Kişisel gelişim Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Duygusal Boşluklarımızı Neyle Dolduruyoruz?

Yaşamımızda ortaya çıkan duygusal boşlukları doldurmak veya onlarla baş edebilmek için kendimizi neyle meşgul ediyoruz? Bu soruya verdiğimiz cevap, yalnızlık hissiyle karşılaştığımızda nasıl davrandığımızı ve enerjimizi nereye yönelttiğimizi görmemize yardımcı olabilir.

Duygusal boşluğu meşguliyetlerle doldurmaya çalışmak

Geçenlerde eşiyle sorunları olan biriyle konuşuyorduk. Eşine annesi gibi davranıyor; onun yanlışlarını ve hatalarını telafi etmeye, düzeltmeye çalışıyordu. Bu durum onu kişisel gelişim konularına yöneltmişti. Aynı zamanda çevresindeki herkese bu konularda yardım etmeye çalışıyordu.

Ona, “Geçmişinde annen ve baban sana nasıl davranırdı?” diye sordum. Şöyle cevap verdi: “Ebeveynlerimle ilişkilerim çok soğuk ve mesafeliydi. Arada görünmez bir duvar vardı; kimse duygularını ifade edemezdi. Annem çocukları arasında bir tek beni sevmezdi.”

duygusal boşluk

Geçmişte ebeveynlerinden alamadığı duygusal desteğin oluşturduğu yalnızlık hissi, onda bir boşluk yaratmıştı. Bu boşluğu dolduracak bir şeyler bulmaya çalışıyordu. Önce eşine yönelmiş, bu duygu devam edince kişisel gelişim konularına kayarak duygusal destek arayan yeni insanlarla ilgilenmeye başlamıştı.

Images

Yaşamınızı Nasıl Yaratıyorsunuz?



Tarih tekerrürden ibaret olduğu gibi yaşamda tekerrürden ibarettir. Yaşamımızda sürekli tekrar eden şeylerin bebekliğimizle veya çocukluğumuzla bir bağlantısı vardır.

Farkında olsak ta olmasak ta yaşamımızda sürekli tekrarlayan bir şeyler varsa orada geçmiş bir olayı referans alıp onun enerjisini çağırıyoruz demektir.

Neden ve sonuçtan işlediğimiz bir dünyada yaşıyoruz.  Bebekliğimizde veya çocukluğumuzda bir olay yaşarız. Bu travmatik bir olayda olabilir veya farklı bir şeyde ama bizi en çok etkileyen şey travmatik olanlardır. Olayın sonrasında bir duygu hissederiz. Duyguyu hissetmek aslında orada bir enerjisel elbise yaratmaktır.


Yani duygu bedenimizde bazı kaslarımızın sıkışmasını yaratarak bedenimizde bir his oluşturur. Yani bir olay oluyor devamında bir durum ortaya çıkıyor ve biz bu duruma hissel bir tepki veriyoruz. Bu bedenimize çapalanıyor. Ve bu durum bizim için öğrenilmiş bir enerji oluyor.

Bir daha ona benzer veya o durumu hatırlatan bir olayla karşılaştığımızda zihnimiz bilinçaltımızdaki bu çapaladığımız şeyi referans olarak alıyor. Ve hemen onun duygusunu ve enerjisini bize getiriyor. Ve bedenimizde o durumu otomatik yaratıyor. Aslında bedenimiz o durumun enerjisini giyiyor. O durumun enerjisi oluyor.

Önce bilinçaltımızdan o enerjinin referansı olan geçmişin bir yansımasını çağırıyoruz. Devamında ise geçmişteki davranışa karşı bir tepki verir gibi tepki vererek izdüşüm yaratıyoruz. 
Images

İsteklerimizi Tok Satıcı Enerjisiyle Yapmak

Yaşam, zihnimizde yaşadığımız bir dünyadır. Yaptığımız, olduğumuz ve sahip olduğumuz her şeyin zihnimizde bir karşılığı vardır. Çoğu zaman bir şeyi isterken, onun sonunda bize nasıl hissettireceğini de isteriz. O şeyin kendisine yüklediğimiz anlam ve yaratacağını düşündüğümüz duygu, isteğimizin önemli bir parçasıdır.

İyi veya kötü, doğru veya yanlış dediğimiz şeyler de iki kutuplu dünyanın duygusal yansımalarıdır. Bu nedenle isteklerimize yalnızca ne istediğimiz açısından değil, o isteği hangi ruh hâliyle yaptığımız açısından da bakabiliriz.

Images

İşinizi Genişletin: Gary Douglas

Çoğumuz, işimizin asıl amacının ne olduğunu sorgulamadan yola çıkıyoruz. İyi bir fikre benzediği için bir iş kuruyor; fikrin tek başına yeterli olacağını düşünebiliyoruz. Oysa iyi bir fikir para kazandırabilir ama daha büyük ve sürdürülebilir bir şey yaratıp yaratmayacağımız, seçimlerimize ve neyi mümkün gördüğümüze bağlıdır. İş büyütme, yalnızca bugünkü sonucu artırmaya değil, gelecekte ne yaratmak istediğinizi de düşünmeye dayanır.

İşinizi büyütürken hangi geleceği yaratıyorsunuz?

Şimdiyi mi, geleceği mi, yoksa ikisini birden mi yaratıyorsunuz?

Images

Nereden Başlasam?


NEREDEN BAŞLAYABİLİRİM?
Yaşadıkları hayatla ilgili rahatsızlık hisseden ve hayatlarında değişiklik yapmak isteyen birçok insanın sorduğu bir soru var; 
“Yaşadıklarımı değiştirmek için ne yapabilirim?”  
 ”Nereden başlayabilirim?”

Benim konudaki cevabım basit. Önce kendinden başla derim. Çünkü dışarıda hiçbir şey yok, her şey içerdedir.


Önce kim olduğuna bak. Sen kimsin ve kendini nerede konumlandırıyorsun? Şu anda sahip olduğun ve yarattığın her şey bununla bağlantılıdır.

Senin kendine bakış açın, yaşama ve diğer şeylere bakış açının temelidir. Kendinle ilgili sıkıntın varsa dışarıda da onları ararsın. Gördüğün şey senin yansımandır. Senin canını yakan şey senin içindeki kendinle ilgili kabul etmediğin reddettiğin şeylerdir. 

Kendine olan bakış açını değiştirdiğinde yaşamındaki her şey kendiliğinden değişecektir.

Doğumumuzdan itibaren hayatta kalma adına anne ve babamızdan birçok bilgiyi satın alırız. Biraz daha büyüdükçe yakın çevremizden. Onları hayat hakkında her şeyi bilen sanırız ve onların düşüncelerine davranışlarına göre kendimize dünyada bir konum ve yer belirleriz. Aslında yaptığımız şey kendimizi güvende hissettireceğini sandığımız bir hapishane inşa etmek ve kendimizi oraya hapsedip saklamaktır.