Gülümseyin. Hayatın anlamı keyif almak ve gülümsemektir.
Hepimizin yaşamında kısıtlayıcı gibi görünen bazı şartlar vardır ve bunlar son derece olağandır. Sabah keyifsiz uyanır, işe gitmek hatta yataktan kalkmak bile istemeyebilirsiniz. Yine de sorumluluklarınız nedeniyle kendinizi toparlayıp işinize gidersiniz. O gün açık havada olmak isterken çalışmak zorunda kalmanız, özgürlüğünüzden feragat ettiğiniz anlamına mı gelir?
Bir aileye sahip olmak, hayatımızı sürdürecek kadar para kazanmak ve toplumsal ilişkiler kurmak belli bir düzen gerektirir. Bu düzeni korumak için isteklerimizi erteleyebilir, bazen onlardan vazgeçebiliriz. Ancak gerçek özgürlük, her sorumluluktan uzak yaşamak değildir. Özgürlüğün kaybedildiği nokta, sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz an değil; gerçekten istemediğimiz şeyleri istediğimizi sandığımız andır.
Yaşam enerjimizin yüksek olması; sağlığımız, dengemiz, uyumumuz ve amaçlarımız doğrultusunda ilerleyebilmemiz açısından önemlidir. Yaşam enerjisi ve titreşimi yüksek olan insanların isteklerini hayatlarına çekmelerinin ve hedeflerine ulaşmalarının daha kolay olacağını düşünüyorum. Ancak bazı duygu, düşünce ve durumlar, farkına varmadığımızda enerjimizi tüketebilir. Bunları fark edip yönetemediğimizde günlük hayatımızda gereksiz enerji kaybı yaşayabiliriz. Peki yaşam enerjisi neden düşer? Yaşam enerjisini düşüren nedenler arasında olumsuz duygular, erteleme, yorucu ilişkiler ve dedikodu öne çıkıyor. Bunların yanı sıra günlük alışkanlıklarımız da enerjimizi tüketen şeyler arasında yer alabiliyor.
Öfke, endişe, kıskançlık, şüphe, üzüntü, nefret, suçluluk ve korku gibi olumsuz duygular, bu yaklaşımda yaşam enerjimizi tüketen başlıca etkenler olarak görülür. Bu duyguların içindeyken çoğu zaman ruh hâlimizin nasıl değiştiğini hemen fark etmeyiz; enerjimiz azaldıktan sonra yaşadığımız yoğunluğu fark edebiliriz. Duygu güçlendikçe dikkatimizi bütünüyle ona verebilir, sakinleşene kadar aynı düşünce ve hislerin içinde kalabiliriz.
Bilinçaltı ile çalışanlar için, bilinçaltının temel özelliklerini listeleyen Berna Özcan Demir’e ait bu yazıyı paylaşmak istedim. Aşağıdaki maddeler, yazarın bilinçaltına dair yaklaşımını ve örneklerini aktarır; her birini evrensel ya da bilimsel olarak kesinleşmiş bir kural gibi değil, bu çerçevedeki düşünceler olarak değerlendirmek gerekir.
KONTROL SENDE kitabımı satın alarak hayatınıza katkıda bulunmak ister misiniz?
KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN
Bu 30 maddede ortak tema, kişinin kayıtlarının çağrışımları, duyguları ve tepkileri etkileyebileceği düşüncesidir. Berna Özcan Demir’in aktardığı örnekler, bilinçaltı nasıl çalışır sorusuna yazarın bakış açısından yanıt vermeyi amaçlıyor. Bu bilgilerin bilinçaltı konusunda çalışma yapan kişilerin, üzerinde çalıştıkları alanı tanımalarına ve daha sağlıklı çalışmalar yürütmelerine yardımcı olmasını umuyorum.
Berna Özcan Demir
Bugün Hürriyet gazetesi yazarlarından Ahmet Hakan’ın kaleme aldığı bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Gerçekten anlamlı ve düşündürücü bulduğum bu yazı, cihatçıların hangi gerekçelerle harekete geçtiği sorusunu gündeme getiriyor.
İnsanların dini kalben yaşamaktan ziyade şeklen yaşamaya zorlanmasının ardında kimin, nasıl bir planı olduğu konusunu ise takdirlerinize bırakıyorum.
Nisa suresi, 75. ayet.
Şöyle:
“Size ne oluyor da ‘Ey Rabbimiz, bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, katından bize bir yardımcı ver’ diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna savaşa çıkmıyorsunuz?”
Suriye’de Baas rejiminin elinde iki ay esir kalan gazeteci Adem Özkese’nin Hürriyet’e verdiği bilgiye göre, Afganistan dağlarından Çeçenya steplerine, Bosna tünellerinden Suriye kentlerine uzanan farklı coğrafyalarda zalimlere karşı savaşan mücahitler bu ayeti okuyarak motive oluyorlarmış.
Alıyorlarmış ellerine silahlarını, dere tepe aşarak koşuyorlarmış Müslüman kardeşlerinin yardımına... Zulüm bitince ülkelerine dönüp normal hayatlarına devam ediyorlarmış. Ta ki yeni bir zulme kadar...
Bir cihat masalı mı?
Ne güzel bir masal bu!
Düşünsenize: Nerede zulüm varsa atlarına atlayıp zulüm ülkesine giden ve Allah rızası için mazlumlara yardım eden bir cihatçı grup var. “Allahuekber” diye bağırsak yeridir. Ama bağıramıyoruz. En azından ben bağıramıyorum.
Regresyon Uygulaması Ses Kaydı- Geçmişte Yaşanan Olumsuz Duyguları Dönüştürmek.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim
Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm
Zayıflama Telkini ve Ses Kaydı
Ho’oponopono Yöntemi Nedir? Nasıl Uygulanır?
40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı
Zihin Filtreni Kontrol Et, Algıların değişsin.
İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları
Kendine Güven Telkini: Metin ve Ses Kaydı
İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?





