Images

Beynin Solu Liberal, Sağı Muhafazakâr mı?

İngiltere’de yürütülen bir araştırma, beynin fiziksel yapısı ile kişinin siyasi görüşü arasında bir bağlantı olabileceğini öne sürdü. Araştırmanın haberleştirilen sonuçlarına göre, empati ve uzlaşmayla ilişkilendirilen özellikler liberal eğilimlerle; duygusal tepkiler ve tehdit algısı ise muhafazakâr eğilimlerle birlikte görülebiliyordu.

University College London’dan (UCL) Doktor Ryota Kanai’nin 90 kişi üzerinde yürüttüğü çalışma, beyin ve siyasi görüş arasındaki ilişkiyi ele aldı. Bulgular, siyasi duruşun yalnızca çevre koşullarıyla açıklanamayabileceği tartışmasını gündeme getirdi. Ancak araştırmanın haberlerde aktarılan sonuçlarını, siyasi görüşün doğrudan beyin yapısı tarafından belirlendiği şeklinde yorumlamamak gerekir.

Araştırmada ne incelendi?

Çalışmaya katılan 90 gönüllünün siyasi görüşleri öğrenildikten sonra beyin MR görüntüleri alındı. Araştırmacılar, bu görüntüleri karşılaştırarak beyin yapısındaki farklılıklarla katılımcıların politik eğilimleri arasında bir ilişki olup olmadığını inceledi. Böylece, daha önce beynin faaliyetleri ile siyasi tutumlar arasındaki ilişkiye odaklanan araştırmalardan farklı olarak, yapısal özellikler de değerlendirmeye alındı.

Çalışmanın haber aktarımında, beynin sol tarafındaki bazı bölgelerin daha gelişmiş olması liberal görüşler, tolerans ve uzlaşmacı tutumlarla ilişkilendirildi. Duygusal tepkiler ve hafızayla ilişkilendirilen sağ taraftaki bölgeler ise daha muhafazakâr görüşler ve tehdide karşı daha güçlü tepki verme eğilimiyle birlikte anıldı. Bu çerçeve, “beynin solu liberal, sağı muhafazakâr” fikrinin ortaya çıkmasına neden oldu.

Amigdala ve siyasi eğilimler arasındaki bağlantı

Haberde özellikle amigdala üzerinde duruluyor. Duyguları algılama ve tehditlere verilen tepkilerle ilişkilendirilen bu bölgenin sağ tarafta daha büyük olduğu kişilerin daha muhafazakâr görüşlü olabildiği ve tehdit karşısında daha agresif tepki verme eğilimi gösterebildiği aktarılıyor.

Buna karşılık, sol ön lobu daha geniş olan katılımcıların liberal görüşlere, toleransa ve uzlaşmaya daha yatkın olduğu belirtiliyor. Bu gözlemler, liberal ve muhafazakâr görüşlerin beyinle ilişkisi konusunda dikkat çekici bir tartışma başlatmıştı. Araştırmacıların yaklaşımı, insanların psikolojik özelliklerinden hareketle siyasi eğilimleri hakkında tahmin yürütülebileceği fikrini de gündeme taşıdı.

Beyin yapısı siyasi görüşü belirler mi?

Bir araştırmada iki özellik arasında ilişki görülmesi, birinin diğerine kesin olarak neden olduğunu göstermez. Bu nedenle 90 kişiyle yürütülen çalışmanın sonuçları, bütün insanların siyasi görüşlerini açıklayan bir kural gibi değerlendirilmemeli. Bulgular, beyin yapısı ve siyaset arasında araştırılmaya değer bir bağ olabileceğini gösteren bir gözlem olarak okunabilir; siyasi görüşlerin yalnızca beyin yapısıyla oluştuğunu kanıtlamaz.

Bu ayrım, “beyin yapısı siyasi görüşü etkiler mi?” sorusuna temkinli yanıt vermeyi gerektiriyor. Araştırma haberinde çevresel etkenlerin siyasi duruş üzerindeki rolünün sorgulandığı ifade edilse de, çalışmanın aktarılan bulguları çevrenin etkisini ortadan kaldırdığı anlamına gelmiyor. Haberde öne çıkan sonuç, beyin yapısının siyasi eğilimlerle bağlantılı olabileceği yönünde.

Aynı şekilde, beynin sağ ve sol lobu siyasi görüşü etkiler mi sorusunu “sol taraf liberal, sağ taraf muhafazakâr” biçiminde kesin bir eşleştirmeye indirgemek doğru olmaz. Araştırmanın bulguları bir grup katılımcının görüntülerinin ve siyasi görüşlerinin karşılaştırılmasına dayanıyor. Bunlar, her bireyin siyasi düşüncesini beyin taramasıyla belirlemenin mümkün olduğu sonucunu tek başına ortaya koymuyor.

Çalışmanın önemi ve sınırları

Ryota Kanai’nin araştırması, siyasi görüş ile beyin arasındaki ilişkiyi yalnızca beyin faaliyetleri açısından değil, fiziksel yapı açısından da incelemesiyle dikkat çekti. Uzmanların sonuçların tesadüf olmadığı yönündeki değerlendirmeleri ve Kanai’nin psikolojik özelliklerden siyasi eğilimleri tahmin etme olasılığına dair sözleri, çalışmanın haberlerde öne çıkan noktaları arasındaydı.

Yine de başlıkta kullanılan sol-sağ karşıtlığı, araştırma bulgularını kolay anlaşılır biçimde özetleyen bir ifade olarak görülmeli; kişileri siyasi görüşlerine göre sınıflandıran kesin bir bilimsel ölçüt gibi sunulmamalı. Çalışmanın katkısı, beyin yapısı ile siyasi duruş arasında olası bir ilişkiyi gündeme getirmesidir.

Kaynak: Milliyet.com.tr

0 yorum: