Images

Pozitif Stres Yönetimi

Okuduğunuzdan en verimli şekilde faydalanmanın on kuralı
  • Öğrenmeye başlarken kararlı olun.
  • Seçici olun.
  • Yanınızda kağıt ve kalem bulundurun.
  • Sizin için en fazla öncelik taşıyanla başlayın.
  • Zihninizi açık tutun.
  • Değiştirilmesi en kolay şeyden başlayın ve kendinizi başarıya hazırlayın.
  • İlerlemenizi kaydedin ve başarınızı ödüllendirin.
  • Hatalarınızdan ders alın.
  • Öğrendiğiniz şey üzerinde düşünün ve onu mümkün olduğunca çabuk kullanın.
  • · Destek alın. Bir ya da daha fazla öğrenme ortağı bulun ve onlardan yaralanın.
1) Baskı, Performans Ve Siz
Neler bizi strese sokar?
Genelde, kendi yeteneklerimize bakışımız ile içinde bulunduğumuz durumun gereği olarak düşündüğümüz şeyler arasında bir uyumsuzluk algıladığımızda strese gireriz.
Stres fiziksel olarak ne yapar?
Bedenin ani ve otomatik olarak büyük vitesle harekete geçmesi gibi kan dolaşımını sindirim sistemi gibi vücudumuzun önemli mekanizma-larını olumsuz yönde etkiler. Örneğin mide ağrısı, cilt bozuklukları, baş ağrısı, kas tutulması gibi rahatsızlıklar.
Stres ne kadar sürer?
Stres tepkisi kısa ömürlü olarak ortaya çıkar. Sanki gaz pedalını sonuna kadar basmak gibi, ani enerji patlaması sağlar. Eğer birbirini izleyen iki stresli olay arasında insanın kendini yenileyebileceği kadar zaman varsa, her şey yolundadır.
2) Zamanınızı nasıl kontrol edersiniz?
Kontrol kurmaya doğru on adım:
  • Öncelikle uzun vadeli hedefler belirleyin. Mesela; on yıl sonraki, beş yıl sonraki, bu yıl ki hedefler.
  • Hedeflerinizi davranış bağlamında gözden geçirin. Hedefinize ulaşmada davranışlarınızın tutarlığını ve hedeflerinizi yeniden değerlendirin.
  • Hedeflerinizi sizin için kritik olan zaman birimlerine göre belirleyin. Amaçlarınız günlük, haftalık ya da aylık süreler için düşünüldüğünde bu sizin için ne anlama geliyor?
  • Başlamadan önce yapmanız gereken her şeyin listesini çıkarın.
  • Her görevi yapıp yapmamanın sonuçlarını tartın.
  • Yedek etkinliklerden kaçının. Elinizdeki asıl işi bitirmeden önce icat edeceğiniz bütün yedek etkinliklerden kaçının. Bir “yapılamayacaklar” listesi çıkarın. Bu çabucak birçok sayıda etkinliği ortadan kaldırarak, yapılması gerekenler üzerinde yoğunlaşmanızı sağlar.
  • Günün sonunda ertesi gün için bir “yapılacaklar” listesi hazırlayın.
  • Zamanınızı değerlendirin.
  • Kesintisiz bir “düşünme zamanı” ayırın. En sakin zamanınızda geçmişten çıkarabileceğiniz dersleri düşüneceğiniz, gelecekte çıkabilecek meseleleri tahmin etmeye çalışacağınız ve ortaya çıkacak ihtimallere dair planlar hazırlayabileceğiniz bir kesintisiz düşünme zamanı.
Etkili bir zaman tablosu yapmanın beş yolu:
  • Yapmanız gereken işin ne kadar zaman alacağını kendinize sorun ve şu sözü de hep hatırlayın. “Bir işin aldığı zaman, ona ayrılandan hep daha fazladır.”
  • Hesaba katmanız gereken her şeyin farkında olun. Hazırlayacağınız zaman tablosu küçük ayrıntıları da dikkate alacak şekilde planlanmalı.
  • Karşılaşacağınız meseleleri tahmin edin.
  • Size en iyi uyan çalışma şeklini bulmaya çalışın. Doğal ritminizle çalıştığınız nispette üretken olursunuz.
  • Siz programınızı kullanın, onun sizi kullanmasına izin vermeyin.
Zaman tasarrufu ve organize kalmanın altı yolu:
  • Bir problem günlüğü tutun, işler kötüye gittiğinde veya kendinizi kötü hissettiğinizde bunları günlüğünüze kaydedin.
  • Masanızı düzenli tutun, ihtiyacınızın olmadığı herşeyi kaldırın.
  • Kendinize notlar yazın ve notları kolaylıkla görebileceğiniz bir yere asın. Şayet notlar yazılmazsa bütün yük belleğinize biner.
  • Boşa geçen zamanları değerlendir- meye bakın.
  • Bölünmelere meydan okuyun. İşinizin bölünmemesine dikkat edin.
  • Toplantılara katılma zorunluluğuyla bahşedin. Şayet içeriğinin en az yüzde yetmişbeşi sizin İlgilerinizle çakışıyorsa katılın.
İş ve ev hayatınızı dengelemek:
İş dışındaki hayatınızı planlayın. (Boş zaman etkinliklerini, tatilleri ve rahatlamak için geçireceğiniz zamanı) Böylece işinizdeki zamanı daha verimli değerlendirmiş olursunuz.
