Yeterince para kazanamıyor musunuz?
Gülümseyin. Hayatın anlamı keyif almak ve gülümsemektir.
Yaşamımızda yaptığımız şeylerden biri de kimsenin çözemeyeceği sorunlara sahip olmaya çalışmaktır. Bazen mevcut durumumuzu korumak, bazen de yapmadığımız bir şey için mazeret bulmak amacıyla böyle sorunlara tutunuruz.
Bu, bizim arka acil çıkış kapımızdır. Sorumluluk almaktan ya da bir adım atmaktan kurtulmamızı sağlar. Çözülemeyen sorunlar, harekete geçmemek için kullandığımız bir açıklamaya dönüşebilir; sorunları bahane olarak kullanmak, bulunduğumuz yerde kalmayı kolaylaştırır.
Bir sorunu çözüme kavuşturmak yerine onun çözümsüz kalmasına tutunmak, bizi konfor ve güvenli alanlarımızda tutabilir. Fakat bu sırada seçeneklerimizi de daraltıyor olabiliriz. Yaşamımızdaki yaratımların gerçek kaynağının kendimiz olduğunu görmezden gelerek, hangi düzen noktalarında kendimizi kısıtlıyor ve kilitliyoruz?
Yaşamınızda sizi adım atmaktan alıkoyan kaç tane, kimsenin çözemediğini düşündüğünüz sorun var? Çözülemeyen sorunlara sahip olmak hayatınızda ne yaratıyor? Bir sorunu çözmektense onu taşımayı daha önemli kılan şey ne olabilir?
Şükretmek, çekim yasası çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Çünkü şükür, dikkatimizi sürekli sahip olmadıklarımıza yöneltmek yerine hayatımızda zaten var olanları da fark etmemizi sağlar. Böylece yalnızca eksiklikleri gören bir bakış açısından çıkar, sahip olduklarımızı da görebildiğimiz daha geniş bir bakış açısına geçebiliriz.
Çekim yasasında şükretmenin önemi, bizi yokluk duygusundan sahiplik ve varlık bilincine taşımasında görülür. Zihnimizi sürekli “Bende ne eksik?” sorusuna yöneltmek yerine, “Benim hayatımda neler var?” diye sormaya başlarız. Bir şeylere sahip olduğumuzu fark etmek ve onların değerini bilmek, kendi içsel durumumuzu da etkiler.
Mutluluğa giden yolda önemli bir adım, neyi kontrol edebileceğimizi ve neyi akışına bırakmamız gerektiğini ayırt etmektir. Kontrolümüzde olmayan şeyleri yönetmeye çalışarak gereksiz yere endişelenebiliriz. Öte yandan değiştirebileceğimiz konularda hiçbir adım atmayıp her şeyi akışına bırakmak da sonradan pişmanlık yaratabilir.
Çekim yasası yaklaşımımda mesele yalnızca bir şeyi istemek değildir; kendi sorumluluğumuzu almak, kontrolümüzün dışındaki kısmı ise güvenle bırakabilmektir. Çekim yasası nasıl uygulanır diye düşündüğümüzde bu ayrımı görmek, isteğe doğru ilerlerken nerede çaba göstereceğimizi ve nerede sonucu zorlamayacağımızı anlamamıza yardımcı olur.
Bir şeyi istediğimizi söylemekle, onun hayatımızın doğal bir parçası olmasına içtenlikle izin vermek her zaman aynı şey değildir. Bilinçli olarak “Bunu istiyorum” diyebiliriz; ama aynı anda içimizde başka bir düşünce “Bu benim için mümkün değil”, “Ben böyle biri değilim”, “Bunu hak etmiyorum” ya da “Buna sahip olursam başıma kötü bir şey gelir” diyebilir.
Bu aşamada yalnızca istediğimiz şeye değil, o şeye sahip olan kişiyle ilgili zihnimizde oluşturduğumuz tanıma ve kendimizi bu tanımın neresinde gördüğümüze bakacağız. İmgeleme yoluyla istediğimiz yaşamı zihnimizde deneyimleyecek; ortaya çıkan düşünceleri, duyguları ve bedensel tepkileri gözlemleyeceğiz. Çekim yasası çalışmasında bu gözlem, isteğimizle aramıza koyduğumuz düşünsel sınırları fark etmemize yardımcı olabilir.
Buraya kadar anlattıklarımızı bir araya getirdiğimizde, çekim yasasını yalnızca “Bir şeyi düşünürsem onu hayatıma çekerim” şeklinde anlamanın yetersiz kaldığını görebiliriz.
Düşüncelerimiz önemlidir; çünkü olaylara verdiğimiz anlamı etkiler. Verdiğimiz anlam duygularımızı, duygularımız davranışlarımızı, davranışlarımız da seçimlerimizi etkiler. Seçimlerimiz ise hayatımızdaki sonuçların oluşmasında rol oynar. Bu zinciri fark etmek, istediğimiz sonuçlara yaklaşırken kendi payımızı görmemize yardımcı olur.
Çekim yasası, düşüncelerimizin, duygularımızın ve inançlarımızın yaşam deneyimlerimizle ilişkili olduğunu savunan bir düşünce sistemidir. Temelinde “benzer benzeri çeker” anlayışı bulunur. Bu yaklaşıma göre neye odaklandığımız, neye inandığımız ve nasıl bir içsel durumda olduğumuz, yaşamımızdaki yönelimlerle bağlantılıdır.
Çekim yasası çoğu zaman “Olumlu düşünürsen olumlu şeyler yaşarsın” ya da “Bir şeyi yeterince istersen onu hayatına çekersin” şeklinde anlatılır. Ancak bu açıklamalar konuyu gereğinden fazla basitleştirir. Çekim yasası nedir ve nasıl çalışır sorusunu anlamak için yalnızca ne istediğimize değil, bu istekle ilgili iç dünyamızda neler olduğuna da bakmak gerekir.
Regresyon Uygulaması Ses Kaydı- Geçmişte Yaşanan Olumsuz Duyguları Dönüştürmek.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim
Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm
Zayıflama Telkini ve Ses Kaydı
Ho’oponopono Yöntemi Nedir? Nasıl Uygulanır?
40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı
Zihin Filtreni Kontrol Et, Algıların değişsin.
İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları
Kendine Güven Telkini: Metin ve Ses Kaydı
İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?





