Images

Çakra Blokajı Nedir? 7 Çakra, Düşünceler ve Olumlamalar

 Deresyon Telkini

Çakra Nedir?

Çakra blokajı nedir diye baktığımızda, enerji çalışmalarında bu kavramın bir enerji merkezindeki akışın zorlanması veya dengesizleşmesi şeklinde açıklandığını görürüz. Çakra kelimesi Sanskritçede “tekerlek” anlamına gelir. Bu yaklaşımda çakralar, enerji bedeni ile fiziksel beden arasındaki bağlantı noktaları olarak kabul edilir; düşüncelerimiz, duygularımız ve yaşamla kurduğumuz ilişkiyle birlikte değerlendirilir.

Yoğun stres, korku, suçluluk, öfke, güvensizlik, bastırılmış duygular ve çözümlenmemiş deneyimler kişinin içsel akışını zorlayabilir. Enerji çalışmalarında bu durum “blokaj” olarak adlandırılır. Kavramı, kişinin içinde sıkışmış, ifade edilmemiş veya henüz anlamlandırılamamış duygusal bir yükü anlatan sembolik bir ifade olarak da düşünebiliriz.

Images

Kişisel Başarı Telkini ve Ses Kaydı

Başarı nedir?

İnsanların başarıyı tanımlamakta zorlandığı sıkça görülür. Oysa başarıyı nasıl tanımladığımızı bilmiyorsak ona nasıl ulaşacağımızı da belirleyemeyiz. Bu nedenle sizin için anlam taşıyabilecek bir tanımla başlayalım: Başarı bir yolculuktur.

Başarıyı yalnızca varılacak bir nokta, kazanılacak bir ödül ya da sahip olunacak bir şey olarak görmek, bu yolculuğun anlamını daraltabilir. Para, özel eşyalar ve güç tek başlarına mutluluk ya da başarı sağlamaz. Önemli olan, hedeflerimize ilerlerken nasıl bir insan olduğumuz ve bu süreçte neler öğrendiğimizdir.

Images

Depresyon Telkini ve Ses Kaydı

 Deresyon Telkini

Depresyon nedir?

Daha önce severek ve kendi isteğimizle yaptığımız etkinliklerden artık zevk alamamak, kendimizi çökkün hissetmek depresyonla ilişkili belirtiler arasında yer alabilir. Çevresel, biyolojik ve başka etkenler bu durumu etkileyebilir. Ancak her üzüntü ya da kısa süreli isteksizlik depresyon anlamına gelmez; değerlendirme, belirtilerin süresi ve kişinin günlük yaşamına etkisiyle birlikte bir uzman tarafından yapılmalıdır.

Depresyonda kişi kendini üzgün, endişeli, umutsuz veya çaresiz hissedebilir. Olayların olumsuz yanlarına odaklanmak, geçmişte yaşananlardan dolayı kendini suçlamak ve geleceğe karamsar bakmak da bu deneyimin parçası olabilir. Bu düşünceler kişinin isteğiyle hemen ortadan kalkmayabilir; sosyal ilişkileri, iş veya okul yaşamını etkileyebilir. Belirtilerin yaklaşık iki hafta ya da daha uzun sürmesi, profesyonel değerlendirme almayı düşünmek için önemli bir işarettir; tek başına tanı koydurmaz.

Images

Tibetin 5 Hareketi - Tibet Yogası



Zamanında Hindistan'da görev yapmış bir İngiliz albayı (Colonel Bradford), Himalaya dağlarındaki bir grup Tibet Rahiplerin, ilerleyen yaşlarına rağmen, gençliklerini, canlılıklarını ve sağlıklarını koruduğu hakkında çok şey işitmiştir. Bu işin sırrını öğrenmeyi aklına koyan İngiliz, emekliye ayrıldıktan sonra, yeniden Hindistan'a gider. Artık yaşı ilerlemeye başlamış olan emekli albay, Tibet'te sözü geçen manastırı bulur, orada Tibetli keşişlerden temel sağlık ve gençlik sırlarını öğrenerek, bir yıl geçirir.
Tibetli Lamaların gençliklerini korumalarının ardındaki sır, her gün düzenli olarak yaptıkları, temeli yoga'ya dayanan, beş farklı egzersiz hareketinde gizlidir. Yapılması çok basit olan bu hareketleri, bir nefes alma/verme tekniği tamamlar. Emekli albay, bir yılın sonunda, vatanı İngiltere'ye döndüğünde, çevresindekiler onu tanımakta zorlanmış, çünkü 1 yıl önceki halinden çok daha genç görünüyormuş.
Türkiyede "5 Tibet Ayini" olarak da tanınan, "Peter Kelder" isimli yazar tarafından 1939'da yayına sunulan, ingilizce orjinal adı "The Eye of Revelation" olan bu kitaptan sonra, 5 hareketin etkileri ağızdan ağıza dolaşmış, bir efsane gibi dünyaya yayılmıştır. Günümüzde tüm dünyada binlerce insan, bu özel yogayı uygulamaktadır.
Aslında çok basit olan bu hareketleri, yıllardır uygulayan insanların anlatmalarına göre, gençleşen cilt, solan yaşlılık lekeleri, yok olan vücut ağrıları, yenilenen enerji düzeyleri ve tepeden tırnağa fiziksel canlanma vukuu buluyor. Uygulamanın düzenli ve tam konsantre olunarak yapılmasına bağlı olarak, daha üstün verimlilik elde edilebilir. Algınanan enerjileri destekleyen bilimsel araştırmalar olmasa da, hareketleri düzenli yapanlar, ilk bir kaç hafta içersinde faydalarını görmeye başladıklarını vurguluyorlar.
Tibet yogasının temelinde yatan sır, endokrin (hormonal) sistemimizin biz yaşlandıkça giderek daha az hormon salgılamaya başladığı gerçeğine dayanırmış. Tabiat Ana, gençliğin üretken yıllarını tamamladıktan sonra, artık karşı cinse çekici gelecek bir görünüme ya da gençlik enerjisine ve dürtülerine gereksinim duymayacağımıza karar vermiş. Bu nedenle, belli bir yaştan sonra, yavaş yavaş hormon musluğunu kapatmaya başlarmış. Bunun sonucu ise, hepimizin çekindiği yaşlılık işaretleri oluyormuş.
Images

