Images

İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları

Çekim Yasası İlişkilerde Nasıl Çalışır?

Çekim yasası, yalnızca istediklerimizi değil, istemediklerimizi de hayatımıza çekebileceğimizi anlatan bir yaklaşım olarak ele alınır. Siz bu ifadeyi kullanmasanız bile şans, şanssızlık, kader, tesadüf, karma, denk düşmek, yürekten istemek ve her şeyin rast gitmesi gibi kavramlara aşinasınızdır.

Hayatınızda tesadüflerin yeri çok mu? Tekrar tekrar aynı hataları yapıyor musunuz? İlişkilerinizde hep benzer hayal kırıklıkları mı yaşıyorsunuz? Sizce bütün bunların sebepleri neler olabilir?

Images

Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik 3

Bilinçaltı Kayıtları Temizleme: Zülfikar Bey’in Deneyimi

Bugün bilinçaltı kayıtları temizliği yazılarına devam ediyorum. Bu kez, para ile ilgili bir korkusunu ve bu korkuyla çalışırken yaşadıklarını bizimle paylaşan Zülfikar Bey’in deneyimini aktarıyorum. Kendisi çalışmasının ayrıntılarını benimle paylaşma inceliğini gösterdi. Ben de bu kişisel deneyimin, benzer bir çalışma üzerine düşünenlere fikir verebileceğini umarak sizlerle paylaşmak istedim.

Bilinçaltı kayıtları nasıl temizlenir? Bir anıyı fark etmek

Zülfikar Bey, hazırladığı listeyi oluştururken kendi sitesinden, benimle yaptığı sohbetlerden ve Nil Hanım’ın sitesinden yararlandığını anlatıyor. Daha önce para konusunda iç dünyasına yönelttiği sorulardan aklında kalanları, hatırladığı sahneleri ve kendisine yeniden hatırlatılan anıları bir araya getirmiş. Listeyi gözden geçirdikten sonra ilk maddeyi seçip çocukluğundaki bir ana dönerek çalışmaya başlamış.

Images

Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim

Bilinçaltı kayıtlarıyla çalışmak için birçok teknik var. Daha önceki yazımda bunlardan söz etmiştim. Bu kez biraz daha derine inerek kendi içsel temizlik sürecimde yaşadıklarımı ve uyguladığım çalışmaları paylaşmak istiyorum. Anlattıklarım, benim deneyimim ve o dönemde kendime uyguladığım yöntemdir.

EFT (Duygusal Özgürleştirme Tekniği) ve Reiki çalışmaları yapmış olmama rağmen, çekim yasasının adımlarını uygulayıp isteklerimi sıralamaya başladığımda içimde çözemediğim bir direnç fark ettim. İsteklerimi düşünmek, onları zihnimde canlandırmak tek başına yeterli olmuyordu; bir yanım istediğim şeylere yönelirken başka bir yanım sanki bunlara hakkım olmadığını söylüyordu. Benim için bilinçaltı temizliği çalışmasını başlatan soru da buydu: Bu direnç nereden geliyordu?

Bilinçaltı kayıtlarını değiştirme ihtiyacını nasıl fark ettim?

Geriye baktığımda istediğim pek çok şeyi elde ettiğimi görebiliyordum. Bu çalışmalara başladığım zamana göre maddi anlamda daha fazla kazanıyor, buna bağlı olarak daha fazla harcıyordum. Özellikle son bir yılda isteklerimi daha bilinçli belirlemeye başlamıştım ve bunun sonuçlarını da hayatımda gözlemliyordum. Fakat bazen bir şeyi istiyor, onunla ilgili çalışmalar yapıyor, nasıl gerçekleşebileceğini düşünüyordum; yine de istediğim şey beklediğim yerden gelmiyordu. Bakış açımı değiştirdiğimde, yaşadıklarımın içinde göremediğim başka bir yön olduğunu fark ettim.

Zengin olmayı, bir villaya sahip olmayı ya da BMW 5.20d almayı hayal ettiğimde içimden bir ses, sen zenginliği hak etmiyorsun, diyordu. Kendimi hayalimdeki arabaya binerken düşündüğümde utanıyordum. Sanki arabaya binmekle birilerine hava atacakmışım gibi geliyor, inip binmek bile içimi sıkıyordu. İstediğim evi hayal ettiğimde de kendimi o dünyaya ait hissedemiyordum. İnsanlarla iletişim kuramıyor, utanıyor ve dışlandığımı düşünüyordum.

