Zorlama ters etki yapar.
Arzularınızla hayal gücünüz çatıştığında, kazanan kaçınılmaz olarak hayal
gücünüz olur.
Yerde duran dar bir
tahtanın üzerinde yürümeniz gerektiğini düşünün. Bunu hiç kuşkusuz kolayca
yapabilirsiniz. Birde aynı tahtayı yerden beş metre yukarıda ve iki duvar
arasında asılmış olduğunu düşünün. Üzerinde yürür müydünüz? Yürüyebilir
miydiniz?
Tabiî ki hayır. Tahta
boyunca yürüme arzunuz, hayal gücünüzle çatışırdı. Tahtanın üzerinde
yalpaladığınızı ve baş aşağı düştüğünüzü hayal ederdiniz. Yürümeyi çok
isterdiniz, ama düşme korkunuz size engel olurdu. Hayal gücünüzün üstesinden
gelmek ve bunu bastırmak için çaba sarf ettikçe, düşme fikri daha güçlü hale
gelirdi. Zihinsel çaba, istenen şeyin
tersini yaratarak kişinin kendi yenilgisine neden olur.
İrade gücünüzü kullanarak
bilinçaltınızı fikirlerinizi kabul etmeye zorlamayın. Bu tür girişimler sizi
başarısızlığa mahkûm eder.
Dikkatinizi arzu ettiğiniz
şeye kavuşmayı önleyen engeller üzerine yoğunlaştırırsanız, bu arzuya
kavuşmanızı sağlayacak unsurlar üzerine yoğunlaşmak mümkün olmaz.
Zihinsel zorlama ve aşırı
çaba, endişe ve korkuyu göstererek dileklerinizin karşılığını almanızı
engeller. Rahatlık işi çözer. Zihniniz
gevşediğinde ve bir fikri kabul ettiğinizde, bilinçaltı bu fikri hayata
geçirmek için işe koyulur.
Olumlama öyle olduğunu söylemektir.
Zihnin tutumunu doğru kabul ettiğiniz sürece, bunun aksi yönündeki bütün
etkenlerden bağımsız olarak dileklerinizin gerçekleştiğini görürsünüz.
Olumlama ifadeniz net
olduğunda ve zihinsel çatışma ya da anlaşmazlık yaratmadığına çok başarılı
olur.


