3) Başkaları ile etkili ve iddialı iletişim kurmanın yolları
Etkili iletişimdeki rolleriniz:
  • Vermek istediğiniz mesajlar hususunda açık olmalısınız.
  • Diğerleri tarafından verilen mesajlar hususunda da açık olmalısınız.
İddialı davranış:
  • Belli özelliklere sahip olmaktır: Özgüven ve kendine saygı.
  • İsteklerinizi akılcı ve doğrudan ortaya koymaktır.
  • Hayata özel bir bakış açısıyla bakmaktır. Dürüst olmak, olumlu olmak, açık sözlü olmak vs.
  • Başkalarına kendinize davranılmasını istediğiniz gibi saygı ve anlayışla yaklaşmaktır.
İddialı davranış ve etkili iletişim için on temel kural:
  • Neyi istediğiniz konusunda açık olun.
  • Açık ifade edin. Belli bir ifade hazırlayın ve gerekirse prova edin.
  • Soğukkanlı ve akılcı olun.
  • Anlaşılır olun. İstediğinizi anlaşılır ve yalın bir biçimde belirleyin.
  • Sınırlarınızı ve seçeneklerinizi ortaya koyun.
  • Hissettiklerinizi açığa vurun.
  • Yan yollara sapmayın. Söyleneni dinleyin, ardından ricanızı, yaklaşımınızı, karşı çıkışınızı vs. tekrarlayın.
  • Yer ve zamanı siz seçin. Mümkün olduğunca iletişim için en uygun yeri ve diğer kişinin dinleyebileceği zamanı seçin.
  • Özürler değil sebepler sıralayın. İstediğiniz ya da istemediğiniz şeyler için sebepler sıralamak daha iyidir.
  • Uzlaşma için hazırlanın yada ihtiyacınızdan vazgeçin. Duygularınızı ifade ettikten sonra tartıştığınız durum için en iyi çözümü kabul etmeye hazır olun.
İddialılık için altı öneri.
  • Söylediğinizin mesuliyetini alın.
  • Cevaplamadan önce karşınızdakinin söylediğini ya da isteğini tekrarlayın. Bu karşınızdakinin duygularını anladığınızı gösterir.
  • Daha fazla ayrıntı istemek için hazırlıklı olun. Hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığınz bir isteği geri çevirmek yerine daha ayrıntılı bilgi vermesini istemek aynı zaman da gereksiz çelişkileri de ortadan kaldırabilir.
  • Karşınızdakinin duygularını kabul edin,duygularını paylaştığınızı gösterin. Ama kararınızı yine siz verin.
  • Karşınızdakine ne hissettiğinizi ve ne yapacağınızı söyleyin. Ama her zaman dürüst olun.
  • İyi bir neden olmadıkça özür dilemeyin. Gereksiz yere özür konumunuzu tehlikeye atacaktır.
Nasıl hayır denebilir ?
Bir isteği reddederken, bir tema yakalayıp onu tekrar etmeye çalışın. Daha önce kullandığınız sözcüklerle “hayır” demek fikrinizi değiştirmeye niyetinizin olmadığını gösterir.
Kesintileri nasıl önleriz?
Uygun ve tutarlı konuşun. Arada boşluklar olmayacağı için sözünüzü kesemeyecektir. Ayrıca sözünüzü kes-meye çalışan kişi ile göz göze gelmeyin.
Nasıl yanıt alırız?
Söylemek istediğinizi bitirdiğinizde, doğrudan yanıt almak istediğiniz kişiye bakın. Onun bakışını ve sessiz bir anı yakalayın. Sessizlik diğer kişiyi yanıt vermeye zorlayacaktır.
Dinlediğinizi nasıl gösterirsiniz?
Bir dinleyici olarak rolünüzü edilgen değil etken hale getiriniz.
Etkin dinleme önerileri:
  • Anlayıp anlamadığınızı sınayın. Yani anladığım kadarıyla……
  • Kilit noktaları özetleyin.
  • Söyleneni netleştirmeye çalışın.
  • Anladığınızı başınızla onaylayın.
  • “A-ha” gibi cesaretlendirici sesler kullanın.
  • Söze girmeden önce arada bir sessizlik olmasına izin verin.
Nasıl iltifat etmeli?
  • Açık ve kesin olun.
  • Örnek ya da örnekler verin.
  • Olaydan hemen sonra övün.
  • Başkalarının önünde övün.
Övgünün değerini azaltma:
Başarının sadece kendisine ait olmadığını herkesin yapabileceğini ifade etmekle mümkün olur.
Yalnızca ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz:
  • İçten olun. Belirsiz mesajlar vermeyin.
  • Sesinizi nasıl kullandığınızın farkında olun.
  • Sesinizin tonlarının farkında olun. (Sağlam ve soğuk kanlı bir ses tonu)
  • Duruş. Duruş biçiminiz pek çok şeyler söyler. İfade etmek istediğiniz duygularınızı orta koyacak duruş sergileyin. Konuştuğunuz kişiyle aynı düzeyde oturmak eşitlik, yüksekte oturmak güç ve üstünlük göstergesidir.
Göz teması:
Mesajınızı sadece sözcüklerle aktarmak değil aynı mesajı sesiniz ve gövdenizle de iletmeniz etkiyi artıracaktır.

