kendini tanıma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Kişisel Gelişim Başlangıç Testi: Nereden Başlamalı?

Kişisel gelişim çalışması yapmak istiyor, ancak ne istediğinizi ya da nereden başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Bu başlangıç testi, üzerinde düşünmek istediğiniz konuları fark etmeniz için Mustafa Emin Palaz’a ait koçluk testinden derlenmiştir. Maddeleri okuyun ve size uyanların yanına “evet” diye not alın. Bu bir tanı aracı değil; ihtiyaçlarınızı ve hedeflerinizi gözden geçirmenize yardımcı olacak bir kendini geliştirme testi olarak düşünün.

Ne istediğimi bilmek ve kendimden emin olmak istiyorum.

kişisel gelişim testi
Koçluk testi

Kişisel gelişim testi: Size uyan maddeleri seçin

Aşağıdaki cümlelerden size uyanları işaretleyin. Her maddeyi değerlendirirken, başkalarının beklentilerinden çok kendi ihtiyaçlarınıza odaklanın.

  • İş yerimde yaşadığım mobbingin, psikolojik tacizin ve yıldırmanın etkilerinden kurtulmak istiyorum.
  • Sigara bağımlılığımı aşmak istiyorum.
  • Krizlerimi yönetmek ve sorunlarımı fırsata çevirebilmek istiyorum.
  • Mazeretlerimi aşıp eyleme geçmek istiyorum.
  • Hayır diyebilmek istiyorum; sömürülmekten sıkıldım.
  • Hep aynı sıkıntıları ve tekrar eden durumları yaşamaktan sıkıldım; bunları aşmak istiyorum.
  • Kendime değer vermek istiyorum.
  • Her şey anlamsız geliyor; bu duyguyu aşmak istiyorum.
  • Çözümü biliyorum ama uygulayamıyorum; yardım istiyorum.
  • Karar vermekte zorlanıyorum ya da hep yanlış kararlar verdiğimi düşünüyorum. Kararlarımın arkasında durabilmek istiyorum.
  • Eşimin çapkınlığıyla baş edemiyorum; bu durumu çözmek istiyorum.
  • İşkolik bir sevgilim/eşim var ve artık anlaşabilmek istiyorum.
  • İş fikrimi hayata geçirmek, projemi yürütmek istiyorum.
  • Bambaşka bir bakış açısına ihtiyaç duyuyorum.
  • Ataletimi atıp faaliyete geçmek istiyorum.
Images

Ummakla, dilemekle olmuyor, ayağa kalkacaksın!

Başkalarına değil, kendi gücüne inanacaksın. Birinin boynuna asılarak ayakta kalmaya çalışırsan, karşındakini yormakla kalmazsın; bir gün kendi kolların bile ağırlığını taşıyamaz ve düşersin. Kimseye dayanmayacaksın!

Dünya da sensin, evren de! Kendini geliştirecek, büyüyecek ve olgunlaşacaksın. Ruhunu da aklını da bedenin gibi besleyeceksin. Önce sen güçlenecek ve farkına varacaksın; sonra dünyanın, aşkın ve hayatın tadını çıkaracaksın. Başkalarının hayatına tutunup kendi ömrünü harcamayacaksın. Sen olduğun yerde oturdukça, olmasını beklediğin şeyler kendiliğinden olmayacak. Boşuna hayal kurmayacaksın!

Kendi ayakları üzerinde durmayı öğren

Yattığın yerden, kurduğun hayale uygun bir beyaz atlı prens beklemeyeceksin. Aklın çalışacak, elin ekmek tutacak; kimseye boyun eğmeden yaşamanın değerini bileceksin. İster kocan, ister oğlun, ister annen, ister baban olsun; kimsenin sevgisiyle kendi hükmünü birbirine karıştırmayacaksın.

Ezilen, zavallı ya da akılsız görünmenin kazandırır gibi durduğu zamanlar olabilir. Ama sonunda bunun kaybettirdiğini unutmayacaksın. Kendi gücünü tanımak, her şeyi tek başına yapmak demek değil; yaşamının sorumluluğunu başkasına bırakmamaktır. Kişisel gelişim, insanın kendi kararlarına ve yaşamına sahip çıkmasıyla başlar.

Kendini tanı ve korkularınla yüzleş

İnsanız hepimiz. Zayıflıklarımız, düşkünlüklerimiz, saflıklarımız var. Önemli olan, kendi huylarını ve eksiklerini iyi tahlil etmek. Ardından gözyaşı döktüğün şeyin adını doğru koyacaksın. Yıllarca yas tutup “Unutamadım,” demek yerine, neden hayatına yeniden başlayamadığını anlamaya çalışacaksın. Korkularınla yüzleşeceksin.

Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin senden daha önemli olduğunu düşünmeyeceksin. Bedenine, ruhuna ve aklına sahip çıkacaksın. Hak etmeyenin ardından yas tutup bunu aşka bağlayarak aşkın adını kirletmeyeceksin. Kendini tanıyacaksın; hem de çok iyi tanıyacaksın. Kimleri, neden ve niçin seçtiğini bileceksin. Kendini tanıma, yalnızca güçlü yanlarını görmek değil, seçimlerinin ve eksiklerinin de farkına varmaktır.

Sevgiyle aşkı birbirinden ayır

Hayatını gereksiz şeyler uğruna harcamayacaksın. Kalbinde yaşadığın her duyguyu aşk sanıp peşinden çöllere düşmeyeceksin. Aşkın adını ağzına almadan önce uzun uzun düşünecek, yüreğinle yüzleşeceksin. Sevgiyi, tutkuyu, şehveti, alışkanlığı, çekimi ve aşkı birbirinden ayırt edeceksin.

