kendine güvenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

30 Günlük Mucize Üstatlığı Programı (Quantum Olumlama) – 16–30. Günler

30 günde mucizeler programı: 16–30. günler

Programın bu bölümünde inançlarınızı, şükran duygunuzu ve günlük seçimlerinizi mucize listenizle birlikte gözden geçiriyorsunuz. Amaç yalnızca bir sonuç beklemek değil; düşüncelerinizi, niyetinizi ve eylemlerinizi istediğiniz yaşamla uyumlu hâle getirmek. Her gün listenize dönün, kendinize sorular sorun ve ilerlemenin bazen küçük adımlarla ortaya çıkabileceğini hatırlayın.

  1. Gün
    Neye İnanıyorsunuz?

İnançlarınız; kendiniz, yetenekleriniz, çevrenizdeki dünya, potansiyeliniz ve hatta Evren’in (Tanrı’nın) sizi ne kadar sevdiği hakkındaki düşüncelerinizi kapsar. Bu yaklaşımda, sözcükleriniz ve eylemleriniz inançlarınızdan doğar; inandıklarınız da yaşamınızı nasıl yorumladığınızı ve hangi adımları attığınızı etkiler. Bir inanç her zaman farkında olduğunuz bir düşünce olmayabilir, ancak davranışlarınıza yön verebilir.

Bugün listenizi gözden geçirirken, mucizelerinizi gerçekleştirebilme gücünüz hakkında neler düşündüğünüze bakın. Bunu tek başınıza yapmak zorunda olmadığınızı; Evren ile birlikte yaratıcı olduğunuzu ve spiritüel partnerlerinizin desteğine sahip olduğunuzu hatırlayın. Nasıl gerçekleşeceği ya da başarıp başaramayacağınız konusunda kuşku duyuyorsanız, kendi realitenizin sorumluluğunu alabilecek gücünüz olduğunu kendinize anımsatın. Şüpheyi besleyen inançları, gücünüzü ve potansiyelinizi onaylayan düşüncelerle değiştirmeyi deneyin.

  1. Gün
    Şükran İçinde Yaşamak

Yaşamınızın her anında elinizden geleni yaptığınızı kabul etmek, geçmişe pişmanlıkla ya da korkuyla takılı kalmamanıza yardımcı olabilir. Bu yaklaşımda, her insanın ve durumun size öğretebileceği bir şey, sunabileceği bir kutsama vardır. Onlar için minnettar olabilir misiniz? Yaşamınızın bir yanını dönüştürmeyi istemeden önce, bugün sahip olduklarınızı da fark etmeyi deneyin.

Şükran, dikkatinizi eksik olana değil, yaşamınızda hâlihazırda bulunanlara yöneltir. Metnin yaklaşımına göre bu tutum, Evrensel enerji akışıyla uyumlanmanıza ve arzuladığınız şeylere açık kalmanıza yardımcı olur; nefret ve kızgınlığa odaklanmak ise sizi aynı duyguların içinde tutabilir.

Bugün listenizi gözden geçirirken şükran duyduğunuz en az beş şeyi yazın. Bu program için, görebildiğiniz, okuyabildiğiniz, işitebildiğiniz, yürüyebildiğiniz ya da bugün yeterli yiyeceğe sahip olduğunuz için minnettar olabilirsiniz. Her gün yeni maddeler ekleyeceğiniz bir şükran listesi tutun. Minnettarlığı düzenli olarak uygulamak, şükran duyabileceğiniz şeyleri fark etmenizi sağlar.

  1. Gün
    Kendinize İnanın

Realitemizin mimarı olduğumuzu unuttuğumuzda, istediğimiz hayatı bizim yerimize başkalarının yaratmasını bekleyebilir ve sonuçta hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Bu bölümün hatırlattığı temel nokta, kendinize, gücünüze ve yeteneklerinize inanmaktır. Yaşamınızdaki iyi şeyleri fark etmek ve hayallerinizi yansıtan bir realite için adım atmak, kendinize duyduğunuz güvenle başlar.