4) Olay sırasında, öncesinde ve sonrasında rahatlama yolları
Ne zaman rahatlamalı (Gevşeme)
  • Potansiyel olarak stres taşıyan bir olaydan önce rahatlayın.
  • Stresli olaylar sırasında rahatlayın.
  • Stresli olaylardan sonra rahatlayın.
Nasıl çalışmalı ve gevşemeli?
  • Soluk alışınızı yavaşlatın. Kontrollü solunum sakinleşmenin en kolay yollarından biridir.
  • Sakinleşmek için egzersizlerden yaralanın. Fiziksel etkinlikler enerjiyi ve stresin neden olduğu kas gerilimlerini açığa çıkarır.
  • Kaslarınızı doğrudan rahatlatın. Stres tepkisi kas gerilimine yol açar, yani hissettiğiniz ağrı ve sızılar düşsel değildir. Gerilim nerede olduğunu biliyorsanız, gövdenizin o kısmını gevşetin. Oluruna bırakın. Gerilim azalışını hissedin. Kasları gevşetmenin bir yolu da önce onları germektir, kaslar gerildikten sonra derinlemesine gevşerler.
  • Oturuş ve duruş biçiminizi gözden geçirin. Kas gerilimi oturuş ve kötü duruş yüzünden şiddetlenebilir. Oturuş ve duruşunuzda altın kural, omurganızı olabildiğince düz tutmaktır.
  • Duygusal gerilimi salıverin. Sinir bozucu, bastırılmış duygularınızı yazıya dökün veya öfkelerinizi teybe kaydedin ve bir kez daha dinleyin. Böylece sizi gerilime sokan bu durumun mantıklı olup olmadığını fark etmeniz kolaylaşacaktır.
  • Gerilimi bir arkadaşınızla konuşarak azaltın. Eğer duygularınızı kaydetmek istemiyorsanız bunları niye bir arkadaşınızla konuşmayasınız?
  • Fiziksel olarak yavaşlayın. Bütün gün durmaksızın koşturduğunuzda, stres altında olma duygusu artar. Bu durumda yapılacak en iyi şey işi yavaşlatmaktır.
  • Bir mola verin. Molalar performansınızı artırır. Ara vermeden çalıştığınız zaman dilimi uzadıkça performansınız düşer. Zaman tasarrufu için ara vermemek yanlış bir ekonomi yöntemidir.
  • Etkinlik değiştirin. Mola verdiğiniz-de günün geri kalanında yaptığınız-dan farklı bir şeyler yapmaya çalışın.
  • Mini molalar verin. 10-15 dakikalık aralar veremiyorsanız 10-60 saniyelik bir mini mola verin ve bunu işin en yoğun olduğu anlarda bir an soluklamak için kullanın.
  • Düşünmeye zaman ayırın. Mini molanızdan sonra hemen kargaşaya dönmeyin. Bir süre için bekleyin, yapmanız gerekenleri gözden geçirin ve yapacaklarınızı planlayın.
  • Kendinize kaçış mekanizmaları üretin. Bunlar baskının yükselmeye başladığını hissettiğinizde mola ver- menin yolarıdır.
  • Kendinize yalnız kalabileceğiniz sessiz zamanlar ayarlayın. Mini molalar, düzenli molalar, standart aralar sessiz zamanlar ve tatiller bunun için en uygun zamanlardır.
  • Gevşeme mekanizmaları geliştirin. Sizin gevşemenize yardımcı olan ateşleyiciyi bulun ve bunu alışkanlık haline getirin. Müzik dinlemek, okumak, yürümek gibi…
Uykudan en iyi şekilde faydalanma:
  • Yatma ve kalkma zamanlarını düzene koyun.
  • Akşam erken saatlerde biraz egzersiz yapın.
  • Yatmadan 1 saat önce gevşemeye başlayın.
  • Yatmadan önce ağır yemekler yemeyin, sıcak süt için.
  • Uyumadan önce rahatlatıcı bir banyo yapın.
  • Kafanızı meşgul eden bir şey varsa yazıya dökün veya konuşup hemen o anda çözün.
