Images

Bilinçaltı ve 11 Temel Özelliği

Bilinçaltı nasıl çalışır? 11 özelliği

Bilinçaltı, bu yazıda ele alınan yaklaşıma göre, geçmiş yaşantıları, duyguları ve bugünkü tepkileri birbirine bağlayan bir kayıt ve anlamlandırma alanıdır. Bilinçaltı nasıl çalışır sorusuna verilen yanıt da bu özelliklerde saklıdır: Anıları depolar ve düzenler; yaşananlar arasında bağlantılar kurar, bedeni korumaya çalışır ve davranışların arkasındaki duygusal anlamları etkiler. Aşağıdaki on bir madde, bu bakış açısını ve onu açıklamak için kullanılan örnekleri bir araya getiriyor.

Anılar, zaman ve duygusal bağlantılar

1. Anıları depolar. Bu yaklaşıma göre bilinçaltı, ana rahminden yaşamın sonuna kadar geçici ya da kalıcı sayılan pek çok yaşantıyı kaydeder; hiçbir şeyi silmez. Özellikle 0–7 yaş döneminde eleştirel aklın henüz etkin olmadığı ve yaşananların doğru-yanlış, güzel-çirkin ya da ahlaklı-ahlaksız ayrımı yapılmadan kaydedildiği düşünülür. O sırada anlamsız görünen bir kayıt bile sonraki deneyimlerle anlam kazanabilir. Bu nedenle bilinçaltı anıları nasıl işler sorusu, yalnızca neyin hatırlandığıyla değil, anıya sonradan hangi anlamın yüklendiğiyle de ilgilidir.

Images

Sağlıklı Yaşamak ya da Sağlıksız Yaşamak" Sizin Seçimiz Hangisi?

Bu soruya birçoğunuzun “Tabiî ki Sağlıklı Yaşamak böyle bir soru mu olur” diye yanıtladığınızı duyar gibiyim. Ama siz hiç kendinize neden yeterli derece sağlıklı değilim diye sordunuz mu? Ya da birçok kronik rahatsızlıkta “neden bu hastalık benim başıma geldi” diye? Yanıtınız, başkalarını ya da yaşadığınız koşulları mı suçlamak oldu.
Falanca kişi veya olay beni üzdü, çalıştığım iş şartları çok ağırdı, doktorun yanlış teşhisi ve bunun gibi birçok ileri sürülen sebep. Bu bir kaçıştır. Dış etkenlere sorumluluk yüklemek çok daha kolay gelir bizlere. Ama aslında birçok rahatsızlıkların kökeninde sorumluluk sadece ve sadece bize aittir. Sebep bizim bilinçaltımızda.
Birçok rahatsızlığın sebebi; öfkelerimiz, kırgınlıklarımız, endişelerimiz, affetmediğimiz kişi ve olaylar, vicdan azapları, hazmedemediğimiz olaylardır. Bu duyguların altında yatansa yaşantımızı olumsuz olarak etkileyen kayıtlarımız ve korkularımızdır. Zihnimiz yaşanılan olaylar karşında yargılar üretir ve yaşama bu yargılar üzerinden bakarlar. Bu yargıların altında yatansa korkularımızdır. Korkular yargıları dolayısıyla bilinçaltı kayıtlarını, kayıtlar da korkuları doğurur. Kısır döngü bu şekilde devam eder.
Hastalıklar ve rahatsız ruh halleri aslında bizim kendimizle yüzleşmemiz için göstergelerdir. Bu açıdan bakarsanız çok da değerli ipuçlarıdır kendi bilmecelerimizi çözmek için. Önemli olan hastalık veya rahatsız ruh hallerimizin bize vermek istediği mesajlarını almaktır. Çünkü bütün bunlar bizim kendimizi tanımamız ve evrensel plana göre hareket etmemiz için karşımıza dikilmişlerdir.
Images

Bilinçaltı Telkinleri

Hepimizin filmlerden aşina olduğu hipnoz nedir? Benim de bu konuda uzman olduğum söylenemez. Hipnoz, kabaca, kişinin özel bir dikkat ve telkin hâline girdiği; bazı uygulamalarda anıların veya düşüncelerin ele alındığı bir yöntem olarak anlatılır. Bildiğim kadarıyla psikoloji ve terapi alanlarında da belirli amaçlarla kullanılıyor. Elbette burada söz konusu olan, kişinin rızasıyla yapılan bir uygulamadır. Peki hipnoza benzer bir etkiye, gündelik yaşamda farkında olmadan maruz kalıyor olabilir miyiz?

