access consciousness soruları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Sınırlamalarının Ötesine Kolaylıkla Geçmek

Yaşamımızda bir şeyin nasıl olması veya nasıl gerçekleşmesi gerektiğiyle ilgili sabit düşünceler geliştirebiliriz. Ne bekleyeceğimizi bilmek bazı konularda bizi rahatlatır; ancak her zaman tek bir sonuca ya da tek bir yönteme bağlı kalmak, önümüzdeki en büyük engellerden birine dönüşebilir.

Bir planın gerçekleşmesi için kontrolümüz dışında pek çok koşul gerektiğini düşündüğümüzde ya da hedefi gücümüzün üzerinde gördüğümüzde, zihnimiz bunu kolayca “olmaz” veya “olamaz” diye sınıflandırabilir. Böylece olasılıkları araştırmak yerine, neden olmayacağını açıklayan mazeretlere odaklanabiliriz. Farkında olmadan aynı düşünceleri tekrarlayarak sınırlayıcı inançları daha da katılaştırırız.

Sabit düşünceler ve zihinsel engeller
Images

Mutluluk Bir Seçimdir

Yaşamımızda çoğumuz, bizi mutlu edecek şeyleri arar ve onların peşinden koşarız. Fakat mutluluğun ne olduğunu bilmeden ona ulaşmaya çalışmak, en başta yaptığımız yanlış olabilir. Mutluluğa yanlış anlam yüklediğimizde, aradığımız şeyi dışarıda bulacağımızı sanırız.

Mutluluğun anlamı nedir?

Mutluluk, derin bir içsel huzur ve memnuniyet duygusu hissetmektir. Bu bakışla mutluluk, yalnızca istediğimiz bir şeye sahip olmak ya da koşulların tam da dilediğimiz gibi olması değildir. İçsel huzur ve memnuniyet, kişinin kendi içinde kurduğu ilişkiyle de ilgilidir.

İçsel huzur ve mutluluk üzerine bir görselİçsel huzuru size sizden başka hiç kimse veremez; memnuniyet duygusunu da sizin yerinize bir başkası hissedemez. Bu nedenle mutluluk bir seçimdir: Dikkatimizi sürekli eksik olana ve dışarıdan gelecek olana çevirmek yerine, bize verileni fark etmeyi seçebiliriz.

Mutluluk ve içsel huzur: Dışarıda aramak

“Mutluluk arıyorum” diyen kişi, belki de aradığı şeyin ne olduğunu henüz tanımlamamıştır. Bu arayış bazen içimizdeki huzursuzluğu giderecek dış etkenler icat etmeye dönüşür. Bir isteğin gerçekleşmesi kısa süreli bir memnuniyet verebilir; ancak huzuru yalnızca dış koşullara bağladığımızda, yeni beklentilerin peşinden koşmaya devam ederiz.

Huzursuzluğun temelinde kendini güvende hissetmemek olabilir. Bu yazının bakış açısına göre her insan bu dünyada tam da olması gerektiği şekildedir ve Yaradan tarafından ona biçilen süre kadar yaşar. Bu süre boyunca yaşamsal ihtiyaçlarının onun tarafından güvence altına alındığına inanmak, endişeyi bırakıp şimdiki hayatımıza başka bir gözle bakmamıza yardımcı olabilir.

Images

Hayallerin Ötesinde Bir Yaratım

Hayat sizi seviyor!!!!

Bilinçli yaratım: Başkalarının gerçeklik kutusunun dışına çıkmak

Sadece bir an için durup şunu hayal eder misiniz: İşinizde, ilişkilerinizde, ailenizin içinde, aşkta ve bu realitede nasıl olmanız gerektiğine dair öğrendiklerinizi olduğu gibi kabul etmeseydiniz hayatınız ne denli kolay olabilirdi? Size ait olmayan beklentileri, sanki uymak zorunda olduğunuz kurallarmış gibi benimsemek yerine, onları sorgulayabilseydiniz neler değişirdi?

Bu soru, bilinçli yaratımın başlangıç noktalarından birini hatırlatıyor: Önünüze konan gerçeklik tanımlarını tek seçenek olarak görmek zorunda değilsiniz. İşte, ilişkilerde ya da aile içinde “böyle olmalısın” diye düşündüğünüz şeylerin ne kadarı gerçekten sizin seçiminiz? Bu beklentileri bir an için kenara koyduğunuzda, kendiniz için başka hangi olasılıklar görünür hâle gelebilir?

Images

Kendimiz Olmak

Huzurlu, keyifli, eğlenceli ve güzel bir hayatın yolu kendimiz olmaktan geçer. Kendin olmak, başkalarının beklentilerine göre şekillenmek yerine kendinle ilgili olanı görmeye ve ona sahip çıkmaya gönüllü olmaktır. Bu, her şeyi çözmüş olmak değil; kendine dönüp “Ben ne istiyorum, neyi seçiyorum?” diye sorabilmektir.

