Images

EFT ile Boğaz Çakrasının Temizlenmesi

EFT ile boğaz çakrası temizleme çalışması, kendini ifade etme, düşündüklerini söyleme ve duygularını dile getirme konusunda yaşadığınız içsel engelleri fark etmek için kullanılabilir. Buradaki yaklaşımda amaç, bu duyguları bastırmak değil; onları fark ederken kendinizi kabul etmeye alan açmaktır.

Aşağıda, EFT (Emotional Freedom Techniques) yöntemiyle boğaz çakrası üzerinde çalışırken kullanabileceğiniz örnek bir uygulama paylaşıyorum. Protokolleri, Ambika Wauters’in The Book of Chakras kitabındaki olumlamaları Türkçeye çevirip EFT sistemine uyarlayarak hazırladım.

Images

Sır'rı Kullanma Klavuzu

1.''Geç Kalmak İstemiyorum'' Yerine ''Zamanında Gitmek İstiyorum''Deyin:
İnsanların istediklerini elde edememelerinin tek sebebi, olmasını istedikleri şeyler yerine olmasını istemedikleri şeyler üzerine düşünüyor olmalarıdır.
Örnek:''Geç kalmak istemiyorum'' düşüncesi sizin geç kalmanıza neden olur. Çünkü bu düşüncede baskın olan birşeyi ''istememek''tir. Oysa sonuca varmak için ''zamanında gitmek istiyorum'' diye düşünmeniz gerekir. Beyninizi ''istemedikleriniz'' üzerine değil ''istedikleriniz'' üzerine düşünmeye programlayın..

2.Israrla Düşündüğünüz Herşeyi Çağırırsınız:

Siz ona inansanız da inanmasanız da onu anlasanız da anlamasanaız da çekim yasası işleyişine daima devam eder. Bu yasa ''hayır''ları, ''değil''leri, ''olmaz''ları hesaba katmaz.
Örnek: Siz ''bu kadar işle başa çıkamam'' diye düşündüğünüz zaman çekim yasası bunu şöyle kaydedecektir: ''Başa çıkamayacağım kadar çok iş istiyorum''


3.Tarafsız Kalmak Sizi İyiye Değil Kötüye Götürür:

Moraliniz bozuk olduğunda kendinizi daha iyi hissetmek ve düşüncelerinizi değiştirmek için çaba sarfetmediğiniz takdirde verdiğiniz mesaj olumsuz olacaktır.
Örnek: Kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlarda eğer düşüncelerinizi iyiyye çevirmek için çaba sarfetmiyorsanız bu, ''bana kendimi kötü hissetmem için daha fazla sıkıntı ver, sıkıntıları bana getir'' anlamına gelecektir.

4.Evreni Sipariş Verebileceğiniz Bir Katalog Olarak Düşünün:

Birşeyi defalarca tekrar tekrar istemeniz gerekmiyor.Sadece bir kez isteyin.Tıpkı katalogdan birşey seçip sipariş eder gibi..Birşeyleri ısmarladıktan sonra siparişinizin alınıp alınmadığından şüphe duymayarak bunu defalarca tekrarlamazsınız.

5.İstediğinizi Elde Ettiğinize İnanın:

İstediğiniz herşeyin onu istediğiniz andan itibaren sizin olduğunundan emin olmalısınız.İnancınız tam ve eksiksiz olmalı. Bunun için önce inanıyormuş gibi yapmaya başlayın.
Örnek: Zayıflamak istiyorsanız o andaki kilonuza göre değil inmek istediğiniz kiloya uygun kıyafetler alın.


6.Hedefi Görmenize Gerek Yok, Siz Yaklaştıkça O Netleşir:

Gecenin karanlığında ilerleyen bir araba düşünün. Farları ancak birkaç yüz metre ileriyi göstermesine rağmen karanlığın içinde kilometrelerce yol alabilirsiniz. Çünkü ilerlemek için sadece önünüzdeki birkaç yüz metreyi görmeniz yeterlidir. İşte hayat da önümüzde böyle açılır. Eğer siz birbiriniz izleyen yüz metrelerin önünüzde sırayla açılacağına güvenirseniz hayat sizin için açılmayı sürdürecektir.

