çekim yasası adımları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Nasıl Bir Hayat İstiyorsunuz?

Hayat, yaşadığımız 24 saatlerin toplamından oluşur. İstediğiniz yaşamı oluşturmanın ilk adımı, her gününüzü istek ve arzularınıza yer açacak biçimde değerlendirmektir. İstediğin hayatı yaşamak, yalnızca uzak bir geleceği düşünmek değil; bugünün içinde hangi seçimleri yaptığınıza da dikkat etmektir.

Bugün sizi ne mutlu ederdi?

Bugün ne sizi mutlu ederdi? Bugün ne sizi neşeli kılardı? Kendinize bu soruları sormak, dikkatinizi alışkanlıkla yaptıklarınızdan gerçekten istediğiniz şeylere çevirebilir.

Kendinizi neşeli ve mutlu eden şeyleri yaşamayı seçseydiniz, nasıl bir 24 saat ortaya çıkardı? Bu soruya hemen büyük ve kusursuz bir yanıt bulmanız gerekmiyor. Gününüzün içinde size iyi gelen şeyleri fark etmek ve onlara yer açmakla başlayabilirsiniz.

istediğin hayatı yaşamak

Şimdi düşünün: Her gün bu bakış açısından hareket etseydiniz yaşamınız nasıl olurdu? Böyle yaşanmış kaç tane 24 saatin birleşimi sizi istediğiniz yaşama yaklaştırırdı? Günlük seçimler küçük görünse bile, yaşamımızı seçimlerle yaratırız; bugün neye zaman ayırdığımız, neyi önceliklendirdiğimiz ve hangi isteğimizi ertelediğimiz bu bütünün parçalarıdır.

Kendi hayatınıza sahip çıkmak

Her insan kendi hayatını yaşar. Bizim hayatımızı bizden başkası yaşayamaz. Kendi hayatımızı yaşamak, ona sahip çıkmak ve onu kendi istek ve arzularımızdan oluşturmak demektir.

Başkalarının istediği ve arzu ettiği şeylere göre yaşamaya çalıştığımızda, kendi hayatımızı yaşıyor muyuz? Yoksa başkalarının hayatını mı? Hayatını kendi istediğin gibi yaşamak, çevrendeki herkesi yok saymak anlamına gelmez; kendi arzularını da seçimlerinin dışında bırakmamaktır.

Zihnimiz her zaman seçecek bir şey arar. Ona neyi seçeceğimizi biz vermediğimizde, başka birinin seçimini sahiplenebiliriz. Çevre, televizyon ve kültürel sürüklenme, neyi arzuladığımızı ve nelere yöneldiğimizi etkileyebilir. Bu etkileri fark etmek, seçimlerimizi yeniden gözden geçirebilmemiz için bir başlangıçtır.

Başkalarının istekleri için çaba gösterirken kendi isteklerimizi sürekli geri plana attığımızda, tatminsizlik ve boşluk hissi yaşayabilir, enerjimizin tükendiğini fark edebiliriz. Bu nedenle hayatını kendi isteklerine göre yaşamak için önce gerçekten ne istediğini kendine sormak önemlidir. Her isteğin hemen gerçekleşmesi gerekmez; önemli olan kendi arzularına sahip çıkmak ve onlara doğru ilerlemeyi seçmektir.

İstediğiniz hayata giden yolu sorularla açın

İstek ve arzularınızı talep edin; onların nasıl ve hangi yoldan gerçekleşeceğine takılıp kalmayın. Her şeyin sonsuz yaratım biçimi vardır. Bu yaklaşımda, arzuların nasıl ortaya çıkacağı yaratıcının işidir; bizim işimiz talep etmek ve ona ulaşma yolunda kalmaktır.

