Images

Affetmek ve Özgürleşmek

Affetmek Nedir?

Birçoğumuz affetmek hakkında çelişkili ve değişken düşüncelere sahibiz. Bize acı veren bir davranışla karşılaştığımızda öfke duymak, karşılık vermek ve karşımızdakinin de benzer bir zorluk yaşamasını istemek anlaşılır gelebilir. Ancak bu tepki, yaşananı geride bırakmak yerine bizi aynı düşünce ve duyguların içinde tutabilir. Affetmek ve özgürleşmek, bu nedenle yalnızca karşı tarafla ilgili bir karar değil; kendi içimizde sürdürdüğümüz bu döngüye nasıl yaklaşacağımızla da ilgilidir.

Bu yazının yaklaşımında, farkındalık düzeyi henüz değişime açılmamış kişi sebep-sonuç ya da karma denilen kozmik oyunu sürdürme eğilimindedir. Benlik arzusu, affedici olmak yerine intikam almaya yöneltebilir. Kişi, kendisine acı ve zorluk yaşatan insanı ya da kurumu cezalandırırsa rahatlayacağını ve tatmin olacağını düşünebilir. Böyle bir anda affetmek için bir neden görememesi de bu bakışın parçasıdır.

Images

Kişisel Gelişim Başlangıç Testi: Nereden Başlamalı?

Kişisel gelişim çalışması yapmak istiyor, ancak ne istediğinizi ya da nereden başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Bu başlangıç testi, üzerinde düşünmek istediğiniz konuları fark etmeniz için Mustafa Emin Palaz’a ait koçluk testinden derlenmiştir. Maddeleri okuyun ve size uyanların yanına “evet” diye not alın. Bu bir tanı aracı değil; ihtiyaçlarınızı ve hedeflerinizi gözden geçirmenize yardımcı olacak bir kendini geliştirme testi olarak düşünün.

Ne istediğimi bilmek ve kendimden emin olmak istiyorum.

kişisel gelişim testi
Koçluk testi

Kişisel gelişim testi: Size uyan maddeleri seçin

Aşağıdaki cümlelerden size uyanları işaretleyin. Her maddeyi değerlendirirken, başkalarının beklentilerinden çok kendi ihtiyaçlarınıza odaklanın.

  • İş yerimde yaşadığım mobbingin, psikolojik tacizin ve yıldırmanın etkilerinden kurtulmak istiyorum.
  • Sigara bağımlılığımı aşmak istiyorum.
  • Krizlerimi yönetmek ve sorunlarımı fırsata çevirebilmek istiyorum.
  • Mazeretlerimi aşıp eyleme geçmek istiyorum.
  • Hayır diyebilmek istiyorum; sömürülmekten sıkıldım.
  • Hep aynı sıkıntıları ve tekrar eden durumları yaşamaktan sıkıldım; bunları aşmak istiyorum.
  • Kendime değer vermek istiyorum.
  • Her şey anlamsız geliyor; bu duyguyu aşmak istiyorum.
  • Çözümü biliyorum ama uygulayamıyorum; yardım istiyorum.
  • Karar vermekte zorlanıyorum ya da hep yanlış kararlar verdiğimi düşünüyorum. Kararlarımın arkasında durabilmek istiyorum.
  • Eşimin çapkınlığıyla baş edemiyorum; bu durumu çözmek istiyorum.
  • İşkolik bir sevgilim/eşim var ve artık anlaşabilmek istiyorum.
  • İş fikrimi hayata geçirmek, projemi yürütmek istiyorum.
  • Bambaşka bir bakış açısına ihtiyaç duyuyorum.
  • Ataletimi atıp faaliyete geçmek istiyorum.
Images

Psikolojik Kilo Verme: Kiloların Ardındaki Süreçler

Sağlık önemliymiş cidden; zaten “sağ” sözcüğü de sağlıklı ve canlı olmayı çağrıştırmıyor mu? Kime sağ denir? Canlı olana, canı olana. Canımız bizim için en önemli unsur olduğuna göre sağlığımıza da bakmalıyız.

Şimdi şişman bir teyze ve şişman bir amca düşünün lütfen. Canlandırın gözünüzün önünde. Ne gibi farklılıkları var? Ben bunu ilk düşündüğümde gözüme çarpan fark, göbek yapıları olmuştu.

Images

Egoyu İkna Etme Çalışmasıyla Bakış Açımı Nasıl Değiştirdim?

