Gülümseyin. Hayatın anlamı keyif almak ve gülümsemektir.
Değersizlik duygusu, birçok kişiyle üzerinde durup yeniden yapılandırmalar yapmamızı gerektiren bir alan oldu. Ben de bazen kendime soruyorum: “Bu duyguyu yaşıyor muyum? Ne zaman, nasıl?” Açık konuşmak gerekirse, belirgin bir cevap bulamıyorum. İşin tuhaf tarafı, çoğu zaman çok özel biri olduğumu bile düşünmüşümdür 🙂
Çünkü gerçekte her birimiz eşsiz, güzel ve özel varlıklarız. Her birimizin yaşama sunduğu hediye, bir diğerininkinden bambaşka. Kendini değersiz hissetmek, bu niteliği göremediğimizde ve kendimizi başkalarının ölçüleriyle değerlendirdiğimizde güç kazanabiliyor. Oysa kişinin değeri, başkalarının ona biçtiği rollere sığmaz.
Doktor olarak hastalarımda ilişkilerin, hayattaki en büyük “enerji emiciler” olabildiğini gözlemledim. Bazı ilişkiler ruh hâlinizi ve iyimserliğinizi besler; bazılarıysa huzurunuzu azaltıp sizi yorgun bırakır. Ben, insanı böyle kurutan kişilere “duygusal vampirler” diyorum. Bu ifade bir tanı değil; ilişkide yaşanan yıpratıcı örüntüleri anlatan bir benzetmedir.
Bu kişiler yalnızca fiziksel enerjinizi tüketmiş gibi hissettirmekle kalmaz; kötü niyetli olanları kendinizi değersiz ve sevilemez görmenize de yol açabilir. Bazen zarar, küçük görünen iğnelemelerle gelir: “Birkaç kilo aldığını fark ettim, şekerim” ya da “Çok hassassın!” gibi sözler, güveninizi sarsabilir. Böyle bir etkileşimin ardından kendinize ve hislerinize daha fazla kuşkuyla yaklaşmaya başlayabilirsiniz.
Değersizlik bir duygu değil, bir inançtır. Bu yaklaşımda söz konusu olan, bilinçaltının derinlerine yerleşmiş ve kişinin kendisi hakkında doğru kabul ettiği köklü bir düşüncedir. Duygu ile inanç arasındaki bu ayrım önemlidir; çünkü ikisi aynı şekilde ortaya çıkmaz ve aynı biçimde ele alınmaz.
“Bu ayrıntının ne önemi var?” diyebilirsiniz. Ha duygu, ha inanç demek kolaydır; ama arada büyük fark vardır. Duygular geçicidir: ortaya çıkar, ifade edilir ve kullanılır. İfade edilmeyen duygular zamanla birikebilir; yine de birikmiş duyguların boşaltılması, bedenden akıp gitmesine izin verilmesi mümkündür. Duygular çoğunlukla bir eylem ya da durum karşısında, özellikle de riskli algılanan bir olayda üretilir.
Bir danışanla bağ kesme çalışması, içindeki çocuğu sevme çalışması ve Access prosesleri yaparak üç seanslık bir süreç yürüttük. Seansların ardından verilen ev ödevleriyle birlikte çalışma devam etti ve sonrasında harika bir danışan geri bildirimi geldi.
Bu paylaşımın arka planında tek bir uygulama değil; farklı çalışmaların yer aldığı üç seans ve seanslar arasında verilen ödevler bulunuyor. Bağ kesme, içindeki çocuğu sevme ve Access prosesleri, bu danışmanlık sürecinde birlikte ele alınan çalışmalardı. Geri bildirim de bu sürecin ardından geldi.
Her danışanın deneyimi kendine özgüdür; bu nedenle bir kişinin yorumunu herkes için aynı sonucu vaat eden bir ölçü gibi düşünmemek gerekir. Buradaki bireysel danışmanlık yorumları, belirli bir kişinin kendi deneyimini ve çalışmaya dair izlenimini yansıtır. Görsellerde paylaşılan geri bildirimi de bu kişisel bağlamıyla okumak önemlidir.
