Images

Sınırlamalarımızın Ötesine Geçmek



Yaşamdaki olmak, sahip olmak, yapmak isteyip te olamadığımız, sahip olamadığımız, yapamadığımız şeyleri elde edememizin önündeki en büyük engel onlarla ilgili nasıl olup, nasıl olmayacağını, nasıl elde edilip nasıl elde edilemeyeceği hakkındaki doğru sandığımız sınırlı bilgilerimizdir?

 Bir şeyi olmanın, sahip olmanın ve yapmanın binlerce yolu vardır. 


Her şey enerjidir. Her şey enerjinin farklı formlarıdır. Bugün kendinize yaratmış olduğunuz sınırlamaların farkında olma izni verin. 

Yaşamınızı gözünün önüne getirin. Sahip olmak isteyipte olmadığınız, yapmak isteyipte yapamadığınız, olmak isteyipte olamadığınız neler var?

 Bunlar gerçekten istediğiniz şeyler mi onlar yoksa kendinizi meşgul etmek için uydurduğunuz hikâyeler mi?

Images

İsteklerimiz Neden Gerçekleşmez?

Neye inanırsanız yaşamınızda onu yaratırsınız. İsteklerin gerçekleşmesi de yalnızca bir şeyi arzulamakla değil, o isteğe dair düşüncelerimizi nasıl beslediğimiz ve yol boyunca karşımıza çıkan imkânları ne kadar fark ettiğimizle ilgilidir.

Yaşamda mucizeler her zaman vardır. Bir şeyin olmayacağına inanmamız, onun gerçekleşmesini engellemez; ancak bizimle o ihtimalin arasına bir perde, bir duvar çekebilir. Böylece karşımıza çıkan fırsatları veya işaretleri göremeyebiliriz. Bazen “Olmayacak” düşüncesine öyle sıkı tutunuruz ki, başka bir yolun mümkün olabileceğini fark etmeyiz.

Images

İlginç Bakış Açısı

Dünya dediğimiz şey, çoğu zaman ona hangi bakış açısından baktığımızla şekillenir. Yaşamdaki her şeyin zihinsel bir illüzyon olduğunu söylemek, burada, gördüklerimizin ve yaşadıklarımıza verdiğimiz anlamların zihnimizden bağımsız olmadığını hatırlatır. Bir durumu yalnızca tek bir yorumdan ibaret sanmak yerine, o yorumun nasıl oluştuğunu fark edebiliriz.

Doğru ve yanlış dediğimiz şeyler nasıl oluşur?

Doğru kabul ettiğimiz şeyler her zaman herkes için, her yerde ve her zamanda aynı anlamı taşımayabilir. Zamana, mekâna ve kişiye göre değişen yorumlar, bizim için birer varsayıma dönüşebilir. Bu, hiçbir şeyin önemli olmadığı anlamına gelmez; yalnızca bir düşünceyi mutlak gerçek kabul etmeden önce ona hangi yerden baktığımızı da görebileceğimizi anlatır.