Şehvet ve Tutku ...- Seda Diker


Seda Diker son yayınlamış olduğu Haz Kitabı ile ilgili gelen mailerle ilgili yorumu gözüme ilişti ve paylaşmak istedim.
********************************************************************
Hepinize Merhaba,

 
En son yazdığım ve tamamen cinsellikle ilgili olan HAZ adlı kitabımın yayınlanması ile birlikte pek çok mail almaya başladım. Kadınlardan geldiği gibi bu kez erkek okurlarımdan da yorumlar ve sorular geldi. Öncelikle hepinize, ilginiz için çok teşekkür ediyorum.
Bazılarına ara ara bilgileri detaylandırarak cevap yazmak istiyorum. İsim vermeden de olsa, hem yazan kişilerin hem de herkesin kafasındaki soruları cevaplamak istiyorum.

ERKEK OKURLARIMDAN CİNSEL TECRÜBELER...
Şehvet duygusu önemlidir. Tutku da öyle... Güzel bir cinsellik için çok gereklidir. Ama maalesef uzun vadeli tutamazsınız. Yani durmuş oturmuş bir evlilik ya da ilişkide, tutku azalmaya mahkumdur. Şehvet oluşabilir ama yardımcı pek çok oyuna ihtiyaç duyulmaya başlanır.
Sorulardan bir tanesi, şehvet ve tutkuyu uzun vadeli nasıl hissedebiliriz, idi.
Birkaç erkek okurumdan şuna benzer hikayeler aldım.
"Eşim ile cinselliğimiz uzun sürmüyor. Ama Seda Hanım, zaten ben istesem bile, yani çabuk boşalmasam bile, karım bunu istemez. Bana kızar. Kabul etmiyor. Bir an önce gelmemi istiyor."
Bir başka ortak öyküde şu tema var:
"Eşimi aldatıyorum. Ama günübirlik ve aşık olmayacağım kadınlarla. Onlar yatakta benden FAHİŞE muamelesi istiyorlar. Benim de hoşuma gidiyor. Onlar da mutlu oluyorlar. Ama ben buna çok şaşırıyorum."
Bir başka ortak tema ise şu:
"Aşık olduğum kadınla birlikteyken performans endişesine kapılıyorum. Ve bu sefer sertliğimi koruyamıyorum. Ve kendimi pornografik öyküleri hayal ederken buluyorum. Ancak o zaman iyi geliyor. Belki de ona fahişe muamelesi yapamasam da, yaptığım kadınlarla olan beraberliklerimi düşünüyorum."
Bu arada fahişe muamelesi isteyen kadın, aşık olduğu erkeğin bunu kendisine uygulaması durumunda, eğer ilişki oturmamışsa, tam tersine alınganlık yaşamaya başlıyor.
Images

Öfke sizi şişmanlatabilir - Seda Diker



Bilinçaltı ve duygusal dünyamızın kilo alıp vermemizde büyük etkisi var. Yalnızlığın, tatlı yeme alışkanlığını artırdığı biliniyor. Kadınlık ve cinsellikle ilgili öfkeler ise basen bölgesindeki fazlalıklardan sorumlu tutuluyor
Çözemediğiniz sorunların öfkeleri, suçluluk duygusu fazla kilo olarak vücudumuzda depolanır. "Durup dururken bunu da nereden çıkarttın Seda? Kilo bir matematik sonucu oluşur. Harcadığından fazla kalori alırsan şişmanlarsın," diyebilirsiniz. Ama vücutta bazı mekanizmalar bu kadar da basit çalışmıyor. Bilinçaltı ve duygusal dünyamızın çok büyük etkisi var. Bazılarını biz kadınlar çok iyi biliyoruz. Örneğin yalnızlık, gece saatlerinde tatlı yeme alışkanlığı yapabiliyor. Önemli kayıplar, boşanma, ölüm ya da travmatik ayrılıklar da benzer şekilde duygularımızı altüst ettiği için her fırsatta buzdolabına yönelebiliyoruz. Bu tip örnekleri çoğaltmak mümkün, ama bir de hiç farkında olmadıklarımız var. Bundan beş ay kadar önce, ofisime fazla kilosu olan bir kadın geldi. Bir bütün olarak, yüzü ve fiziği birbirini öylesine güzel tamamlıyordu ki, çok zayıf pek çok kadından daha çekici görünüyordu. Evliydi. Çok stresli bir işi vardı. Bir de minik oğlu vardı. Hayatı dışarıdan çok mutlu gibi görünüyordu.