7.Olumlu Düşünmenin En Kolay Yolu Şükretmektir:

Sahip olduklarınıza karşı nankörlük ederseniz daha fazlasını yaşamınıza getirmeniz imkansızlaşır. Çünkü nankörlük ettiğinizde yaydığınız düşüncelerin tamamı olumsuzdur.

8.İsteyipde Elde Edemeyeceğiniz Şey Yoktur:

Placebo adı verilen ''sahte ilaçlar''ın insanlar üzerindeki iyileştirici etkisi çekim yasasının işleyişine mükemmel bir örnektir. Bir hasta ilacın tedavi edici olduğuna gerçekten inandığında inandığı şeyi elde eder ve iyileşir..

************************************************

KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza  katkıda bulunmak ister misiniz?

KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN



Images

Pazartesi Sendromu: Odağını Değiştir, Haftaya Pozitif Başla

Odaklanmak ya da odaklanmamak; işte bütün mesele! Pazartesi sendromu yaşarken dikkatimizi haftanın zorluklarına vermek kolay olabilir. Oysa odağımızı ne istemediğimizden ne istediğimize çevirmek, yeni haftaya bakışımızı değiştirebilir.

Odağını neye veriyorsun?

Odaklanmanın önemini bildiğini biliyoruz. Bir bahçenin ortasındasın: Bir yanda güller, bir yanda papatyalar, bir yanda limon ağaçları ve bir yanda yabani otlar. Elinde bir hortum var; ne tarafa dönersen o tarafı suluyorsun.

Öyleyse neden yabani otlara habire bakıp onları sulayasın? Daha da büyüyorlarsa, bu senin sayende. Dikkatini sürekli istemediğin şeylere verdiğinde, onları zihninde büyütmeye devam edebilirsin. Bahçendeki güllere, papatyalara ve limon ağaçlarına da bakmayı hatırla.

Haftaya pozitif başlamak için odağını değiştir

Unutma: Bir pozitif düşünce, milyonlarca negatif düşünceden daha güçlüdür. Kendine şu soruları sor: Nasıl bir yarın istiyorsun? Nasıl bir ülke istiyorsun? Nasıl bir dünya istiyorsun?

Bu sorular, pazartesi motivasyonu ararken dikkati şikâyetlerden niyetlere çevirmeye yardımcı olabilir. Pazartesi günü motive olmak için önce ne istemediğini sıralamak yerine, nasıl bir hafta ve nasıl bir sonuç istediğini düşün. Odaklanma ve pozitif düşünme, burada aynı noktada buluşuyor: Bakışını arzu ettiğin yöne çevirmek.

Ne istemediğine değil, ne istediğine odaklan

ODAKLAN...

  • Ne istemediğine değil... NE İSTEDİĞİNE
  • Nasıl olmadığına değil... NASIL OLMASINI İSTEDİĞİNE

Soruna odaklandığın sürece, Halis, çözümün bir parçası olamazsın; çünkü ÇÖZÜM SORUNUN İÇİNDE DEĞİL. Bu, sorunu yok saymak değil; bakışını yalnızca sorunla sınırlamayıp istediğin sonuca da yöneltmek demek.

Pazartesi sendromuna karşı: Odağını seç

Yeni haftaya nasıl başlayacağını belirleyen şeylerden biri, dikkatinle hangi düşünceleri beslediğindir. Bahçedeki yabani otlara değil, büyütmek istediğin çiçeklere su ver. Haftaya pozitif başlamak için kendine ne istediğini hatırlat ve odağını oraya çevir.