Subliminal mesaj nedir?

İster ticari ister ideolojik bir amaç taşısın, bir fikri insanlara ulaştırmak için kullanılan film, afiş, logo ve benzeri araçlar mesajlar içerir. Normal bir reklamda ürün tanıtılır; izleyicinin de sonraki alışverişinde o ürünü seçenekleri arasında hatırlaması beklenir. Reklamın abartılı özelliklerini ve gösterişini gördükten sonra ürünü diğerleriyle karşılaştırıp kendi seçiminizi yapabilirsiniz.

Images

Kuantum Diyarı’nda Olasılıklar Sahası

Kuantum mekaniğinde ışığın enerji paketleri, yani kuantalar hâlinde taşındığı anlatılır; ışık kuantası foton olarak adlandırılır. Bu fizik bilgisinden hareketle geliştirilen kuantum felsefesi yorumlarında ise düşünceler, kişinin yaşamındaki olasılıklarla ilişkilendirilir. Burada fiziksel kuantalarla düşünce ve frekans arasında kurulan bağın bilimsel bir kanıt olarak değil, kişisel gelişim alanındaki bir yorum ve benzetme olarak ele alınması önemlidir.

Bu yaklaşımda zihin, sürekli düşünce üreten bir dinamo gibi düşünülür. Korku, endişe, coşku, aşk, keder ve sevgi birbirinden farklı düşünce hâlleridir. Kuantum düşünce gücü denildiğinde de çoğunlukla, düşünce biçiminin kişinin dikkatini, seçimlerini ve yaşantılarını etkileyebileceği fikri kastedilir.

Düşünce ve frekans ilişkisi: TV kumandası örneği

Bu düşünceyi açıklamak için bir televizyon kumandasını hayal edelim. A kanalının tuşuna bastığınızda A kanalını, B kanalına bastığınızda ise B kanalını izlersiniz. Kumanda, seçtiğiniz kanala ulaşmanızı sağlayan bir işaret gönderir. Kuantum felsefesinde düşünce ve frekans ilişkisi de benzer bir örnekle anlatılır: Zihnin belirli düşüncelere yönelmesi, kişinin hangi olasılıkları fark edip nasıl davranacağını etkiler.

Bu benzetmeye göre korku ve endişeyle sürekli meşgul olmak, kişinin yaşananları o duyguların içinden değerlendirmesine yol açabilir. Başka bir deyişle, “frekans” anlatımını burada düşünce ve duygu hâllerini tarif eden bir mecaz olarak okumak mümkündür.

Korku, beklenti ve günlük yaşamdaki örnekler

İş yerinde patronuyla sorun yaşayacağından korkan birini düşünelim. Bu kişi, olası bir çatışmayı zihninde tekrar tekrar canlandırdıkça kaygısı artabilir; patronunun sözlerini ve davranışlarını da bu beklenti üzerinden yorumlayabilir. “Korktuğum başıma geldi” sözü, bu tür deneyimleri anlatmak için sıkça kullanılır.

Benzer bir durum sınava hazırlanan öğrencide görülebilir. Öğrenci, “Ya heyecanlanır ve bildiklerimi unutursam?” düşüncesini sürekli tekrarlarsa sınav kaygısı yoğunlaşabilir. İlişkilerde aldatılmaktan ya da terk edilmekten endişe duyan biri de bu kaygıyla seçimlerini ve davranışlarını şekillendirebilir. Metindeki kuantum felsefesi yaklaşımı, bu örnekleri kişinin düşüncelerinin yaşam deneyimleriyle eşleşmesi üzerinden açıklar.

Bu örnekleri, yaşanan her olumsuzluğun kişinin düşüncesinden kaynaklandığı ya da herkesin başına gelenlerden sorumlu olduğu şeklinde değerlendirmemek gerekir. Buradaki vurgu, kişinin kendi düşünce kalıplarını fark etmesinin seçimleri üzerinde etkili olabileceği fikridir.

