta yatan gizli düzenin üstünü örten dengesiz bir algı olarak görüyorum. Onu tanıyor, karşısında duruyor ve geride bırakıyorum. Sonra da ışığımı açıyorum.

Bu yaklaşımda korku, bazen geliştiğiniz ve kendinizi sınadığınız bir noktada bulunduğunuzu gösterir. Elbette korkuyu fark etmek, her şeyi düşünmeden yapmak demek değildir. Asıl mesele, korkunun arkasında gerçek bir engel mi bulunduğunu, yoksa sizi alıştığınız yerde tutan bir varsayım mı olduğunu anlamaya çalışmaktır. Hayallerinin peşinden nasıl gidilir diye sorarken ilk adım, bu ayrımı dürüstçe yapmaktır.

Images

Hayatınızın kalitesini sorduğunuz soruların kalitesi belirler

Doğru sorular sormak, yalnızca bir cevap aramak değil; dikkatinizi ve seçeneklerinizi nereye yönelttiğinizi fark etmektir. John Demartini’nin burada aktarılan yaklaşımında, yaşadığımız her seviye bir sonrakine geçebilmek için gerekli dersleri içerir. Birini çaresiz gördüğümüzde onun yerine her şeyi çözmeye çalışmak, kendi sorumluluğunu alması için ihtiyaç duyduğu yaşam deneyimini elinden alabilir. O kişi, o an bunun farkında olmasa bile davranışlarını değiştirip hayatında yeni bir yön oluşturma kapasitesine sahiptir.

Başkalarını kurtarmak yerine sorumluluğu görmelerine alan açmak

Bu yaklaşımda insanlar tek bir özellikten ibaret değildir; kendini küçük gören birinin içinde coşkulu ve güçlü bir yan da bulunabilir. Demartini, depresyon ve aşağılık kompleksi yaşayan birinin aynı zamanda coşkusunu ve kibrini baskılıyor olabileceğini söyler. Bu düşünceyi bir teşhis ya da herkes için geçerli kesin bir kural gibi değil, insanın farklı yönlerini birlikte görmeye çağıran bir bakış açısı olarak okumak gerekir.

Images

Yaşamda Dengede Olmak

Yetişkinlikteki hayallerimizin ve özlemlerimizin kaynağı çoğunlukla çocuklukta yaşanan yoksunluklardır.

Genellikle çocuklukta hastalık yasayanlar ileride şifacı ya da atlet olurlar.

Çocukken sevilmemiş olanlar tüm ömürlerini sevmek ve sevilmek peşinde geçirirler. Değersiz hissettirilenler önemli isler yaparak kendilerini kanıtlamaya, fakirlik çekenler zengin olmaya çalışırlar.

Boşluğu doldurmaya çalışırız, bizler "bizde eksik olduğunu" düşündüğümüz şeyi aramaya programlanmışızdır.



O zaman farkında olmasam da, yaşadığım öğrenme zorluğu ve disleksi hastalığı benim özgür olmamı sağlamıştı ve o sayede hayatıma şekil veren pek çok olağanüstü insanla tanıştım.

Bana neyi yapamayacağım söylenirse onu yapmak için büyük bir arzu geliştirdim. Hiçbir zaman okuma-yazma öğrenemeyeceğimi ve iletişim kuramayacağımı söylemişlerdi, oysa bugün senenin 300 günü seyahat ederek tam da bunu yapıyorum.

Images

Dalga Etkisi

İnsanlar, dünya üzerinde önemli bir etki yaratmak için birey olarak sahip oldukları gücü çoğu zaman hafife alır. Oysa dalga etkisi, bir kişinin attığı adımın yalnızca doğrudan temas ettiği insanlarla sınırlı kalmadığını; zamanla başka kişilere, ailelere ve topluluklara da ulaşabildiğini anlatır. Bu etkiyi görmek için her insana bir anda ulaşmanız gerekmez. Önce amacınız doğrultusunda hareket eder, mesajınızı ve vizyonunuzu paylaşır, hizmet ettiğiniz kişilerin hayatında oluşan değişimi fark edersiniz.

