access consciousness etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Bereket Yasası

Birkaç yıl önce babamı ziyarete gittiğimde bana “Oğlum, işler nasıl gidiyor?” diye sordu.

Bereket Yasası ve nimetleri saymak

Ben de cevap verdim: “Ofisimi genişlettim; bu yüzden inşaat masraflarını ve vergileri ödemem gerekti. Şu anda sermayem kısıtlı. Eşimle kendime elmas yüzükler, ayrıca yeni bir araba aldım. Hawaii’ye tatile gittik ve yeni bir ev aldık.”

Images

İşinizi Genişletin: Gary Douglas

Çoğumuz, işimizin asıl amacının ne olduğunu sorgulamadan yola çıkıyoruz. İyi bir fikre benzediği için bir iş kuruyor; fikrin tek başına yeterli olacağını düşünebiliyoruz. Oysa iyi bir fikir para kazandırabilir ama daha büyük ve sürdürülebilir bir şey yaratıp yaratmayacağımız, seçimlerimize ve neyi mümkün gördüğümüze bağlıdır. İş büyütme, yalnızca bugünkü sonucu artırmaya değil, gelecekte ne yaratmak istediğinizi de düşünmeye dayanır.

İşinizi büyütürken hangi geleceği yaratıyorsunuz?

Şimdiyi mi, geleceği mi, yoksa ikisini birden mi yaratıyorsunuz?

Images

Parayla Var Olmak - Dain Heer



Para problemim olduğunu düşünüyordum. Aslında parayla ilgili problemim olduğuna ikna olmuştum. Gary Douglas'a (Access Consciousness kurucusu, iş ortağım ve dostum) dedim ki "Gary parayla ilgili problemimin üstesinden gelmek istiyorum." Bana dedi ki, "Dain bak, para problemi diye bir şey yoktur." Ben ısrar ettim, "Gary hayır, parayla ilgili problemimin üstesinden gelmek istiyorum." O yine şöyle söyledi, "Dain, para problemi diye bir şey yoktur." 


Kendimi giderek daha çok amacına ulaşamamış hissederek ısrar ettim. O da para problemi diye bir şey olmadığını yineledi durdu. En nihayetinde 4-5 kez bunu söyledikten sonra yılmış hissetmek yerine ona şu soruyu sordum, "Para problemi diye bir şey yok derken ne demek istiyorsun?" 

Evet, para problemi diye bir şey yoktur. Sadece ne alıp kabul etmeye istekli olduğunuzla ilgili bir sorun vardır. 

Images

Kendini Takdir Et

Bugün kendin için bir şeyler yap. Sahip olduğun muhteşemliği takdir et! Kendini takdir etme, yalnızca başardıklarını kutlamak değil; kendi varlığını, seçimlerini ve sahip olduğun kapasiteyi fark etmeye de alan açmaktır.

Her insan bu dünyaya kendini gerçekleştirmek için gelir. Doğumdan itibaren dünyadaki varlığımızın farkına varmaya çalışır, varlığımızı anlamlı kılacak şeyler ararız. Bu arayışta kendimizi ve sahip olduklarımızı görmeyi unutabiliriz.

kendini takdir etme

Toplumsal onay ararken kendimizi unutmak

Varlığımızın onaylanması için topluma uyum sağlamaya çalışır, çevremizden kabul görmeyi ararız. Uyum sağlamak ve kim olduğumuzu anlamak adına kendimizi birçok kalıba sokar, farklı kimlikler ediniriz. Bazen bu kimlikler ve beklentiler, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemizi zorlaştırır.

Bu durum bizi sınırlamalardan oluşan bir dünyaya hapsedebilir. Kendi yarattığımız sınırları fark etmediğimiz sürece, yine kendi oluşturduğumuz kafesten kurtulmak için mücadele ederiz. Kendinle barışmanın yolları üzerine düşünürken, önce bu sınırların nereden geldiğini ve bugün hâlâ bize hizmet edip etmediğini sorgulayabiliriz.

Kendini olduğun gibi kabul etmek için soru sor

Kendimizle barışmanın ve kendini kabul etmenin en basit yollarından biri, kendimize dürüstçe sorular sormaktır. Sorular, alışkanlık hâline gelmiş düşünceleri görmemize ve farklı seçim ihtimallerini değerlendirmemize yardımcı olabilir.

kendini takdir etme

Üzerine düşünebileceğin sorular

  • Topluma ve çevreme uyum sağlamayı ne kadar hayati, değerli ve gerçek kıldım ki kendimi geçersiz kılıyorum?
  • Hayatımda daha fazlası olmaktan, daha fazlasını yaratmaktan ve daha fazlasına sahip olmaktan beni alıkoyan, kendimle ilgili kabul etmeye gönüllü olmadığım şey nedir?
  • Ön plana çıkmamak ve başarılı olmamak için, sahip olduğum yetenek ve kapasiteyi bastırmak adına hangi icatları kullanıyorum?