Olasılıklar sahası ve düşünceyi değiştirmek

Kuantum Diyarı’nda Olasılıklar Sahası anlatımına göre, aynı durumun çevresinde farklı ihtimaller bulunur: Patronla daha olumlu bir ilişki kurmak, sınavda sakin kalıp bilgileri hatırlamak ya da güvene dayalı bir ilişki yaşamak bunlara örnek verilebilir. Olumsuz beklentilerin yerine daha yapıcı düşünceler koymak, bu bakış açısında farklı olasılıklara yönelmenin bir yolu olarak görülür.

Düşünce frekansını değiştirerek yaşamı değiştirmek ifadesi, bu yazıda bir kişisel gelişim yaklaşımını anlatıyor. Buradaki temel soru şudur: Zihnimde tekrar ettiğim düşünceler neler ve bunlar davranışlarımı nasıl etkiliyor? Bu soruya verilen yanıt, kişinin otomatikleşmiş inançlarını fark etmesine yardımcı olabilir.

İnanç sistemleri yaşamı nasıl etkiler?

Yazıda bilinçaltı, geçmiş deneyimlerin ve öğrenilmiş düşünce kalıplarının kaydedildiği bir alan olarak betimlenir. “Yaşam zor”, “para zor kazanılır” veya “ilişkiler zordur” gibi kabuller, inanç sistemi örnekleri olarak sunulur. Bu tür düşünceler zamanla alışkanlık hâline gelebilir ve kişi farkında olmadan kararlarını bu kabullere göre verebilir. İnanç sistemleri yaşamı nasıl etkiler sorusuna bu yaklaşımın yanıtı, tekrar eden kabullerin davranışları ve kişinin deneyimlerini yorumlama biçimini etkileyebileceğidir.

Yeni bir inanç ya da davranış biçimi geliştirmek, zihinde yeni bir yol açmaya benzetilir. Başlangıçta yeni yolun daha az tanıdık olması doğaldır; bilinçli tekrar ve seçimlerle güçlenmesi beklenir. Evinizde bir eşyanın yerini değiştirdiğinizde önce eski yerine yönelip sonra yeni yerini hatırlamanız bu duruma örnek verilebilir. Kullanım arttıkça yeni yer alışkanlık hâline gelir.

Metinde bu değişim için 21’er günlük çalışmalar öneriliyor. Bu süreyi kesin sonuç garantisi olarak değil, düzenli çalışmayı hatırlatan bir uygulama önerisi olarak değerlendirmek gerekir. Nilda Ferhan Efeçınar, Kuantum Yaşam Koçluğu, Kuantum Öğrenci Koçluğu ve Kuantum Kariyer Koçluğu çalışmalarında Kuantum İmajinasyon Tekniği, Kuantum Olumlama Tekniği ve Kuantum Nefes Tekniği’ni kullandığını belirtiyor. Bu konularla ilgili bilgilerin Kuantum Koçluk kitabında bulunabileceğini de ifade ediyor.

Nilda Ferhan Efeçınar

Images

Bilinçaltının Gücü

Tüm çağların büyük insanlarının ortak sırlarından biri, bilinçaltlarıyla iletişim kurabilmeleri ve bu güçten yararlanabilmeleridir. Bu yaklaşıma göre, bilinçaltınızda pek çok problemin cevabı bulunur. Örneğin, yatmadan önce “Sabah saat altıda uyanmak istiyorum” diye düşünmeniz, zihninizi bu niyete yöneltebilir.

Bilinçaltınız, tercihlerinizin ve kararlarınızın uygulayıcısı olarak anlatılır. Her akşam sağlıklı ve iyi hissettiğinizi düşünerek yatmanızın, bedeninize ve ruh hâlinize olumlu yansıyacağına inanılır. Bu nedenle “Olanaklarım yok” ya da “Yapamam” gibi sözler yerine, hedefinize dönük ve yapıcı bir iç konuşma seçmeniz önerilir.

Düşüncelerinizi değiştiriniz; kaderiniz de değişecektir.

bilinçaltı

Bilinçaltı düşünceleri nasıl etkiler?

Bu yazının temel düşüncesine göre, zihninizde sıkça yer verdiğiniz düşünceler davranışlarınıza ve seçimlerinize yön verebilir. İyi düşünürseniz iyiye, kötü düşünürseniz kötüye yöneleceğiniz ifade edilir. Bir düşünce bilinçaltınız tarafından kabul gördüğünde, onu hayata geçirmek için harekete geçeceğiniz anlatılır.