İlham aldığınız amaçtan etkilenen ilk kişiler, çalışmalarınızı destekleyen bir çevre oluşturabilir. Onlara sunduğunuz ürün, hizmet veya fikir gerçekten fayda sağladığında, bu katkının nerelere ulaşabileceğini daha fazla merak edersiniz. Böylece bireysel etki yaratmak, yalnızca bir kişiye yardım etmekten ibaret olmaktan çıkar; yaptığınız işin başka kimlere dokunabileceğini araştırdığınız ve etki alanınızı adım adım genişlettiğiniz bir sürece dönüşür.

Images

Kahramanınızın Gücü

Güney Afrika’daki seminerlerimden birinde, 17 yaşında bir katılımcı içindeki kahramanın özelliklerini keşfetmeye çalışıyordu. Katılımcılardan önce kahramanlarını belirlemelerini, ardından onlarda en çok takdir ettikleri nitelikleri listelemelerini istemiştim. Sonraki adım, bu niteliklere kendi yaşamlarında nerede sahip olduklarını bulmaları ve onları kendilerine özgü biçimlerde nasıl ifade ettiklerini not etmeleriydi.

Kahraman özellikleri bize ne gösterir?

Bu çalışma, kahramanları yalnızca uzaktan izlemekten farklı bir yere götürür. Amaç, bir başkasını kusursuz görmek ya da onun gibi olmaya çalışmak değildir. Kahramanlarda hayran olunan özellikler üzerine düşünürken, bu niteliklerin kendi hayatımızda nasıl ortaya çıktığını da araştırırız. Birinin cesaretine, anlatım gücüne veya kararlılığına hayran olmak, o niteliğin bizde hiç bulunmadığı anlamına gelmez; belki de onu kendimizde henüz tanımamışızdır.

Images

İçindeki Kahramanı Keşfetmek

Kendini keşfetme: Kahramanlarını fark ederken kendini unutma

Hayatınızda yüksek değerlerinizi destekleyen insanlarla karşılaştığınızda onları gözünüzde büyütmeniz anlaşılır bir durumdur. Bu kişilerle gerçekten tanışmış olsanız da olmasanız da, bir süre sonra zihninizde ve yaşamınızda önemli bir yer tutabilirler. Onları kahramanlarınız olarak görmeye başladığınızda ise kendi değerleriniz yerine onların değerlerine göre yaşama ve seçimleriniz üzerindeki yetkiyi onlara bırakma riski doğar.

Oysa kendini keşfetme, başkalarında hayranlık duyduğunuz özellikleri fark ederken kendi güçlü yanlarınızı ve önceliklerinizi de görmeyi içerir. Birinden ilham almak, onun gibi olmaya çalışmakla aynı şey değildir. İlham aldığınız kişide neyi değerli bulduğunuzu anlamak, kendi yaşamınızda neye önem verdiğinizi keşfetmenize yardımcı olabilir. Asıl soru, o kişinin yolunu kopyalamak değil, kendi yolunuzda hangi değerleri yaşatmak istediğinizdir.

Images

Kendi Kaderinizi Yaşamak

Ruhunu Ateşleyen Şeyi Bul

“Bir şey, insanın ruhunu ateşlediğinde, imkânsızlıklar ortadan kalkar.” – JEAN DE LA FONTAINE

Bir şey ruhunuzu ateşliyorsa, onu yalnızca bir hobi ya da ulaşılması zor bir hayal olarak görmek zorunda değilsiniz. Hayatın amacı üzerine düşünürken, sizi gerçekten heyecanlandıran şeyin gündelik yaşamınızda nasıl yer bulabileceğini de sorabilirsiniz. Birkaç yıl önce Quebec’te, Dönüştüren Deneyim programımın ardından yedi günlük Yaşadığım Kehanet seminerini yürütürken, öğrencilerimden biri tam da bu konuda zorlanıyordu. Sevdiği işi yaparak iyi gelir elde etmenin kendi hayatında nasıl mümkün olacağını göremiyordu.