Bu soruların ardından yazının özgün ifadesiyle şu soruyu sorabiliriz:

Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD & POC

Bu ifadeler, yazının yaklaşımı içinde kendimizi sınırlayan düşünceleri sorgulamak için kullanılan bir hatırlatma niteliğindedir. Sorulara hemen bir cevap bulmak zorunda değiliz; önemli olan, kendimize ve seçeneklerimize başka bir gözle bakmaya gönüllü olmaktır.

Yaratıcılığına güven ve yeni seçimlere alan aç

Kendini gerçekleştirmek için ne yapmalı? Önce kendini başkalarının beklentilerine göre değerlendirmek yerine, kendi kapasiteni ve ne istediğini fark etmeye başlayabilirsin. Kendini takdir etmek, her şeyin kusursuz olduğu anlamına gelmez. Olduğun hâlini görmeye, kendinle ilgili yargılarını sorgulamaya ve yeni bir seçim yapma ihtimalini düşünmeye alan açar.

Sahip olduğumuz yaratıcılık yeteneğine güvenseydik yaşamımız neye benzerdi? Bunun ortaya çıkması için daha önce seçmediğimiz neleri seçebiliriz? Kimlere katkı olabilir, kimlerden katkı alabiliriz? Daha başka neler mümkün?

Bu soruları kendine yönelt. Cevaplarını aceleye getirmeden dinle. Bugün kendin için yapabileceğin şeylerden biri, kendi varlığını ve muhteşemliğini fark ederek kendini takdir etmektir.

Halis Şahin

Pod & Poc hakkında

Pod & Poc, Access Consciousness®'ın patentli enerji temizleme cümlesinin kısaltmasıdır. Daha fazla bilgi için Access Consciousness® Temizleme Cümlesi bağlantısını ziyaret edebilirsiniz.


KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?
KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN

kendini takdir etme

Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.

Images

Kendin Olmak

Kendin olmak, kendini kabul etmekle başlar

Huzurlu, mutlu ve daha kolay bir hayatın yolu kendimizi olduğumuz gibi kabul etmekten geçer. Kendin olmak, başkalarının beklentilerine göre şekillenmek yerine kendine ait olanı fark etmeye ve ona alan açmaya başlamaktır.

Kendini kabul etmek, her özelliğini değiştirmeden onaylamak zorunda olduğun anlamına gelmez; önce kendini yargılamadan görebilmeyi ve şu an olduğun hâlinle temas kurmayı anlatır.

Kendin olmak ve kendini kabul etmek

Olduğun gibi kendini kabul etmek, yaşamı kolaylaştıran ve akışta olmamıza yardımcı olan bir yaklaşım olarak düşünülebilir.

Kendimizi sürekli eksik ya da yanlış görmeye çalıştığımızda, dikkatimizi sahip olduğumuz imkânlardan uzaklaştırıp olmadığımız biri olmaya harcayabiliriz. Oysa kendimizle ilgili fark ettiklerimizi yok saymadan ele aldığımızda, nasıl yaşamak ve ne yaratmak istediğimizi daha açık biçimde sorgulayabiliriz.

Images

Tanımlanmamış Olmanın Değişim Gücü




 Her insan bu dünyaya kendini gerçekleştirmek için gelir.
 Doğumdan itibaren dünyadaki varlığımızın farkına varmaya çalışırız.
 Varlığımızı anlamlaştıracak şeyler ararız.
 Bunun için topluma uyum sağlamaya çalışıp onların onayını ararız.
 Uyum ve var olduğumuzu anlamak adına kendimizi bir çok kalıba sokar bir çok kimlik satın alırız.
 Ve bu durum bizi sınırlamalardan oluşan bir dünyaya hapseder. 
 Bu sınırları yok etmediğimiz sürece sürekli sınırlarını kendimiz yarattığımız kafesten kurtuluş mücadelesi veririz.
 Bunun için yapılabilecek en basit şey kendimizle barışmak ve kendimizi olduğumuz gibi kabul etmektir.
 Bu alandan bizi çıkartacak en kolay şey ise soru sormaktır.

Topluma ve etrafa uyum sağlamayla ilgili neyi bu kadar hayati, değerli ve gerçek kıldık ki kendimizi geçersiz kılıyoruz?
Bununla ilgili var olan herşeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet 
POD & POC

Images

Daha Fazla Paraya ve Zamana Nasıl Sahip Olunur?

