Images

Akışa Bırakmak

Maddi konularda egoyu ikna çalışmaları yapıyordum. Bu konuda bir yazıya başlamıştım ama bitiremiyordum. Devamını yazmak içimden gelmiyordu; ben de kendimi zorlamayıp akışa bıraktım. Çünkü bu durum bana, yazının tamamlanması için henüz deneyimlemem gereken şeyler olduğunu hatırlattı. Belki de ancak onları yaşadıktan sonra yazı amacına uygun biçimde tamamlanabilecekti.

Ben de yazıyı bir süreliğine olduğu yerde bırakarak kendimle ilgili çalışmalara devam ettim. Bir gün bir arkadaşımla konuşurken, işle ilgili bir konuda çekimser davrandığımı fark ettim. O konuda yazılı bir kural vardı ve hakkımız olarak tanımlanmıştı; buna rağmen uygulamada konuyu amirlerle gündeme getirmek pek hoş karşılanmıyordu. Ya da biz böyle değerlendiriyorduk. Hakkımız olduğunu düşündüğümüz bir şeyi istemek zorunda kalmaktan rahatsız oluyordum. Çok önemli olmayan ama dile getirildiğinde üst kademenin hoşuna gitmeyeceğini düşündüğümüz, kalıplaşmış bir durumdu.

Images

Değişim ve Ertelemenin Önündeki Engeller

Değişim için bir amaç, iyi bir plan ve yeterince neden gerekir. — Mümin Sekman

Hepimiz değişmek isteriz; değişebileceğimize de inanırız. Ancak istemek ve değişebileceğimizi bilmek, harekete geçmek için her zaman yeterli olmaz. Bazen değişimin önündeki engelleri fark etmeden aynı yerde kalırız. Amaçsızlık, değişimden korkma, değişime güvenememe, risk alamama ve erteleme bu engellerin başlıcalarıdır. Üstelik bunlar yalnızca değişimi değil, başlamamız gereken işleri de ertelememize yol açabilir.

Images

Karma Çemberi

Karma çemberi ve geçmiş yaşamlar

Karma çemberi, bu yaklaşıma göre geçmiş yaşam deneyimleriyle şekillenen ve kişinin farklı hayatlarda benzer derslerle karşılaşabildiği bir döngüdür. Ruhların tekâmül yolunda defalarca dünyaya geldiğine, her gelişte deneyimlenecek bir programı bulunduğuna inanılır. Bu deneyimler sırasında korkular ediniriz. Yaşadığımız hayatta bu korkuları fark edip dönüştüremezsek, onları aşmayı öğrenmek üzere benzer durumlarla yeniden karşılaşabileceğimiz düşünülür. Karma döngüsü ve geçmiş yaşamlar arasındaki bağ da bu anlayışta, tamamlanmamış deneyimlerin sonraki yaşamlara taşınmasıyla açıklanır.

Örneğin bugün güvensizlik ya da başarısızlık korkusu taşıyor olabilirsiniz. Bu korkular geçmiş yaşam deneyimlerinden gelmiş olabileceği gibi, bu hayatta doğumdan sonra yaşadığınız deneyimlerle de oluşmuş olabilir. Burada önemli olan, korkunun nereden geldiğine dair kesin bir hüküm vermekten çok, onu fark edebilmek ve bugünkü hayatınızda nasıl etkide bulunduğunu görebilmektir. Korkuyu tanıdığınızda, ona yalnızca tepki vermek yerine onu sevgiye dönüştürmek için bir alan açabilirsiniz.