Images

Suçluluk Duygusu ile Baş Etmek

Ne yapmış ya da yapmamış olursanız olun, siz sevilmeye layıksınız. Bu herkes için doğrudur, ancak çoğumuz suçluluğumuzun değerlilik algımızı gölgelemesine izin veririz. Sonuçta suçluluk, geçmişte zevkten çok acıya, kazançtan çok kayba, olumluluktan çok olumsuzluğa ya da kendinize veya başkasına yarardan çok zarara neden olduğunuz varsayımıdır (gerçeklere dayanması gerekmez). Yaptığınız veya yapmadığınız bir şey için kendinizi kötü hissettiğinizde, duygusal bagaj biriktirirsiniz ve seveceğiniz şeyi hak ettiğinize inanmaktan kendinizi alıkoyarsınız.



Suçluluk, gerçek ya da hayali geçmiş eylemleri telafi etmek için (para, zaman, enerji vb.) vermeye devam ettiğiniz özgecil bir varlık durumunda sizi bağlı tutabilir. Borçlu olduğunuzu düşündüğünüz insanlara ödenemez bir borcu ödemeye son verebilirsiniz.

Images

Kendimizi Desteklemek

Yaşamımızdaki eylemlerin ardındaki ihtiyaçlara baktığımızda üç temel yönelim görünür: hayatımız üzerinde hâkimiyet sahibi olmak; sevmek, sevilmek ve bir yere ait hissetmek; benliğimizi değerli görmek. Davranışlarımız, çoğu zaman bu ihtiyaçları karşılamaya çalışır. Buradaki önemli nokta, bunlara nasıl ulaşacağımıza dair inançlarımız ve benimsediğimiz yollardır.

Doğru bir referans ve destekleyici düşünce, ulaşılabilir gördüğümüz bir şeyi bize yakınlaştırabilir. Tersine, kendimizi sınırlayan düşünceler ve ölçütler, mümkün olanı bile bizden çok uzakta konumlandırabilir. Kendini destekleme, tam da bu düşünce ve davranış kalıplarını fark etmekle başlar: Kendimize ne söylüyoruz, bu sözler bizi hangi yöne götürüyor?

Images

Zihnimizi Doğru Yönlendirmek

Yaşamımızda çoğu zaman, bir şeyler istediğimizi söyleriz. Aynı zamanda da bol bol ona nasıl sahip olamadığımızın mazeretlerini sıralarız.

Sanırız ki ona nasıl sahip olamadığımızı ne kadar çok konuşursak ya da nasıl sahip olamadığımızın hikâyesini anlatırsak istediklerimize ulaşabiliriz.



Bir şeyi istediğimizi anlatırken ona nasıl sahip olamayacağımız konusunda mazeretlerle birlikte anlatıyorsak aslında o şeyi gerçekten istemiyoruzdur. Yaptığımız şey, egomuzu yatıştırmaktır. İstek ve arzumuza sahip olamamanın acısı ile baş edebilmek için zihnimizi rahatlatıcı bir durum yaratmaktır.

Bir şey isteyen olmazsak bir amacımız olmazsa bu realitede kendimizi gereksiz, değersiz ve yetersiz hissederiz. Aynı zamanda bu, kendimizi kötü hissettirir. Bu durumdan kaçınmak amacıyla zihnimize, onu yatıştırmak için peşinde olacağı bir şeyler vererek onu yatıştırma yoluna gideriz. Zihnimizin, ilgileneceği bir meşguliyet yaratırız.

Images

Var Enerjisinden İstemek

Yaşamımızda istek ve arzularımızın gerçekleşmesini engelleyen durumlardan biri de yoksunluk enerjisiyle istemektir.