Mucizeler listeniz, sizin için önemli olan arzuları ve yaşamınızı dönüştürme isteğinizi temsil eder. Bugün listenizi okurken kendinize inanın; başkalarının bu arzular hakkında ne düşündüğünden çok, sizin için ne ifade ettiklerine odaklanın. Kendinize güvendiğinizde niyetinizi ve enerjinizi bu arzular doğrultusunda kullanmanız kolaylaşır. Mucize yaratma sürecinde, kendi isteklerinizi küçümsememek ve onlara sahip çıkmak önemlidir.

  1. Gün
    İmanınızı Devam Ettirin

Bildiğimiz bir şeye inanmak kolaydır; henüz görmediğimiz ya da gerçekleşmemiş bir şeye güvenmek ise daha zor olabilir. Özellikle arzuladığınız şey şimdiye kadarki deneyimlerinizden farklıysa, onun mümkün olduğuna inanmak sabır ister. Bu programda mucizeler yaratmak, mevcut yaşam biçiminizden hayallerinizin gerçekleşebileceği yeni bir olasılığa doğru ilerlemek anlamına gelir. Henüz sonuç görünmüyorken de odağınızı koruyabilmek iman gerektirir.

Büyük öğretmen, bir hardal tanesi kadar imanınız olsa dağları yerinden oynatabileceğinizi söylemişti. Ne kadar imana sahipsiniz? İmanla her şeyin mümkün olabileceğine inanıyor musunuz? Listenizi okurken, bu güvenin mucizelerin doğru zamanda ve doğru sırayla gerçekleşmesine alan açmak anlamına geldiğini hatırlayın. İstediğiniz şeye odaklanmayı sürdürün.

  1. Gün
    Olma Hali

Olmayı istediğiniz kişi olmaya bugünden başlayın; sonuçları hemen görmeseniz bile mucizelerinizin gerçekleşebileceğine güvenin. Özellikle aşmanız gereken eski inançlarınız varsa bu, kendinize yeni bir tutum kazandırmayı gerektirebilir. Bu metnin yaklaşımında, bir şeyin yaşamınızda tezahür etmesinden önce ona yer açan bir enerji ve niyet oluşturmanız gerekir. Mucizelerinizin gerçekleşmesini beklerken, onların hayatınıza katacağı güveni, neşeyi ve tamamlanmışlık hissini şimdiden yaşamaya çalışın.

Bugün listenizi incelerken, arzularınızın tezahür etmesine yardımcı olmak için nasıl biri olmanız gerektiğini sorun: Kendine güvenen, güvenilir, daha güçlü ya da enerjisinin nereye gittiğine dikkat eden biri mi? Bu sorular, niyetinizi berraklaştırmanıza ve dikkatinizi seçtiğiniz yöne toplamanıza yardımcı olur. Mucizeleriniz kalbinizin arzularını ve içinizde olmayı bekleyen kişiyi yansıtır. Siz mucizelerinizsiniz, mucizeleriniz de siz; olmayı istediğiniz kişi olun ve bırakın mucize enerjisi yaşamınızda aksın.

  1. Gün
    Yapma Hali

İnsan varlıklarıyız; yaptığımız şeylerden ibaret değiliz. Yine de günlük yaşamımızın büyük bölümünü bir şeyler yaparak geçiriyoruz. Peki, yaptıklarımız gerçekten bir amaca hizmet ediyor mu? Bir gereksinimimizi ya da arzumuzu karşılıyor mu, yoksa yalnızca zamanı yoğun işlerle mi dolduruyoruz? Bir an durup zamanımızı nasıl kullandığımıza baktığımızda, odağımız dağılmışken çok meşgul olabildiğimizi fark edebiliriz. Yaratmak istediğiniz mucizelerle ilgili eylemlerinize odaklanabiliyor musunuz?

