Gülümseyin. Hayatın anlamı keyif almak ve gülümsemektir.
“Sürekli değişen hayatın ritmi ve akışıyım.”
Bir durumu değiştirmek için önce o durumu besleyen, derinlerde yer etmiş düşünce kalıplarımızı fark etmemiz gerekir. Bazen yaşadığımız durumdan söz eder, yakınır ya da benzerini başka insanlarda görürüz. Dikkatimizi çeken konuya böylece yaklaşmaya başlarız. Bir öğretmen, arkadaş, kurs ya da kitap da çözüm yollarını göstererek bizi uyandırabilir; daha önce göremediğimiz düşüncelerimizi fark etmemize yardımcı olabilir.
İzin Verme Sanatı şu anlayışla özetlenebilir: “Ben ne isem oyum ve bu durumdan mutluyum. Sen kimsen, osun. Belki benden farklısın; ama bu da çok güzel.”
Mustafa Kartal’ın İzin Ver Olsun kitabında aktarılan bu yaklaşım, çekim yasası ve izin verme sanatı arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Metne göre kişi, duygularının ve düşüncelerinin yönünün farkına vardıkça deneyimlerini isteyerek mi, yoksa farkında olmadan mı şekillendirdiğini daha iyi anlayabilir.
Metinde, önce Çekim Yasasını, ardından İstemli Oluşturma Bilimini, son olarak da İzin Verme Sanatını anlamak gerektiği belirtiliyor. İlk iki kavram anlaşılmadan izin verme sürecinin kavranması zorlaşıyor. Bu düşünceye göre Çekim Yasası, kişi onu bilse de bilmese de işler; dikkat ve düşünce nereye yönelirse deneyimin odağı da oraya kayar.
İzin verme anlayışının özünde, kişinin kendi seçimlerinden memnun olması ve başkalarının kendisinden farklı olabileceğini kabul etmesi vardır. Farklılıklar ne kadar belirgin olursa olsun, kişi huzursuzluk veren şeylere odaklanmak yerine istediği şeye yönelmeyi seçebilir. Bu yaklaşım, herkesi kendi doğrularının peşinden sürüklemeye çalışmamak anlamına gelir. Kişi kendisine ya da başkasına izin vermediğinde olumsuz duygular yaşayabileceğini de fark eder.
İzin vermek, rahatsız edici bir durumu görüp hiçbir şey yapmadan kabullenmekle aynı şey değildir. Metnin tarif ettiği izin verme sanatı, olaylara bakış yönünü seçmek ve iyi hissettiren düşüncelere odaklanmaktır. Duygular, düşüncelerin yönünü fark etmek için bir rehber olarak görülür.
Bir olayın nasıl deneyime girdiğini anlamayan kişi, başkalarının düşünce ve davranışlarından endişe duyabilir. Metindeki yaklaşıma göre kişi, düşünceleriyle istemediği deneyimlere yoğun biçimde odaklanmadığında, bu deneyimlerin kendisine ulaşacağı korkusuyla yaşamak zorunda olmadığını kavrar. Fiziksel dünyada hem uyum duyulan hem de duyulmayan pek çok şey vardır; amaç, uyuşulmayan her şeyi yok etmek değil, ne istendiğini belirleyip düşünceyi ona yöneltmektir.
Başkalarının yaptıklarına karşı sürekli savunma geliştirmek, kişiyi çaresiz ve korunmasız hissettirebilir. Metin, istenmeyen olaylara direnmenin onları zihinde daha fazla büyütebileceğini ifade eder. Dünyadaki bütün çelişkileri ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, çeşitliliğin içinde kişisel özgürlüğü bulmak ve evrensel yasaları anlamaya çalışmak öne çıkarılır.
Başkalarının söz ve davranışlarının kişiyi etkilemek zorunda olmadığını kavramak, başkalarına izin vermenin ön koşullarından biri olarak sunulur. Bu yasalar, onları kabul edip etmemekten bağımsız ve sürekli olarak var olan ilkeler şeklinde anlatılır.