  • Gözlerinizi kapatın ve uykuyu düşünün.
  • Uyanırsanız yatakta kalmayın, kalkın ve bir şeyler yapın. İhtiyaç duyarsanız, yatağınıza gidin.
Derinlemesine rahatlama:
  • Etkin rahatlama: Zihni rahatlatmak için, yoga, esneme ve gevşeme hareketleri, derece derece artan rahatlama egzersizleri, meditasyon, kendi kendine hipnoz ve ritmik solunum.
  • Edilgen rahatlama: Bedeni rahatlatmak için. Yumuşak masaj, reflekroloji, aromaterapi gibi teknikler.
  • Stresle Başa Çıkabilmek İçin Bedeni Sağlıklı Ve ZindeTutmanın Yolları
Fiziksel stres tepkisi, gövdenin acil eylem için vites büyültmesidir.
Erken uyarı sinyalleri: Hızlı solunum, ağız ve gırtlak kuruluğu, nemli ayalar, sıcaklık hissi, gergin kaslar ve hazımsızlık gibi belirtilerden herhangi birisi stresin sinyalidir. Bu durumda bilinçli bir şekilde sakinleş-meye çalışın. Bu mümkün değilse, sizi stresten uzaklaştıracağına inandığınız şeyler yapın. Stresin nihai bedeli gövdenizin işlevini yitirmesidir. Ayrıca davranışlarınızda meydana getireceği düzensizliklerle çevreniz ile iletişim kurmanızı engelleyici durumlar ortaya çıkarabilir. Örn: Çok çabuk sinirlenmek gibi.
Sağlıklı beslenme rejimi için 6 kural:
  • Daha çok rafine olmayan yiyecekler yiyin. Hiçbir şeyi alınmamış ürün. Kepekli buğday ekmeği gibi. Bu tür yiyecekler kabızlığı gidermenin yanında kandaki kolesterol miktarını düşürür ve midenin sindirim hızını da azaltır.
  • Pişirme işlemini en azda tutun. Yiyecekleri pişirmek bazen besleyici değerlerinin yok olmasına yol açar.
  • Yağlara dikkat edin. Çok fazla yağ egzersiz yapmama durumunda fazla kilolara neden olur. Yağı çeşitli kaynaklardan almaya özen gösterin.
  • Şeker ve tuzu azaltın.
Vitaminler ve mineraller. Dengeli bir rejim için düzenli bir şekilde mineral ve vitaminleri almalısınız. Özellikle stresli durumlarda gövdenizi B vitaminiyle destekleyin.
  • Çok su için. Stresin fizyolojik özelliklerinden biri de su kaybı ve kanın koyulaşmasıdır. Bu da cildin kötü beslenmesine ve sindirim bozukluklarına yol açar.
Dışarıda Yemekle İlgili Öneriler:
  • Eğer mönüde vejetaryen yemekler varsa bunları tercih edin. Daha sağlıklı ve ilginç olurlar.
  • Tatlı yerine taze meyveleri tercih edin.
Yemeği nasıl yersiniz?
  • Yavaş yeyin, acele ettiğiniz ölçüde sisteminize sorun eklersiniz.
  • Başka biriyle birlikte yeyin. Konuşmak yeme hızını azaltmak için iyi bir yoldur.
  • Sık sık atıştırmak yerine düzenli yemek yeyin.
  • Yemek için müsait bir ara verin.
  • Yemek yerken oturun.
  • Kendinizi yemekle ödüllendirirken dikkatli olun.
Sağlıklı hayat için tavsiyeler:
  • Spor yapın.
  • Dayanıklılık için egzersizler: Koşma, ip atlama vs.
  • Güçlülük için egzersizler: Jimnastik
  • Esneklik için egzersizler: Yoga
  • Sigara ve alkolden uzak durun.
  • Haplar ve ilaçların dozu: Mutlak ihtiyaç olmadıkça haplardan uzak durun.
6 ) Kontrollü Kalmanın Yolları
Olumlu düşünme için altın kurallar:
  • Başarıyı kabullenin.
  • Genellemelerle değil o duruma has şeylerle uğraşın.
  • En kötü korkularınızın gerçekleşme ihtimalini gerçekçi olarak değerlen- dirin.