Dilim, ben o eve sahip olmayı seçiyorum, derken kalbim, sen o dünyaya ait değilsin, diyordu. Bilinçaltımdaki kaydı fark etmiştim ama onu nasıl değiştireceğimi henüz bilmiyordum. Bilinçaltı kayıtları nasıl değiştirilir diye düşünürken, önce bu duyguların hangi yaşantılarla bağlantılı olabileceğine bakmam gerektiğini anladım.

Çocukluk anılarımın içimdeki dirence etkisi

İçsel temizlik tekniğiyle çalışırken çocukluğumda yaşadığım bazı olayların bugünkü hislerimle bağlantısını gördüm: Başkalarının yardımlarıyla geçinmek, yoksulluk ve annemin anlattığı kıtlık hikâyeleri… Bunlar benim iç dünyamda yer etmişti. Çocukken başkalarının attığı malzemelerle ve zorluklar içinde büyümüş olmam, bugün lüks bir yaşamı hak ettiğime kendimi inandırmamı güçleştiriyordu. Bir yanım, ben bunlara layığım, diye düşünüyordu; zenginlik ise bana ulaşılmaz ve yabancı geliyordu. İçimdeki direncin kaynağını böyle anlamaya başladım.

Bu fark ediş benim için bir dönüm noktası oldu. Önceki çalışmalarımı evin kaba temizliği gibi görmeye başladım; şimdi daha derine bakmam gerektiğini hissediyordum. Kendime neden böyle hissettiğimi sordum. Bu soruyla birlikte, kendimi annemle yaşadığımız ilçenin varoşlarında, bir fabrikanın yanmış kömür cürufunu döktüğü yerde kömür toplarken buldum. Beş-altı yaşlarında olmalıydım. O sahnede kendimi aciz ve değersiz hissediyordum.

İçsel temizlik çalışması nasıl yapılır? Kendi uygulamam

Ben çalışırken önce o anda belirginleşen duyguyu fark etmeye, ardından kabul etmeye ve onu sevgiye dönüştürmeye niyet etmeye odaklandım. Sonrasında kendime yeterlilik, kabul ve şükür ifadelerini tekrarladım. Bu, benim kişisel uygulama biçimimdi; aşağıdaki cümleler de o sırada kendime söylediğim ifadeler.

Acizlik ve değersizlik duygusuyla çalışmam

Önce değersizlik, sonra acizlik korkusu üzerinde çalıştım:

Benim acizlik korkum var.
Ben acizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben acizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben acizlik korkumu seviyorum.

Kalbimden pembe ışıklar çıkardığımı hayal ettim; korkunun bedenimden çıkıp sevgi enerjisinin tüm hücrelerime yayılmasına izin verdiğimi düşündüm. Ardından şu olumlamaları tekrarladım:

Ben her halimle yeterliyim.
Ben her halimle yeterli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle yeterli olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle yeterli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle yeterli olduğum için şükrediyorum.

Sonra kendime bu duyguyu daha önce nerede yaşadığımı sordum. Sırtımda kömür çuvalı taşırken insanların bana bakışı gözümün önüne geldi. Çuvalın altında eziliyordum; hem ağırlığıyla hem de o anın bende bıraktığı psikolojik yükle. Acizlik, çaresizlik, utanma ve adam yerine konulmama gibi daha önce fark etmediğim korkular da belirdi. Önce acizlik, ardından diğer duygular üzerinde çalıştım.

Çaresizlik, utanma ve kabul

Çaresizlik korkum için kullandığım cümleler şunlardı:

Benim çaresizlik korkum var.
Ben çaresizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben çaresizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben çaresizlik korkumu seviyorum.

Kalbimden pembe ışıklar çıkardığımı hayal ettikten sonra şu olumlamaları tekrarladım:

Ben çareyi içimdeki sevgide buluyorum.
Benim çarem benim içimde.
Ben çaremin benim içimde olduğunu biliyor ve inanıyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu kabul ediyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için şükrediyorum.

Kömür taşıdığım için duyduğum utanma korkusunu da çalıştım:

Benim kömür taşıdığım için utanma korkum var.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu kabul ediyorum.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu seviyorum.

Ardından yaşadıklarımı olduğu gibi kabul etmeye yönelik şu cümleleri tekrarladım:

Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ediyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğimi biliyor ve inanıyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğim için kendimi takdir ediyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğim için şükrediyorum.