Başkalarına izin vermek, herkesin sizin istediğiniz gibi davranmasını sağlamaya çalışmamak ve onların kendi seçimlerini yapma hakkını kabul etmektir. Bu, yalnızca hoşgörü göstererek rahatsızlığın içinde kalmakla aynı değildir. Metinde hoşgörü, kişi dışarıdan müdahale etmese bile olumsuz duygular yaşamaya devam ediyorsa izin vermekten farklı tutulur. İzin verme ise kişinin kendi duygusal odağını fark etmesi ve başkasının seçimini kendi huzurunun önüne koymamasıdır.
Bu nedenle “Ben neysem oyum ve başkalarının da oldukları gibi olmalarına izin veriyorum” düşüncesi, kişinin yaşamını başkalarını kontrol etmeye çalışmadan sürdürmesine yardımcı olan bir bakış açısı olarak anlatılır. Başkalarına izin vermek ne demek sorusunun metindeki karşılığı, onların seçimlerini yönetmeye çalışmak yerine kendi düşünce ve duygularının yönünü seçmektir.
Sorun yaşayan birine yardımcı olmak isteniyorsa, yalnızca soruna bakmak yerine yardım ve çözüm ihtimaline odaklanmak önerilir. Metne göre çözüm aramak olumlu duyguları desteklerken, sorunun kendisine takılı kalmak olumsuz duyguları güçlendirebilir. Başkasının ne istediğini görmek ve onu arzusuna doğru desteklemek, yardım etmenin bir yolu olarak ifade edilir.
Hastalıkla mücadele eden bir arkadaş için de metin, onun hastalığına değil iyilik hâline ve iyileşme olasılığına odaklanmayı önerir. Bu bölümdeki düşünceler kitabın yaklaşımını aktarır: kişinin odağını değiştirmesi kendi duygularını etkileyebilir; ancak başkasının deneyimi ve seçimi yine kendisine aittir.
İstemli Oluşturma sürecinin bir yanı ne istendiğine karar vermek, diğer yanı ise istenene direnmemek ve ona izin vermek olarak anlatılır. “İstiyorum ve izin veriyorum, dolayısıyla oluşuyor” ifadesi, düşünceyi arzuyla uyumlu tutma fikrini özetler. Kişinin olumsuz duygulara kapılmadan, kendisine daha iyi hissettiren düşünceleri bulması önemsenir.
Sağlıkla ilgili bölümde, gelecekte sağlıklı olmayı hayal etmek ya da geçmişteki sağlıklı zamanları hatırlamak, arzuyla uyumlu bir düşünceye yönelmenin örneği olarak verilir. Bu, metnin kişisel gelişim yaklaşımını yansıtan bir düşüncedir; sağlık sorunlarında profesyonel değerlendirme ve tedavinin yerine geçen bir öneri olarak sunulmaz.
İzin Verme Sanatını öğrenmek, metne göre son noktası olmayan bir süreçtir. Kişi, geçmişteki düşünceleriyle bugünkü istekleri arasındaki uyumsuzluğu fark ettikçe huzursuzluk yaşayabilir; ne istediği konusunda daha kararlı oldukça ise daha huzurlu hissedebilir. Olumlu duyguya yönelmek hem kendine hem de başkalarına izin verme anlayışının parçasıdır.
İzin veren olmak, herkesin sizin istediğiniz biçimde yaşamasını beklemek değil; dikkatinizi verdiğiniz şeyleri fark edip sizinle uyumlu olana yönelmektir. Metnin temel mesajı, “Ben ne isem oyum; sen de kimsen osun ve bu da güzel” diyerek farklılıklara alan açmak ve kendi odağını bilinçli seçmektir.
Mustafa Kartal
İzin Ver Olsun (Ray Yayıncılık)
Alıntıdır.