Hadi odaklan... Harika bir hafta bizi bekliyor. ;)))))

Aykut Oğut

Images

Kendi Merkezini Tanı

Kendi merkezini tanıyor musun? Osho’nun bu sorusu, kendini tanıma ve başkalarının onayına duyulan ihtiyaç üzerine düşünmeye çağırıyor. İnsan kendi iç dünyasını tanımadığında, kendisi hakkında güven duygusu kurmak için dışarıdan gelecek sözlere ve desteğe daha fazla ihtiyaç duyabilir.

Sahte benlik nedir?

Osho’nun bu metninde sahte benlik, başkalarının takdirine ve onayına bağlı olan bir merkez olarak anlatılır. Kişi kendisini zeki, güzel ya da güçlü hissetmek için bunları ona söyleyecek insanları arar. Bu sözler bir süre güven verebilir; ancak benlik algısı sürekli dışarıdan gelen övgülere dayanıyorsa, kişi başkalarının desteğine bağımlı hâle gelir.

Osho, bu ihtiyacı hipnotik telkin benzetmesiyle ifade eder: İnsan, kendisi hakkında duymak istediklerini başkalarından tekrar tekrar işitir ve böylece bunlara inanmayı umar. Buradaki temel soru, kişinin kendisini nasıl sunduğu değil; kendisini gerçekten tanıyıp tanımadığıdır.

Başkalarının görüşlerine bağımlılık

Bu düşünceye göre insan kim olduğunu bilseydi, başkalarının onun hakkındaki sözleri karşısında bu kadar kaygılanmazdı. Çünkü başka insanların değerlendirmeleri, kişinin iç dünyasını bütünüyle tanımlayamaz. Osho’nun vurguladığı üzere insanlar başkaları hakkında konuşurken kendi bakış açılarını ve kendilerini de ortaya koyarlar.

Başkalarının görüşlerine bağımlılık arttığında, kişi onların ne düşündüğünü sürekli izleyebilir; beğenilmek, beklentileri karşılamak ve saygın görünmek için çaba gösterebilir. Osho, bu uğraşı egoyu süslemeye benzetir. Böyle bir çaba, insanı kendi merkezinden uzaklaştırıp başkalarının onayını aramaya yöneltir.

Gerçek benlik ve kendi merkezini tanımak

Osho’nun sözleri, gerçek benliğe dair hazır bir tanım vermekten çok, dış onaya yaslanan sahte merkezin nasıl işlediğine dikkat çeker. Kendi merkezini tanımak; başkalarının her sözünü kendin hakkında kesin bir hüküm saymamak ve kimlik duygusunu yalnızca takdir edilmek üzerine kurmamaktır.

Bu bakış açısı, başkalarının düşüncelerini bütünüyle önemsiz görmek anlamına gelmez. Metnin odağı, kişinin kendisi hakkındaki bütün değerlendirmeleri dışarıdan beklemesi ve sürekli kabul görmeye çalışmasıdır. Kendini tanıma sorusu da burada belirir: Başkalarının övgüsü olmadan kendin hakkında ne hissediyorsun?

“Kendi merkezini tanıyor musun? Eğer tanımıyorsan, sürekli korkacaksın. Sahte benlik sürekli korkar; her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin. Seni takdir edecek, alkışlayacak; ne kadar güzel ya da zeki olduğunu söyleyecek birilerini ararsın.

Kim olduğunu bilmiyorsun. Eğer bilseydin, başkalarının senin hakkında söyledikleri seni bu kadar endişelendirmezdi. İnsanlar senin hakkında bir şey söylediğinde, aslında kendilerini anlatırlar.

İnsanlar ne derse desin, sen yine de korkarsın; çünkü hâlâ sahte merkeze tutunuyorsun. Bu merkez başkalarına bağımlıdır. Sürekli onların izinden gider, onları tatmin etmeye ve saygın görünmeye çalışırsın; egonu süslemeye uğraşırsın. Bu, intihar etmek gibi bir şeydir.”

