egoyu anlamak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Ruhsallığın Egosu


 Bilmek OLMAK DEĞİLDİR
Ego kelimesini derinden incelemeye aldığımda iletişimde bulunduğum çevreye de ego ile ilgi­li araştırmaları çeker hale gelmiştim. İnsanların yaptığı her harekette altındaki egoyu görmeye çalışıyordum. Hatta ileri giderek onların egoları olduğunu söylüyordum. Çünkü öğrenmiştim. Onları egolarından vurmaya çalışmak fikri her ne kadar ego olsa da bilgimin arkasına sığınıp bunu silah olarak kullandığım durumlar oldu.

Tersini de yaşadım. İnsanlar benim egolarım olduğunu, bir şeyleri yenemediğimi söylediler. Bu canımı acıtan bir şey oldu zaman zaman. Yaptığımın karşılığını alıyordum. Ama bunu göremiyordum. Ego hakkındaki bilgilerim bile kendi egosunu oluşturmuş insanları egolarından vurmaya çalışıyordum. Ve biri beni vurmak istediğinde tepki veriyordum. Egolarımın olduğunun söylenmesi bana küfür gibi geliyordum. Yani aynı olayın iki zıt kutbuda beni tetikliyordu... Ne mutlu ki böyle şeylerim yok artık...
Images

Çekim Yasasının Sırrı – Egomuzu Nasıl İkna Edebiliriz?

Çekim yasası ve ego: Egomuzu nasıl ikna edebiliriz?

Bir önceki yazımda kurban olma deneyimimden söz etmiş ve egomuzu ikna etmemiz gerektiğini belirtmiştim. Peki bunu nasıl yapacağız? Benim için cevap, egoya bağırıp onu susturmaya çalışmakta değil; onu sabırla dinleyip elindeki inançları gerçek örneklerle yeniden değerlendirmekte yatıyor.

Çevrenizde çocuk sahibi olan aileleri gözlemleyin. Çocuklar yaramazlık yaptığında anne babalarının çoğu zaman sabırla yaklaştığını görürsünüz. Dışarıdan bakınca insanı zorlayan bir durumda bile ebeveynler, çocuklarının neye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışır. Aykut Oğut’un son kitabında yer alan bir örnek, bu yaklaşımı düşünmek için iyi bir başlangıç.

Images

Çekim Yasasının Sırrı: Başımıza Gelen Olayları Nasıl Çekeriz?

Bugün, çekim yasasının hayatımızdaki yansımalarından biri olan başımıza gelen olayları nasıl çektiğimiz üzerine konuşmak istiyorum. Çekim yasasının sırrı benim için yalnızca ne istediğimize odaklanmakta değil; yaşadığımız olaylara, onlara verdiğimiz tepkilere ve bu tepkilerin bize ne sağladığına da dikkat etmekte yatıyor.

Çekim yasası nasıl çalışır?

Çekim yasasına göre düşünce ve duygularımız, hayata nasıl baktığımızı ve hangi deneyimlere yöneldiğimizi etkiler. Kendimizi sürekli olumsuz, karamsar ve umutsuz hissediyorsak, dikkatimizi de bu duyguları besleyen olaylara verebiliriz. Korkularımızla ilgili konular zihnimizde daha çok yer kapladığında, davranışlarımız ve olayları yorumlama biçimimiz de bu korkuların çevresinde şekillenebilir.

Images

EGO nedir?

Ego, düşündüğünüzün doğru olduğuna inanmanıza; düşünme biçiminizin açık, net ve sorunsuz olduğunu varsaymanıza sebep olabilir. Bu yazıda ego, yalnızca bir duygu ya da tek bir düşünce olarak değil, insanın kendisi ve yaptıkları hakkında kurduğu “ben” algısını besleyen düşünceler ve inançlar bütünü olarak ele alınıyor.

Ego nedir ve düşüncelerimizi nasıl etkiler?

Ego, konuya basitçe ve tam olarak yaklaştığınızı düşünmenizi sağlayabilir. Düşüncelerinizin az, önemsiz ya da sizi rahatsız etmeyecek türden olduğuna inanmanıza da yol açabilir. Oysa bu anlatımda, kişinin kendi düşüncelerine duyduğu güven ve bu düşünceleri sorgulamadan doğru kabul etmesi de egonun işleyişinin bir parçasıdır.

Bir konuya hâkim olduğunuzu ve dikkatinizi yeterince yoğunlaştırdığınızı düşünürsünüz. Ancak bu kesinlik, fark edilmesi zor bir ego biçimi olabilir. Ego, yaptığınıza inanmanızı ve bu inançların birbirine eklenerek bir zincir oluşturmasını sağlar. İki fikirden yeni bir çıkarım doğduğunda, hatta birkaç fikir birleşip yeni bir düşünce ortaya çıkardığında, ego bu düşünceyi kendi “ben” anlatısına katabilir.

