bilinçaltı kodlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Akışa Bırakmak

Maddi konularda egoyu ikna çalışmaları yapıyordum. Bu konuda bir yazıya başlamıştım ama bitiremiyordum. Devamını yazmak içimden gelmiyordu; ben de kendimi zorlamayıp akışa bıraktım. Çünkü bu durum bana, yazının tamamlanması için henüz deneyimlemem gereken şeyler olduğunu hatırlattı. Belki de ancak onları yaşadıktan sonra yazı amacına uygun biçimde tamamlanabilecekti.

Ben de yazıyı bir süreliğine olduğu yerde bırakarak kendimle ilgili çalışmalara devam ettim. Bir gün bir arkadaşımla konuşurken, işle ilgili bir konuda çekimser davrandığımı fark ettim. O konuda yazılı bir kural vardı ve hakkımız olarak tanımlanmıştı; buna rağmen uygulamada konuyu amirlerle gündeme getirmek pek hoş karşılanmıyordu. Ya da biz böyle değerlendiriyorduk. Hakkımız olduğunu düşündüğümüz bir şeyi istemek zorunda kalmaktan rahatsız oluyordum. Çok önemli olmayan ama dile getirildiğinde üst kademenin hoşuna gitmeyeceğini düşündüğümüz, kalıplaşmış bir durumdu.

Images

Bilinçaltının 30 Temel Özelliği

Bilinçaltı ile çalışanlar için, bilinçaltının temel özelliklerini listeleyen Berna Özcan Demir’e ait bu yazıyı paylaşmak istedim. Aşağıdaki maddeler, yazarın bilinçaltına dair yaklaşımını ve örneklerini aktarır; her birini evrensel ya da bilimsel olarak kesinleşmiş bir kural gibi değil, bu çerçevedeki düşünceler olarak değerlendirmek gerekir.

Bilinçaltının 30 temel özelliği

Algılama, çağrışım ve öğrenme

  1. Doğru-yanlış ayrımı yapmaz: Bu yaklaşıma göre bilinçaltı; doğru ile yanlış, ahlaklı ile ahlaksız ya da gerçek ile hayal arasında değerlendirme yapmaz. Bir bilgisayar programı gibi verilerle ilgilenir, verinin kendisini yorumlamaz.
  2. Genellemeler oluşturabilir: Örneğin sizinle kavga eden arkadaşınızın adı Ali ise, yaşananı genelleyip tüm Ali’lerin kavgacı olduğuna inanabilir.
  3. Şimdiki zamanda yaşar: Bilinçaltı geçmiş ya da gelecek kavramlarını anlamaz; onun için yalnızca an vardır.
  4. Kelimeleri bağlamından ayrı kaydedebilir: “Sigarayı bırakmak istiyorum” cümlesinde, bu anlatıma göre, “sigara” kelimesi tek başına öne çıkabilir. Kişinin sigarayla kurduğu güçlü bağ, kelimenin çağrışımını etkileyebilir.
  5. Değişime direnebilir: Alışılmış düzenin değişmesini istemediği ve değişiklik karşısında tepki göstererek kişiyi vazgeçirmeye çalıştığı ifade edilir.
  6. Rüyalarla kendini düzenler: Yazarın yaklaşımında bilinçaltı, rüyalar aracılığıyla sıkışmış enerjileri ortaya çıkarıp rahatlar.
  7. Sembollere ve resimlere tepki verir: Bilinçaltının kelimelerden çok semboller ve imgelerle iletişim kurduğu düşünülür.
  8. Cümleleri tersten anlayabilir: Metinde, bilincin anlamakta zorlanabileceği ters ifadeleri bilinçaltının kolayca anlayabildiği ileri sürülür.
  9. İlk kayıtların erken yaşlarda oluştuğu kabul edilir: Bu yaklaşıma göre temel özellik ve kayıtlar ilk beş yaşa kadar tamamlanır. Sonrasında yeni verilerin kabulü için, mevcut kayıtlara uygunluk ve ısrarlı çalışma önem taşır.
  10. Çağrışımlarla çalışır: Bir düşünce ya da olay başka bir şeyi hatırlatabilir; bir kayıt, başka bir kaydı harekete geçirebilir.
  11. Aynı anda pek çok işlemi yürütebilir: Birçok veriyi işleyebildiği ve çeşitli işlevleri otomatik olarak yerine getirebildiği belirtilir.
  12. Kolektif bilinçaltından etkilenebilir: Yazar, bilinçaltının kolektif bilinçaltıyla bağlantılı olduğunu ve başka insanların bilinçaltından da etkilendiğini ifade eder.
  13. Şakayı gerçek kabul edebilir: Bu görüşe göre bilinçaltının espri anlayışı yoktur; söylenenleri gerçek kabul eder.
  14. Duyguların etkisini taşır: Bilinçaltının kendisinin duygusal olmadığı, ancak duyguların enerjisinden etkilendiği anlatılır. Örneğin merhamet duygusu çeşitli çağrışımları harekete geçirerek kişinin kararlarını etkileyebilir.
  15. Israrcı ve sabırsızdır: Küçük bir çocuğa benzetilen bilinçaltı, istediğinin hemen olmasını bekler. Bir davranış zarar verse bile sürdürülmesine yol açabilir. Yazar, değişim için kişinin bilinçaltından daha ısrarcı olması gerektiğini söyler.
  16. Çalışmayı bırakmaz: Bu anlatımda bilinçaltı uyku sırasında da işlemeye devam eder ve kişi yaşadığı sürece etkin kalır.
  17. Korkuları abartabilir: Özellikle korkuların büyüyerek kişinin kaygı düzeyini artırabileceği belirtilir.
  18. Tekrarlara duyarlıdır: Bir düşünceyi, duyguyu ya da cümleyi sürekli tekrarlamanın, zamanla onun kaydedilmesine yol açtığı ifade edilir.
  19. Olumsuz duyguları kaydedebilir: Nefret gibi duyguların uygun bir ortamda yeniden ortaya çıkabileceği anlatılır. Yazar bunu bilinçaltının intikamı sevmesi olarak değil, içerideki nefretin açığa çıkmasına zemin bulması olarak açıklar.
  20. İnce ayrımları gözden kaçırabilir: Örneğin sokakta para kaybetmekle iflas etmek, her ikisinde de para kaybı olduğu için bilinçaltı açısından benzer algılanabilir.
  21. Sade ve açık anlatımları anlar: Bilinçaltının dili beş yaşındaki bir çocuğun dili gibi düşünülür. “Ben çok zenginim” gibi basit bir ifade anlaşılırken, karmaşık ve soyut anlatımların aynı açıklıkta kavranamayacağı söylenir.

KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?

KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN

bilinçaltı

Detaylı bilgi için lütfen tıklayınız.

Davranışlar, inançlar ve kararlar

  1. Tutum ve davranışları etkiler: Bilinçaltındaki kayıtların kişinin tepkilerini ve kararlarını yönlendirdiği anlatılır. Örneğin “Ben başarılı bir insanım” kaydı olan birinin başarı getirecek işlere yönelmesi ve bu yönde kararlar alması örnek verilir.
  2. Kayıtlarına uygun olayları gerçekleştirmeye çalışır: Bu görüşe göre bilinçaltı, kendi inançlarına uygun durumları kişinin hayatına çekmek için çalışır. Örneğin kişinin fakirliği hak ettiğine inanmasının bu inancı deneyimlemesine yol açabileceği ileri sürülür.
  3. Bilinçli zihinden emir alır: Kişinin bilinçaltına bilinçli ya da bilinçsiz biçimde komut verdiği belirtilir. Yazar, bilinçli komutlarla mevcut verilerin değiştirilebileceğini ve yenilerinin eklenebileceğini savunur.
  4. Şüphe etmez ve sorgulamaz: Bu nedenle bilinçaltına hangi komutların verildiğine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanır.
  5. Kayıtlar birbiriyle bağlantılıdır: Bir kayıt diğerini tetikleyebilir. Örneğin korkular arasında bağlantılar bulunabileceğinden bilinçaltına bütünsel bakmak gerektiği belirtilir.
  6. Farklı düşünme eğilimleri gösterir: Metinde bilinç daha çok tümevarımlı, bilinçaltı ise tümdengelimli düşünme eğiliminde olarak tanımlanır.
  7. Önceden uyarabileceği düşünülür: Yazar, bilinçaltının psişik yetenekleri olduğunu; gelecekteki bir olayı görebileceğini, tedbir alabileceğini ve kişiyi uyarabileceğini ileri sürer.
  8. Dikkat edilmeyen şeyleri kaydedebilir: Bilincin dikkat etmediği şeylerin otomatik olarak kayda geçtiği, bilinçli biçimde dikkat edilenlerin ise kaydedilmesi için çaba ve tekrar gerekebileceği söylenir.
  9. Hayal gücü ve üretim yeteneği vardır: Bilinçaltının sanatsal yönü ve üretme gücü olduğu; ancak hayalle gerçeği ayırt edemediği ifade edilir. Bu nedenle hayallerin bilinçli biçimde kurulması gerektiği vurgulanır.

Bilinçaltı davranışları nasıl etkiler?

Bu 30 maddede ortak tema, kişinin kayıtlarının çağrışımları, duyguları ve tepkileri etkileyebileceği düşüncesidir. Berna Özcan Demir’in aktardığı örnekler, bilinçaltı nasıl çalışır sorusuna yazarın bakış açısından yanıt vermeyi amaçlıyor. Bu bilgilerin bilinçaltı konusunda çalışma yapan kişilerin, üzerinde çalıştıkları alanı tanımalarına ve daha sağlıklı çalışmalar yürütmelerine yardımcı olmasını umuyorum.

Berna Özcan Demir

Images

Affetme Çalışması

Birini affetmeye ihtiyaç duyuyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, aşağıdaki affetme çalışmasını deneyebilirsiniz. Bu metni yaklaşık beş yıl önce yazmışım; dün yazılarımı incelerken tesadüfen karşıma çıktı ve hemen bloga koymak istedim. Çünkü kalbinizde kin, öfke ya da kızgınlık taşıdığınızda, bu duyguların sizi ne kadar yorduğunu fark etmek zorlaşabilir. Benzer enerjilerin birbirini çektiğine inanıyorum; bu nedenle içimizde daha fazla sevgiye yer açmanın ve affetmeyi kendi iyiliğimiz için seçmenin önemli olduğunu düşünüyorum.

Affetmek, yaşananları önemsiz saymak ya da yapılanı haklı bulmak demek değildir. Birini affetmek, onunla yeniden görüşmek veya ilişkinizi sürdürmek zorunda olduğunuz anlamına da gelmez. Bu çalışmadaki niyet, sizi yıpratan duyguları fark etmek ve zamanla onları taşımamayı seçmektir. Hazır hissetmediğiniz bir konuda kendinizi zorlamayın; affetme bir anda gerçekleşmesi gereken bir karar değil, kişiye göre değişebilen bir süreçtir.

Images

Çekim Yasasının Sırrı: Elde Etmenin Önündeki Büyük Engel Bilinçaltı

Çekim yasası ve bilinçaltı: elde etmenin önündeki engel

Çekim yasasını işletirken istediklerimizi elde etmemizin önündeki en büyük engellerden biri, bilinçaltımızda taşıdığımız kayıtlardır. Bu kayıtlar, olayları nasıl algıladığımızı ve benzer durumlarda nasıl tepki verdiğimizi etkileyebilir. Bu nedenle olumsuz kayıtlarla çalışmak önemlidir. Bunun için farklı teknik ve yöntemler bulunuyor. Ben bugün bilinçaltı kayıt temizliği sırasında temelde neyi değiştirdiğimizi, kendi deneyimlerimden hareketle farklı bir bakış açısıyla paylaşmak istiyorum.

