Yaşamımızda bir şeyin nasıl olması veya nasıl gerçekleşmesi gerektiğiyle ilgili sabit düşünceler geliştirebiliriz. Ne bekleyeceğimizi bilmek bazı konularda bizi rahatlatır; ancak her zaman tek bir sonuca ya da tek bir yönteme bağlı kalmak, önümüzdeki en büyük engellerden birine dönüşebilir.
Bir planın gerçekleşmesi için kontrolümüz dışında pek çok koşul gerektiğini düşündüğümüzde ya da hedefi gücümüzün üzerinde gördüğümüzde, zihnimiz bunu kolayca “olmaz” veya “olamaz” diye sınıflandırabilir. Böylece olasılıkları araştırmak yerine, neden olmayacağını açıklayan mazeretlere odaklanabiliriz. Farkında olmadan aynı düşünceleri tekrarlayarak sınırlayıcı inançları daha da katılaştırırız.









