Images

Yaşamımızda istek ve arzularımızın kaynağı olarak neleri tanımlıyoruz?


 Dün birisi Anka enerjisi ile istek ve arzularımıza ulaşmayı anlatan bir youtube video linki göndermişti. Video ismini gördüğümde ilginç bir şey hissettim. Kendimde dahil bu alandaki birçok kişi hep bir şeyler elde etmek için bir şeyler olma peşinde koşturuyordu.
Bunu yaparken yaşamla ilgili ana şeyi kaçırdığımı fark ettim; “kendim olmayı” kaçırıyordum. Sürekli istek ve arzularımızı elde edebilmek için birilerinin bize kim olmasını öğretmesinin peşinde geziyor, o enerjiden bir diğer enerjiye koşuyor ve bu şekilde yaşamımızdaki eksikliklerin tamamlanmasını bekliyoruz.



Bunu bende yaptım. Farklı enerjileri öğrenerek yaşamımdaki bir şeyleri değiştirme peşinde dolaştım. Ama hep bir şey eksik kaldı. Ne zaman bu tarz şeylerin temelinin ne olduğunu anlayıp yaratımlarımın kaynağı olarak kendimi tanımladığımda yaşamımı farklı kılmaya başladım.
Images

Access Barsı Etkin Kullanmak

Access Bars nasıl etkin kullanılır?

Access Bars seansı sonrasında hissedilen enerjik ve iyi olma hâli güzel bir deneyim olabilir. Ancak bu deneyimin tek başına kişinin psikolojik sorunlarını çözmesini ya da yaşamındaki her şeyi değiştirmesini beklemek doğru olmaz. Seansın nasıl algılandığı ve kişinin sonrasında ne yaptığı da önemlidir. Peki, Access Bars nasıl kullanılır? Bu yaklaşımda seansı, bütün sorumluluğu devralan mucizevi bir çözüm gibi değil, kişinin kendi seçimlerini fark edip adım atabileceği bir alan olarak görmek gerekir.

Geçenlerde kişisel gelişim çalışmaları üzerine sohbet ederken bu noktayı anlatan bir hikâye dinledim. Konuştuğum kişi, Access Bars’ın yaşamında bir dönüm noktası olduğunu ve ona önemli katkılar sağladığını söyledi. Aynı kolaylaştırıcıdan seans alan ablası ise çalışmadan memnun kalmamış ve benzer bir sonuç elde edememişti.

Images

Güzellik anlayışı evrensel midir?

Güzellik anlayışı

Başka bir çağda doğmuş olsaydınız sizi güzel bulurlar mıydı? Çekicilik, sandığımızdan daha esnek ve öznel bir kavram. Güzellik standartları zamanla değişir mi? Yoksa yüzyılları ve kültürleri aşarak evrensel kabul gören bazı özellikler var mıdır? Güzellik anlayışı evrensel midir sorusunun yanıtı, tek bir ölçüye indirgenemeyecek kadar karmaşık görünüyor.

Güzellik algısı yalnızca biyolojiyle açıklanabilir mi?

Güzelliğin dönemlerden bağımsız olabileceğini düşündüren evrimsel açıklamalar da var. Bazı biyolojik özelliklerin sağlık ve doğurganlıkla ilişkilendirildiği, bu nedenle eş seçiminde çekici bulunabileceği ileri sürülüyor. Ancak biyologlar ve psikologlar bu konuyu araştırmış olsa da güzelliği tümüyle açıklayan, yalnızca biyolojiye dayalı bir neden ortaya konmuş değil. Bu da güzellik algısının tek bir evrensel kurala bağlanamayacağını düşündürüyor.

Images

Access Bars Uygulayıcı Eğitimi ve İçeriği – Ankara

Yaşamdaki her şey enerjidir. İstediklerimizi elde etmek için o şeyle enerjimizin uyumlu olması gerekir. En güzel enerji uyumu ise neşeli ve keyifli olduğumuzda ortaya çıkar. Enerjinizi değiştirmek, hayatınızı daha kolay, neşeli ve eğlenceli hâle getirmek ister misiniz? Access’le tanışın; hayatınıza katkı olabilmeniz için neler mümkün, birlikte keşfedin.

Access Bars Nedir?

Access Bars yaklaşımında başta bulunan ve yaşamın farklı alanlarıyla ilişkilendirilen 32 nokta üzerinde çalışılır. Bu noktalar, bu yöntemin anlatımına göre, bir konu hakkındaki düşüncelerin, fikirlerin, tutumların, kararların ve inançların elektromanyetik bileşenlerini depolar. Örneğin para hakkındaki düşünceler, “para” adı verilen Bar ile ilişkilendirilir. Şifa, beden, kontrol, farkındalık, yaratıcılık, güç, yaşlanma, cinsellik ve para da bu alanlar arasında sayılır.