— Osho
Images

Her Şey Sende Gizli

Kişisel Gelişim Yolculuğu

Bu kişisel gelişim metninin merkezinde güçlü bir hatırlatma var: Kendini başarısızlıklarınla tanımlama; şükretmen gerekenleri gör, benzersizliğini kabul et ve önündeki yolda bir mil daha ilerle. Motivasyon, kendine inanmayı ve seçimlerinin sorumluluğunu üstlenmeyi hatırlatan bu sözlerle yeniden canlanıyor.

Beni dinle.

Ağladığını duyuyorum.

Sesin karanlığı geçip bulutlardan süzülüyor; yıldızların ışığında parlayıp güneşin ışığında kalbimin yolunu buluyor.

Images

Eleştirildiğinizde otomatik olarak öfkeleniyor musunuz?

“Eleştirinin tadına doyum olmaz” demiştik. Biraz şakaydı, biraz ciddi.

Eleştiren kişi, değiştirilmesini istediği davranışı tanımlamalı; bu davranışın olumsuz etkilerini açıklamalı ve yerine ne görmeyi beklediğini söylemelidir. Bunu doğru dürüst, eli yüzü düzgün bir şekilde yapmak her zaman kolay değildir. Eleştiri almak da en az eleştirmek kadar zor olabilir.

Images

Özgüven

Eğer özgüveninizi yitirdiğinizi düşünüyor ve nedenini sorguluyorsanız, ya da kendinize güveninizi nasıl pekiştireceğinizi merak ediyorsanız bu tavsiyeleri uygulayın.

1. Önce bütün olumsuz tecrübeleri unutun. Durup dururken güveniniz yitirmeniz, başarısızlık duygusunu yaşamanız bundan olabilir. O yüzden ilk adim olarak geçmişteki bütün kötü deneyimleri yok edin. Beyninizden silin gitsin!

2. Kendinizle iletişiminiz çok önemli. ”Sen bunu yeneceksin” gibi cümleler kurmayın. Yani kendinize iç sesinizle “sen” diyorsanız bu sorundur. İlk olarak kendinizle “iletişim”e geçip, “ben bunu yaparım” şeklinde cümlelerle ise başlayın.

3. Erteleme olayına bir son verin. Bir şeyi sonlandırmayıp, yarım bırakma, başarılı olamama korkusuna dayanabilir. “Şu an” yapacağınız ne varsa “hemen şimdi” yapın. Bir not edin bakalım, “yarım” bıraktığınız işler çok fazla mı? Onları tamamlamak güven duygunuzu rehabilite edecektir. Çok basit şeylerde bile bunu uygulayın. Saçınızı kestirmeyi ne zamandır erteliyor musunuz? Hemen gidin kestirin mesela..

4. Kesin olarak istediğiniz şeyin ne olduğunu düşünün. Tam olarak neyi, ne kadar, nerede ve nasıl elde etmek istiyorsunuz? Bunu dakikalarca düşünüp, o çok istediğiniz şeye odaklanın. Adrenalinizin arttığını, istediğiniz şeye kavuşmayı “düşünmenin” sizi pozitif bir ruh haline soktuğunu göreceksiniz.

5. Kötü tecrübeleri beyninizin bilgisayarını çöp kutusuna atıp, silmiştiniz ya. Eh simdi, arkadaşlarınızla beraberken biraz sıkılıyorsunuz değil mi? Onlara hep ”dertlerinizden” söz ederdiniz hani! Canım, biraz düşünün, sizin hiç başarınız olmadı mı geçmişte. Dost sohbetlerinde arada sırada bu başarılarınızdan da söz edin.. Anlatırken bunu nasıl yaptığınızı yeniden hatırlayacaksınız. Belki de bu yöntem, başka ulaşmak istediğiniz idealleriniz için de işe yarar!