Gerçekleri anlayacak ve sonu ne olursa olsun kabul edeceksin. Bazen bildiklerin, öğrendiklerin acı verir. Onu da yaşayacaksın. Önce kendinin; ne olduğunun, nelere sahip olduğunun, gücünün ve yeteneklerinin farkına varacaksın. Bu hayatta ne istediğini düşünmek, değişimin ilk adımlarından biridir.

Ummak yetmez: harekete geç

Ummakla, dilemekle olmuyor; ayağa kalkacaksın! Her şeyden önce farkına varacaksın. Hangi öğretiye inanırsan inan, onu üstünkörü anlamayacaksın. Bir bilgiyi hayatında gerçekten uygulayamıyorsan, o bilgiye sahip olduğunu sanma yanılgısına kapılmış olabilirsin. Kendini kandırmayacaksın!

Yanlış hayatın peşinde koşmayacaksın. Sistem böyle çalışmıyor! Düşünce gücü, metafizik, parapsikoloji, yoga, meditasyon… Aklına ne geliyorsa, neye inanıp peşinden gidiyorsan, hayatında uygulamaya dönüşmediği yerde tıkanıp kalabilir. Kişisel gelişim ve farkındalık, yalnızca bir şeyler okumak ya da dilemek değil; anladığını yaşamında karşılık bulacak biçimde uygulamaktır.

Hayata yeniden başlamak için her şeyin bir anda değişmesini beklemeyeceksin. Önce ne yaşadığını görecek, sonra kendi payına düşen adımı atacaksın. Hayatın sana ne sunmasını bekliyorsun? Dün akşam hayalini kurduğun şeylerin sabah olunca gerçekleşeceğini mi umuyorsun?

Ummakla, dilemekle olmuyor. Ayağa kalkacaksın!

Can Yücel

Images

Kendi Merkezini Tanı

Kendi merkezini tanıyor musun? Osho’nun bu sorusu, kendini tanıma ve başkalarının onayına duyulan ihtiyaç üzerine düşünmeye çağırıyor. İnsan kendi iç dünyasını tanımadığında, kendisi hakkında güven duygusu kurmak için dışarıdan gelecek sözlere ve desteğe daha fazla ihtiyaç duyabilir.

Sahte benlik nedir?

Osho’nun bu metninde sahte benlik, başkalarının takdirine ve onayına bağlı olan bir merkez olarak anlatılır. Kişi kendisini zeki, güzel ya da güçlü hissetmek için bunları ona söyleyecek insanları arar. Bu sözler bir süre güven verebilir; ancak benlik algısı sürekli dışarıdan gelen övgülere dayanıyorsa, kişi başkalarının desteğine bağımlı hâle gelir.

Osho, bu ihtiyacı hipnotik telkin benzetmesiyle ifade eder: İnsan, kendisi hakkında duymak istediklerini başkalarından tekrar tekrar işitir ve böylece bunlara inanmayı umar. Buradaki temel soru, kişinin kendisini nasıl sunduğu değil; kendisini gerçekten tanıyıp tanımadığıdır.

Başkalarının görüşlerine bağımlılık

Bu düşünceye göre insan kim olduğunu bilseydi, başkalarının onun hakkındaki sözleri karşısında bu kadar kaygılanmazdı. Çünkü başka insanların değerlendirmeleri, kişinin iç dünyasını bütünüyle tanımlayamaz. Osho’nun vurguladığı üzere insanlar başkaları hakkında konuşurken kendi bakış açılarını ve kendilerini de ortaya koyarlar.

Başkalarının görüşlerine bağımlılık arttığında, kişi onların ne düşündüğünü sürekli izleyebilir; beğenilmek, beklentileri karşılamak ve saygın görünmek için çaba gösterebilir. Osho, bu uğraşı egoyu süslemeye benzetir. Böyle bir çaba, insanı kendi merkezinden uzaklaştırıp başkalarının onayını aramaya yöneltir.

Gerçek benlik ve kendi merkezini tanımak

Osho’nun sözleri, gerçek benliğe dair hazır bir tanım vermekten çok, dış onaya yaslanan sahte merkezin nasıl işlediğine dikkat çeker. Kendi merkezini tanımak; başkalarının her sözünü kendin hakkında kesin bir hüküm saymamak ve kimlik duygusunu yalnızca takdir edilmek üzerine kurmamaktır.

Bu bakış açısı, başkalarının düşüncelerini bütünüyle önemsiz görmek anlamına gelmez. Metnin odağı, kişinin kendisi hakkındaki bütün değerlendirmeleri dışarıdan beklemesi ve sürekli kabul görmeye çalışmasıdır. Kendini tanıma sorusu da burada belirir: Başkalarının övgüsü olmadan kendin hakkında ne hissediyorsun?

“Kendi merkezini tanıyor musun? Eğer tanımıyorsan, sürekli korkacaksın. Sahte benlik sürekli korkar; her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin. Seni takdir edecek, alkışlayacak; ne kadar güzel ya da zeki olduğunu söyleyecek birilerini ararsın.

Kim olduğunu bilmiyorsun. Eğer bilseydin, başkalarının senin hakkında söyledikleri seni bu kadar endişelendirmezdi. İnsanlar senin hakkında bir şey söylediğinde, aslında kendilerini anlatırlar.

İnsanlar ne derse desin, sen yine de korkarsın; çünkü hâlâ sahte merkeze tutunuyorsun. Bu merkez başkalarına bağımlıdır. Sürekli onların izinden gider, onları tatmin etmeye ve saygın görünmeye çalışırsın; egonu süslemeye uğraşırsın. Bu, intihar etmek gibi bir şeydir.”

— Osho