Kendin olmanın önemi

Kendini sevmek hayatı kolaylaştırmanın anahtarıdır. Kendini sevmek ve kendine güven, kendini başkalarından üstün görmek anlamına gelmez; kendi varlığını ve seçimlerini başkalarının yargılarına teslim etmemekle ilgilidir. Kendini kabul etmek için önce kendin hakkında ne düşündüğüne, hangi yönlerini sakladığına ve başkalarının onayını almak uğruna nelerden vazgeçtiğine bakabilirsin.

Images

Yaşamınızın Nasıl Olmasını İstersiniz?





Hayat sizi seviyor!!!!

Bu düşünceyi kendi gerçekliğiniz yapsanız bu hayatınızda ne yaratırdı?

Hayatınızda yaratım yapmanın en kolay yolu soru sormaktır. 

Sorduğunuz her soru daha önce farkında olmadığınız birçok seçeneği ortaya çıkartır. 

Her seçim yeni olasılıkları ortaya çıkartır. Ve bu hayatımızın genişlemesine kapı açar. 

Bunu istersiniz değil mi?

Soru sorun. 

Bu realitenin kısıtlamalarını oluşturan hangi bakış açılarım var?

Bunları kendi gerçekliğim yapmaya çalışmamın değeri nedir?

Images

Kendi Hayatımızın İçinde Olmamak

Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri de kabul görmek adına uyum sağlamaya çalışmaktır. Bazen bir ortama, ilişkiye ya da başkalarının düşüncelerine uyum sağlamak için kendimizi olduğumuz kişiden farklı olmamız gerektiğine inandırırız. Oysa kendin olmak, her koşulda herkese karşı çıkmak değil; kendi düşüncelerini, ihtiyaçlarını ve seçimlerini başkalarının onayına göre sürekli değiştirmemektir.

Kabul görmek için uyum sağlamak bir süreliğine daha kolay ya da güvenli görünebilir. Fakat bu çaba, kendini olduğundan farklı göstermek hâline geldiğinde insan kendi sesini duymakta zorlanabilir. Başkalarının beklentilerine göre yaşamak, ne istediğimizi sormak yerine ne yaparsak kabul göreceğimizi düşünmeye yol açar. İnsanların bakış açılarına kendimizi uydurdukça kendi hayatımızın içinde değil, sanki dışarıdan belirlenmiş bir rolün içinde yaşamaya başlarız.

Images

Güven Hissi ve Rahatlık

Yaşamımızda önem verdiğimiz şeylerden biri, hayatımızı garanti altına alacak bir güven duygusu ve rahatlık yaratmaktır. Kendini güvende hissetmek ister; bunun için de çoğu zaman önce dış dünyada sağlam bir yer edinmemiz gerektiğini düşünürüz. Önemli, değerli ve kabul gören biri olursak rahat edeceğimize inanırız.

Güven ve rahatlık hissi nasıl oluşturulur?

Bu arayışla kendimize bir konum, bir aidiyet yaratmaya çalışırız: Nereye, neye ya da kime aitiz? Neye sahip olmak uygundur? Ne yapmak gerekir? Kiminle konuşmalı, kimlerle birlikte olmalıyız? Bu soruların cevaplarını bulmaya çalışırken, doğru seçimi yaptığımızda hayatımızın daha sağlam ve öngörülebilir olacağını umarız.

Images

Yaşamımızı İcatlardan Yaratmak


Yaşamımızın ne kadarını icatlardan yaratmaya çalışıyoruz?
İcat, bir şeyin bir durumun nasıl olması gerektiğine karar verdiğimiz öyle olması gerektiğine inandığımız şeylerdir.
Örneğin, TV'de bir aşk filmi seyrediyoruz. Bir erkek ve bir kadın birbirlerine iltifat ederek tutkuyla öpüşürler. Ve ona bakarız ve tutkulu aşkın böyle yaşanması gerektiğini düşünürüz.
Zengin kız, fakir oğlan ve ya zengin oğlan, fakir kız filmi seyrederiz. Veya etrafımızda ki bir çiftin bir anlık mutlu görüntüsünü görür ve o çiftler gibi bir birliktelik yaşarsak mutlu olacağımızı sanırız.
Öyle bir kadın ya da erkekle birlikte olmanın eğlenceli olacağını keyifli olacağını ve bizim mutlu edeceğini sanırız.
Ve yaşamın böyle olduğunu karar verir mutlu olmamız için onları yaşamımızda yaratmaya ve ortaya çıkarmaya çalışırız.
Bu hayatımızda ne yaratır?
Çoğunlukla mutsuzluk ve başarısızlık.
Images

Bunun Bana Hediyesi Ne?