Bugün zamanınızı harcadığınız şeylerin bir listesini yapın ve bunu mucizeler listenizle karşılaştırın. Yaptıklarınızın ne kadarı arzularınızı destekliyor? Desteklemeyen alışkanlıklarınızı fark ettiğinizde, hedefinize doğru daha fazla adım atmayı seçebilirsiniz. Yeni bir ev istiyorsanız, çevrenizdeki evleri inceliyor musunuz? Yeni bir iş istiyorsanız, şirketleri araştırıp özgeçmişinizi gönderiyor musunuz? Bu örnekler, niyetin eylemle nasıl buluşabileceğini gösterir. Evren ile birlikte yaratıcı olduğunuzu hatırlayın; aldığınız rehberliği izlemek ve harekete geçmek de sürecin parçasıdır.

  1. Gün
    Davranma Hali

Her yeni sürecin başında ne yaptığımızı bilmediğimiz ve öğrenmek için zaman ayırdığımız bir dönem vardır. Zamanla gerekli becerilere ve anlayışa aşinalık kazanırız. Mucizeler yaratmak da bu bakış açısında yeni bir süreçtir; ancak burada, zaten sahip olduğumuz bir güce yeniden bağlanmayı öğreniriz. Mucizeleriniz gerçekleşmiş gibi davranmak, sonucu zorla oldurmak değil; zihninize ve tutumunuza arzuladığınız olasılığı hatırlatmak anlamına gelir.

Bugün listenizi gözden geçirirken, mucizelerinize zaten sahipmişsiniz gibi davranmanıza neyin yardımcı olacağını düşünün. Onları şimdiki anda gerçekleşirken hayal edebilir misiniz? İstediğiniz sonuç henüz realitenizde görünmese de, onu aldığınızda sahip olacağınız pozitifliği, güveni ve mutluluğu bugünden taşıyabilir misiniz? Metnin yaklaşımına göre mucizeler, onları istediğiniz anda yaratılır; realitede görünmeleri ise daha sonra gerçekleşebilir. Bu nedenle, gerçekleşmiş gibi davranmayı bir odaklanma ve niyet çalışması olarak kullanın.

  1. Gün
    Mucize Zihin Hali

Mucizeler, bu yaklaşımda niyetiniz ve düşünceleriniz birlikte çalıştığında gerçekleşir. Niyet, yaratıcı enerjiniz için arzuladığınız biçimi ya da sonucu belirler; düşünceleriniz ise bu yöndeki enerjiyi ileri taşıyan yakıt gibidir. Düşünceleriniz ve niyetiniz uyum içinde değilse ilerlemek zorlaşabilir; tam başarıya yaklaşırken geri çekildiğinizi ya da işlerin dağıldığını hissedebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken, yalnızca farkında olduğunuz düşünceler değil, alışkanlık hâline gelmiş eski ve geçmişe dayanan olumsuz düşünce kalıplarıdır.

Bu nedenle, düşüncelerinizle niyetinizi aynı yönde buluşturan bir “mucize zihin hali” oluşturmak ve yeni düşünce kalıpları geliştirmek gerekir. Listenizi odaklanmış bir niyetle okuyun ve o sırada aklınızdan geçenleri fark edin. Düşünceleriniz umut ve vaat mi taşıyor, yoksa özellikle sonuç henüz görünmüyorken kuşku mu üretiyor? Mucize zihin hali oluşturma çalışmasında, kuşku yaratan düşünceleri fark edip onlara tutunmamayı ve niyetinize yeniden dönmeyi deneyin. Düşüncelerinizle niyetinizin birlikte çalışması, arzularınıza odaklanmanızı destekler.

  1. Gün
    Evrensel Yasalar

Çekim Yasası hakkında çok şey yazıldı. Peki, bilinçli ve bilinçdışı düzeylerde işlediği düşünülen 12 Evrensel yasa olduğunu biliyor muydunuz? Bu yasalar, birbirimizle ve Yaratıcımızla bağlantımızı; enerji akışını yöneten titreşimi; Evren’deki kutupluluğu, yani zıtlıkları ve çevremizdeki enerjinin bize nasıl karşılık verdiğini açıklar. Bu görüşe göre yasalar bizi yönetmez ya da kontrol etmez; enerjimize karşılık verir.