Images

Kuantum Diyarı’nda Olumlamalar…

Evrende iki temel yüksek frekanslı enerji bulunmakta, aynı ying-yang sembolünde olduğu gibi, gece- gündüz, iyilik-kötülük, güzellik-çirkinlik gibi. Bu temel iki enerji Sevgi-Korku enerjisi.Tüm olumlu  ve olumsuz frekanslı diğer duygusal enerjiler bu iki temel enerjiden doğuyor. Birinin olduğu yerde diğeri çok fazla barınamıyor. Temel olarak dünyaya Sevgi enerjisiyle geliyoruz ancak yaklaşık üç yaş civarlarında zihnimiz dünya formatına giriyor ve korkularla tanışmaya başlıyoruz. Egomuz bizleri korumak adına korku enerjisini daha çok kullanıyor ve yavaş yavaş ilk saf halimiz olan sevgi enerjisinden uzaklaşmaya başlıyoruz. Amacımız sevgi enerjisinin frekansını korku enerjisinin üzerine çıkarmak. Sevgi enerjisi, kendimize güvenmemizi, yaşamın akışına güvenmemizi, kendimizi değerli bulmamızı (ki hepimiz insan olma onurundan dolayı çok değerliyiz) , sağlık, bolluk ve bereket içerisinde yaşamımızı sağlar. Korku enerjisi ise, yaşamın akışından, geleceğimizden korkmamızı, kaybetmekten, parasız kalmaktan endişelenmemizi sağlar.  Korku titreşimi çok yüksek ve hücrelerimize zarar veren bir enerji frekansıdır. Olumlamalar yaparken kendimizde bulduğumuz korkular üzerine çalışmalıyız. Burada en önemli nokta bu çalışmayı zihnimiz alfa (7-14 hz.) aralığındayken yapmamız gerekiyor. Bilinç düzeyinde yapılan olumlamalar genellikle egomuzun tesiriyle ters tepebiliyor. Olumlama yapayım derken daha çok korkuyu hatırlatan geveze zihin ortaya çıkıyor. Bu nedenle bu çalışmayı zihnimizin doğal süreçte alfaya girdiği zamanda yani sabah uyanır uyanmaz ve gece uyumadan hemen önce yapmamız gerekiyor. Ya da kendinizi nasıl bu alana yani hipnoz alanına çekebileceğinizi öğrenmeniz gerekiyor.

Aşağıdaki olumlama örneklerinde sıklıkla “ben” kelimesi kullanılmakta.Bunun anlamı başkaları değil sadece “ben” demek değildir. Kişinin zayıf olduğu alanını güçlendirmek için kullanılmaktadır yoksa egosal bir yaklaşım değildir.

Korkular İçin Olumlamalar;

Güvensizlik Korkusu için;

Yaşamın akışına güveniyorum.
Her ne oluyorsa benim için en güzel şekilde gerçekleşiyor.
Ben kendime güveniyorum.
Ben tüm insanlara güveniyorum.
Ben her halimle güvendeyim ve bunun için şükrediyorum.
Images

Bilinçaltı ve 11 Temel Özelliği

Bilinçaltı nasıl çalışır? 11 özelliği

Bilinçaltı, bu yazıda ele alınan yaklaşıma göre, geçmiş yaşantıları, duyguları ve bugünkü tepkileri birbirine bağlayan bir kayıt ve anlamlandırma alanıdır. Bilinçaltı nasıl çalışır sorusuna verilen yanıt da bu özelliklerde saklıdır: Anıları depolar ve düzenler; yaşananlar arasında bağlantılar kurar, bedeni korumaya çalışır ve davranışların arkasındaki duygusal anlamları etkiler. Aşağıdaki on bir madde, bu bakış açısını ve onu açıklamak için kullanılan örnekleri bir araya getiriyor.

Anılar, zaman ve duygusal bağlantılar

1. Anıları depolar. Bu yaklaşıma göre bilinçaltı, ana rahminden yaşamın sonuna kadar geçici ya da kalıcı sayılan pek çok yaşantıyı kaydeder; hiçbir şeyi silmez. Özellikle 0–7 yaş döneminde eleştirel aklın henüz etkin olmadığı ve yaşananların doğru-yanlış, güzel-çirkin ya da ahlaklı-ahlaksız ayrımı yapılmadan kaydedildiği düşünülür. O sırada anlamsız görünen bir kayıt bile sonraki deneyimlerle anlam kazanabilir. Bu nedenle bilinçaltı anıları nasıl işler sorusu, yalnızca neyin hatırlandığıyla değil, anıya sonradan hangi anlamın yüklendiğiyle de ilgilidir.