Sorular bu konuda yardımcı araçlardır. “Nasıl bir hayat istiyorum?” sorusundan başlayarak, yanıtınızı günlük yaşamınızla ilişkilendirebilirsiniz. Aşağıdaki soruları acele etmeden kendinize yöneltin:

  • Nasıl bir hayat istiyorum?
  • Bunun için neyin olması gerekiyor?
  • Hemen şimdi istediğim hayatı yaratmama hizmet edecek neyi yapabilirim, neyi olabilirim?
  • Bu konuda kimlerden katkı alabilir, kimlere katkı olabilirim?
  • Daha önce seçmediğim neleri seçebilirim?
  • Bütün bunların ortaya çıkması için sonsuz olasılıklar neler?
  • Başka hangi seçeneklere sahibim?
  • Bunları ortaya çıkaracak hangi soruları sorabilirim?
  • Daha başka neler mümkün?

Bu sorular, tek bir doğru yanıt bulmaya zorlamak için değil, önünüzdeki seçenekleri görmenize yardımcı olmak için var. Yanıtlarınızı düşünürken bugün atabileceğiniz küçük bir adımı da fark edebilirsiniz. İstediğiniz yaşam, seçtiğiniz ve yöneldiğiniz şeylerle şekillenir.

istediğin hayatı yaşamak

Halis ŞAHİNER

Ben ışığım ve ışığımın parlamasına izin veriyorum.

Daha fazla yaratım aracı ve bilgi

Daha fazla yaratım aracı ve bilgi için kitaplarımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?

istediğin hayatı yaşamak

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı

Kontrol Sende
İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş İkinci Baskı

istediğin hayatı yaşamak

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Daha iyi bir yaşam için
BİLİNÇLİ YARATMA SANATI

Kitapları temin için: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/WhatsApp: 0 553 06 00 464
www.halissahiner.com

Images

Online Para Blokajları Çözme Atölye Çalışması



“Bir milyon dolarınızın veya elli sentinizin olması fark etmez, para sorunları herkes için zor meseledirler.”
                                                                                            Gary Douglas









Yeterince para kazanamıyor musunuz?

Borç içerisinde misiniz?

Ya da çok kazanıyorsunuz ancak kazandıkça daha mı fazla harcıyorsunuz?

Kazandığınız para geldiğinden çok daha hızlı bir şekilde sizi terk mi ediyor? Paranızın bolluğu bereketi mi yok?

Belki de neredeyse 12 saat çalışıyorsunuz yine de istediğiniz miktarda para kazanamıyor musunuz?

Images

Ait Olmaya Çalışmak

Yaşamımız boyunca kendimizi güvende hissetmek için bir aileye, gruba, yere ya da bir şeye ait olmaya çalışırız. Bir aileye, gruba, partnere veya yere ait hissetmek bize yakınlık ve rahatlık verebilir. Ancak bu ihtiyacı karşılama biçimimizde dengeyi kaybettiğimizde, ait olma isteği zamanla bağımlılığa dönüşebilir.

Ait olma ihtiyacı ne zaman bağımlılığa dönüşür?

Bir yere ait hissetme ihtiyacı, kendimizi bir topluluğun ya da ilişkinin parçası olarak görme arzumuzla ilgilidir. Buradaki önemli soru, bu bağın içinde kendimiz olarak kalıp kalamadığımızdır. Bir gruba veya kişiye yakın olmakla, kabul görmek uğruna kendi isteklerimizi ve sınırlarımızı yok saymak aynı şey değildir.

Images

Çekim Yasası Serisi – 5: Şükretmek

Çekim Yasası Çalışmalarında Şükretmenin Önemi

Şükretmek, çekim yasası çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Çünkü şükür, dikkatimizi sürekli sahip olmadıklarımıza yöneltmek yerine hayatımızda zaten var olanları da fark etmemizi sağlar. Böylece yalnızca eksiklikleri gören bir bakış açısından çıkar, sahip olduklarımızı da görebildiğimiz daha geniş bir bakış açısına geçebiliriz.

Çekim yasasında şükretmenin önemi, bizi yokluk duygusundan sahiplik ve varlık bilincine taşımasında görülür. Zihnimizi sürekli “Bende ne eksik?” sorusuna yöneltmek yerine, “Benim hayatımda neler var?” diye sormaya başlarız. Bir şeylere sahip olduğumuzu fark etmek ve onların değerini bilmek, kendi içsel durumumuzu da etkiler.