Images

Yaşamınızı Nasıl Yaratıyorsunuz?



Tarih tekerrürden ibaret olduğu gibi yaşamda tekerrürden ibarettir. Yaşamımızda sürekli tekrar eden şeylerin bebekliğimizle veya çocukluğumuzla bir bağlantısı vardır.

Farkında olsak ta olmasak ta yaşamımızda sürekli tekrarlayan bir şeyler varsa orada geçmiş bir olayı referans alıp onun enerjisini çağırıyoruz demektir.

Neden ve sonuçtan işlediğimiz bir dünyada yaşıyoruz.  Bebekliğimizde veya çocukluğumuzda bir olay yaşarız. Bu travmatik bir olayda olabilir veya farklı bir şeyde ama bizi en çok etkileyen şey travmatik olanlardır. Olayın sonrasında bir duygu hissederiz. Duyguyu hissetmek aslında orada bir enerjisel elbise yaratmaktır.


Yani duygu bedenimizde bazı kaslarımızın sıkışmasını yaratarak bedenimizde bir his oluşturur. Yani bir olay oluyor devamında bir durum ortaya çıkıyor ve biz bu duruma hissel bir tepki veriyoruz. Bu bedenimize çapalanıyor. Ve bu durum bizim için öğrenilmiş bir enerji oluyor.

Bir daha ona benzer veya o durumu hatırlatan bir olayla karşılaştığımızda zihnimiz bilinçaltımızdaki bu çapaladığımız şeyi referans olarak alıyor. Ve hemen onun duygusunu ve enerjisini bize getiriyor. Ve bedenimizde o durumu otomatik yaratıyor. Aslında bedenimiz o durumun enerjisini giyiyor. O durumun enerjisi oluyor.

Önce bilinçaltımızdan o enerjinin referansı olan geçmişin bir yansımasını çağırıyoruz. Devamında ise geçmişteki davranışa karşı bir tepki verir gibi tepki vererek izdüşüm yaratıyoruz. 
Images

İsteklerimizi Tok Satıcı Enerjisiyle Yapmak

Yaşam, zihnimizde yaşadığımız bir dünyadır. Yaptığımız, olduğumuz ve sahip olduğumuz her şeyin zihnimizde bir karşılığı vardır. Çoğu zaman bir şeyi isterken, onun sonunda bize nasıl hissettireceğini de isteriz. O şeyin kendisine yüklediğimiz anlam ve yaratacağını düşündüğümüz duygu, isteğimizin önemli bir parçasıdır.

İyi veya kötü, doğru veya yanlış dediğimiz şeyler de iki kutuplu dünyanın duygusal yansımalarıdır. Bu nedenle isteklerimize yalnızca ne istediğimiz açısından değil, o isteği hangi ruh hâliyle yaptığımız açısından da bakabiliriz.

Images

Melankoli de Olmanın Nesini Seviyoruz?



“Melankoli, hüzünlü olma mutluluğudur.”
                 Victor Hugo
Birçok insanın yaşamında kendini sabote etmek için kullandığı davranış biçimlerinden biriside melankolik takılmaktır.  Çoğunlukla da bu duruma ben duygusalım diyerek kılıf bulmaktır.
Melankoli, derin bir keder içinde hüzünlü, acı çeken, yalnız, umutsuz bir insanın içinde bulunduğu durumdur.
Melankolik kişi bir yandan yalnızlığı seçmekten hoşnutken bir yandan da insanların içinde olamayışının hüznünü duyar. İnsanlarla ilişkilerinde genellikle sorun vardır. Anlaşılamaması, mizacı gereği farkındalığı, sosyal olmayı, diğerleri gibi olmayı becerememeleri onu insanlardan uzaklaştırır.
Melankolik takılmanın altında çoğunlukla kurban olduğunu, haksızlığa uğramış olduğunu düşünmek yatar.
Çoğunlukla melankolik durumu yaratmayı sağlayan şey yaşanan olay sonrasında geçmişteki bir duygu durumunu çağırıp bugünkü halimiz üzerine enerjitik olarak yüklemektir.

Bu genellikle 0-7 yaş arasında yaşamış olduğumuz duygusal durumlara o zaman verdiğimiz anlam ve tepkilerin yansıması şeklinde olur.