Bilinçaltı kayıt temizliği temelde neyi değiştirir?

Şimdiye kadar bilinçaltı kayıtlarıyla çalışırken EFT, İçsel Temizlik (Korku çalışması), Egoyu İkna yöntemi ve olumlama tekrarları gibi farklı yöntemler kullandım. Kendi deneyimlerimde fayda gördüğüm için bu teknikleri başkalarına önerirken de kişisel tecrübelerimi paylaşıyorum.

Images

Çekim Yasasının Sırrı – Egomuzu Nasıl İkna Edebiliriz?

Çekim yasası ve ego: Egomuzu nasıl ikna edebiliriz?

Bir önceki yazımda kurban olma deneyimimden söz etmiş ve egomuzu ikna etmemiz gerektiğini belirtmiştim. Peki bunu nasıl yapacağız? Benim için cevap, egoya bağırıp onu susturmaya çalışmakta değil; onu sabırla dinleyip elindeki inançları gerçek örneklerle yeniden değerlendirmekte yatıyor.

Çevrenizde çocuk sahibi olan aileleri gözlemleyin. Çocuklar yaramazlık yaptığında anne babalarının çoğu zaman sabırla yaklaştığını görürsünüz. Dışarıdan bakınca insanı zorlayan bir durumda bile ebeveynler, çocuklarının neye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışır. Aykut Oğut’un son kitabında yer alan bir örnek, bu yaklaşımı düşünmek için iyi bir başlangıç.

Images

Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik 3

Bilinçaltı Kayıtları Temizleme: Zülfikar Bey’in Deneyimi

Bugün bilinçaltı kayıtları temizliği yazılarına devam ediyorum. Bu kez, para ile ilgili bir korkusunu ve bu korkuyla çalışırken yaşadıklarını bizimle paylaşan Zülfikar Bey’in deneyimini aktarıyorum. Kendisi çalışmasının ayrıntılarını benimle paylaşma inceliğini gösterdi. Ben de bu kişisel deneyimin, benzer bir çalışma üzerine düşünenlere fikir verebileceğini umarak sizlerle paylaşmak istedim.

Bilinçaltı kayıtları nasıl temizlenir? Bir anıyı fark etmek

Zülfikar Bey, hazırladığı listeyi oluştururken kendi sitesinden, benimle yaptığı sohbetlerden ve Nil Hanım’ın sitesinden yararlandığını anlatıyor. Daha önce para konusunda iç dünyasına yönelttiği sorulardan aklında kalanları, hatırladığı sahneleri ve kendisine yeniden hatırlatılan anıları bir araya getirmiş. Listeyi gözden geçirdikten sonra ilk maddeyi seçip çocukluğundaki bir ana dönerek çalışmaya başlamış.

Images

Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim

Bilinçaltı kayıtlarıyla çalışmak için birçok teknik var. Daha önceki yazımda bunlardan söz etmiştim. Bu kez biraz daha derine inerek kendi içsel temizlik sürecimde yaşadıklarımı ve uyguladığım çalışmaları paylaşmak istiyorum. Anlattıklarım, benim deneyimim ve o dönemde kendime uyguladığım yöntemdir.

EFT (Duygusal Özgürleştirme Tekniği) ve Reiki çalışmaları yapmış olmama rağmen, çekim yasasının adımlarını uygulayıp isteklerimi sıralamaya başladığımda içimde çözemediğim bir direnç fark ettim. İsteklerimi düşünmek, onları zihnimde canlandırmak tek başına yeterli olmuyordu; bir yanım istediğim şeylere yönelirken başka bir yanım sanki bunlara hakkım olmadığını söylüyordu. Benim için bilinçaltı temizliği çalışmasını başlatan soru da buydu: Bu direnç nereden geliyordu?

Bilinçaltı kayıtlarını değiştirme ihtiyacını nasıl fark ettim?

Geriye baktığımda istediğim pek çok şeyi elde ettiğimi görebiliyordum. Bu çalışmalara başladığım zamana göre maddi anlamda daha fazla kazanıyor, buna bağlı olarak daha fazla harcıyordum. Özellikle son bir yılda isteklerimi daha bilinçli belirlemeye başlamıştım ve bunun sonuçlarını da hayatımda gözlemliyordum. Fakat bazen bir şeyi istiyor, onunla ilgili çalışmalar yapıyor, nasıl gerçekleşebileceğini düşünüyordum; yine de istediğim şey beklediğim yerden gelmiyordu. Bakış açımı değiştirdiğimde, yaşadıklarımın içinde göremediğim başka bir yön olduğunu fark ettim.

Zengin olmayı, bir villaya sahip olmayı ya da BMW 5.20d almayı hayal ettiğimde içimden bir ses, sen zenginliği hak etmiyorsun, diyordu. Kendimi hayalimdeki arabaya binerken düşündüğümde utanıyordum. Sanki arabaya binmekle birilerine hava atacakmışım gibi geliyor, inip binmek bile içimi sıkıyordu. İstediğim evi hayal ettiğimde de kendimi o dünyaya ait hissedemiyordum. İnsanlarla iletişim kuramıyor, utanıyor ve dışlandığımı düşünüyordum.

Dilim, ben o eve sahip olmayı seçiyorum, derken kalbim, sen o dünyaya ait değilsin, diyordu. Bilinçaltımdaki kaydı fark etmiştim ama onu nasıl değiştireceğimi henüz bilmiyordum. Bilinçaltı kayıtları nasıl değiştirilir diye düşünürken, önce bu duyguların hangi yaşantılarla bağlantılı olabileceğine bakmam gerektiğini anladım.

Çocukluk anılarımın içimdeki dirence etkisi

İçsel temizlik tekniğiyle çalışırken çocukluğumda yaşadığım bazı olayların bugünkü hislerimle bağlantısını gördüm: Başkalarının yardımlarıyla geçinmek, yoksulluk ve annemin anlattığı kıtlık hikâyeleri… Bunlar benim iç dünyamda yer etmişti. Çocukken başkalarının attığı malzemelerle ve zorluklar içinde büyümüş olmam, bugün lüks bir yaşamı hak ettiğime kendimi inandırmamı güçleştiriyordu. Bir yanım, ben bunlara layığım, diye düşünüyordu; zenginlik ise bana ulaşılmaz ve yabancı geliyordu. İçimdeki direncin kaynağını böyle anlamaya başladım.