Kendimde Yarattığım Değişim

E-posta yoluyla bana ulaşan birçok kişinin sorduğu bir soru var: “Şimdiye kadar ne başardınız?” Savunduğum ve üzerine fikir beyan ettiğim konularda insanlar, söylediklerimin doğruluğuna inanmak için elle tutulur örnekler görmek istiyor. Bugün bu soruya iyi bir örnek olacağına inandığım kişisel deneyimimi paylaşmak ve kendimle ilgili önemli bir bakış açısını nasıl değiştirdiğimi anlatmak istiyorum.

Çekim yasasıyla ilgilenmeye yaklaşık dört yıl önce başladığımı daha önceki yazılarımda belirtmiştim. The Secret kitabını okumamla bu yolculukta ilk adımı attım. Ardından, neler yapabileceğimi araştırmaya koyuldum: Birileri başarıyorsa ben neden başaramıyordum? Başarılı olanlarla aramdaki fark neydi? Bu soruların yanıtını ararken hep bir şeylerin eksik kaldığını hissediyordum. İstiyordum ama istediklerimi elde etmekte zorlanıyordum. Çekim yasası ve kuantum hakkında pek çok kitap okudum; ilgimi çeken kitapları hâlâ okumaya devam ediyorum.

Images

Aşk mı? Bağımlılık mı?

Hepimiz “Aşk nedir?” diye sormuşuzdur. Bir gün âşık olursak bu duyguyu tanıyıp tanıyamayacağımızı merak etmiş, belki de bundan kaygılanmışızdır. Şair, “Aşk, sevgilinin çarpık bacaklarını düz görmektir,” demiş. Peki aşkı başkaları nasıl tanımlamış?

Aristo: “Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yalnız sevilmenin hiçbir zevki yoktur”

Images

İnsanlarla Tanışma ve Sosyal Ortamlarda Rahat Olma İpuçları

İnsanlarla tanışma: İlk adım, ne istediğinizi bilmek

Bu gezegende bu kadar çok insan yaşarken pek çoğunun birbirine yaklaşmaması şaşırtıcı. İnsanlarla tanışmak isteyen biri için ilk mesele, yalnızca bir ortama gitmek değil; orada bulunmayı ve insanlarla konuşmayı gerçekten istemektir. Richard Bandler’ın anlattığı Teresa’nın hikâyesi, bu isteği somut bir plana dönüştürmenin ve dikkati kendinden başkalarına yöneltmenin nasıl işe yarayabileceğini gösteriyor.

Teresa’nın hikâyesi: İsteği bir plana dönüştürmek

Teresa büyük bir şirkette yönetici olarak çalışıyordu. Dünya çapında bağlantıları olan insanların katılacağı bir şirket partisine gitmek istiyor, ancak orada kimseyle konuşamayacağından korkuyordu. Sosyal ortamlarda kendini rahatsız hissediyor; konuşmaya çalıştığında kekeliyordu. Partide kuracağı bağlantıların kariyerinde ilerlemesine yardımcı olabileceğini biliyordu. Ona iki soru sordum: “Partiye gitmeni sağlayacak olan şey nedir? Peki, parti boyunca orada kalıp keyif almanı sağlayacak olan şey nedir?” Bunlar birbirinden farklı iki adımdı.

Images

Hayatı Doya Doya Yaşamak: Sevgiyi Artırmak

Sevgiyi artırmak, dikkati sevdiklerinize yöneltmekle başlar

İnsanların sevdikleri kişilere sevgilerini ifade etmeyi ya da çocuklarıyla zaman geçirmeyi ertelemeleri bana garip geliyor. “Yeterli zamanım yok,” diyorlar; oysa ellerinden bir şey gelmeyecek konular üzerinde endişelenmeye ayırdıkları zaman çoğu zaman oldukça fazla. Yapabileceğimiz, üstelik keyif de alabileceğimiz şeyler varken dikkatimizi sürekli kaygılara vermek, sevdiklerimizi hayatımızın dışında bırakabiliyor.

Elbette işe gitmek için yola belli bir süre ayırmamız gerekir. Fakat işe ulaşana kadar geçen zamanı, varışta yapılacakları zihnimizde tekrar ederek doldurmak zorunda değiliz. “Yol bir saat sürecek; bu saatin bir bölümünü dinlenmeye ya da sevdiklerimi düşünmeye ayırabilirim,” diye karar verebiliriz. Evden çıkmadan önceki bir saati günün işlerini kafamızda çevirmek yerine çocuklarımızla geçirmek de bir seçimdir. Sevdiklerine zaman ayırmak, takvimde boş bir an bulmayı beklemekten çok, mevcut zamanı neye vereceğine bilinçli biçimde karar vermekle ilgilidir.