  • Olabilecek en kötü senaryoyu düşünün.
  • Elinizden gelenin en iyisini yapın ve neticeyi kabullenin.
  • Kesinlik taşıyan şeyleri amaç edinin.
  • Olumsuz düşünceleri içinde bulunduğunuz çevre şartlarına göre değerlendirin.
  • Neyin yanlış olduğundan çok neyin doğru olduğu üzerinde yoğunlaşın.
  • Kendinize şöyle sorun: “Bu beni niye üzüyor?”
  • Olumlu düşünceden çok fazla şey beklemeyin.
Egonuzu nasıl desteklersiniz?
  • Başarılarınızı duyurun.
  • Başarılarınızı kutlayın.
  • Kendinize ödüller verin.
  • İyi yanlarınızın listesini çıkarın.
  • Başarılarınızı kaydedin.
Performansı tam ve doğru değerlendirmek:
  • Her olumsuz noktayı olumlu bir noktayla dengeleyin.
  • Yapıcı eleştiriden yararlanın.
  • Başarılar kadar başarısızlıkları da paylaşın.
  • Düzeltmeniz gereken şeylerin farkında olun.
  • Her hatadan çıkarılacak bir ders olduğunu unutmayın.
Kontrolü yeniden kazanmak:
  • Kendinize şöyle sorun: “işler bir parça daha iyi gitseydi durum nasıl olurdu ?”
  • Yapabileceğiniz bir şey olup olmadığını araştırın .
  • Stresli olduğunuzda beklentilerinizi azaltın.
  • Tıpkı bir oyuncu gibi performansınızı prova edin.
  • UNUTMAYIN:Durumun kendisi değil, sizin bakış açısı stres vericidir.
  1. Başkalarına Destek Vermenin, Destek Oluşturma
Ve Kullanmanın yolları:
Destek haritası çıkarma:
  • Kendinizi desteklemenin yolları ve araçların tespit edilmesidir.
  • Desteklerinizin sayısı arttıkça, problemlerle başa çıkabilme yolun-da daha iyi donanmış olursunuz.
  • Destek haritası çizmek, sahip olduğunuz (ya da olabileceğiniz) destekleri görmenize yardımcı olur.
  • Kendinize sosyal, psikolojik ve fiziksel destekler bulun.
Desteği geliştirmenin yolları:
  • En önemli destek kaynağı kendinizsiniz.
  • Kendinizi söylediklerinizle destekleyin. Bu sizi cesaretlendirecektir.
  • Kendinizi destekleyen alışkanlıklar geliştirin. Nelerin sizde baskı ve endişeye yol açtığını bulun.
  • Başınıza dert açan alışkanlıklardan kurtulun. Bunun için şunları yapabilirsiniz.
  • Kendinizle bir anlaşma yapın ve anlaşmaya uyduğunuz sürece kendinizi ödüllendirin.
  • Alışkanlığı bırakmanın sonuçlarını göz önüne getirin.
  • Kısa bir süre için alışkanlığınızı bırakmayı deneyin.
  • Bir kez tam olarak bıraktığınızda bir daha dönmemeye çalışın.
  • Alışkanlığı bırakmaktan dolayı acı çekmeyin ve kendinizi ödüllendirin.
  • Başkalarından destek arayın.
  • İttifaklar kurun. Bu çevrenizden yararlanmada kullanılan özel bir terimdir.
  • Bir danışmanla konuşmayı deneyin.
  • Her şey sizin için bir destek kaynağı olabilir.
  • Unutmayın, “Ne giyerseniz osunuz.” Giysileri hemen etki yapan beden dilinizin bir parçası olarak kullanmayı aklınızdan çıkarmayın.
  • Hobiler ve günlük alışkanlıklar edinin.
  • İş, dinlenme ve eğlenceyi unutmayın.
  • Evcil hayvanları bir destek kaynağı olarak görün.
  • Rahatlayabileceğiniz bir yeriniz olsun.
Nasıl destek oluruz:
  • Destekleyici olun, boş bir onaylayıcı değil.
  • Pratik ve duygusal destekler önerin.
  • İnsanlara ilerlemeleri için destekleyici olun