Bu fark ediş benim için bir dönüm noktası oldu. Önceki çalışmalarımı evin kaba temizliği gibi görmeye başladım; şimdi daha derine bakmam gerektiğini hissediyordum. Kendime neden böyle hissettiğimi sordum. Bu soruyla birlikte, kendimi annemle yaşadığımız ilçenin varoşlarında, bir fabrikanın yanmış kömür cürufunu döktüğü yerde kömür toplarken buldum. Beş-altı yaşlarında olmalıydım. O sahnede kendimi aciz ve değersiz hissediyordum.

İçsel temizlik çalışması nasıl yapılır? Kendi uygulamam

Ben çalışırken önce o anda belirginleşen duyguyu fark etmeye, ardından kabul etmeye ve onu sevgiye dönüştürmeye niyet etmeye odaklandım. Sonrasında kendime yeterlilik, kabul ve şükür ifadelerini tekrarladım. Bu, benim kişisel uygulama biçimimdi; aşağıdaki cümleler de o sırada kendime söylediğim ifadeler.

Acizlik ve değersizlik duygusuyla çalışmam

Önce değersizlik, sonra acizlik korkusu üzerinde çalıştım:

Benim acizlik korkum var.
Ben acizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben acizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben acizlik korkumu seviyorum.

Kalbimden pembe ışıklar çıkardığımı hayal ettim; korkunun bedenimden çıkıp sevgi enerjisinin tüm hücrelerime yayılmasına izin verdiğimi düşündüm. Ardından şu olumlamaları tekrarladım:

Ben her halimle yeterliyim.
Ben her halimle yeterli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle yeterli olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle yeterli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle yeterli olduğum için şükrediyorum.

Sonra kendime bu duyguyu daha önce nerede yaşadığımı sordum. Sırtımda kömür çuvalı taşırken insanların bana bakışı gözümün önüne geldi. Çuvalın altında eziliyordum; hem ağırlığıyla hem de o anın bende bıraktığı psikolojik yükle. Acizlik, çaresizlik, utanma ve adam yerine konulmama gibi daha önce fark etmediğim korkular da belirdi. Önce acizlik, ardından diğer duygular üzerinde çalıştım.

Çaresizlik, utanma ve kabul

Çaresizlik korkum için kullandığım cümleler şunlardı:

Benim çaresizlik korkum var.
Ben çaresizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben çaresizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben çaresizlik korkumu seviyorum.

Kalbimden pembe ışıklar çıkardığımı hayal ettikten sonra şu olumlamaları tekrarladım:

Ben çareyi içimdeki sevgide buluyorum.
Benim çarem benim içimde.
Ben çaremin benim içimde olduğunu biliyor ve inanıyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu kabul ediyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için şükrediyorum.

Kömür taşıdığım için duyduğum utanma korkusunu da çalıştım:

Benim kömür taşıdığım için utanma korkum var.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu kabul ediyorum.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu seviyorum.

Ardından yaşadıklarımı olduğu gibi kabul etmeye yönelik şu cümleleri tekrarladım:

Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ediyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğimi biliyor ve inanıyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğim için kendimi takdir ediyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğim için şükrediyorum.

Adam yerine konulmama korkum için de aynı şekilde çalıştım:

Benim adam yerine konulmama korkum var.
Ben adam yerine konulmama korkumu kabul ediyorum.
Ben adam yerine konulmama korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben adam yerine konulmama korkumu seviyorum.

Sonrasında kendime tam ve bütün olduğumu hatırlatan olumlamaları söyledim:

Ben her halimle tam ve bütünüm.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu bildiğim için şükrediyorum.

Çocukluk sahnelerinde fark ettiğim ortak düşünce

Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerimi kapattım ve bu durumu başka nerede yaşadığımı sordum. Sahneler peş peşe gelmeye başladı. Ailemizin ekonomik durumu kötü olduğu için yeterli paramız yoktu; ailem çok çalışmak zorundaydı. Yaşamımızı sürdürebilmek için her fırsatı değerlendiriyorlardı. Kendimi annemle birlikte buğday tarlalarında, biçimden sonra kalan başakları toplarken gördüm. Ardından soğan ve patates tarlaları geldi.

Çocuklukta yaşadıklarım sanki bana, sen zengin olamazsın, hayatını ancak başkalarının artıklarıyla geçindirebilirsin, diyordu. O dünyaya nasıl ait olabilirdim ki? Bir şeylere sahip olmak için hep başkalarından izin almış, tarlalarda başkaları ne der diye düşünerek mücadele etmiştim. Sanki ancak başkaları izin verirse bir şeylerin sahibi olabilirdim. Bu sahnelerle bugünkü zenginlik ve aidiyet duygum arasındaki bağlantı o sırada daha görünür hâle geldi.

Çalışmalarımın büyük bölümünü tamamladığımı düşünüyordum ama o sahnelerdeki çocuk hâlâ mahzun ve hüzünlü duruyordu. O yaşlardaki kendime çeşitli cümleler söylüyor, yine de orada çözemediğim bir şey olduğunu hissediyordum. Daha önceki deneyimlerime göre sahnedeki olumsuz durum değiştiğinde, aynı sahneyi farklı algılamaya başlıyordum. Fakat bu kez ne yapmam gerektiğini bulamıyordum. Çalışma sonrasında çocuğa ne hissettiğini sorduğumda yalnızca bana bakıyordu.

