Olumsuz Düşünce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Ruhsallığın Egosu


 Bilmek OLMAK DEĞİLDİR
Ego kelimesini derinden incelemeye aldığımda iletişimde bulunduğum çevreye de ego ile ilgi­li araştırmaları çeker hale gelmiştim. İnsanların yaptığı her harekette altındaki egoyu görmeye çalışıyordum. Hatta ileri giderek onların egoları olduğunu söylüyordum. Çünkü öğrenmiştim. Onları egolarından vurmaya çalışmak fikri her ne kadar ego olsa da bilgimin arkasına sığınıp bunu silah olarak kullandığım durumlar oldu.

Tersini de yaşadım. İnsanlar benim egolarım olduğunu, bir şeyleri yenemediğimi söylediler. Bu canımı acıtan bir şey oldu zaman zaman. Yaptığımın karşılığını alıyordum. Ama bunu göremiyordum. Ego hakkındaki bilgilerim bile kendi egosunu oluşturmuş insanları egolarından vurmaya çalışıyordum. Ve biri beni vurmak istediğinde tepki veriyordum. Egolarımın olduğunun söylenmesi bana küfür gibi geliyordum. Yani aynı olayın iki zıt kutbuda beni tetikliyordu... Ne mutlu ki böyle şeylerim yok artık...
Images

Enerjimizi Tüketen Nedenler

Yaşam enerjimizin yüksek olması; sağlığımız, dengemiz, uyumumuz ve amaçlarımız doğrultusunda ilerleyebilmemiz açısından önemlidir. Yaşam enerjisi ve titreşimi yüksek olan insanların isteklerini hayatlarına çekmelerinin ve hedeflerine ulaşmalarının daha kolay olacağını düşünüyorum. Ancak bazı duygu, düşünce ve durumlar, farkına varmadığımızda enerjimizi tüketebilir. Bunları fark edip yönetemediğimizde günlük hayatımızda gereksiz enerji kaybı yaşayabiliriz. Peki yaşam enerjisi neden düşer? Yaşam enerjisini düşüren nedenler arasında olumsuz duygular, erteleme, yorucu ilişkiler ve dedikodu öne çıkıyor. Bunların yanı sıra günlük alışkanlıklarımız da enerjimizi tüketen şeyler arasında yer alabiliyor.

1. Negatif duygular ve düşünceler

Öfke, endişe, kıskançlık, şüphe, üzüntü, nefret, suçluluk ve korku gibi olumsuz duygular, bu yaklaşımda yaşam enerjimizi tüketen başlıca etkenler olarak görülür. Bu duyguların içindeyken çoğu zaman ruh hâlimizin nasıl değiştiğini hemen fark etmeyiz; enerjimiz azaldıktan sonra yaşadığımız yoğunluğu fark edebiliriz. Duygu güçlendikçe dikkatimizi bütünüyle ona verebilir, sakinleşene kadar aynı düşünce ve hislerin içinde kalabiliriz.

Images

Çekim Yasasıyla Bolluk ve Bereket İçin İnanç Değiştirme Teknikleri

Çekim yasası yaklaşımında bolluk ve bereket üzerine çalışırken, yalnızca ne istediğimize değil, para ve refahla ilgili hangi inançları taşıdığımıza da bakarız. “Para zor kazanılır”, “Daha fazlasını hak etmiyorum” ya da “Gelecekten korkuyorum” gibi düşünceler, hedeflerimizi nasıl gördüğümüzü etkileyebilir. Bu nedenle önce fark etmek, sonra da seçtiğimiz yeni düşünceyi düzenli biçimde hatırlamak önemlidir. Aşağıdaki çalışmalar, yazıda anlatılan inanç değiştirme ve istekleri gerçekleştirme tekniklerini bir araya getiriyor. Bunları kesin sonuç vaatleri olarak değil, kendi düşüncelerinizi gözden geçirmek için uygulamalar olarak değerlendirin.

Ayna görüntüsü tekniğiyle olumlama

Bilinçaltının, bilincimizin o sırada odaklanmadığı ayrıntılara yöneldiği fikri bu tekniğin çıkış noktasıdır. Bir partiye gittiğinizde bilinciniz insanlara, tanıdıklara ve konuşmalara odaklanırken; renkleri, kokuları, sesleri, halıyı ya da duvardaki resimleri de fark etmeden kaydedebilirsiniz. Tersine, dikkatinizi bu ayrıntılara verdiğinizde çevrenizdeki kişiler ve konuşmalar arka planda kalabilir. Bu yaklaşımda, dikkatin yönünü değiştirerek olumlu bir inancı hatırlatmanın mümkün olduğu düşünülür.