İnsanların kolay kolay tartışmaya açmadığı iki bahanesi olduğunu hiç fark ettiniz mi: “Zamanım yok” ve “Param yok.” Daha önce bu sözlerden birini kullandıysanız, neden bu kadar işe yaradıklarını bilirsiniz. İstediklerimizi neden yapmadığımızı açıklayan, kulağa son derece makul gelen gerekçelerdir. Üstelik zaman ve para, aşılması mümkün olmayan gerçek engellermiş gibi görünür.

Oysa bu cümleleri yalnızca birer sonuç gibi kabul etmek yerine, bakış açınızı değiştirecek sorular sormayı deneyebilirsiniz. Daha fazla para ve zaman istemek, önce bugün neleri seçtiğinize ve hangi olasılıkları henüz dikkate almadığınıza bakmakla başlayabilir. “Zamanım yok param yok ne yapmalıyım?” diye düşündüğünüzde, bu sorular kesin bir formül ya da garanti değil; farklı seçimleri fark etmek için birer davettir.

Images

Hayatını Değiştirmek için 5 Adım – Dr. Dain Heer

Bir şeyleri değiştirmek için bir yöntem mi arıyorsunuz? Gerçekten işe yarayan bir yöntem? Dr. Dain Heer, insanların hayatlarında yeni bir şey yaratmaya başlamak için kullanabilecekleri beş adımlık bir yaklaşım paylaşıyor. Bu yaklaşım, hayatını değiştirmek isteyen kişiyi yalnızca dilekte bulunmaya değil; ne istediğini sorgulamaya, seçim yapmaya ve karşısına çıkan olasılıklara açık olmaya davet ediyor.

Hayatını değiştirmek için nereden başlamalı?

“Hayatımı nasıl değiştirebilirim?” diye soruyorsanız, önce kendi hayatınızda yaratmak istediğiniz şeyi düşünün. Ardından, bunu mümkün kılacak farklı seçimlere ve yolların ortaya çıkmasına alan açın. Aşağıdaki adımlar, hayatını değiştirme yöntemleri ararken bir şeyi kesin sonuç garantisi olarak sunmaz; Dain Heer’in değişim ve olasılıklar üzerine yaklaşımını aktarır. Önemli olan, adımları kendi durumunuz içinde değerlendirmek ve size uyan seçimleri yapmaktır.

Images

Yakınlığın Beş Elementi - Dr.Dain Heer


Herkese Merhaba, Ben Dr.Dain Heer. 
Burada benimle olduğunuz için çok teşekkürler.
Geçenlerde bana soruldu, “Yakınlık nedir?” diye. Benim bakış açıma göre, yanınızdaki kişiyle ilgili hiçbir yargınızın olmadığı yerdir. Tam bir özen gösterirsiniz. Tam bir nezaket içinde, bunun da anlamı onların evrenlerinin, onların dünyalarının içine bakmaya istekli olmak ve neye ihtiyaçları olduğunu görmek ve yapabiliyorsanız onu vermeye istekli olmaktır. Eğer sağlayamıyorsanız, kendinize dürüst olarak bunun da farkında olmak. Ve bir şekilde orda olmaya istekli olmak. Onların yapabilecekleri seçimlerin olasılıklarını gören fakat onları seçmeleri için zorlamamak. Ve yine de yargılamadan orda olmak.
Böylece belki beş temel unsura bakabilirsiniz. Onurlandırmak, Güven duymak, İzin vermek, İncinebilirlik ve Şükran duymak.
Hadi, onurlandırmakla başlayalım.
Onurlandırmak nedir/ Ne anlama gelir? 
Birisine saygıyla davranmak anlamına gelir. Peki partnerinize saygıyla davranmak neye benzer? Onların neye gereksinimi olduklarının farkında olursunuz, bunu onlara sağlasanız da sağlayamasanız da. Çok ilginçtir ki bu beş unsur 95 yaşındaki yaşlı bir kadından kaynağını aldı. Bu kadın kocası alzaymır olup ölmeden önce , elli yıl mutlu bir şekilde evliydi. Ve bu kadın Viktorya döneminde yaşamış bir büyükanne tarafından büyütülmüşdü. Benim en iyi arkadaşım (Gary), ona şu soruyu sordu: “Mary senin kocan Bill uzun yıllar bir seyyar satıcı olarak ordan oraya seyahat etti, dolayısıyla seni aldatmış olabilir mi acaba?”. Kadın ona yüzünde çok tuhaf bir ifadeyle baktı ve dedi ki, “Bilmiyorum! Eğer kendini onurlandırmak için bunu yapmaya ihtiyaç duyduysa bile, bununla ilgili gelip de konuşarak bana karşı asla onursuzca davranmazdı!”. Ve biz ikimizde çok şaşırdık. Bu benim onurlandırmaya verdiğim anlamı tamamıyla değiştirdi.