Evrensel yasalar, mucizeleri tezahür ettirme sürecinde sizinle birlikte çalışır; Evren yargılamaz, enerjinize yanıt verir. Mucizelerinizle gerçekten meşgul müsünüz? Onları yaratma niyetinizle uyumlu bir enerji içinde misiniz? Bu yaklaşımda kişisel katılım önemlidir: Düşüncelerinizi ve sözcüklerinizi izleyin; bunlar mucizelerinize nasıl bir enerji verdiğinizi fark etmenize yardımcı olur.

  1. Gün
    Teslimiyet veya Direnç

Teslimiyet sözcüğünü duyduğumuzda aklımıza vazgeçmek ve savaşı kazanamayacağımızı kabul etmek gelebilir. Oysa burada teslimiyet, bütün çabayı bırakmak değil; mücadele etmeyi ve her şeyi zorlamayı bırakmak anlamına gelir. Bunun karşıtı dirençtir. Bir şeyin olması için yoğun biçimde çabaladığımız hâlde sonuç alamadığımızda, bu direncin nasıl bir enerji yarattığını fark edebiliriz.

Teslim olduğumuzda Evrensel enerjiyle ilerlemeye ve bizim için en iyi olabilecek yönün görünmesine izin veririz. Bu yol en hızlı yol olmayabilir; ancak bu yaklaşımda rahatlama ve şifa için alan açabilir. Bugün listenizi gözden geçirirken direnç gösterdiğiniz yerleri belirleyin. Bir mucizenin gerçekleşmesi için sürekli “çabalıyor” ama ilerleyemiyor musunuz? Başka bir yol gösterilmesine izin verebilir misiniz? Direnç, korktuğunuz ya da yeni yolları görmeye çekindiğiniz noktaları fark etmenizi sağlayabilir. Teslim olmak, huzura yaklaşmak ve farklı bir olasılığa açık kalmaktır.

  1. Gün
    Bağışlama veya Kızgınlık

Her birimizin, bir başkasının acı ya da travmaya neden olduğu bir kurban hikâyesi olabilir. Bu yaklaşımda, geçmişten taşınan bu deneyimlerle çalışmak; bağışlamayı öğrenmek ve kurban enerjisini ruhsal bütünlük ve güce dönüştürmekle ilişkilendirilir. Kendimizi incinmiş ya da kızgın olduğumuz için bağışlamaktan alıkoyduğumuzda, olayı her hatırlayışımızda aynı duyguları yeniden yaşayabiliriz.

Herkesi koşulsuz bağışlamak kolay değildir; ancak bağışlamak, yaşananı haklı çıkarmak anlamına gelmez. Bu metindeki düşünceye göre, bağışlama geçmişle kurduğumuz duygusal bağı gevşetmemize yardımcı olabilir. Kızgınlık bize güçlü ya da haklı olduğumuzu hissettirse de, kişiye veya duruma bağlı kalmayı sürdürebilir ve güçsüzlük hissini yeniden canlandırabilir.

Bugün mucizeler listenizi okurken geçmişte size “bağışlanamaz” bir şey yapıldığını düşündüğünüz bir olayı hatırlıyor musunuz? O kişiyi bağışlayabilir misiniz? Bunu yapmak, yaşananı onaylamak değil, kendinizi o duygusal yükten özgürleştirmeyi seçmektir. Kızgınlıkla ilişkinizi gözden geçirmek, arzularınıza ve bugünkü yaşamınıza yeniden odaklanmanıza alan açabilir.

  1. Gün
    Neredeyse Tamamladınız

30 günlük mucize üstatlığı programının sonuna yaklaşıyorsunuz. Şimdiye kadar nasıl gitti? Tezahür eden mucizeleriniz oldu mu? Olduysa sonuçtan memnun musunuz? Henüz olmadıysa vazgeçmeye hazır mısınız? Hayal kırıklığı yaşadığınızda vazgeçmek, tekrar eden bir kalıbınız olabilir mi? Sabır, bu süreçte üzerinde durulan konulardan biridir. Mucizeleriniz henüz görünür olmadıysa, sabırlı olmayı ve onlara odaklanmayı sürdürün.