Adam yerine konulmama korkum için de aynı şekilde çalıştım:

Benim adam yerine konulmama korkum var.
Ben adam yerine konulmama korkumu kabul ediyorum.
Ben adam yerine konulmama korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben adam yerine konulmama korkumu seviyorum.

Sonrasında kendime tam ve bütün olduğumu hatırlatan olumlamaları söyledim:

Ben her halimle tam ve bütünüm.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu bildiğim için şükrediyorum.

Çocukluk sahnelerinde fark ettiğim ortak düşünce

Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerimi kapattım ve bu durumu başka nerede yaşadığımı sordum. Sahneler peş peşe gelmeye başladı. Ailemizin ekonomik durumu kötü olduğu için yeterli paramız yoktu; ailem çok çalışmak zorundaydı. Yaşamımızı sürdürebilmek için her fırsatı değerlendiriyorlardı. Kendimi annemle birlikte buğday tarlalarında, biçimden sonra kalan başakları toplarken gördüm. Ardından soğan ve patates tarlaları geldi.

Çocuklukta yaşadıklarım sanki bana, sen zengin olamazsın, hayatını ancak başkalarının artıklarıyla geçindirebilirsin, diyordu. O dünyaya nasıl ait olabilirdim ki? Bir şeylere sahip olmak için hep başkalarından izin almış, tarlalarda başkaları ne der diye düşünerek mücadele etmiştim. Sanki ancak başkaları izin verirse bir şeylerin sahibi olabilirdim. Bu sahnelerle bugünkü zenginlik ve aidiyet duygum arasındaki bağlantı o sırada daha görünür hâle geldi.

Çalışmalarımın büyük bölümünü tamamladığımı düşünüyordum ama o sahnelerdeki çocuk hâlâ mahzun ve hüzünlü duruyordu. O yaşlardaki kendime çeşitli cümleler söylüyor, yine de orada çözemediğim bir şey olduğunu hissediyordum. Daha önceki deneyimlerime göre sahnedeki olumsuz durum değiştiğinde, aynı sahneyi farklı algılamaya başlıyordum. Fakat bu kez ne yapmam gerektiğini bulamıyordum. Çalışma sonrasında çocuğa ne hissettiğini sorduğumda yalnızca bana bakıyordu.

O günlerde okuduğum, EFT ile parasal blokajların çözümünde kullanılan cümlelerden biri aklımda bir ışık yaktı. Cümleyi kendime uyarlayarak olumlamalar yaptım. Olumsuz kelimeler içeren cümlelerin olumlama için tavsiye edilmediğini biliyordum; yine de bu ifadeleri kullanmayı denedim:

Benim kimsenin artığına ihtiyacım yok.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını biliyor ve inanıyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını kabul ediyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını bildiğim için Allah’a şükrediyorum.

Devamında kendi kendime yeterli olduğumu hatırlatan cümleleri söyledim:

Ben kendi kendime yeterliyim.
Ben kendi kendime yeterli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğumu kabul ediyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğum için Allah’a şükrediyorum.

Ardından değer duygusu üzerine çalıştım:

Ben değerliyim.
Ben değerli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben değerli olduğumu kabul ediyorum.
Ben değerli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben değerli olduğum için Allah’a şükrediyorum.

Birden sahneler değişmeye başladı. Çocuk sırtındaki çuvalı bıraktı ve arkadaşlarıyla oynamaya gitti. Onu sokakta mutlu ve huzurlu şekilde oynarken gördüm. Sonra buğday, soğan ve diğer tarlalardaki sahneler üzerinde de benzer biçimde çalıştım.

Ardından gözümün önüne Bursa’da, maddi durumu iyi olanların yaşadığı villalarıyla ünlü bir semtin sokağı geldi. Daha önce o cadde ve sokaklarda dolaşmayı hayal ettiğimde utanırken bu kez kendimi rahatça o evlerden birine arabayla girerken gördüm. Hatta villa tarzı evlerin bulunduğu başka yerleri neden gezmediğimi sorgulamaya başladım. Benim için kritik olan bir sahneyi değiştirebilmiştim. Bilinçaltı blokajları ve çekim yasası arasındaki ilişkiyi de kendi deneyimimde, istediğim hayatı düşünürken içimde beliren aidiyetsizlik ve hak etmeme duyguları üzerinden görüyordum.

