Temel atıf hatası, insanların davranışlarını dışsal ve durumsal koşullardan çok içsel sebeplere bağlama; çevresel faktörlerin rolünü gözden kaçırma eğilimidir. Peki, temel atıf hatası nedir diye kendi yaşamımızdan örneklerle düşündüğümüzde neleri fark edebiliriz?
Yaşamımızın birçok alanında, bizim dışımızda gelişen durumları ayırt etmek yerine kendimizi sorumlu tutacak ya da yargılayacak bir şeyler bulabiliriz. İyi insan olmak için bunları yapmamız gerektiğini düşünebiliriz. Başkalarının davranışlarını ve seçimlerini de kendi sorumluluğumuz gibi görüp onların yerine çözmeye çalışabiliriz.
Üç çeşit iş: bize, başkalarına ve Yaratana ait olan
Olanı Sevmek kitabında Byron Katie’nin iş için yaptığı tanım şöyledir: Dünyada üç çeşit iş vardır; bize ait olan, başkalarına ait olan ve Yaratana ait olan. Üzerinde kontrol sahibi olduğumuz şey, bize ait olandır.
Burada yaptığımız hata, başkalarına ait durumları ya da Yaratana ait işleri düzeltmeye çalışmaktır. Başkalarının seçimlerini, davranışlarını veya yaşamlarında olup bitenleri kendi kontrolümüzde tutmaya uğraşırken kendi hayatımızı ıskalayabiliriz. Sonra da kendi hayatımızı yaşayamadığımız için yakınırız.
Başkalarının sorumluluklarını üstlenmek çoğu zaman iyi niyetle yapılır. Ancak kendimize şu soruyu sormak önemlidir: Bu gerçekten benim işim mi, yoksa başkasına ya da benim kontrolüm dışındaki bir duruma mı ait? Sınırı fark etmek, başkalarını önemsemekten vazgeçmek demek değildir. Kendi payımıza düşenle başkasının payını ayırt etmeye başlamaktır.
Kendine öncelik vermek nereden başlar?
Bu durumun ötesine geçmek için ilk adım, günlük hayatımızdaki önceliklerin farkına varmaktır. Kendine öncelik vermek, her şeyi bırakıp yalnızca kendini düşünmek değil; kendi sorumluluklarını, ihtiyaçlarını ve yaşamını da önemsenecek bir yere koymaktır. Başkalarının işlerini takip etmeye ayırdığımız zamanı ve dikkati fark ettiğimizde, kendi hayatımıza ne kadar alan bıraktığımızı da görebiliriz.
Kendi hayatını yaşamak istiyorsan, gün içinde hangi işlere “evet” dediğine ve bunların kime ait olduğuna bakabilirsin. Her şeyi kontrol etmeye çalıştığında neyi garanti altına almak istiyorsun? Başkalarının yapabileceği şeyleri onlar adına üstlenmek sana ne sağlıyor? Bu soruların hemen bir cevabını bulmak zorunda değilsin; kendine dürüstçe sormak bile önceliklerini görmene yardımcı olabilir.
Günlük yaşamınızda ne kadar kendinize ait olmayan, sizin sorumluluğunuzda bulunmayan işleri takip ediyor ve kendi sorumluluğunuza alıyorsunuz?