Yaşamınızın bazı alanlarında ilerleme gördünüz mü? Zihin hâlinizi, iç sesinizi, düşünce kalıplarınızı ve inançlarınızı değiştirmek zaman ve uygulama ister. Bilinçli çaba olmadığında değişim kısa süreli kalabilir. Programın amacı, istediğiniz şeyleri tezahür ettirme yaklaşımını ve bu süreçte Evren ile birlikte çalışabileceğiniz bir mucize zihin halini geliştirmenize yardımcı olmaktır. Bunun için uygulama ve sabır gerekir.

Bugün listenizi incelerken hangi mucizelerin gerçekleştiğine bakın. Bazen bir mucize tek seferde değil, adımlar ya da aşamalar hâlinde ortaya çıkar; istediğiniz şeyin bir parçası şimdiden gerçekleşmiş olabilir. Sonuçlar ince ya da beklediğinizden farklı olabilir. İlerlemenizi fark edin, pozitif kalın ve henüz tamamlanmadı diye vazgeçmeyin.

  1. Gün
    Vakumu Doldurmak

Bu metne göre zihin, söylediklerimizin, yaptıklarımızın ve bize söylenip yapılanların izlerini taşıyan etkin bir makine gibidir. Çoğu zaman yeni düşünceler üretmek yerine, o anki duruma uyan mevcut düşüncelere döneriz. Düşüncelerimizi bilinçli bir niyetle dönüştürmediğimizde, her gün benzer düşüncelerin farklı biçimlerini tekrar edebiliriz.

Düşünce kalıplarını değiştirmek istediğimizde zihnimize yeni düşünceler sunmamız gerekir. Aksi hâlde oluşan boşluğu ilk karşılaştığımız eski düşünce doldurabilir. Program boyunca her gün mucize listenizi gözden geçirmeniz bu nedenle önemlidir: Listeniz, dikkatinizi arzularınıza yöneltmeniz ve zihninize yeni bir odak sağlamanız için bir araçtır.

Listenizi her gün görebileceğiniz bir yerde tutun ve odağınızı geçmişte olanlardan çok ilerlemeye çevirin. Bugün eski düşüncelerinizden hangilerini değiştirdiğinizi, daha pozitif olup olmadığınızı ve yaşamınızda fark ettiğiniz gelişmeleri gözden geçirin. Bunlar, düşünce kalıplarınızın değişmeye başladığını gösteren işaretler olabilir. Tebrikler, Mucize Zihin Hâlinize adım atıyorsunuz.

  1. Gün
    Sabır ve Zamanlama

Evren ile birlikte çalışırken öğrenilecek iki şey, Evrensel zamanlamanın insanın zamanlamasıyla her zaman örtüşmediği ve sabrın gerektiğidir. Hepimiz her şeyin hemen gerçekleşmesini isteyebiliriz; ancak bu yaklaşımda enerji ve Evrensel yasalarla çalışırken, olayların ilahi zamanlamayla gelişebileceği kabul edilir. Bu zamanlama, bizim tercih ettiğimiz anla aynı olmayabilir.

Süreci hızlandırmaya çalışmak korku ve şüpheyi artırabilir. Bazen bir gecikmenin ardında, ancak olay gerçekleştikten sonra fark edebileceğimiz başka bir olasılık bulunur. Evreni zorlayamayız ya da onu istediğimiz yöne itemeyiz; aşırı çaba, beklediğimiz sonucu getirmeyebilir. Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken ilahi zamanlamanın sizin yararınıza işliyor olabileceği bir alan var mı? Bir gecikme size başka bir şey için yer açıyor olabilir mi?

Sabır yalnızca beklemeyi öğrenmek değildir. Bu metnin yaklaşımında sabır, ihtiyaç duyduğumuz şeyin doğru zamanda gerçekleşmesine güvenmeyi öğrenmekle ilgilidir. Nerede bir sabır dersi alıyor olabileceğinizi düşünün ve odağınızı koruyun.