6. Çevrenizi iyi gözlemlediniz mi? Başarılı ve mutlu insanlar genellikle “Çözüm”e odaklıdır. Bu insanlar yüzde 20 problemlere, yüzde 80 çözümlere odaklanır. Bazı sorunlar aslında sizin “büyüttüğünüz” kadar değil. Siz ona “odaklandıkça” o büyüyor, büyüyor ve çözülmez bir hale geliyor. Bu sorunlarda çıkmaza girdiğinizde bir “örnek” bulun. Yarı sorunu çözmüş bir insan örneği. O, nasıl çözdü? Tamamen bu yönteme odaklayın kendinizi.

7. Enerjinizi çoğaltın. Çünkü enerji bize sadece fiziksel güç olarak gerekli değildir. Duyu organlarımız da enerji ile çalışır. Bu enerji sesinize, bakışınıza, görünüşünüze etki eder. Spor yaptığınızda seretonin ve endorfin hormanları artacak. Bu iletişimde çok önemli; Bakışlarınız da bu hormonların etkisiyle karşı tarafa daha kolay “olumlu” mesajlar göndermenizi sağlayacak. Kendinizi “iyi” hissetmek, güne gülümseyebilmek için spor çok önemli. Unutmayın, egzersizden uzak kaldığınızda, adeta benzinsiz bir araba gibisiniz!

8. Telkin çok önemli. Her ne istiyorsanız onu olmuş gibi hayal edin: Alt bilinciniz sadece şimdiki zamanı bilir. O yüzden gelecek zamanlı cümleler kurmayın. Örneğin, ”zayıflayacağım” derseniz asla zayıflayamazsınız. Belirsiz bir gelecek yerine, “su anda yapıyorum” deyin.. Bu mesajı yolladığınızda, alt bilinciniz sizi o amaç için bazı tutumlara davet edecektir. Siz farkında bile olmadan… Enerjiniz çoğalacak, yavaş yavaş zayıflama isteği artacaktır.

9. Aman, renkler çok önemli. Giysilerde renk tonajlarına dikkat edin. Seçtiğiniz her renk sizi anlatıyor çünkü. Canlı renkler mutluluk ve neşeyi koyu renkler ise ciddiyeti temsil ediyor. Bu tarz olarak size en yakışanı seçin. Bu giysileriniz canlı renklere sahipse güveninizin kendiliğinden geliştiğini göreceksiniz. (Tabii yerine göre.. Bir is toplantısına da pırıl pırıl renklerle gidilmez elbette.) Şu açık ki, asil olarak “ten giysiniz”, yani solgun olmayan bir cilt, parıltılı bakışlar giysilerden daha da önemlidir. Olumlu düşündükçe farklı bir ten renginin ve bakışların sizde oturduğunu fark edeceksiniz.

10. “Evet” ve “hayır” lara dikkat. Hiç kimse size istemediğiniz bir sayı yaptıramaz. Bazı insanlara da hayır demeyi öğrenin. Hoşlanmadığınız bir mekâna sizi götürmek isteyen arkadaşınıza karşı rahatlıkla ” hayır” kelimesini kullanın. Birlikte keyif alacağınız mekânları seçecek arkadaşınız mutlaka vardır. Sizi rahatsız eden, olumsuz ruh halinizi çoğaltan insanlarla ilişkinizi de gözden geçirin. Sizi üzen bir insanla yola devam etmek sizden sürekli götürecektir.

11. Geleceği “belirsiz” bırakmayın. Planlayın. O gerçekleştiğinde neler hissedersiniz, sürekli bunu düşünün. Artık o ideale, o “plan”a nasıl ulaşacağınızı düşünün ve kendinizi orada hayal edin sık sık. Örneğin işyerinizde “şef” mi olmak istiyorsunuz? Sürekli bunu nasıl gerçekleştireceğinizi düşünmenin ve bu anlamda somut olarak neler yapabileceğinizin ötesinde, o görevi “hayal” edin. Kendiniz orada, bir toplantıda iken hayal kurun örneğin. Hayaliniz güçlendikçe, tutumlarınız da değişecektir. Örneğin, o işte şef olmak için önce dil mi bilmeniz gerekiyor. Farkında olmadan ayaklarınız sizi bir hafta sonu dil kursuna doğru götürecektir.