Yoksunluk enerjisini yaratan şey; arzu ettiğimiz şeyi isterken aynı zamanda, buna sahip olmayacağımız korkusu içinde olmaktır. Bu durumdayken, istek ve arzumuzun gerçekleşmeme ihtimali, gerçekleşme ihtimaline göre daha yüksektir.




Yaşamımızda ne zaman bir yoksunluk hissediyorsak, bunun tek sebebi, bir yerde veya bir şekilde bizde eksik olarak algıladığımız bu şeyi başka birinden almaya çalışmamızdandır.

Yoksunluk enerjisi içeren duygusal açlıklarımız tarafından yönetilen isteklerimiz, bizi tatmin olmak için aramakta olduklarımızın maddi ve dokunulabilir şeyler olduğuna - para, araba, ev, kariyer - inanmaya yönlendirir.

Images

İsteklerimizin Olma Şeklini Kontrol Etmeye Çalışmak – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımızda yeni bir şeyler isteriz; fakat bunun için farklı bir adım atmak yerine çoğu zaman her gün yaptıklarımızı sürdürürüz. Aynı rutin ve tercihler devam ederken hayatımızda bambaşka bir sonucun ortaya çıkmasını beklemek, değişimin nasıl gerçekleşeceğini gözden kaçırmak olabilir. Yeni bir olasılığa yer açmak istiyorsak önce mevcut alışkanlıklarımızı ve beklentilerimizi fark etmemiz gerekir.

Bilinçli yaratma yaklaşımında önemli noktalardan biri, yalnızca ne istediğimize değil, isteğimizin nasıl gerçekleşmesi gerektiğine dair ne kadar katı olduğumuza da bakmaktır. Bir sonuç hayal eder, ardından onun belirli bir biçimde ve belirli bir sırayla ortaya çıkmasını bekleriz. Olaylar bu plana uymadığında ise yanlış yolda olduğumuzu ya da isteğimizin gerçekleşmeyeceğini düşünebiliriz. Böylece henüz anlamını bilmediğimiz bir gelişmeyi, daha baştan engel gibi yorumlarız.

Images

İstek ve Arzularımıza Sahip Olmanın Önündeki Engelleri Temizlemek

İstek ve arzularımıza sahip olmanın önündeki engellerden biri, istediğimiz şeye ulaşma sürecinde karşılaşacağımızı düşündüğümüz zorluklardır. Yapmamız gerektiğine inandığımız şeyleri gözümüzde büyütebilir, daha başlamadan bazı adımlardan kaçınabiliriz. Oysa kaçındığımız şeyler çoğu zaman sandığımız kadar kötü olmayabilir. Bu düşünceleri fark etmek, bilinçli yaratma yaklaşımında ilk adımlardan biridir: İsteği yalnızca düşünmek yerine, ona yaklaşmamızı zorlaştıran bakış açılarını da sorgulamak.

İsteklerimize ulaşmamızı engelleyen düşünceleri sorgulamak

Bir düşünceyi sorgulamak, onu hemen doğru ya da yanlış ilan etmek anlamına gelmez. Önce, istediğimiz şeye sahip olmanın bizim için ne ifade ettiğine ve bu yolda hangi adımı atmaktan kaçındığımıza bakabiliriz. Bu sorular, zihnimizde kesinleşmiş gibi duran kabulleri görünür kılar; ardından neyi seçebileceğimizi daha açık değerlendirmemize yardımcı olur.

Images

Bilinçli Yaratma İçin Güçlü Yaratım Soruları

Güçlü Sorular

Bilinçli yaratma, yaşamımıza dair seçimlerimizi ve kendimizle ilgili düşüncelerimizi fark ederek yeni olasılıklara alan açma yaklaşımıdır. Bunun için her zaman hemen bir cevap bulmak gerekmez. Bazen doğru soruyu kendimize yöneltmek, alışılmış bakışımızın dışına çıkmamıza ve önümüzdeki seçenekleri yeniden görmemize yardımcı olur.

Aşağıdaki yaratım sorularını günlük yaşamınızda kendinize sorabilir, ardından bu soruların sizde uyandırdığı düşünceleri ve hisleri gözlemleyebilirsiniz. Amaç, kendinizi belirli bir cevaba zorlamak değil; dikkatinizi farklı olasılıklara çevirmektir. Soruların yarattığı enerjiyi takip etmek de burada, sizde nasıl bir his ve açıklık oluşturduklarına bakmak anlamına gelir.

Images

Mücadele Ederek Elde Etmek

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri, bir şeyi olmak, yapmak veya sahip olmak ve bunların nasıl olması gerektiğiyle ilgili şablon ve tanımlara sahip olmak ve onlardan işlevsel olmaktır.

Olmak veya sahip olmak istediğimiz şeyle aramızdaki en büyük engel, çoğunlukla o şeyle ve onun elde edilmesiyle ilgili tanımlarımız ve nasıl elde edileceğiyle ilgili şablonlarımızdır.









Değersizlik inancına sahip olan insanlar, fiziksel olarak kendilerini değerli yapacak şeyleri elde etme peşinde koşarlar. Çoğunlukla o şeyi zor elde etmenin, onu değerli yapacağını düşünürler.

İnsanlar, değerleri önce nesneler üreterek, sonra bu nesnelerle aralarına mesafe koyarak, sonra da bu mesafeyi aşmak için çaba göstererek yaratırlar. Maddi dünyada değerler, insanların nesnelerle aralarındaki mesafeye göre belirlenir.

Images

Yapabilen Olmayı Seçmek

Geçenlerde, bir grupla yaratım hakkında konuşurken, katılımcılardan biri bana, “Hayatın gerçekleri var. Benim gelirim belli ve bu nedenle de ömür boyu istediğim milyon liralık villaya ve lüks arabaya sahip olamam.” dedi.

Bu düşünceyi o kadar güzel sahiplenmiş ve o kadar güzel savunuyordu ki, ona farklı alternatifler gösterip her “yapabilirsin, olabilirsin” dediğimde, o, benim sunduğum şeylerin yanlış olduğunu ve onları nasıl yapamayacağını bana ispat etmek için yeni mazeretler öne sürüyordu.

İnançlar ve yaratım

En sonunda ona şunu söyledim:

“Bir dakika, ben sana yapabilme ve olabilme yollarını göstermeye çalıştıkça sen onları çürütmeye çalışıyorsun.

İstediğin şey nedir? Sahip olmak mı? Yoksa nasıl sahip olamadığının hikâyesi mi?

Bu düşüncelere sahip olmak, hayatında ne yaratır? Bu, bir şey yapamadığın ve yaratamadığın durumu yaratır. Yaratmak istediğin şey bu mu?

Neden enerjini bu düşünceyi kendine inandırmak için harcıyorsun ki?

Enerjini nasıl yaratabileceğin üzerine yoğunlaştırırsan ne yaratırsın? Kendine nasıl yaratabileceğini anlatsan kim olurdun?”

Images

Anahtar da Biziz, Kilit de Biziz – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Herkesin bilinçaltındaki kendine özeldir. Yüzeyde görünen şeyler çoğunlukla gerçeğin tamamını anlatmaz. Bir durum karşısında verdiğimiz mantıklı açıklama, bizi rahatsız eden konunun nedenini her zaman ortaya koymayabilir. Bazen davranışlarımızı etkileyen düşünceyi fark edemediğimiz için aynı yerde takılı kalırız.

Bilinçli Yaratma Sanatı kitabının bu bölümünde dikkat çekilen nokta da budur: Yaşadığımız bir durumu anlamak için yalnızca görünen olaya değil, ona yüklediğimiz anlama da bakmak gerekir. Bilinçli yanımız bir cevap bulabilir; ancak içimizdeki düşüncenin neyle bağlantılı olduğunu görmediğimizde, bu cevap sorunu çözmeye yetmeyebilir. Bilinçli yaratma, bu bakışta, kendi tepkilerimizi ve seçimlerimizi fark etmeye açılan bir kapı hâline gelir.