Images

Çekim Yasası Serisi – 4: Serbest Bırakmak ve Harekete Geçmek

Adım 3: Serbest Bırakın ve Yaratıcı Adımlar Atın

Mutluluğa giden yolda önemli bir adım, neyi kontrol edebileceğimizi ve neyi akışına bırakmamız gerektiğini ayırt etmektir. Kontrolümüzde olmayan şeyleri yönetmeye çalışarak gereksiz yere endişelenebiliriz. Öte yandan değiştirebileceğimiz konularda hiçbir adım atmayıp her şeyi akışına bırakmak da sonradan pişmanlık yaratabilir.

Çekim yasası yaklaşımımda mesele yalnızca bir şeyi istemek değildir; kendi sorumluluğumuzu almak, kontrolümüzün dışındaki kısmı ise güvenle bırakabilmektir. Çekim yasası nasıl uygulanır diye düşündüğümüzde bu ayrımı görmek, isteğe doğru ilerlerken nerede çaba göstereceğimizi ve nerede sonucu zorlamayacağımızı anlamamıza yardımcı olur.

Images

Çekim Yasası Serisi – 3: İmgeleme ve Kısıtlayıcı İnançlardan Arınma

Adım 2: İstediğiniz Şeye Sahip Olan Kişi Olmayı Seçin

Bir şeyi istediğimizi söylemekle, onun hayatımızın doğal bir parçası olmasına içtenlikle izin vermek her zaman aynı şey değildir. Bilinçli olarak “Bunu istiyorum” diyebiliriz; ama aynı anda içimizde başka bir düşünce “Bu benim için mümkün değil”, “Ben böyle biri değilim”, “Bunu hak etmiyorum” ya da “Buna sahip olursam başıma kötü bir şey gelir” diyebilir.

Bu aşamada yalnızca istediğimiz şeye değil, o şeye sahip olan kişiyle ilgili zihnimizde oluşturduğumuz tanıma ve kendimizi bu tanımın neresinde gördüğümüze bakacağız. İmgeleme yoluyla istediğimiz yaşamı zihnimizde deneyimleyecek; ortaya çıkan düşünceleri, duyguları ve bedensel tepkileri gözlemleyeceğiz. Çekim yasası çalışmasında bu gözlem, isteğimizle aramıza koyduğumuz düşünsel sınırları fark etmemize yardımcı olabilir.

Images

Çekim Yasası Serisi – 2: Bilinçli Olarak Çekim Yasasını Çalıştırmak

Çekim Yasası Nasıl Kullanılır?

Buraya kadar anlattıklarımızı bir araya getirdiğimizde, çekim yasasını yalnızca “Bir şeyi düşünürsem onu hayatıma çekerim” şeklinde anlamanın yetersiz kaldığını görebiliriz.

Düşüncelerimiz önemlidir; çünkü olaylara verdiğimiz anlamı etkiler. Verdiğimiz anlam duygularımızı, duygularımız davranışlarımızı, davranışlarımız da seçimlerimizi etkiler. Seçimlerimiz ise hayatımızdaki sonuçların oluşmasında rol oynar. Bu zinciri fark etmek, istediğimiz sonuçlara yaklaşırken kendi payımızı görmemize yardımcı olur.

Images

Çekim Yasası Serisi – 1: Çekim Yasası Nasıl Çalışır?

Çekim Yasası Nedir?

Çekim yasası, düşüncelerimizin, duygularımızın ve inançlarımızın yaşam deneyimlerimizle ilişkili olduğunu savunan bir düşünce sistemidir. Temelinde “benzer benzeri çeker” anlayışı bulunur. Bu yaklaşıma göre neye odaklandığımız, neye inandığımız ve nasıl bir içsel durumda olduğumuz, yaşamımızdaki yönelimlerle bağlantılıdır.