Images

EFT – Duygusal Özgürleşme Teknikleri Videoları

UzmanTV UzmanTV UzmanTV UzmanTV UzmanTV

EFT ve duygusal özgürleşme teknikleri

EFT, “Emotional Freedom Techniques” ifadesinin kısaltmasıdır ve Türkçede duygusal özgürleşme tekniği olarak anılır. Bu sayfadaki videolar, yöntemi görsel olarak tanımak ve farklı anlatımları takip etmek isteyenler için bir araya getirilmiştir. EFT videolarını izlerken amaç, yalnızca söylenenleri dinlemek değil; uygulamanın nasıl anlatıldığını, hangi adımların izlendiğini ve dikkatin nasıl yönlendirildiğini de gözlemlemektir.

EFT yaklaşımında kişi, üzerinde durduğu bir duyguya ya da konuya odaklanırken bedenin belirli noktalarına parmak uçlarıyla hafifçe vurma adımlarını takip eder. Videolar, bu sürecin nasıl gösterildiğini izlemeyi kolaylaştırabilir. Ancak her anlatımın vurgusu ve ilerleyişi aynı olmayabilir; bu nedenle önce videoyu dikkatle izlemek, ardından anlatılanları kendi ihtiyacınız ve rahatlığınız doğrultusunda değerlendirmek faydalıdır.

Images

EFT ile İyileşin, İyileştirin

Duygularımızı yalnızca düşüncelerimizle değiştirmeye çalıştığımızda, onları bedenimizde nasıl yaşadığımızı gözden kaçırabiliriz. Bu yaklaşımda birikmiş ve fark edilmemiş duyguların bedende bir yük oluşturduğu, enerji kanallarının akışını etkilediği düşünülür. EFT, bu duyguları fark edip boşaltmaya odaklanan bir tekniktir. Amaç, yaşadığımız sorunu bastırmak değil; o sorunla bağlantılı hislere dikkat vererek zihin ve beden arasındaki ilişkiyi yeniden kurmaktır.

EFT’yi yalnızca belirli noktalara vuruş yapmaktan ibaret görmek, çalışmanın temelini oluşturan duygu farkındalığını atlamak olur. Hangi duygunun ortaya çıktığını ve bedende nasıl hissedildiğini anlamadan yapılan uygulama, kişinin yaşadığı meseleyle bağlantı kurmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle önce hisse dikkat vermek, ardından onu yargılamadan ifade etmek önemlidir.

Images

İnadı bırakın!

inatçılık“İnat, aynı hatalı yöntemde ısrar etmektir. Kararlılık, amaca ulaşmak için farklı yöntemleri denemektir. Bir şeyin türlü denemelere rağmen olmadığını görünce vazgeçmek erdemdir.”

Kararlılık ile inatçılık çoğu zaman birbirine karıştırılan iki kavramdır. İnatçılığın olumsuz bir anlamı olsa da, her şeye rağmen içindeki kararlılık unsuru nedeniyle hoşuma giden bir yanı vardır. Ancak inatçılığın içinde akılcılık bulunmadığında bu tutuma duyduğum hoşgörü çabuk tükenir.

İnatçılık nedir?

İnatçılık, amaca ve yönteme aşırı bağlılığın, sonuca yarar sağlamadığı hâlde sürdürülmesidir. Bir başka deyişle, hedefe ulaşmayı sağlayıp sağlamadığına bakmadan aynı davranışta ısrar etmektir. Bu konuda halk arasında verilen en güzel örneklerden biri “keçi inadı” sözüdür.

Meşhur öyküye göre iki keçi, ağaçtan yapılmış bir köprüde karşılaşır. İkisi de diğerine yol vermeyince köprünün ortasında kilitlenip kalırlar. Böyle bir inat, her iki keçinin de asıl amacına, yani köprünün diğer ucuna geçmesine engel olur. İnatlaşma sürerken hedefe yaklaşılmaz; tam tersine, iki taraf da olduğu yerde kalır.

İnatçı biriyle nasıl başa çıkılır?

Çocuklar da kendilerini sık sık çıkmaza sokacak biçimde inatlaşabilir. “Bunu giymeyeceğim” ya da “Bunu yemeyeceğim” diyerek, ısrarın belirli bir işlev sağlamadığı konularda direnirler. Özellikle giyilebilecek tek bir kıyafet varsa, “Bunu giymeyeceğim” demek çözüm üretmez; yalnızca durumu zorlaştırır.

İnatçı biriyle başa çıkmanın yolu bazen ona yol vermektir. Tek şeritli bir köprüde bir keçiyle karşılaşsam, geriye gitmem gerekse bile hemen yol veririm. Aksi hâlde çok zaman kaybedeceğimi ve bu inadın hiçbir işe yaramayacağını bilirim. Buradan da anlaşılacağı gibi, karşılıklı inatlaşma bir tür tuzaktır: İki taraf da kendi yöntemini bırakmadıkça ilerleme sağlanamaz.

Kararlı olmak ne demek?

Kararlılık, inatçılıktan farklı olarak, amaca ulaşmak için engellere rağmen başka yöntemleri denemekte ısrar etmektir. Hedef aynı kalabilir; fakat hedefe giden yol değişebilir. Kararlı olmak ne demek sorusunun yanıtı, bir yönteme körü körüne bağlanmak değil, amaca ulaşmak için işe yarayabilecek farklı yolları değerlendirmektir.

Amaç aynı, yöntem farklı olabilir

Diyelim ki bir satıcıyız ve bir fabrikaya makine satmak istiyoruz. Teklifimizi yazılı olarak gönderiyoruz; ancak fabrika, bu makineyle ilgilenmediğini bildiren bir mektup yolluyor. Bu yanıt, o an için yazılı teklif yönteminin sonuç vermediğini gösterir.