Images

Bedel Biçmek

Bedel biçmek ve sahip olma düşüncesi

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri de bir şeyler yaratmayı ya da bir şeylere sahip olmayı bir bedele veya paraya bağlı kılmaktır. Bir şeyin karşılığında ödeme yaptığımızda, ona sahip olma hakkını daha kolay savunuruz. Hatta bazen, o şeye sahip olmanın bizi de daha değerli kılacağını düşünürüz. Bedelini ödediğimiz şey, böylece yalnızca elimizdeki bir nesne olmaktan çıkar; dünyadaki konumumuzu da anlatan bir işarete dönüşebilir.

Bedelini ödeyerek aldığınız bir şey üzerinde hak sahibi olduğunuzu iddia etmek kolaydır. Ödeme, “Bu benim” deme ve sahiplenme hissi yaratır. Bunun olumlu bir yanı vardır: Bir şeye emek veya para verdiğimizde onunla bağ kurabilir, onu korumak isteyebiliriz. Fakat bu bağ, sahip olduğumuz şeyin bizim değerimizi belirlediği düşüncesine dönüştüğünde başka bir hâl alır. O zaman bedel yalnızca alışverişin karşılığı değil, kendimizi ve yerimizi kanıtlama aracıdır.

Images

Fantezilerimizin Ötesine Geçmek – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

İstek ve arzularımızı elde etmeye çalışırken çoğu zaman kendimize ne söylediğimizi, nasıl davrandığımızı ve bütün bunların altında aslında ne aradığımızı fark etmeyiz. Bir şeyi istemekle, o isteğin gerçekleşmesini beklerken kendimizi nasıl gördüğümüz her zaman aynı şey değildir. Bilinçli yaratma, bu noktada yalnızca arzumuzu dile getirmek değil; arzumuzun çevresinde kurduğumuz düşünce ve hikâyeleri de fark etmektir.

Bilinçli yaratma ve arzularımızın ardındaki hikâye

Geçen gün biriyle konuşurken, geçmişinde platonik yakınlık hissettiği birinden söz etti. Şimdiye kadar karşılaştığı kişiler arasında en düzgün bulduğu kişinin başka birini tercih edip evlendiğini anlattı. Ardından, “Onun gibi düzgün birine bir daha rastlamadım. Düzgün erkek yok, varsa da çok az ve beni bulmuyor. Okul biter bitmez birinin beni bulmasını ve benimle evlenmesini istiyordum,” dedi.

Images

Bağımlı İlişki Yaratmak

Bağımlı bir Hayat

Geçenlerde biriyle sohbet ederken, insanların onun sevgi olduğunu görmediğini söyledi. Kendisine şunu sordum: “Kimin, senin sevgi olduğunu görmesini istiyorsun? Senin sevgi olduğunu kimin fark etmesini istiyorsun?”

“Babamın” diye cevap verdi.

Ben de ona tekrar sordum: “Babanın senin sevgi olmanı görmesi için ne gerekir? Baban, senin sevgi olduğunu görüp anlarsa ne yapmasını, nasıl davranmasını bekliyorsun? Baban senin istediğin şekilde davranırsa hayatında neyin ortaya çıkmasını bekliyorsun?”

Images

Ait Olmak – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımız boyunca kendimizi güvende hissetmek için bir aileye, gruba, arkadaşa, yere ya da bir şeye ait hissetmeye çalışırız. Ait olmak, toplumsal yaşamın bir gereğidir; bağ kurmamıza ve bulunduğumuz yerde kendimize bir yer açmamıza yardımcı olur. Ancak bu bağın bizim için ne anlama geldiğini fark etmek de önemlidir. Çünkü ait hissetmek bizi rahatlatabilirken, bu duyguyu korumak uğruna kendimizden vazgeçmeye başladığımızda aynı ihtiyaç bizi sıkıştırabilir.