12. Geleceği planlamak kendinize güveni, kendinize güvenmek de size bazı “formüller” de getirecektir. Örneğin zayıflamak istiyorsunuz ama neden şişmanladığınızın “formül”ünü dikkate almıyorsunuz. İste olumlu bir şekilde başarıya odakladığınızda beyniniz, size “neden şişmanladığınızı “ da anımsatacak. Ve sizi kilo almaya götüren nedenleri de hayatınızdan kaldırmak üzere planlar yapıyor olarak bulacaksınız kendinizi..

13. Bir de, “olumlu” anlam içeren kelimelere dikkat edin. Olumsuz olarak beyninize yerleştirdiğiniz cümleler size baskı yapar. Orada “beslenir” ve daha güçlü olarak geri dönebilir”. Bir örnek vermek gerekirse, “asla televizyon seyretmiyorum” demeyin. Beyniniz sizi daha istekli olarak TV seyretmeye zorlar. İnsanların “kötülükleriyle” uğraştığınızda da ters tepki verir. Kötü bir kelimeyi kullandığınızda ona yüklediğiniz anlamı bilincinize çağırırsınız! Bu kelimeyi çok sik hatırlamaya başlarsınız. Hatta yıllar sonra o eylemin içinde bile görebilirsiniz kendinizi. O nedenle “olumsuz” herhangi bir kelimeyi (Her ne olursa olsun) beyinize yerleştirmemeye özen gösterin

14. Hayatınızı yönlendirin. Ne eksikse yaşamınızda ona kanalize olun. Sevgi mi yok, sevgi birlikteliğine kanalize olun. O boşluğu bir sevgili dolduracaksa, yani ona gereksinimiz varsa bunu planlayın. Bir takım duygusal boşlukların yerini başka şeylerle kapatmayın. Zaten olumluya ve başarıya kanalize olmuş bir ruh hali, başka arayışlarınıza çözüm bulmak üzere de konumlanacaktır. Başarı ve sevgiyle birlikte donanmış benliğiniz, size enerjiyi ve mutluluğu da çağıracaktır.
Images

Mevlana (Mesnevi')

Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.

Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?

Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikiside,
Peki, kutlu ne, kutsuz ne?

Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız
İki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?

Sen habire gevele dur bakalım,
Habire ‘Usul boylu birlik çam ağacı’ de,
Sonu nereye varır bunun, nereye?

Şu beş duyudan, altı yönden
Varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,
İnsanlara katıl, insanlara,
İnsanlarla bir ol.
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.

Ama sen canı da bir bil, bedeni de,
Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,
Hani bademler gibi, bademler gibi.
Ama hepsindeki yağ bir.

Dünyada nice diller var, nice diller,
Ama hepsin de anlam bir.
Sen kapları, testileri hele bir kır,
Sular nasıl bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,
Can nasıl koşar, bunu canlara iletir.

MEVLÂNA
Images

Herkes Zengin Olmak İstiyor

Zenginlik nedir? Önce neyi zenginlik saydığımıza bakalım

Doğru mu, değil mi? Bu, zenginliği nasıl yorumladığınıza ve zenginleri nasıl algıladığınıza bağlı. Çoğumuz zengin olmayı yalnızca maddi varlıkla, parayla ilişkilendiririz. Oysa zenginlik, sahip olduğumuz paradan ibaret değildir. Dost zengini olmak, bilgi zengini olmak, yürek zengini olmak, fikir zengini olmak ve zaman zengini olmak da hayatımıza başka bir değer katar. Doğanın zenginliğini yaşamak, keyfini çıkarmak da bir zenginliktir. Hele sağlık, başlı başına bir zenginlik.