Bu bakışta ego, düşüncelerin dışında duran ayrı bir şey değildir: “Tüm bu düşündükleriniz egodur. Ego, tüm düşündüklerinizdir.” Bu ifade, kişinin her düşüncesini doğru ya da yanlış diye sınıflandırmaktan ziyade, düşünceleriyle kurduğu özdeşliği sorgulamaya çağırır.

Ego nasıl çalışır: inançlar, tepkiler ve bahaneler

Ego kolaylıkla bahane üretebilir. Yaptıklarınızı açıklayan gerekçeler sunar; hatta doğru olduğunuza ilişkin bir “siz” benliği kurmanıza yardımcı olur. Bu nedenle ego, yalnızca bir davranışı değil, davranışın arkasındaki açıklamayı ve kişinin kendisi hakkında oluşturduğu hikâyeyi de etkiler. Rahatlamanızı ya da rahat hissetmenin uygun olduğuna inanmanızı sağlayabilir.

Bir şey yapmanız istendiğinde verdiğiniz tepki de ego tarafından şekillendirilebilir. Ego, güvende olmadığınızı düşündürebilir; aynı zamanda güvenlik söz konusu olduğunda kendinizi güvende hissetmenizi sağlayabilir. Metnin ifadesiyle, egonun gölgesinde gerçek bir güvenlik yoktur; buna rağmen ego, güvenli olduğunuz hissini verebilir.

Ego, iyileşmeniz gerektiğine inanmanıza ve her türlü yardıma açık olduğunuzu düşünmenize yol açabilir. Fakat aynı anda, fark ettirmeden yardımı reddetmenize de sebep olabilir. Bir yandan yardım istediğinizi söylerken öte yandan gelen desteği kabul etmemek, burada anlatılan çelişkiye örnektir.

Yazı, bu mekanizmanın ne kadar güçlü olabileceğini göstermek için sarsıcı bir örnek verir: Ego, camı açıp atlamanızı sağlayabilir ve bunu yapana kadar davranışın anlamlı olduğuna inanmanız için bahaneler üretebilir. Bu, yapılması gereken bir davranışa dair öneri değil; egonun tehlikeli bir kararı bile kişiye makul gösterebileceğini anlatan uç bir örnektir.

“Ben” dediğimiz şey ve gizlenen ego

Ego, “ben” dediğiniz her şeyle ilişkilendirilir: “Ben” sıfatının arkasına eklediğiniz, kendinize ait saydığınız özellikler ve yaptıklarınız kadar yapmadıklarınız da bu anlatının içindedir. Bu açıdan ego, düşüncelerinizde kurduğunuz bir “siz”dir; metnin ifadesiyle, “düşünceniz olan sahte siz”.

Birisi “ben” diye tanımladığınız bu hâli anlattığında, sanki başka birinden söz ediliyormuş gibi hissedebilirsiniz. “Ben” dediğiniz kişinin sahte olduğu söylendiğinde ise dikkatiniz başka yöne kayabilir. Yazının vurgusu, egonun yalnızca “ben” algısını kurmakla kalmadığı; o algı sorgulandığında konuyu değiştirme veya kendini savunma eğilimini de besleyebildiğidir.

Ego, özünüze yönelik çabaları etkisiz hâle getirebilecek mekanizmaları sürekli geliştirebilir. Bazen yüzeysel düşünmeye, bazen de karmaşık problemleri çözebilecek gücü kullanmaya yönelir. Bu iki farklı işleyişi bir arada tutmak, egosal varlığın karmaşık tarafıdır.

Ego fark edildiğinde

Yukarıda anlatılan süreçler bir arada, hızlı ve ustalıkla çalışabilir; art arda ya da iç içe geçmiş mekanizmalar oluşturabilir. Ego, kişinin çevresinde olmasını ve ona inanmasını sağlar. Bu yüzden onu fark etmek kolay olmayabilir: Ego patlatılıp yok edilemez; ancak tesirsiz hâle getirilebilir. Ne var ki ego, buna izin vermemek için de devreye girebilir.

Ego ne demek sorusuna bu yazının verdiği yanıt, kişinin kendisi hakkında düşündüğü ve “ben” diye sahiplendiği şeylere bakar. Ego insanı nasıl etkiler sorusu ise düşüncelerin kesin görünmesi, inançların birbirine eklenmesi, bahanelerin ortaya çıkması ve tepkilerin yön değiştirmesi üzerinden ele alınır. Bu anlatıda önemli olan, egoyu dışarıda aramak değil; düşüncelerin, kabullerin ve kişinin kendini tanımlama biçiminin nasıl işlediğini fark etmektir.

Geliştirici: Erdinç Gürsözer