“Hayattan
alabileceklerin, bilincinin hak ettiğini düşündüğü ve inandığı kadardır.”
Benzerlik Yasası
Benzerlik Yasası
Çekim
yasasının işleyişinde en önemli adımlardan birisi olan ne istediğini bilmek ve
istediğine sahip olmayı hissetmek yani istediğine henüz sahip değilken
istediğine sahip olan kişi olabilmek olduğunu bir önceki yazımda anlatmıştım.
Bu yazıyı
yazdıktan bir gün sonra, daha önce içsel
temizlik yöntemi ile çalışma yaparak başarılı olan Özlem ile konuşmaya
başlamıştık. Özlem kendi işyerini
açmıştı, işyeri fast food tarzı yiyecek pazarlaması üzerineydi. Evinde yapmış
olduğu poğaça, börek ve kahvaltılık ve ev yemekleri dükkânında müşterilerine
sunmaktaydı. İşleri ilk günlerde çok iyi giderken sonra düşmeye başlamıştı. İş
kapasitesi günden güne farklılık gösteriyor ve istediklerini elde etmede zorlanıyordu
ve buda gün içerisinde enerjisini düşürüyordu.
İlk başta
aklıma para kazanmak zorundayım düşüncesine odaklandığı ve bu nedenle de gelen
müşterileri para kazanç kapısı olarak gördüğünü bununda olumsuzluk olarak geri
yansıdığını düşünmüştüm. Borçlar ve müşteri gelmeyecek korkusu ile müşteri
gelmediğini düşünmüştüm. Devamında konuşmaya devam ederken bir şey dikkatimi
çekti. “Belki de sen fazla müşteri
gelmesini istemiyor olabilir misin” diye sorduğunda gelen cevap ilginçti; “Aynı anda birkaç müşteri geldiğinde
kasılıyorum, kitleniyorum.” dedi.
Bir anda
beynimde şişek çaktı. Dili ile istedikleri ile bilinçaltındaki istekler
çatışıyordu. Sahip olmayı istediği “Çok
fazla müşteri gelsin çok para kazanayım.” düşüncesine sahip kişi
olamıyordu. Çünkü bu durumu seçemiyordu. Bilinçaltında kayıtlı olan
başarısızlık korkuları onu frenliyordu.












