Yaşam, anne karnına düştüğümüz andan bu dünyadan ayrılana kadar sürdürdüğümüz kendimizi anlamlandırma yolculuğudur. Bu yolculuğun önemli bir bölümü, kim olduğumuzu ve yaşamda kendimizi nasıl konumlandırdığımızı anlamaya dayanır.
Kendimize anlam yüklerken çoğu zaman çocuklukta yaşadıklarımızı referans alırız. Ancak o dönemde kendimiz için belirlediğimiz konum, kimi zaman ebeveynlerimizin yaşama bakışını ya da bizi kendi yaşamlarında yerleştirdikleri noktayı yansıtır. Bu konum yıllar içinde kimliğimizin bir parçası hâline gelebilir; kararlarımızda ve kişisel hedeflerimizde karşımıza çıkabilir.
Birçok insan, çocukluğunda belirlenen bu konumla yaşamı boyunca mücadele eder. Bugünkü imkân ve yeteneklerinin geçmiştekilerden farklı olduğunu görmek yerine, geçmişte üzerine yapışmış konumu düzeltmeye çalışabilir. Bu uğurda, duygusal boşluğun oluştuğu dönemde bulduğu çözüm yollarına tutunması da mümkündür.