O günlerde okuduğum, EFT ile parasal blokajların çözümünde kullanılan cümlelerden biri aklımda bir ışık yaktı. Cümleyi kendime uyarlayarak olumlamalar yaptım. Olumsuz kelimeler içeren cümlelerin olumlama için tavsiye edilmediğini biliyordum; yine de bu ifadeleri kullanmayı denedim:

Benim kimsenin artığına ihtiyacım yok.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını biliyor ve inanıyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını kabul ediyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını bildiğim için Allah’a şükrediyorum.

Devamında kendi kendime yeterli olduğumu hatırlatan cümleleri söyledim:

Ben kendi kendime yeterliyim.
Ben kendi kendime yeterli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğumu kabul ediyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğum için Allah’a şükrediyorum.

Ardından değer duygusu üzerine çalıştım:

Ben değerliyim.
Ben değerli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben değerli olduğumu kabul ediyorum.
Ben değerli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben değerli olduğum için Allah’a şükrediyorum.

Birden sahneler değişmeye başladı. Çocuk sırtındaki çuvalı bıraktı ve arkadaşlarıyla oynamaya gitti. Onu sokakta mutlu ve huzurlu şekilde oynarken gördüm. Sonra buğday, soğan ve diğer tarlalardaki sahneler üzerinde de benzer biçimde çalıştım.

Ardından gözümün önüne Bursa’da, maddi durumu iyi olanların yaşadığı villalarıyla ünlü bir semtin sokağı geldi. Daha önce o cadde ve sokaklarda dolaşmayı hayal ettiğimde utanırken bu kez kendimi rahatça o evlerden birine arabayla girerken gördüm. Hatta villa tarzı evlerin bulunduğu başka yerleri neden gezmediğimi sorgulamaya başladım. Benim için kritik olan bir sahneyi değiştirebilmiştim. Bilinçaltı blokajları ve çekim yasası arasındaki ilişkiyi de kendi deneyimimde, istediğim hayatı düşünürken içimde beliren aidiyetsizlik ve hak etmeme duyguları üzerinden görüyordum.

Geçmişteki kayıtların bugünkü davranışlarıma yansıması

Yazdıklarımı bugün okurken nasıl bir girdabın içinde yaşamış olduğuma hayret ediyorum. Bu olumsuz kayıtlar varmış gibi hissetmeme rağmen elde ettiklerimin de benim için önemli bir başarı olduğunu fark ettim. Bunun nedenini düşündüğümde, ailenin son çocuğu olmamın ve ailemin gözüne girmek için gösterdiğim çabanın davranışlarımı etkilediğini gördüm. Onlara daha zeki olduğumu göstermek zorundaymışım gibi hissediyordum. Okul hayatım ağabeylerimden daha iyiydi; kısa yoldan hayata atılma şansı bulmuştum. Ailem ve çevrem beni zeki, çalışkan ve efendi bir çocuk olarak tanıyor, başkalarına örnek gösteriyordu.

Sonra bu kaydın ilerleyen yaşamımda başka bir biçimde karşıma çıktığını fark ettim. Korkular üzerine çalışırken kontrolü kaybetmek istemeyen, hata kabul etmekte zorlanan ve mükemmeliyetçi yönümü gördüm. Başkaları ne der korkusu taşıyor; yaptığım işler için birilerinden onay alınca rahatlıyordum. Sorumluluk almaktan kaçındığımı, kalıpların dışına çıkamadığımı ve kurallara fazlasıyla bağlı yaşadığımı fark ettim. Kural dışı bir şey yaparsam yakalanacağımı, suçlanacağımı ve sahip olduğumu sandığım saygınlığı bir anda kaybedeceğimi düşünüyordum.

Bu duygular nedeniyle işte sahip olduğum makamın avantajlarını ve yetkilerini bile gerektiği gibi sahiplenemiyordum. Hep birilerinin desteğine ihtiyaç duyuyor, insanlara hoş görünmek adına kendi imkânlarımı kullanmıyordum. İnsanların beni kullanmasına izin veriyor, bu durumdan rahatsız olduğum hâlde davranış biçimimi değiştiremiyordum. O zamana kadar bunu yalnızca kişilik yapım diye açıklıyordum; çalışmalar sırasında geçmişle kurduğum bağlantıyı fark ettim.

Kendimi görünür kılmak ve değişimi paylaşmak

Bu siteyi yaklaşık üç yıl önce kurmuş olmama rağmen kendi adıma hiç yazı yazmamıştım. İnternet bilgimden ve teknik altyapımdan yararlanarak farklı yerlerden topladığım yazıları yayımlıyordum. Kendimi gizliyor, insanlara farklı ya da kod isimlerle cevap veriyordum. Bu yazıyı kendi adıma yazıp yayımlamak benim için büyük bir değişimdi.

Siteme kendi fotoğrafımı koydum; ismimi, e-posta adresimi ve Facebook adresimi paylaşmaya başladım. İnsanlara gerçek ismimle yardımcı olmak ve kendi fikirlerimi daha rahat açıklamak benim için görünür olmanın bir yoluydu. Bunların hepsini, yaptığım içsel temizlik çalışmasıyla birlikte gelen bir değişim olarak yaşadım. Çalışma dokümanlarını da burada paylaştım ve bunları alan kişilerden olumlu geri dönüşler aldım. Yaşadığım deneyimleri anlatmaya devam etmeye karar verdim.

Ben korkularımla yüzleşme cesaretini göstererek içsel temizliğime başladım ve hâlâ çalışmaya devam ediyorum. Bu yaklaşımın benim için değerli olduğuna kalben inanıyorum. Sahip olduklarımızı paylaştıkça çoğaldığını fark ettim. Önceden odağım daha çok parasal zenginlikti; şimdi mutluluğu hedef alıyorum. Kendi deneyimimde, içsel temizlik çalışması nasıl yapılır sorusunun cevabı önce hissettiğim direnci fark etmek, o duygunun bende uyandırdığı eski sahnelere bakmak ve kendime söylemek istediklerimi bulmaktı. Bu süreci herkes için aynı sonucu verecek bir yöntem olarak değil, kendi yaşantımdan bir paylaşım olarak anlatıyorum.