Yaşamdaki her şey bir illüzyondan ibarettir; her şey bir bakış açısıdır. Bir şey hakkında doğru olduğunu kanıtlamaya çalıştığımız fikirler, o şeyi nasıl gördüğümüzü etkiler. Bizim için geçerli olan gerçeklik yalnızca olayın ne olduğu ya da nasıl göründüğüyle değil, ona dair algılarımızla da şekillenir.

Bu algıda içinde bulunduğumuz ruh hâli önemlidir. Aynı olay, farklı kişiler için farklı anlamlara gelebilir. Örneğin yağmur kimine rahmet, kimine göre felakettir. Olay aynıdır; fakat ona yüklenen anlam ve içinde bulunulan koşullar farklıdır.

Bakış açısını değiştirmek mümkün mü?

Yaşananları değerlendirirken ilk anda gördüğümüz şey, her zaman bütün hikâyeyi anlatmayabilir. Felaket ya da kayıp olarak tanımladığımız bir durum, zaman içinde mevcut gerçeklikten farklı bir geleceğe giden yolun parçası hâline gelebilir. Bazen yeni bir alan açılabilmesi için eski düzenin bütünüyle yıkılması gerektiğini düşünürüz.

olumlu düşünme

Hayatımızda da benzer durumlarla karşılaşırız. Başımıza bir şey gelir; bundan rahatsız olur, kötü olduğunu düşünürüz. Bir süre sonra geriye dönüp baktığımızda, yaşananların hayrını görebiliriz. Ortaya çıkan sonuç, o an düşündüğümüzden farklı ve bize hizmet eden bir şeye dönüşmüş olabilir.

Images

Kendimizi Sevilen Yapmaya Çalışmak

Hayat sizi seviyor!

Yaşamımızda peşinden koştuğumuz önemli şeylerden biri, bu dünyada olmayı hak ettiğimize kendimizi inandırmaktır. Bunun için çoğu zaman istenilen, tercih edilen ve sevilen olmaya çalışırız. Sevilme ihtiyacı, başkalarının bize nasıl baktığı üzerinden kendimizi değerlendirmeye başladığımızda hayatımızın pek çok alanını etkileyebilir.

Sevilme ihtiyacı nereden beslenir?

Diğer insanlar ve özellikle karşı cins tarafından beğenilmek, tercih edilmek ve sevilmek, kendimizi kabul edilmiş hissetmenin göstergesi hâline gelebilir. Bu bakışın temeli çocuklukta, anne ve babamızın bize dair düşüncelerinde ve bizi kabul ediş biçimlerinde aranabilir. Onlara verdiğimiz güç, onlara yüklediğimiz anlam ve cinsiyetimizin onlar tarafından nasıl karşılandığı da kendimize bakışımızı etkileyebilir. Zamanla onların davranışlarını kendimiz hakkında bir ölçü gibi kullanmaya başlayabiliriz.

Images

Bu Kime Ait

Birçoğumuzun başına gelmiştir: Bir isteği ya da hedefi olmazsa olmazımız hâline getirir, onu elde etmek için peşinden koşarız. Hedefe ulaşınca kısa süreli bir sevinç yaşasak bile beklediğimiz tatmin gelmeyebilir. Ardından bu kez başka bir arayışa girer, kendimize yeni bir mücadele alanı yaratırız.

Bu yaklaşımın işaret ettiği ihtimallerden biri, peşinde koştuğumuz bazı arzu ve isteklerin gerçekten bize ait olmayabileceğidir. İstek; annemizden, babamızdan ya da çocukluğumuzda bizim için önemli ve yakın olan başka kişilerden taşınmış olabilir. Bazen de o kişilerin bir şeye ulaşamama özlemini, farkında olmadan kendi hedefimiz gibi sürdürürüz.

Images

Kendini Aramak

Bir süre önce kendime şu soruları soruyordum: Hayatımda neden daha fazlasını yaratmıyorum? Neden daha fazlası olmuyor, neden daha fazlasına sahip olmuyorum? Bu soruların peşinden giderken bir gün, kendimle ve seçimlerimle ilgili ilginç bir açılım geldi.

Kendini aramak: Seni besleyen şey ne?

Hayatımda daha fazlası olmamın önündeki engellerden birini, doğduğum ve çocukluğumun geçtiği mahalledeki insanlara “Ben de sizdenim” diyebilmek için yaratmıştım. Onlara ihtiyacım olduğunu düşünüyordum. Birden kendimi, ayakta kalabilmek için toprağa ve köklerine ihtiyaç duyan bir ağaç gibi hissettim.