Images

Otomatik Olumsuz Düşünce

Her düşünceye mutlaka bir ’’DUYGU’’ eşlik eder.

Düşünceyle ilgili oluşan duygu pozitifse kişi mutlu olur, haz alır. Hissedilen duygu negatifse kişi acı çeker, mutsuz olur.

İnsanı mutsuz eden her duygu olumsuzdur.

Bunaltı, sıkıntı, içdaralması, korku, acı, keder, hüzün, mutsuzluk, çaresizlik, yetersizliktir.

Değersizlik, önemsizlik, öfke, şiddet, kıskançlık, haset ve yenilmişlik gibi olumsuzluk içeren duygularından birini veya bir kaçını hissetmek kişinin duygu öncesindeki düşünceleriyle yakından ilgilidir.

İnsan zihni aynı andaiki  işlem yapamaz ve iki şeyi aynı anda düşünemez. İradeyle neyi düşüneceğini belirler. Trenin makasta ne tarafa gideceğini belirlemek gibidir. A-yolu pozitif B-yolu negatiftir.

Otomatik Olumsuz Düşünce geliştirdiyseniz, her şey  hep negatif gidecektir. Kötü düşünce negatif duygu, negatif duygu negatif davranış yaratır ve bu şekilde depresyon başlar.

Olumsuz Otomatik düşüncelerin etkisi altında bulunanlar, kendilerini bunaltıya sokacak en kötü ihtimalleri sıralarlar. Ellerinde bu düşünceleri için hiçbir delil yoktur. Denenmemiş, sonucu gözlenmemiş ve doğrulanmamış bilgi kaynaklarıyla kişi kendine cehennem hayatı yaşatır. Problem çözücü olarak bakmazlar. Birçoğu O.O.D.S nin ( Olumsuz otomatik düşünce sistemi) yarattığı problemlerin varlığını dahi anlayamaz, algıladıkları şeyinde çözümü için uğraşmazlar. Rahatsızlığın devamında bazıları, ilgi ve alaka odaklı çıkarları olduğunu sandıklarından ve yaşadıkları bunaltının(O.O.D.S.nin) çözüme ulaşması halinde sorunun oluşmasında kendi sorumlulukları olduğunun ortaya çıkacağı korkusundan ötürü çözüm de aramaz.

Yaşam muhteşem güzellikte manzarası olan sahil boyundaki yolda seyretmek gibidir.

Yolun sonundaki gideceğiniz yere varmak zorunda olduğunuz için, lanetler okuyarak ve zorunuza giderek yola çıkarsanız!

Yola çıktığınız aracınız daha önce hiç kullanmadığınız için, durduğu yerde başkaları tarafından taş atılarak, çizilerek, tekmelenerek, kirletilerek, çarpılarak deforme edilmişse!

Yakınlarınızın, çevrenizin kullandıklarını sandığınız araçlarında nasıl davrandıklarını gözlemleyerek araç kullandığınızı sanmışsanız!

Telaşla, acemilikle, taklitçilikle, korkuyla, öfkeyle kat ettiğiniz yoldaki güzellikleri görmeniz bir tarafa, ızdırap içerisinde-kazalar belalar sizin başınıza yağdığından,seyahatinizin bir an önce bitmesini istersiniz. Bir yerlerde ters giden bir şeyler olup ta mola verdiğinizde, derin nefes alın ve  olumsuz otomatik düşüncelerinizin yeteneklerinizi nasılda kısıtladığını farkına varın.

Kendilerine acıyan, kendilerini hayatın haksızlıklarına uğramış iyi insanlar olarak görenler, başlarına gelenleri hak etmediklerini düşünenler,  hiçbir zaman yürekten savaş verip hayata katılamayacaklardır. Kendilerine karşı acımasız davranıp dünyanın adaletsizliğinden kendilerini sorumlu tutanlar ve yaptıkları işlerde yalnızca kötülük görenler yaşamış sayılmayacaklardır.

En kutsal emanetiniz yaşamınız! Yaşamınızı ayaklar altına almayınız.

İyi düşünürken kötü hissetmeniz imkânsızdır. Duygularınıza dikkat edin ve olumsuz hislere sahipseniz hemen fark edip olumlu düşünce ile değiştirin. Kendinize başkalarının SİZE davranmasını istediğiniz gibi davranın. Kendinizi sevip sayın, kendi kendinizi MUTLU etmeye zaman ayırın. İnsan düşündüğü şey olur.
Psk. Özdemir Nayman