Çekim yasası çoğu zaman “Olumlu düşünürsen olumlu şeyler yaşarsın” ya da “Bir şeyi yeterince istersen onu hayatına çekersin” şeklinde anlatılır. Ancak bu açıklamalar konuyu gereğinden fazla basitleştirir. Çekim yasası nedir ve nasıl çalışır sorusunu anlamak için yalnızca ne istediğimize değil, bu istekle ilgili iç dünyamızda neler olduğuna da bakmak gerekir.

Images

Düşüncelerinizi Nasıl Yansıtırsınız? Ayna Tekniği

Para bilinci: düşünceyi eylemle desteklemek

Çoğu insanın karşı karşıya kaldığı büyük sorunlardan biri parasızlıktır. Zihin gücüyle bin dolarlık banknotlar edindiğini söyleyen insanları duymuş olsam da bana göre para, düşünceyi ve enerjiyle ortaya konan eylemi birleştirdiğimizde gelir. Düşünceniz dikkatinizi fırsatlara yöneltebilir; bir fırsat ufukta belirdiğinde de onu elde etmenin yollarını aramanıza yardımcı olabilir. Yatırım bankacılığı yaptığım dönemde büyük servet sahibi pek çok insan tanıdım. Her birinin bir “para bilinci” vardı ve servetlerini nasıl oluşturduklarına dair anlattıkları, daha önce sözünü ettiğim deneyimlere benziyordu.

Ne dilerseniz dileyin, temel yaklaşım aynıdır: İstediğiniz şeyi zihninizde canlandırın ve ona ulaşacağınıza dair kendinize telkinde bulunun. Fakat yalnızca bekleyerek sonuca ulaşacağınızı düşünmeyin. İşinize devam edin, amacınızı aklınızda tutun ve imkânınız ölçüsünde birikim yapın. Maaşınızdan ayırabildiğiniz her miktar, hedefinize doğru atılmış bir adımdır. Birikiminiz arttıkça, bunu kumar ya da düşünmeden yapılan yatırımlar yerine değerini araştırdığınız varlıklara, mülke veya kendi işinize yönlendirmeyi değerlendirin. Sağlam bir temeli olmayan işlere aceleyle girmeyin; yatırım yapmadan önce güvenilir tavsiye alın. Düşünce gücü, bu anlatıda eylemin yerine geçen bir sihir değil, amaca odaklanmayı ve kararlı adımlar atmayı destekleyen bir unsur olarak ele alınır.

Images

Çekim Yasasının Sırrı: İstemek Yeterli mi?

“Hayattan alabileceklerin, bilincinin hak ettiğini düşündüğü ve inandığı kadardır.”
Benzerlik Yasası

Bir önceki yazımda, çekim yasasının işleyişindeki önemli adımlardan birinin ne istediğini bilmek ve istediğine sahip olmayı hissetmek olduğunu anlatmıştım. Burada sözünü ettiğim, istediğin henüz hayatında yokken bile ona sahip olan kişi gibi düşünebilmek ve hissedebilmektir. Peki bunu yapmak neden her zaman kolay değildir? Çekim yasasının sırrı nedir; yalnızca istemek yeterli midir?

Images

Çekim Yasasının Sırrı: İstemek Yeterli mi?

İstemeye devam etmek mi, istediğine sahip olmayı seçmek mi?

Çekim yasasına inanan kişiler için, başarabilecekleri pek çok şey olduğuna inanıyorum. Ancak ne istediğini bilmek kadar, istediğine henüz sahip değilken o isteğe sahip olan kişi olmayı öğrenmek de önemli. Çünkü yalnızca bir hedef belirlemek, ona ulaşmak için atılacak adımların yerini tutmuyor.

Bir önceki yazımda ne istediğimizi nasıl anlayabileceğimizle ilgili kolay bir uygulamadan söz etmiştim. Ne yazık ki birçok insan, ne istediğini bilememenin kısır döngüsünde sıkışıp kalıyor. Bu yazıda ise istediğine henüz sahip değilken, o isteğe sahip olan kişi olmanın önündeki engelleri ve istemekten seçmeye geçmenin ne anlama geldiğini anlatmak istiyorum.