Images

Saf Sevgi Özdedir



Son zamanlarda kendimce içine çekilmiş, hayat yolculuğun da doğruları nasıl seçebilirim ? Doğru karar verdiğimi nasıl anlayabilirim? Ve doğrular gerçek mi yoksa bizim yarattığımız şeyler mi doğru?   Nedir doğru?  Sorgulayarak, araştırarak köşeme çekildim.  Birazda münzeviyim ;
Şehrin gürültüsünden uzaklaşarak, yaşadığımız ilişkileri iş-aile-eş-çocuk bir bütün olarak görerek odaklanmaya, gözlemlemeye koyuldum. Pek iç  açıcı değildi bu güne kadar gördüklerim en azından beni tatmin etmiyordu özel bir şey olmalıydı , değerli ve hiç bitmeyecek bir şey olmalıydı.
Okuduklarımı aktarmak istiyorum;
Yaşam nasıl sorunlu olabilir? o bir boşluktur, onun içi kalabalık değildir, kalabalık olan senin zihnindir ve yaşam daima boşluğun dansına eşlik eder. Onun içinde sevginin evi vardır ve insanlar bu boşlukta kurulmuş olan sevgi evini ona kattığı anlamlar ile şekillendirir. ‘ Ben üzgünüm ‘  dendiğinde ona enerjini katmış olursun, ona can verirsin, onu farkında olmadan beslemişsindir. Ve beslediğin her ne ise büyümeye başlar. Aşk beslersen Aşk büyür, Korku beslersen Korku büyüyecektir.  Hiçbir sorun ciddiyet taşımaz , o saf haldedir, o sadece mevcut enerjisi ile gelir, o tarafsız durumdadır;  yoğunluğu ne fazladır ne de azdır. Ve onu yoğunlaştıran senin bakış açındır. Onu ne kadar büyütürsen o kadar sorunlu hal alır. Ona kattığın yoğunluğu azaltırsan , o önce bir portakal büyüklüğünde olabilir, sonra onu bir fındık kadar küçültebilirsin ve onu sonunda toz parçaları haline getirerek üflersen kaybolacaktır.
Ve her şeyin içinde mutlak sevgi vardır. Sevginin içinde var olmadığı hiçbir şey yoktur , o her duygunun , her olayın ve her anın içinde mutlaka vardır. Ve o derinlerdedir. 
İyi yahut kötü, olumlu yada olumsuz durum, duygu nasıl olursa olsun, geçecektir, bu yaşamanın gerçeğidir, senin bir şey yapmana gerek yoktur; yaşam böyle işler. Sahte olan zamanın içinde tezahür eder ve zamanın içinde kaybolur. Zihnin içinde tutunduğun her gerçek dışıdır, önce bunu idrak et. Yaşamın akışında her şey mevcuttur bunu kabullendiğinde içindeki Sevgi tomurcuğu filizlenmeye başlar. Sen, bugün sahip olduğun inançların ve kendi doğruların ile yaşamı kendine zindan ettiysen bir yerlerde yanlışlık vardı. Doğrular ve inançlar hakikati gösteren işaretler olabilir; fakat hakikatin kendisi değildir, onlar sana toplum tarafından empoze edilmiştir ve artık değiştirme zamanın gelmiştir.
Images

İlişkilerde Çekim Yasası Nasıl Uygulanır? –2

İlişkilerde çekim yasası, yalnızca nasıl bir insanı hayatınıza çekmek istediğinizle ilgili değildir. Nasıl bir ilişki yaşamak istediğiniz, o ilişkinin içinde nasıl hissetmek istediğiniz ve karşınızdaki kişiden neler beklediğiniz de bu sürecin bir parçasıdır. Bazen ne istediğimizi bildiğimizi düşünürüz; oysa hazırladığımız listeler, beklentilerimiz ve daha ilk buluşmada yaptığımız değerlendirmeler bize bambaşka şeyler anlatabilir.