  1. Gün
    Mucizelerinizi Fark Etmek

30 günde mucizeler programının bu bölümüyle, günlük mucizeler çalışmasının sonuna geldiniz. Son 30 gün boyunca mucize üstatlığına doğru kişisel yolculuğunuzda size rehberlik eden düşünceler üzerinde çalıştınız. Mucize listenizi oluşturdunuz; arzularınıza odaklanmak ve onları yaratma yeteneğinizin önündeki blokajları fark etmek için adımlar attınız.

Mucizeleriniz sizin için tezahür etti mi? Henüz etmediyse, gerçekleşebileceklerine güvenin. Beklediğinizden farklı bir biçimde gelmiş olabilirler mi? Bazen mucizeler aşamalar hâlinde gerçekleşir. Daha büyük bir sonuç beklerken yol üzerindeki küçük işaretleri gözden kaçırabiliriz. Beklenmedik kutsamalara, küçük gelişmelere ve ilerlediğinizi düşündüren onaylara dikkat edin.

İstediğiniz şeye ulaşmış birinin deneyimini dinlediğinizde, bunu kendiniz için de bir olasılık hatırlatıcısı olarak görebilirsiniz; başkasının elde ettiği bir şeyi sizin elde edemeyeceğinizin işareti olarak değil. Her gün yaşamınızda gerçekleşen küçük mucizeleri fark etmeye çalışın. Bu odağı korurken, istediğiniz şeylere doğru ilerlemeyi sürdürün.

Mucize yaratma sürecinde şükranla yaşamak önemli bir yer tutar. Daha fazlasını istemeden önce sahip olduklarımızı fark etmek, yaşamımızdaki sorumluluğumuzu kabul etmemize yardımcı olur. Metnin yaklaşımına göre şükran ve koşulsuz sevgi, Evren’in enerjisiyle uyumlanmayı ve mucizeleri tezahür ettirme gücümüzü hatırlamayı destekler.

Mucizevi bir hayat yaratmak ve yaşamak, kim olduğumuzu hatırlama sürecinin parçasıdır. Evrensel enerjiyle uyum içinde çalışırken hayallerimizin yaşamını birlikte yaratabilen ilahi ve sonsuz ruhsal varlıklar olduğumuzu hatırlarız. Bunu yaptığımızda, başkalarının da aynı olasılığı görmesine katkıda bulunuruz. Bu, Evren’e geri armağanımız; insanlığın bilincini yükseltmek ve cenneti dünyaya getirmektir.

Jennifer Hoffman
Uriel Heals

Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Images

30 Günlük Mucize Üstatlığı Programı (Quantum Olumlama) – 11-20. Günler

30 günlük mucize programının bu bölümünde, 11. günden 20. güne kadar her gün mucizeler listenizi gözden geçirerek inançlarınız, niyetleriniz ve kendinize güveniniz üzerine düşünün. Bu mucize üstatlığı programı, istediğiniz şeylere odaklanırken sizi sınırlayan fikirleri fark etmeniz için bir çalışma sunuyor.

11-15. Günler: Fikirleri ve iç sesi fark etmek

11. Gün: Fikirler

Fikirlerimiz; kendimizle ilgili inançlarımızı ve başkalarından alıp benimsediğimiz düşünceleri kapsar. Başkalarının olumlu sözleri olsa bile, aklımızda yeteneksizliğimizi, değersizliğimizi ya da hatalarımızı onaylayan olumsuz fikirler kalabilir. Bir zamanlar duyduğumuz ve başarılı olamayacağımızı düşündüren basit bir ifade, istediğimiz şeyi yaratamayacağımıza dair bir inanca dönüşebilir ve yaşamımızın farklı alanlarını etkileyebilir.

mucize üstatlığı programı

Bugün mucizeler listenizi incelerken, başka birinin fikri yüzünden gerçekleşmeyeceğini düşündüğünüz bir dileğiniz olup olmadığını sorun kendinize. Geçmişte birinin söyledikleri, mucizeler yaratamayacağınıza dair bir inanç oluşturmuş olabilir mi? Değerinizi ve yaşamınızda mucizeler yaratma yeteneğinizi onaylayan yeni bir fikir geliştirin; olumsuz fikirleri olumluya dönüştürmeye bugün başlayın.