Geçmişteki kayıtların bugünkü davranışlarıma yansıması

Yazdıklarımı bugün okurken nasıl bir girdabın içinde yaşamış olduğuma hayret ediyorum. Bu olumsuz kayıtlar varmış gibi hissetmeme rağmen elde ettiklerimin de benim için önemli bir başarı olduğunu fark ettim. Bunun nedenini düşündüğümde, ailenin son çocuğu olmamın ve ailemin gözüne girmek için gösterdiğim çabanın davranışlarımı etkilediğini gördüm. Onlara daha zeki olduğumu göstermek zorundaymışım gibi hissediyordum. Okul hayatım ağabeylerimden daha iyiydi; kısa yoldan hayata atılma şansı bulmuştum. Ailem ve çevrem beni zeki, çalışkan ve efendi bir çocuk olarak tanıyor, başkalarına örnek gösteriyordu.

Sonra bu kaydın ilerleyen yaşamımda başka bir biçimde karşıma çıktığını fark ettim. Korkular üzerine çalışırken kontrolü kaybetmek istemeyen, hata kabul etmekte zorlanan ve mükemmeliyetçi yönümü gördüm. Başkaları ne der korkusu taşıyor; yaptığım işler için birilerinden onay alınca rahatlıyordum. Sorumluluk almaktan kaçındığımı, kalıpların dışına çıkamadığımı ve kurallara fazlasıyla bağlı yaşadığımı fark ettim. Kural dışı bir şey yaparsam yakalanacağımı, suçlanacağımı ve sahip olduğumu sandığım saygınlığı bir anda kaybedeceğimi düşünüyordum.

Bu duygular nedeniyle işte sahip olduğum makamın avantajlarını ve yetkilerini bile gerektiği gibi sahiplenemiyordum. Hep birilerinin desteğine ihtiyaç duyuyor, insanlara hoş görünmek adına kendi imkânlarımı kullanmıyordum. İnsanların beni kullanmasına izin veriyor, bu durumdan rahatsız olduğum hâlde davranış biçimimi değiştiremiyordum. O zamana kadar bunu yalnızca kişilik yapım diye açıklıyordum; çalışmalar sırasında geçmişle kurduğum bağlantıyı fark ettim.

Kendimi görünür kılmak ve değişimi paylaşmak

Bu siteyi yaklaşık üç yıl önce kurmuş olmama rağmen kendi adıma hiç yazı yazmamıştım. İnternet bilgimden ve teknik altyapımdan yararlanarak farklı yerlerden topladığım yazıları yayımlıyordum. Kendimi gizliyor, insanlara farklı ya da kod isimlerle cevap veriyordum. Bu yazıyı kendi adıma yazıp yayımlamak benim için büyük bir değişimdi.

Siteme kendi fotoğrafımı koydum; ismimi, e-posta adresimi ve Facebook adresimi paylaşmaya başladım. İnsanlara gerçek ismimle yardımcı olmak ve kendi fikirlerimi daha rahat açıklamak benim için görünür olmanın bir yoluydu. Bunların hepsini, yaptığım içsel temizlik çalışmasıyla birlikte gelen bir değişim olarak yaşadım. Çalışma dokümanlarını da burada paylaştım ve bunları alan kişilerden olumlu geri dönüşler aldım. Yaşadığım deneyimleri anlatmaya devam etmeye karar verdim.

Ben korkularımla yüzleşme cesaretini göstererek içsel temizliğime başladım ve hâlâ çalışmaya devam ediyorum. Bu yaklaşımın benim için değerli olduğuna kalben inanıyorum. Sahip olduklarımızı paylaştıkça çoğaldığını fark ettim. Önceden odağım daha çok parasal zenginlikti; şimdi mutluluğu hedef alıyorum. Kendi deneyimimde, içsel temizlik çalışması nasıl yapılır sorusunun cevabı önce hissettiğim direnci fark etmek, o duygunun bende uyandırdığı eski sahnelere bakmak ve kendime söylemek istediklerimi bulmaktı. Bu süreci herkes için aynı sonucu verecek bir yöntem olarak değil, kendi yaşantımdan bir paylaşım olarak anlatıyorum.

Ben temizliğime devam edip mutluluğu hedef aldıkça, parasal anlamda istediklerimin de kendiliğinden gelebileceğine inanıyorum. Düşüncelerimin sizin yaşantınızda da bir fark yaratması dileğiyle. Her şey gönlünüzce olsun. Saygı ve sevgilerimle.