1. Zamanda yolculuk

Bir adamla tanıştınız. Belki bir arkadaşınız sizi tanıştırdı, belki internette tanışıp buluşma ayarladınız. Ya da onu zaten tanıyordunuz ve ilk kez aranızda bir şeyler olma ihtimali belirdi.

Images

İlişkilerde Çekim Yasası Nasıl Uygulanır? –1

Son günlerde ilişkiler konusunda ne yapacaklarını soran pek çok e-posta aldım. Sorular birbirine benziyor: Çoğu zaman yalnızca kafamızda belirlediğimiz kalıplara odaklanıyor, başka bir açıdan bakabileceğimizi ya da başka seçeneklerimiz olabileceğini fark etmiyoruz.

Oysa ilişkilerimizi kendi seçimlerimizle kuruyoruz. Buna rağmen bakış açımızın ve düşüncelerimizin oluşturduğu kısır döngünün içinde sıkışıp kalabiliyoruz. İlişkilerde çekim yasası üzerine düşünürken de yalnızca istediğimiz kişiyi tarif etmek değil, ilişkiye hangi beklentiyle yaklaştığımızı görmek önemli.

Images

Akışa Bırakmak

Maddi konularda egoyu ikna çalışmaları yapıyordum. Bu konuda bir yazıya başlamıştım ama bitiremiyordum. Devamını yazmak içimden gelmiyordu; ben de kendimi zorlamayıp akışa bıraktım. Çünkü bu durum bana, yazının tamamlanması için henüz deneyimlemem gereken şeyler olduğunu hatırlattı. Belki de ancak onları yaşadıktan sonra yazı amacına uygun biçimde tamamlanabilecekti.

Ben de yazıyı bir süreliğine olduğu yerde bırakarak kendimle ilgili çalışmalara devam ettim. Bir gün bir arkadaşımla konuşurken, işle ilgili bir konuda çekimser davrandığımı fark ettim. O konuda yazılı bir kural vardı ve hakkımız olarak tanımlanmıştı; buna rağmen uygulamada konuyu amirlerle gündeme getirmek pek hoş karşılanmıyordu. Ya da biz böyle değerlendiriyorduk. Hakkımız olduğunu düşündüğümüz bir şeyi istemek zorunda kalmaktan rahatsız oluyordum. Çok önemli olmayan ama dile getirildiğinde üst kademenin hoşuna gitmeyeceğini düşündüğümüz, kalıplaşmış bir durumdu.

Images

Değişim ve Ertelemenin Önündeki Engeller

Değişim için bir amaç, iyi bir plan ve yeterince neden gerekir. — Mümin Sekman

Hepimiz değişmek isteriz; değişebileceğimize de inanırız. Ancak istemek ve değişebileceğimizi bilmek, harekete geçmek için her zaman yeterli olmaz. Bazen değişimin önündeki engelleri fark etmeden aynı yerde kalırız. Amaçsızlık, değişimden korkma, değişime güvenememe, risk alamama ve erteleme bu engellerin başlıcalarıdır. Üstelik bunlar yalnızca değişimi değil, başlamamız gereken işleri de ertelememize yol açabilir.

Images

Karma Çemberi

Karma çemberi ve geçmiş yaşamlar

Karma çemberi, bu yaklaşıma göre geçmiş yaşam deneyimleriyle şekillenen ve kişinin farklı hayatlarda benzer derslerle karşılaşabildiği bir döngüdür. Ruhların tekâmül yolunda defalarca dünyaya geldiğine, her gelişte deneyimlenecek bir programı bulunduğuna inanılır. Bu deneyimler sırasında korkular ediniriz. Yaşadığımız hayatta bu korkuları fark edip dönüştüremezsek, onları aşmayı öğrenmek üzere benzer durumlarla yeniden karşılaşabileceğimiz düşünülür. Karma döngüsü ve geçmiş yaşamlar arasındaki bağ da bu anlayışta, tamamlanmamış deneyimlerin sonraki yaşamlara taşınmasıyla açıklanır.