Kaynak: https://holyharmony.wordpress.com/2013/11/05/izin-ver-olsun-mustafa-kartal/
Evrensel çekim yasası yaklaşımında, zihninizi istediğiniz şeye yöneltmek ve bu isteği olumlamalarla ifade etmek önemlidir. Belki de uzun zamandır rüyalarınızı süsleyen bir şeyi ya da daha pratik bir hedefi hayatınıza çekmenin yollarını arıyorsunuz. Aşağıdaki çekim yasası olumlamalarını kendi isteğinize göre değiştirebilirsiniz. Günde iki kez, sabah uyandıktan sonra ve akşam yatmadan önce tekrarlamayı deneyin. Bu ifadeler bir sonucu garanti etmez; bu yaklaşım içinde, hedefinizi hatırlamanıza ve ona odaklanmanıza yardımcı olacak araçlar olarak düşünülebilir.
Çekim yasası nasıl kullanılır sorusuna bu yazının verdiği yanıt, isteğinizi netleştirmek, onu size anlamlı gelen sözcüklerle ifade etmek ve olumlamayı düzenli biçimde hatırlamaktır. Olumlamalar, yeni bir şey yaratmanızı engellediğini düşündüğünüz sınırlayıcı fikirleri fark etmenize ve dikkatinizi arzunuza çevirmeye yardımcı olabilir. Önemli olan, bir cümleyi mekanik biçimde tekrarlamak değil; ne istediğinizi gerçekten anlayıp kendi dilinizle ifade etmektir.
Kendi adını söyle meditasyonu, dikkati nefese getirip nefes verirken kendi adınızı içinizden tekrarladığınız sade bir uygulamadır. Amaç nefesi değiştirmek ya da kusursuz bir odaklanma sağlamak değil; nefes alışverişinizi fark etmek ve dikkatiniz dağıldığında yeniden adınıza dönmektir. Bu isim meditasyonu için özel bir hazırlık gerekmez. Gözleriniz açık veya kapalı olabilir; size daha rahat gelen biçimi seçin.
Önce nefesinize odaklanın. Nefes alın ve verin; nefesin doğal akışını, başlangıcını ve bitişini fark edin. Birkaç nefes boyunca yalnızca bu akışı izleyin. Ardından nefes verirken adınızı yüksek sesle değil, kendinize söyleyin. Adınız, soyadınız ya da kendinizden söz ederken kullandığınız takma adınız olabilir. Size en tanıdık gelen adı seçin.
Bedenimizde yaşadığımız her rahatsızlığı yalnızca duygularla açıklamak mümkün değildir. Burada yer alan hastalıkların psikolojik nedenleri, Nevşah Fidan Karamehmet’in yazısında aktarılan yorumlar ve sembolik anlamlardır; tıbbi tanı veya kanıtlanmış hastalık nedenleri olarak değerlendirilmemelidir. Belirti ya da sağlık sorunu yaşadığınızda gerekli değerlendirme için sağlık uzmanına başvurmanız önemlidir.
Bu yaklaşımdaysa bazı düşünce ve duyguların bedenle ilişkisi üzerinde durulur. Kişinin geçmişe tutunması, kendini ifade edememesi veya yaşamın akışına güvenmekte zorlanması, hastalıkların duygusal nedenleri üzerine düşünürken ele alınan temalardır. Aşağıdaki açıklamalar bu bakış açısını aktarır; herkes için geçerli, kesin neden-sonuç ilişkileri kurmaz.
Regresyon Uygulaması Ses Kaydı- Geçmişte Yaşanan Olumsuz Duyguları Dönüştürmek.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim
Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm
Zayıflama Telkini ve Ses Kaydı
Ho’oponopono Yöntemi Nedir? Nasıl Uygulanır?
40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı
Zihin Filtreni Kontrol Et, Algıların değişsin.
İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları
Kendine Güven Telkini: Metin ve Ses Kaydı
İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?