Halis Şahiner

Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Images

İmgeleme Teknikleri: Bolluğu Hayatınıza Çekin

Neyi görüyorsanız onu alırsınız

İmgeleme işin sırrıdır; bu fikrin sizi ürkütmesine ya da gözünüzde büyümesine izin vermeyin. Zihin gücünüzü kullanmanın bir yolu olan imgeleme, gündelik hayatta düşündüğümüzden çok daha sık karşımıza çıkar. Bir şeyi zihninizde canlandırmak, onu hemen ve kesinlikle gerçekleştireceğiniz anlamına gelmez; burada anlatılan yaklaşım, zihinsel bir sahneyi belirginleştirip dikkatinizi arzu ettiğiniz yöne çevirmektir.

Zihninizde bir şeyi belirgin biçimde görmeyi öğrendiğinizde, o imge yaşamınızda neye yönelmek istediğinizi anlamanıza yardımcı olabilir. Daha yüksek bir boyuttaysanız zihninizde yarattığınız düşünce ve imgelerin çevrenizde hemen gerçekleşeceği fikri bu yaklaşımın parçasıdır; bunu kesin bir sonuç vaadi olarak değil, imgelemenin gücüne ilişkin bir görüş olarak düşünün. Bu fikir insanları şaşırtabilir. Oysa teknik bir ressam, bir evi tasarlarken nasıl görünmesini istediğini önce zihninde canlandırır. Bu tür bir imgeleme neden ezoterik görülmesin de gündelik bir tasarım becerisi olarak kabul edilsin?

Images

Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm

İnsan, hayatında tekrar eden olaylara; ilişki döngülerine, parayla kurduğu bağa, başarıya yaklaşımına veya kendilik algısına dikkatle baktığında çoğu zaman aynı gerçekle karşılaşır: Yaşam yalnızca bilinçli olarak düşündüklerimizden ibaret değildir.

Bilinçli zihnimiz bir şeyi isteyebilir; fakat iç dünyamız başka bir şeye inanıyorsa arada bir çatışma oluşur. Bu gerilim gecikme, direnç, kararsızlık ya da tekrar eden sorunlar şeklinde hissedilebilir. Bilinçaltını anlamak, yalnızca bir kavramı öğrenmek değil; yaşamımızda hangi inançların, korkuların ve duygusal kayıtların etkili olduğunu fark etmektir.

Images

60 Nefes Çalışması

Nefes çalışmasına başlayanlara her gün yapmalarını tavsiye ettiğim 60 nefes çalışması, tek başına doğru nefes alıp vermeyi öğretmeye yönelik bir uygulama olarak düşünülmemelidir. Bu çalışmadaki temel yaklaşım, fizik bedene bilinçli bir zorluk hazırlayarak direnç kazanmak ve nefeste güçlenmektir. Uygulamayı değerlendirirken bu amacı ve bedenin verdiği tepkileri birlikte göz önünde bulundurmak gerekir.

60 nefes çalışması nasıl yapılır?

Uygulama, bir dakika içinde 60 nefes alışverişi yapma esasına dayanır. Başka bir ifadeyle, 60 saniyede 60 nefes çalışması boyunca her nefes alışverişi yaklaşık bir saniyelik ritme yerleşir. Bu tempo hızlıdır; bu nedenle sayıyı tamamlamaya çalışırken nefesi tutmak ya da hareketleri birbirinden koparmak yerine, alış ve verişi kesintisiz bir akışta sürdürmek önemlidir.

Images

Holotropik Nefes Teknikleri

Holotropik nefes nedir?

Holotropik nefes, nefes ritminin bilinçli biçimde değiştirildiği; müzik, beden farkındalığı ve içsel gözlem gibi unsurların da eşlik edebildiği deneyimsel bir çalışmadır. Kişisel farkındalık, duyguları gözlemleme ve gündelik bilinç durumundan farklı öznel deneyimleri araştırma amacıyla uygulanır.

Bu çalışmalarda nefes, olağan ritminden daha hızlı ve derin bir hâle getirilebilir. Uygulamanın biçimine göre ritmik müzik ve kişinin dikkatini iç dünyasına yöneltmesine yardımcı olan bir ortam da sürece katılır. Dolayısıyla holotropik nefes çalışması yalnızca belirli bir nefes ritminden ibaret değildir; kişinin bedensel ve duygusal deneyimini nasıl gözlemlediği de önem taşır.