Örneğin bugün güvensizlik ya da başarısızlık korkusu taşıyor olabilirsiniz. Bu korkular geçmiş yaşam deneyimlerinden gelmiş olabileceği gibi, bu hayatta doğumdan sonra yaşadığınız deneyimlerle de oluşmuş olabilir. Burada önemli olan, korkunun nereden geldiğine dair kesin bir hüküm vermekten çok, onu fark edebilmek ve bugünkü hayatınızda nasıl etkide bulunduğunu görebilmektir. Korkuyu tanıdığınızda, ona yalnızca tepki vermek yerine onu sevgiye dönüştürmek için bir alan açabilirsiniz.

Images

Kuantum Diyarı’nda Olumlamalar…

Evrende iki temel yüksek frekanslı enerji bulunmakta, aynı ying-yang sembolünde olduğu gibi, gece- gündüz, iyilik-kötülük, güzellik-çirkinlik gibi. Bu temel iki enerji Sevgi-Korku enerjisi.Tüm olumlu  ve olumsuz frekanslı diğer duygusal enerjiler bu iki temel enerjiden doğuyor. Birinin olduğu yerde diğeri çok fazla barınamıyor. Temel olarak dünyaya Sevgi enerjisiyle geliyoruz ancak yaklaşık üç yaş civarlarında zihnimiz dünya formatına giriyor ve korkularla tanışmaya başlıyoruz. Egomuz bizleri korumak adına korku enerjisini daha çok kullanıyor ve yavaş yavaş ilk saf halimiz olan sevgi enerjisinden uzaklaşmaya başlıyoruz. Amacımız sevgi enerjisinin frekansını korku enerjisinin üzerine çıkarmak. Sevgi enerjisi, kendimize güvenmemizi, yaşamın akışına güvenmemizi, kendimizi değerli bulmamızı (ki hepimiz insan olma onurundan dolayı çok değerliyiz) , sağlık, bolluk ve bereket içerisinde yaşamımızı sağlar. Korku enerjisi ise, yaşamın akışından, geleceğimizden korkmamızı, kaybetmekten, parasız kalmaktan endişelenmemizi sağlar.  Korku titreşimi çok yüksek ve hücrelerimize zarar veren bir enerji frekansıdır. Olumlamalar yaparken kendimizde bulduğumuz korkular üzerine çalışmalıyız. Burada en önemli nokta bu çalışmayı zihnimiz alfa (7-14 hz.) aralığındayken yapmamız gerekiyor. Bilinç düzeyinde yapılan olumlamalar genellikle egomuzun tesiriyle ters tepebiliyor. Olumlama yapayım derken daha çok korkuyu hatırlatan geveze zihin ortaya çıkıyor. Bu nedenle bu çalışmayı zihnimizin doğal süreçte alfaya girdiği zamanda yani sabah uyanır uyanmaz ve gece uyumadan hemen önce yapmamız gerekiyor. Ya da kendinizi nasıl bu alana yani hipnoz alanına çekebileceğinizi öğrenmeniz gerekiyor.

Aşağıdaki olumlama örneklerinde sıklıkla “ben” kelimesi kullanılmakta.Bunun anlamı başkaları değil sadece “ben” demek değildir. Kişinin zayıf olduğu alanını güçlendirmek için kullanılmaktadır yoksa egosal bir yaklaşım değildir.

Korkular İçin Olumlamalar;

Güvensizlik Korkusu için;

Yaşamın akışına güveniyorum.
Her ne oluyorsa benim için en güzel şekilde gerçekleşiyor.
Ben kendime güveniyorum.
Ben tüm insanlara güveniyorum.
Ben her halimle güvendeyim ve bunun için şükrediyorum.