Ait olma duygusu nedir?

Ait olma duygusu, kendimizi bir aileyle, arkadaş grubuyla, bulunduğumuz yerle ya da yaşamımızdaki başka bir şeyle bağlantılı hissetmemizdir. Bu his, “Burada benim de bir yerim var” düşüncesini taşıyabilir. Bir gruba veya yere yakınlık duymak tek başına sorun değildir. Asıl üzerinde durulması gereken, ait olmayı hangi koşullara bağladığımız ve bu bağı sürdürmek için nelerden ödün verdiğimizdir.

Images

Kendimizi Desteklemek - Bilinçli Yaratma Sanatı Kitrabından

 

Yaşamımızda eylemlerin psikolojik kökenlerine baktığımızda, üç şey görünür:

·     Hayatımız üzerinde hâkimiyet sahibi olmak,

·     Sevmek, sevilmek, ait olmak,

·     Benliğimizi değerli görmek.

Davranışlarımız aslında, hayatımızda bunlara sahip olmamıza hizmet eder. Buradaki kritik şeyse bunları nasıl elde edeceğimize dair inançlarımız ve onları elde etme yolları konusundaki şablonlarımızdır.




Doğru referans ve destekleyici düşünce ile kolaylıkla elde edebileceğimiz şeyleri, yanlış düşünce ve referanslarla kendimizden çok uzağa konumlandırabiliyoruz.

Özgüven sahibi olmak, hayatımız üzerindeki hâkimiyetimiz için en önemli etkendir. Bir şey için yapamam veya olamam tutumunda olduğumuzda o şeyin yapılma ve olma ihtimali sıfırlanırken yapabilirim veya olabilirim dediğimizde ise o şeyin yapılabilme yolunda, birçok seçenek ortaya çıkmaktadır.

Images

Ne İstediğimizden Emin Olmak

İstediğimizi söylediğimiz şeylere sahip olmaya gerçekten ne kadar gönüllüyüz?

Ne istediğimizden emin miyiz?

İnsanlar, yaşamlarında ne yaratmak veya neye sahip olmak istediklerinden çoğunlukla emin değildir. Bir şeyler istediklerini söylerler ama ne yaratmak istedikleriyle ilgili bir fikirleri, arzuları veya çabaları yoktur.  




Birisi sohbet ederken; “Bir iş yerine sahip olduğu, arabası olduğu, kendisi ve çocukları güzel giyindiği için insanların onu zengin sandıklarından bahsetti. İnsanların onu bu şekilde görmesine rağmen işin aslının öyle olmadığını, kendisinin yeterli paraya sahip olmadığını ve borç içinde olduğunu ve iş yerinde ciddi görünmek için sürekli olarak asık suratlı davrandığını.” söyledi.

Images

Kendi Önümüzden Çekilmek – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımızı zorlaştıran kişi, çoğunlukla kendimizden başkası değildir. Bunu fark etmediğimizde, kendi düşüncelerimizin ve seçimlerimizin beslediği bir kısır döngünün içinde kalabiliriz. Bazen önümüzdeki engel, istediğimiz şeye ulaşamamamız değil; ulaştığımızda onu kendimize yakıştıramamamızdır.

Bilinçli yaratma ve peşinden koştuğumuz duygular

Zihinsel bir dünyada yaşıyoruz. Çoğu zaman yaptıklarımızın, isteklerimizin ve arzularımızın ardında bir duyguya ya da hisse ulaşma isteği bulunuyor. Bazen aradığımız his, çocukluğumuzda eksikliğini duyduğumuz bir şeyle bağlantılı olabiliyor. Fakat peşinden koştuğumuz şeyin bize hangi duyguyu vereceğini fark etmezsek, o hedefe neden bu kadar bağlandığımızı da göremeyebiliriz. Böylece uzun zaman harcayıp yine de aradığımız tatmine ulaşamadığımız bir döngüye girebiliriz.