Bir danışan geri bildirimi, yürütülen çalışmanın danışan tarafından nasıl karşılandığını görmeye yardımcı olur. Danışmanlık seansı danışan deneyimi açısından değerlendirildiğinde, yalnızca seanslarda yapılanlara değil, sürecin bütününe ve seanslar arasında verilen ödevlere de bakılır. Bu paylaşımda da üç seanslık çalışma ile ev ödevleri birlikte anılıyor; dolayısıyla geri bildirim bu sürecin ardından geliyor.
Geri bildirimin değeri, herkese aynı şeyi söylemesinde değil, yaşanan deneyime dair bir pencere açmasındadır. Bir kişinin paylaşımı başka bir danışanın ne yaşayacağını önceden belirlemez. Yine de çalışma biçiminin ve danışanın kendi değerlendirmesinin görünür olması, danışmanlık hakkında fikir edinmek isteyenler için anlamlı olabilir. Bu nedenle bireysel danışmanlık yorumlarını okurken kişisel deneyim ile genel bir sonuç vaadini birbirinden ayırmak gerekir.
Bu güzel geri bildirimin ardından aklıma yine şu sorular geliyor: “Bundan daha iyi nasıl olur?” ve “Daha başka neler mümkün?” Bu sorular, yaşanan deneyimi tek bir sonuç cümlesine indirgemek yerine merakla karşılamaya davet ediyor. Burada belirli bir sonuç ya da herkes için geçerli bir yanıt iddiası yok; danışanın paylaşımına duyulan memnuniyet ve yeni olasılıklara açık kalma hâli var.
Bağ kesme çalışması ya da içindeki çocuğu sevme çalışması gibi uygulamalar, bu örnekte üç seanslık sürecin parçaları olarak yer alıyor. Danışan deneyimini anlamak için bu çalışmaların adlarını bilmek kadar, sürecin danışan tarafından nasıl değerlendirildiğini de görmek gerekir. Paylaşılan yorumlar bu açıdan, seans sonrasında gelen kişisel geri dönüşü aktarıyor; başka bir danışanın deneyimi hakkında kesin bir şey söylemiyor.
Aşağıdaki görsellerde danışanın geri bildirimi yer alıyor. Her yorumun kendi sahibine ait olduğunu hatırlayarak okuyabilir, bu üç seanslık çalışma ve verilen ödevlerin ardından gelen paylaşımı doğrudan inceleyebilirsiniz.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız
Duygular somuttur. Somut derken beş duyumuzla algılayabildiğimiz şeyi kastediyorum: görür, duyar, dokunur, tadar veya koklarız. Sandalye somuttur; görür, dokunuruz. Başarı ise soyut bir kavramdır; onu doğrudan göremeyiz ya da koklayamayız. Düşünce de bu anlamda soyuttur. Elektrik görünmez ama dokunulduğunda hissedilir. Hisler de bedende duyum olarak fark edildikleri için somut bir karşılığa sahiptir.
Duygular ve hisler birbiriyle bağlantılı olsa da aynı şey değildir. Bir duygu yaşandığında bedenimizde değişimler ortaya çıkar; his dediğimiz şey, bu değişimleri içeriden algılayışımızdır. Bu nedenle duygu hissetmek yalnızca göğsümüzde bir sıkışma yaşamak anlamına gelmez. Kulakta sızı, baş ağrısı, karında bir duyum ya da bedendeki başka bir his de yaşadığımız deneyimin parçası olabilir.
Regresyon Uygulaması Ses Kaydı- Geçmişte Yaşanan Olumsuz Duyguları Dönüştürmek.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim
Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm
Zayıflama Telkini ve Ses Kaydı
Ho’oponopono Yöntemi Nedir? Nasıl Uygulanır?
40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı
Zihin Filtreni Kontrol Et, Algıların değişsin.
İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları
Kendine Güven Telkini: Metin ve Ses Kaydı
İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?