Images

Sağlıklı Yaşamak ya da Sağlıksız Yaşamak" Sizin Seçimiz Hangisi?

Bu soruya birçoğunuzun “Tabiî ki Sağlıklı Yaşamak böyle bir soru mu olur” diye yanıtladığınızı duyar gibiyim. Ama siz hiç kendinize neden yeterli derece sağlıklı değilim diye sordunuz mu? Ya da birçok kronik rahatsızlıkta “neden bu hastalık benim başıma geldi” diye? Yanıtınız, başkalarını ya da yaşadığınız koşulları mı suçlamak oldu.
Falanca kişi veya olay beni üzdü, çalıştığım iş şartları çok ağırdı, doktorun yanlış teşhisi ve bunun gibi birçok ileri sürülen sebep. Bu bir kaçıştır. Dış etkenlere sorumluluk yüklemek çok daha kolay gelir bizlere. Ama aslında birçok rahatsızlıkların kökeninde sorumluluk sadece ve sadece bize aittir. Sebep bizim bilinçaltımızda.
Birçok rahatsızlığın sebebi; öfkelerimiz, kırgınlıklarımız, endişelerimiz, affetmediğimiz kişi ve olaylar, vicdan azapları, hazmedemediğimiz olaylardır. Bu duyguların altında yatansa yaşantımızı olumsuz olarak etkileyen kayıtlarımız ve korkularımızdır. Zihnimiz yaşanılan olaylar karşında yargılar üretir ve yaşama bu yargılar üzerinden bakarlar. Bu yargıların altında yatansa korkularımızdır. Korkular yargıları dolayısıyla bilinçaltı kayıtlarını, kayıtlar da korkuları doğurur. Kısır döngü bu şekilde devam eder.
Hastalıklar ve rahatsız ruh halleri aslında bizim kendimizle yüzleşmemiz için göstergelerdir. Bu açıdan bakarsanız çok da değerli ipuçlarıdır kendi bilmecelerimizi çözmek için. Önemli olan hastalık veya rahatsız ruh hallerimizin bize vermek istediği mesajlarını almaktır. Çünkü bütün bunlar bizim kendimizi tanımamız ve evrensel plana göre hareket etmemiz için karşımıza dikilmişlerdir.
Images

Bilinçaltı Telkinleri

Hepimizin filmlerden aşina olduğu hipnoz nedir? Benim de bu konuda uzman olduğum söylenemez. Hipnoz, kabaca, kişinin özel bir dikkat ve telkin hâline girdiği; bazı uygulamalarda anıların veya düşüncelerin ele alındığı bir yöntem olarak anlatılır. Bildiğim kadarıyla psikoloji ve terapi alanlarında da belirli amaçlarla kullanılıyor. Elbette burada söz konusu olan, kişinin rızasıyla yapılan bir uygulamadır. Peki hipnoza benzer bir etkiye, gündelik yaşamda farkında olmadan maruz kalıyor olabilir miyiz?

Subliminal mesaj nedir?

İster ticari ister ideolojik bir amaç taşısın, bir fikri insanlara ulaştırmak için kullanılan film, afiş, logo ve benzeri araçlar mesajlar içerir. Normal bir reklamda ürün tanıtılır; izleyicinin de sonraki alışverişinde o ürünü seçenekleri arasında hatırlaması beklenir. Reklamın abartılı özelliklerini ve gösterişini gördükten sonra ürünü diğerleriyle karşılaştırıp kendi seçiminizi yapabilirsiniz.