Ben temizliğime devam edip mutluluğu hedef aldıkça, parasal anlamda istediklerimin de kendiliğinden gelebileceğine inanıyorum. Düşüncelerimin sizin yaşantınızda da bir fark yaratması dileğiyle. Her şey gönlünüzce olsun. Saygı ve sevgilerimle.

Halis Şahiner

Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Images

Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim

Bilinçaltı kayıtlarıyla çalışmak için birçok teknik var. Daha önceki yazımda bunlardan söz etmiştim. Bu kez biraz daha derine inerek kendi içsel temizlik sürecimde yaşadıklarımı ve uyguladığım çalışmaları paylaşmak istiyorum. Anlattıklarım, benim deneyimim ve o dönemde kendime uyguladığım yöntemdir.

EFT (Duygusal Özgürleştirme Tekniği) ve Reiki çalışmaları yapmış olmama rağmen, çekim yasasının adımlarını uygulayıp isteklerimi sıralamaya başladığımda içimde çözemediğim bir direnç fark ettim. İsteklerimi düşünmek, onları zihnimde canlandırmak tek başına yeterli olmuyordu; bir yanım istediğim şeylere yönelirken başka bir yanım sanki bunlara hakkım olmadığını söylüyordu. Benim için bilinçaltı temizliği çalışmasını başlatan soru da buydu: Bu direnç nereden geliyordu?

Images

Çekim Yasasının Sırrı

Çekim yasasıyla ilgilenmeye yaklaşık dört yıl önce başladım. Bu macera, “The Secret” kitabını okumamla başladı. Hedefim birçok insanınkiyle aynıydı: Maddi açıdan daha iyi bir duruma gelmek. Konuyla ilgili kitaplar okumaya, araştırmaya ve öğrendiklerimi uygulamaya başladım. Fakat bir şeylerin eksik kaldığını hissediyordum. Okuduğum kitap ve makaleler çoğaldıkça, meselenin yalnızca ne istediğini söylemekten ibaret olmadığını fark ettim.

Çekim yasası nasıl uygulanır? Önce ne istediğinizi bilin

Benim inancıma göre, bir şeyi elde etme sürecinde önce isteğimizi açıkça tanımlamamız, sonra da ona yaklaşmamıza engel olan düşünceleri fark etmemiz gerekir. İşin sırrı, yalnızca istemekte değil; nasıl istediğimizi, bu isteğe ne kadar açık olduğumuzu ve hedefimize doğru nasıl hareket ettiğimizi anlamakta yatıyor. Başlangıç için izlenebilecek adımları şöyle özetleyebilirim:

Images

Bütünsel Kinesiyoloji – PİKİ

KİNESİYOLOJİ NEDİR?

Farkındalık, otomatik düşünce kalıplarının sizi uyuşturmasından uyanmaktır. Kinesiyolojiye bu açıdan bakıldığında, bedenin verdiği tepkileri fark ederek kendimizle ve bizi etkileyen inançlarla ilgili sorular sormaya yarayan bir yaklaşım olarak ele alınır.

Genel bir tanımla kinesiyoloji, kas aktivitesini inceleyen alandır. PİKİ yaklaşımında ise kas testi, kişinin bilinçaltındaki inançları ve tepkileri hakkında farkındalık kazanmak için kullanılan bir iletişim aracı olarak anlatılır. Bu nedenle burada söz edilen kinesiyoloji kas testi, yazarın tarif ettiği uygulama çerçevesinde değerlendirilmelidir; tıbbi tanı koyma yöntemi değildir.

Images

Çekim Yasasıyla Bolluk ve Bereket İçin İnanç Değiştirme Teknikleri

Çekim yasası yaklaşımında bolluk ve bereket üzerine çalışırken, yalnızca ne istediğimize değil, para ve refahla ilgili hangi inançları taşıdığımıza da bakarız. “Para zor kazanılır”, “Daha fazlasını hak etmiyorum” ya da “Gelecekten korkuyorum” gibi düşünceler, hedeflerimizi nasıl gördüğümüzü etkileyebilir. Bu nedenle önce fark etmek, sonra da seçtiğimiz yeni düşünceyi düzenli biçimde hatırlamak önemlidir. Aşağıdaki çalışmalar, yazıda anlatılan inanç değiştirme ve istekleri gerçekleştirme tekniklerini bir araya getiriyor. Bunları kesin sonuç vaatleri olarak değil, kendi düşüncelerinizi gözden geçirmek için uygulamalar olarak değerlendirin.

Ayna görüntüsü tekniğiyle olumlama

Bilinçaltının, bilincimizin o sırada odaklanmadığı ayrıntılara yöneldiği fikri bu tekniğin çıkış noktasıdır. Bir partiye gittiğinizde bilinciniz insanlara, tanıdıklara ve konuşmalara odaklanırken; renkleri, kokuları, sesleri, halıyı ya da duvardaki resimleri de fark etmeden kaydedebilirsiniz. Tersine, dikkatinizi bu ayrıntılara verdiğinizde çevrenizdeki kişiler ve konuşmalar arka planda kalabilir. Bu yaklaşımda, dikkatin yönünü değiştirerek olumlu bir inancı hatırlatmanın mümkün olduğu düşünülür.

Uygulamak için önce seçtiğiniz olumlamayı bir kâğıda yazın. Örneğin: “Ben kolay bir şekilde para kazanıyorum ve refah içinde yaşıyorum.” Kâğıdı aynaya doğru tutup yazıyı aynadaki görüntüsünden okuyun. Ardından bu görüntüdeki yazıyı beyaz bir kâğıda tersten, yani aynadaki hâliyle aktarın. Bu çalışmayı para kazanma olumlamaları için de kullanabilirsiniz; önemli olan, cümlenin sizin için anlamlı ve anlaşılır olmasıdır.