Fabrikadaki satın alma müdüründen randevu alıp makineyi yüz yüze anlatmak kararlılıktır. Bu görüşme de sonuç vermezse üretim müdürüyle iletişime geçmek ve onu makinelerimizin kullanıldığı başka bir fabrikaya götürmek yeni bir yöntem denemektir. Bu da işe yaramazsa kendi fabrikamızın genel müdürünü diğer fabrikanın genel müdürüyle görüştürebiliriz. Örnekte amaç değişmez; değişen, amaca ulaşmak için izlenen yoldur.

Bazen kararlılık, aynı yöntemi farklı bir zamanda yeniden uygulamak anlamına da gelir. Yazılı teklifi üç ayda bir tekrarlayıp 24 ay sonra beklenmedik biçimde satış yapmak mümkündür. Bu süre içinde koşullar değişmiş olabilir: Satın alma müdürü değişmiş ya da fabrika kullandığı makinelerden şikâyet etmeye başlamış olabilir. Dolayısıyla bir yöntemin bugün sonuç vermemesi, her koşulda ve her zaman sonuç vermeyeceği anlamına gelmez.

Ne zaman vazgeçmek gerekir?

Kararlılık her zaman yararlı olmayabilir; bazen pes etmeyi de bilmek gerekir. İki yıl boyunca iş bulamayan, çok sevdiğim ve değer verdiğim bir arkadaşıma iş arama sürecine bir sınır koymasını tavsiye etmiştim. İşsiz kaldığı ilk günden itibaren 30 ay içinde iş bulamazsa kendi işini kurmak için çaba harcamasını önerdim. Bugün kendi gelirini kazandığı ve çok mutlu olduğu bir işi var.

Genç bir işadamı dostum da belirli bir işi tutundurabilmek için çok uğraşmış, farklı yöntemleri defalarca denemişti. Ona da kendine bir tarih koymasını, o tarihe kadar hiçbir sonuç alamazsa bu uğraştan çıkmasını önermiştim. Çünkü kararlılığın sizden en çok alıp götürdüğü şeyler zaman, umut ve enerjidir. Bu üç kaynağın da sonuna gelmeden önce amacı ya da izlenen yolu yeniden değerlendirmek gerekir.

Kararlılık gösterilmesi gereken süre bazen üç yıl, bazen de on üç yıl olabilir. Bu sürenin ne olması gerektiği; amacın ve projenin doğruluğuna, sizin için ne kadar önemli olduğuna ve içinde bulunduğunuz koşullara bağlıdır. Önemli olan, hedefe bağlı kalırken aynı hatalı yöntemde körü körüne ısrar etmemek; gerektiğinde yeni bir yol denemek ve artık sonuç alınamayacağını gördüğünüzde vazgeçebilmektir.

Images

Kendinizi Özgürleştirmeye Hazır mısınız? EFT Tekniği Nedir?

EFT – Emotional Freedom Techniques

EFT tekniği

EFT, bedendeki enerji noktalarına nazikçe dokunurken kişinin üzerinde çalıştığı soruna odaklandığı ve duygusal boşalma hedeflediği bir tekniktir. İngilizce adıyla Emotional Freedom Techniques, Türkçede duygusal özgürleşme tekniği olarak da anılır.

EFT nedir? Enerji kanalları ve duygular

Gary Craig, milyonlarca kez indirilmiş EFT manüelinde şöyle der: “Tüm negatif duyguların nedeni bedenin enerji sistemindeki bozukluğa bağlıdır.”

Bu yaklaşımda, insan bedeninde akışkan enerji kanalları bulunduğuna inanılır. Bunlar, yaklaşık 5000 yıl önce Çinliler tarafından tanımlandığı belirtilen bedensel meridyenlerdir. Enerjinin bu kanallarda rahatça aktığı durumda kişinin kendini iyi hissettiği; kanalların tıkanması ya da durgunlaşması hâlinde ise olumsuz duyguların ortaya çıkabildiği düşünülür. Bu duyguların bedensel belirtilerle ilişkili olduğu görüşü, özellikle Doğu tıbbında uzun zamandır yer bulmaktadır.

Bu açıklama basit ve bir ölçüde mühendis bakışını yansıtan bir çerçeve sunar; ancak incelenmeye ve ayrıntılandırılmaya ihtiyaç duyar. Negatif duyguların enerji kanalları tıkandığı için ortaya çıktığını söylemek, konuyu fazla basite indirgemek olabilir.

Bizim görüşümüz ve deneyimlerimiz ise bu sıralamayı farklı biçimde ele alır: Negatif duygular enerji kanalları tıkandığı için ortaya çıkmaz; aksine duyguların bedende bozuk bir enerji olarak birikmesi, enerji kanallarının tıkanmasına yol açar.