Öyleyse zenginlik çeşitleri nelerdir? Belki sizin için güvenebileceğiniz dostlara sahip olmak, belki merak ettiğiniz konularda öğrenmeye devam etmek, belki de zamanınızı dilediğiniz gibi değerlendirebilmek… Herkesin yanıtı aynı olmak zorunda değil. En azından birkaç alanda çok zengin olmayı siz de istiyorsunuz, değil mi? Haydi seçin şimdi: Hangi zenginlik size gerçekten çekici geliyor? Hayallerinizi hangi zenginlik süslüyor?

Images

Bütünsel Kinesiyoloji – PİKİ

KİNESİYOLOJİ NEDİR?

Farkındalık, otomatik düşünce kalıplarının sizi uyuşturmasından uyanmaktır. Kinesiyolojiye bu açıdan bakıldığında, bedenin verdiği tepkileri fark ederek kendimizle ve bizi etkileyen inançlarla ilgili sorular sormaya yarayan bir yaklaşım olarak ele alınır.

Genel bir tanımla kinesiyoloji, kas aktivitesini inceleyen alandır. PİKİ yaklaşımında ise kas testi, kişinin bilinçaltındaki inançları ve tepkileri hakkında farkındalık kazanmak için kullanılan bir iletişim aracı olarak anlatılır. Bu nedenle burada söz edilen kinesiyoloji kas testi, yazarın tarif ettiği uygulama çerçevesinde değerlendirilmelidir; tıbbi tanı koyma yöntemi değildir.

Images

EFT ile Sigara Bırakma: Uygulama Adımları

eft

EFT (Emotional Freedom Technique), Türkçede Duygusal Özgürleşme Tekniği olarak anılır. Bu yaklaşımda kişi, yaşadığı duyguya odaklanırken belirli noktalara parmak uçlarıyla hafifçe vurur. EFT’nin açıklamasında bu noktalar akupunktur meridyenleriyle ilişkilendirilir; uygulamanın amacı, olumsuz duygularla çalışmayı kolaylaştırmaktır. Buradaki adımlar, tekniğin genel bir tanıtımıdır; sigarayı bırakmayı garanti etmez.

EFT ile sigara bırakma çalışmasında başlangıç noktası, sigara içme isteğinin hangi durumlarla ve duygularla bağlantılı olduğunu fark etmektir. Kişi alışkanlığını sürdürürken kuşku, endişe, istek veya çeşitli engeller yaşayabilir. EFT ve sigara bağımlılığı arasındaki ilişkiyi bu duygular üzerinden ele alan alıştırma, yalnızca sigara içme davranışına değil, günlük stresi fark etmeye de odaklanır.

Images

İstediğiniz Sonuçları Elde Etmenin Yolları

Düşüncelerinizi değiştirirseniz, kaderinizi de değiştirirsiniz…

Etki düşünceniz, tepki ise bilinçaltınızın verdiği karşılıktır. Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü kitabında öne çıkan bu yaklaşım, bir dileği yalnızca istemekle kalmayıp zihinde nasıl taşıdığımızı da önemser. Düşünceleri değiştirerek sonuç elde etme yolları, bu bakışta önce zihinsel tutumu fark etmek, ardından isteği daha net ve güvenle ele almakla başlar.

Images

Kol Testi Nedir? Kas Testi Nasıl Yapılır?

Kol testi, diğer adıyla kas testi, bilinçli olarak istediklerimizle bilinçaltımızdaki düşünce ve inançların ne kadar örtüştüğünü araştırmak amacıyla kullanılan yöntemlerden biridir.

Çekim yasasıyla ilgilenen birçok kişi, bu yaklaşımın temel adımlarından biri olan isteme eylemini gerçekleştirdiği hâlde arzu ettiği sonuca ulaşamayınca sisteme olan güvenini kaybedip istemekten vazgeçebiliyor. Burada gözden kaçabilen noktalardan biri, bilinçli zihnimizle istediğimiz şeyle bilinçaltımızdaki inançların her zaman aynı yönde olmayabileceğidir.