Hazırladığınız yazıdan birkaç kopya çıkarıp evde görebileceğiniz yerlere asabilirsiniz: sabah uyandığınızda ilk baktığınız yere, banyodaki aynanın üzerine veya yemek masasında oturduğunuz yerden görebileceğiniz bir noktaya. Tekniğin anlatımındaki düşünce, normal yazıdan farklı görünen bu ifadenin dikkatinizi çekmesidir. Bu yöntemi denerken, etkisine ilişkin kesin bir sonuç beklemek yerine size nasıl hissettirdiğini gözlemleyin.

Yazarın püf noktası: Olumlamaları cenin pozisyonunda, anne karnındaki gibi kıvrılarak ve avuçlarınızı kapalı tutarak yapmanın bilinçaltı için daha kabul edilebilir olduğu ileri sürülüyor. Bu, yazıdaki yaklaşımın bir önerisidir; size rahat gelmiyorsa pozisyonu zorlamadan, kendinizi rahat hissettiğiniz şekilde çalışabilirsiniz.

Bilinçaltı inanç değiştirme çalışmaları

Değiştirmek istediğiniz inancı belirlemek, çalışmanın ilk adımıdır. Olumsuz cümleyi fark ettiğinizde yerine koymak istediğiniz, sizin için inandırıcı ve destekleyici bir ifade seçin. Aşağıdaki örnekler, parayla ve kendinize verdiğiniz değerle ilgili düşünceleri yeniden ele almanız için bir rehberdir. Bir cümle size uzak geliyorsa onu kendi dilinize uyarlayabilirsiniz.

Değer ve yeterlilik:
Olumsuz inanç: Ben değersizim.
Olumlu inanç: Ben çok değerliyim.
Olumsuz inanç: Para kazanmak konusunda başarısızım veya yetersizim.
Olumlu inanç: Para kazanma konusunda başarılı ve yeterliyim.

Güven, hak etme ve para:
Olumsuz inanç: Gelecekten korkuyorum.
Olumlu inanç: Hayatın bana güzel şeyler getirmesine açığım.
Olumsuz inanç: İyi ve güzel şeyleri hak etmiyorum.
Olumlu inanç: İyi ve güzel şeyleri hak ediyorum.
Olumsuz inanç: Suçluluk duygularım var.
Olumlu inanç: Kendimi affetmeye ve huzurlu hissetmeye izin veriyorum.
Olumsuz inanç: Parayla ilgili her zaman sorun yaşarım.
Olumlu inanç: Para konusunda daha destekleyici seçimler yapabilirim.
Olumsuz inanç: Para zor kazanılır.
Olumlu inanç: Para kazanmanın farklı yollarını görebilirim.
Olumsuz inanç: Ben parayı sevmiyorum.
Olumlu inanç: Parayı seviyor ve iyi şeyler için kullanıyorum.
Olumsuz inanç: Paranın değeri yoktur.
Olumlu inanç: Para değerlidir ve ben de değerliyim.

Bolluk ve ilişkiler:
Olumsuz inanç: Daha fazla para kazanmayı hak etmiyorum.
Olumlu inanç: Daha fazla para kazanmayı hak ediyorum.
Olumsuz inanç: Para benim için pis ve kötü bir şeydir.
Olumlu inanç: Parayı kabul ediyor ve iyi amaçlarla kullanıyorum.
Olumsuz inanç: Para geldiği gibi gider.
Olumlu inanç: Para bana bolca gelir ve paramı doğru kullanırım.
Olumsuz inanç: Çok param olursa eşim beni terk eder.
Olumlu inanç: Eşimle birlikte refah içinde ve mutlu yaşıyoruz.
Olumsuz inanç: Çok param olursa gerçek dostum olmaz.
Olumlu inanç: Refah içinde gerçek dostlarımla hayatın tadını çıkarıyorum.
Olumsuz inanç: Çok fazla paraya haram karışır.
Olumlu inanç: Parayı kolaylıkla ve dürüstçe elde ediyorum.

Bu cümleleri, kendinizde kesin olarak bulunduğuna karar vermeniz gereken işaretler gibi görmeyin. İçlerinden size tanıdık gelenleri seçip üzerinde düşünebilirsiniz. Amaç, para ve refahla ilgili otomatik düşünceleri fark etmek ve onların yerine bilinçli olarak tercih ettiğiniz bir ifadeyi koymaktır.

Olumlu inancı tekrar etme adımları

  • Değiştirmek istediğiniz inancı ve yerine koyacağınız olumlu cümleyi belirleyin.
  • Başınızı çevirmeden, gözlerinizi rahatsız olmayacağınız ölçüde sol üst tarafa yöneltin.
  • Olumlu inancınızı sesli ya da içinizden bir kez söyleyin. Ardından sağ elinizin işaret parmağıyla sol elinize yavaşça vurun. Cümleyi tekrar edip aynı hareketi yineleyin; bu uygulamada 30–40 tekrar öneriliyor.
  • Çalışmayı 21 gün boyunca düzenli sürdürün. Kaynak yöntemde bir gün atlandığında baştan başlanması öneriliyor; bunu yöntemin uygulama kuralı olarak değerlendirin.
  • 21 günün ardından, önerideki gibi olumlamayı günde bir kez tekrarlayabilirsiniz. Birden fazla inanç üzerinde çalışıyorsanız her biri için ayrı bir cümle belirleyin.

İstekleri gerçekleştirme teknikleri: evrene sipariş verme

Bu yöntemde isteğinizi açıkça belirttikten sonra onu sürekli kontrol etmemeniz önerilir. Yazarın lokanta benzetmesiyle: Bir yemek sipariş ettiğinizde, “Siparişim nerede?” diye durmadan aramaz; hazırlanıp geleceğini bilerek beklersiniz. Buradaki temel fikir, ne istediğinizi netleştirdikten sonra kaygıyla tekrar tekrar sorgulamak yerine kendi hayatınıza devam etmektir. Bu yaklaşımda “unutmak”, isteğinizden vazgeçmek değil, onu zihninizde sürekli yoklamamaktır.