Bu gücün olumsuz yönde kullanılması başarısızlık, yetersizlik ve mutsuzluk duygularını besleyebilir. Uyumlu ve yapıcı bir düşünce tarzı ise hedeflere odaklanmanıza, çaba göstermenize ve başarıya yönelik adımlar atmanıza yardımcı olabilir. Bilinçaltının nasıl çalıştığını açıklayan bu yaklaşımda önemli olan, düşüncelerinizi fark etmek ve onları ulaşmak istediğiniz amaçlarla uyumlu hâle getirmektir.

Images

Affetmek ve Özgürleşmek

Affetmek Nedir?

Birçoğumuz affetmek hakkında çelişkili ve değişken düşüncelere sahibiz. Bize acı veren bir davranışla karşılaştığımızda öfke duymak, karşılık vermek ve karşımızdakinin de benzer bir zorluk yaşamasını istemek anlaşılır gelebilir. Ancak bu tepki, yaşananı geride bırakmak yerine bizi aynı düşünce ve duyguların içinde tutabilir. Affetmek ve özgürleşmek, bu nedenle yalnızca karşı tarafla ilgili bir karar değil; kendi içimizde sürdürdüğümüz bu döngüye nasıl yaklaşacağımızla da ilgilidir.

Bu yazının yaklaşımında, farkındalık düzeyi henüz değişime açılmamış kişi sebep-sonuç ya da karma denilen kozmik oyunu sürdürme eğilimindedir. Benlik arzusu, affedici olmak yerine intikam almaya yöneltebilir. Kişi, kendisine acı ve zorluk yaşatan insanı ya da kurumu cezalandırırsa rahatlayacağını ve tatmin olacağını düşünebilir. Böyle bir anda affetmek için bir neden görememesi de bu bakışın parçasıdır.

Images

Kişisel Gelişim Başlangıç Testi: Nereden Başlamalı?

Kişisel gelişim çalışması yapmak istiyor, ancak ne istediğinizi ya da nereden başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Bu başlangıç testi, üzerinde düşünmek istediğiniz konuları fark etmeniz için Mustafa Emin Palaz’a ait koçluk testinden derlenmiştir. Maddeleri okuyun ve size uyanların yanına “evet” diye not alın. Bu bir tanı aracı değil; ihtiyaçlarınızı ve hedeflerinizi gözden geçirmenize yardımcı olacak bir kendini geliştirme testi olarak düşünün.

Ne istediğimi bilmek ve kendimden emin olmak istiyorum.

kişisel gelişim testi
Koçluk testi

Kişisel gelişim testi: Size uyan maddeleri seçin

Aşağıdaki cümlelerden size uyanları işaretleyin. Her maddeyi değerlendirirken, başkalarının beklentilerinden çok kendi ihtiyaçlarınıza odaklanın.

  • İş yerimde yaşadığım mobbingin, psikolojik tacizin ve yıldırmanın etkilerinden kurtulmak istiyorum.
  • Sigara bağımlılığımı aşmak istiyorum.
  • Krizlerimi yönetmek ve sorunlarımı fırsata çevirebilmek istiyorum.
  • Mazeretlerimi aşıp eyleme geçmek istiyorum.
  • Hayır diyebilmek istiyorum; sömürülmekten sıkıldım.
  • Hep aynı sıkıntıları ve tekrar eden durumları yaşamaktan sıkıldım; bunları aşmak istiyorum.
  • Kendime değer vermek istiyorum.
  • Her şey anlamsız geliyor; bu duyguyu aşmak istiyorum.
  • Çözümü biliyorum ama uygulayamıyorum; yardım istiyorum.
  • Karar vermekte zorlanıyorum ya da hep yanlış kararlar verdiğimi düşünüyorum. Kararlarımın arkasında durabilmek istiyorum.
  • Eşimin çapkınlığıyla baş edemiyorum; bu durumu çözmek istiyorum.
  • İşkolik bir sevgilim/eşim var ve artık anlaşabilmek istiyorum.
  • İş fikrimi hayata geçirmek, projemi yürütmek istiyorum.
  • Bambaşka bir bakış açısına ihtiyaç duyuyorum.
  • Ataletimi atıp faaliyete geçmek istiyorum.