EFT tekniği nasıl uygulanır?

Bu bakış açısına göre EFT, enerji kanallarını açmak için değil, duyguları boşaltmak için uygulanır. Olumsuz enerjiden arınmanın ardından zihin ve bedenin yeniden daha düzgün çalışmaya başladığı düşünülür. EFT bu nedenle hızlı ve etkin sonuç veren bir teknik olarak tanımlanmaktadır.

EFT tekniği

EFT duygusal akupunktur olarak

EFT, çoğu kişi tarafından “duygusal” ya da “emosyonel akupunktur” olarak da adlandırılır. Tekniğin anlatımında iki bölümden söz edilir. İlk bölümde, bedendeki akupunktur noktaları olarak bilinen noktalara parmaklarla yumuşak ve nazikçe dokunulur. Aynı sırada kişi üzerinde çalıştığı soruna zihinsel olarak odaklanır.

Bu odaklanma farklı biçimler alabilir: Bir düşünceyi ele almak, yalnızca hissedilen duyguya yönelmek ya da geçmişte yaşanmış bir olayı zihinde canlandırmak. Bu nedenle EFT nasıl uygulanır sorusunun yanıtı, hem bedensel dokunuşu hem de kişinin kendi sorununa yönelttiği dikkati birlikte içerir.

Uygun biçimde yapıldığında hedef, sorunun altında yatan duyguların boşaltılmasıdır. Bu görüşe göre duygular boşaldıkça enerji yeniden düzgün akmaya başlar ve kişi kendini daha iyi hisseder.

EFT yaklaşımının temel görüşü

Yukarıda aktarılan yaklaşımın temel önermesi şöyle ifade edilir: “Her türlü fiziksel, duygusal ya da davranışsal sorunun ardında esas etken olarak bedendeki boşalmamış duygu ya da duygular” bulunur. Bu görüşe göre söz konusu duyguların boşaltılması, sorunun ortadan kalkmasına yardımcı olur.

Bu açıklama, EFT’nin duygusal özgürleşme tekniği olarak nasıl konumlandırıldığını özetler: Kişi bir sorun ya da duyguya odaklanırken akupunktur noktalarına nazikçe dokunur; amaç, altta yatan duyguların boşalmasıdır.

Bu bölüm, “EFT ile İyileşin İyileştirin” kitabından alıntıdır.

Nilgün Çalık
Psikoloji Danışmanı

Konuyla ilgili videoya ve yazının devamına ulaşmak için Nilgün Çalık’ın EFT yazısını ziyaret edebilirsiniz.

EFT ile ilgili örnek videolar için www.eft-turk.com sitesine ücretsiz abone olduktan sonra, site içinde Dr. Bülent Uran’ın hazırladığı videoları izleyebilirsiniz. Tekniğin açıklamalarına da aynı siteden ulaşabilirsiniz.

Images

Kuantum sıçrama nasıl yapılır?

Kuantum sıçraması yapmanın  21 adımlık bir uygulaması var ancak ilk 5 adım en önemli uygulamaları içermektedir.
  Kendinizi geliştirmeye hazırmısınız. Kuantum sıcraması yapmak istiyormusunuz. Öyleyse elinize kağıt ve kalem alın ve kendinize sorun: "Ben nasıl bir yaşam içerisinde olursam gerçekten kendimi mutlu hissederim"
   Çünkü insanın yaşamındaki en büyük hedefi mutlu olmaktır. Çekim yasasıda mutlu olmak üzerine kuruludur. Çünkü mutlu olduğunuzda istediğiniz her şey size çok rahat bir şekilde akmaya başlayacaktır. Eğer mutlu değilseniz istediğiniz hiç bir şey olmayacaktır.
    Hazırsanız kuantum sıcramasının ilk 5 adımı ile ilgili çalışmaya başlayalım.

  1.Adım: Gözünüzü kapatın ve deyin ki ben nasıl bir yaşam istiyorum. Burada tüm kural “olsun”
“Beni seven bana değer bir eşim, evim veya işim olsun.” Tabi burada sizin için önemli olan özelliklerle niyetinizi detaylandırabilirsiniz.
“Ferah aydınlık huzurlu bir evim olsun” gibi..
  Ne istediğinizi bilen bir zihin sizi istediğiniz yere götürür.
Bazen şöyle yapıyoruz. İşte çok güzel bir evim olsun dubleks vesaire.. ardından nereden bulacağım ki!
Ne oldu iptal ettiniz. Kendi kendinize olmayacağına karar verdiniz. Kafanıza olumsuz bir düşünce bile geldiğinde onu sevgiyle uzaklaştırın. “ben bunu istiyorum” diyin.