  • İstediğiniz şeyi açık ve net biçimde bir kâğıda yazın.
  • Ardından şu cümleyi sesli okuyun: “Sevgili evren, ………’yı sana benimle ilgili herkesin ve bütünün hayrına olacak şekilde sipariş ediyorum. En kısa zamanda bunu bana gönder.” Sonra isteğiniz üzerine sürekli düşünmemeye çalışın.

Makale yazarının notu: “Benim kişisel tercihim gece saati camdan dışarı bakarak siparişi vermektir. Ancak size uygun gelen başka bir şekilde siparişinizi verebilirsiniz.”

Günlük tutarak hedefinizi ayrıntılandırın

Günlük tutma çalışmasında ulaşmak istediğiniz amacı, sanki gerçekleşmiş gibi şimdiki ya da geçmiş zamanda anlatırsınız. Bu istekleri gerçekleştirme teknikleri arasında, hedefinizi ayrıntıları ve duygularıyla birlikte yazıya dökmenin bir yoludur. Örneğin, ev sahibi olmayı istiyorsanız yalnızca “Bir evim olsun” demek yerine, sizin için önemli olan özellikleri tarif edebilirsiniz:

“Sevgili Günlük, bugün çok istediğim evi sonunda buldum. Salonu tam istediğim gibi çok geniş ve güney cepheye bakıyor. Salonun dışında üç tane de odası var; hepsi biçimli ve geniş. Banyosu ve mutfağı da oldukça geniş ve bakımlı. Evin yeri tam istediğim yerde: hem merkezi hem sessiz. Komşularla ilgili ilk izlenimim çok iyi. Evin önündeki ağaçları çok sevdim; kahvaltımı mutfak balkonunda yaparken ağaç manzarasını seyretmek beni çok mutlu edecek. En güzeli ise fiyatı … TL. Emlakçı komisyonda da yardımcı olacağını söyledi. Bugün anlaşmamızı yaptık ve evi artık aldım sayılır. Çok mutluyum, bugün harika bir gün.”

Bu örnekte evin özellikleri kadar, o eve ilişkin duygular da anlatılıyor. Siz de hedefinizi yazarken sizin için önemli ayrıntıları ve nasıl hissetmek istediğinizi ekleyebilirsiniz. Bir konuda bir kez yazmanın yeterli olduğu belirtiliyor; yazdıklarınızı başkalarına okutmayın ve sürekli yeniden okumayın. Bu uygulamalar, çekim yasası yaklaşımında isteklerinizi ve onlarla ilgili inançlarınızı netleştirmek için sunuluyor; sonuçları garanti eden yöntemler olarak değerlendirilmemelidir.

Kaynak: http://www.reikiturk.com/

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

Bireysel danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Images

Evrenin Yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak – 3

Evrenin yasalarını anlamak ve refah içinde yaşamak üzerine bu bölümde, bilinçaltı yasaları yaklaşımının üç temel düşüncesi öne çıkıyor: inançların onaylanması, bastırılmış duyguların açığa çıkması ve suçluluk duygusuyla ilişkilendirilen ceza beklentisi. Bunları kesin ve kaçınılmaz sonuçlar olarak değil, kişinin kendi inançlarını ve seçimlerini fark etmesine yardımcı olabilecek bir bakış açısı olarak değerlendirmek gerekir.

  1. Bilinçaltımız inançları onaylamak için çalışır – Onaylama Yasası

Bu yaklaşıma göre bilinçaltı, kişinin benimsediği inançları destekleyen deneyimlere yönelmesinde etkili olur. Örneğin, “Zengin olma şansım ancak piyangodan para kazanmakla mümkün” diye düşünüyorsanız, başka yolları görmezden gelebilir ya da bu inancı destekleyen örneklere daha çok dikkat edebilirsiniz. Üstelik “Piyangoyu kazanmak çok zordur” inancı da buna eklenirse zengin olma ihtimalini zihninizde daha baştan rafa kaldırabilirsiniz.

Images

Pratik Bilinçaltı Kodlama Yöntemleri

DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİŞTİRİRSENİZ, KADERİNİZİ DE DEĞİŞTİRİRSİNİZ…
ETKİ düşünceniz, TEPKİ ise bilinçaltınızın verdiği karşılıktır.
Bütün dilekleriniz gerçekleşecek diye bir kural yoktur. Herkes bunu bilir. Şüpheci kişiler, bunu duaların işe yaramadığına dair bir kanıt olarak yorumlarlar. Ancak göz ardı ettikleri bir nokta vardır:
Dileklerinizin karşılık bulabilmesi için bilimsel temeli net bir biçimde anlaşılarak etkin kullanılması gerekir. Ancak bundan sonra belirli bir isteğin neden etkin olmadığını anlayabilir ve onu daha etkin kılmak için pratik bir yöntem bulabiliriz.
Peki dileklerinizin istediğiniz gibi karşılık bulmadığını fark ederseniz, ne olur o zaman? İlk yapmanız gereken şey, böyle bir başarısızlığın temel nedenlerini anlamak olmalıdır. Bu nedenler güven eksikliği ve çok fazla çabadır. Birçok kişi, bilinçaltının işleyişini tam olarak anlayamaz ve dileklerinin gerçekleşmesine mani olur. Zihninizin nasıl çalıştığını bildiğinizde, büyük ölçüde güven kazanırsınız.
Unutmayın, bilinçaltınız ne zaman bir fikri kabul etse, hemen bunu uygulamaya başlar. Bunun için bütün önemli kaynaklarını ve potansiyellerini  kullanır. Derin zihninizin bütün zihinsel ve spiritüel yasalarını harekete geçirir. Bu yasa iyi fikirler için geçerlidir, ancak kötü fikirler içinde geçerlidir. Sonuç olarak, eğer bilinçaltınızı olumsuz biçimde kullanırsanız, bu soruna, başarısızlığa ve karışıklığa neden olur. Yapıcı biçimde kullanırsanız  kılavuzluk, özgürlük ve zihinsel huzur getirecektir.