Images

30 Günlük Mucize Üstatlığı Programı (Quantum Olumlama) – 16–30. Günler

30 günde mucizeler programı: 16–30. günler

Programın bu bölümünde inançlarınızı, şükran duygunuzu ve günlük seçimlerinizi mucize listenizle birlikte gözden geçiriyorsunuz. Amaç yalnızca bir sonuç beklemek değil; düşüncelerinizi, niyetinizi ve eylemlerinizi istediğiniz yaşamla uyumlu hâle getirmek. Her gün listenize dönün, kendinize sorular sorun ve ilerlemenin bazen küçük adımlarla ortaya çıkabileceğini hatırlayın.

  1. Gün
    Neye İnanıyorsunuz?

İnançlarınız; kendiniz, yetenekleriniz, çevrenizdeki dünya, potansiyeliniz ve hatta Evren’in (Tanrı’nın) sizi ne kadar sevdiği hakkındaki düşüncelerinizi kapsar. Bu yaklaşımda, sözcükleriniz ve eylemleriniz inançlarınızdan doğar; inandıklarınız da yaşamınızı nasıl yorumladığınızı ve hangi adımları attığınızı etkiler. Bir inanç her zaman farkında olduğunuz bir düşünce olmayabilir, ancak davranışlarınıza yön verebilir.

Images

Kendinize Güvenmenin 14 Yolu

Özgüveninizi yitirdiğinizi düşünüyor ve bunun nedenini sorguluyor olabilirsiniz. Belki de kendinize güveninizi nasıl pekiştireceğinizi merak ediyorsunuz. Aşağıdaki öneriler, kendinizi daha iyi tanımanıza, hedeflerinizi netleştirmenize ve güven duygunuzu adım adım desteklemenize yardımcı olabilir. Kendine güven bir anda oluşmaz; günlük seçimleriniz ve tamamladığınız küçük işler de bu duyguyu besleyebilir.

Kendine güveni artırma yolları

1. Geçmişteki olumsuz deneyimlerin sizi tanımlamasına izin vermeyin

Başarısızlık hissi, kendinize güveninizi etkileyebilir. Geçmişte yaşananları bir anda zihninizden silmek mümkün olmayabilir; ancak o deneyimlerin bugünkü değerinizi belirlemediğini hatırlayabilirsiniz. Yaşadıklarınızdan çıkaracağınız dersi alın ve ardından dikkatinizi şimdi atabileceğiniz adıma çevirin.

2. İç sesinizle kurduğunuz iletişime dikkat edin

Kendinize sürekli “Sen bunu yapamazsın” demek yerine, daha destekleyici bir dil deneyin. “Ben bunu öğrenebilirim” ya da “Ben elimden geleni yapacağım” gibi cümleler, kendinize yaklaşımınızı değiştirebilir. Kendinize nasıl seslendiğinizi fark etmek, özgüven nasıl artırılır sorusuna verilebilecek ilk yanıtlardan biridir.

3. Ertelemeyi azaltın ve küçük işleri tamamlayın

Bir işi yarım bırakmak bazen başarısız olma korkusuyla ilişkili olabilir. Uzun süredir ertelediğiniz işleri not edin ve hemen tamamlayabileceğiniz küçük bir tanesinden başlayın. Saçınızı kestirmeyi erteliyorsanız randevu almak gibi basit bir adım bile size harekete geçme hissi verebilir. Bitirdiğiniz işleri görmek, kendinize güveninizi destekler.

4. Tam olarak ne istediğinizi belirleyin

Ne elde etmek istiyorsunuz? Nerede, ne zaman ve hangi adımlarla ilerlemek istiyorsunuz? Hedefinizi olabildiğince açık biçimde düşünün. İstediğiniz sonuca odaklanmak, dağınık kaygılar yerine ne yapabileceğinizi görmenize yardımcı olabilir.

5. Geçmiş başarılarınızı hatırlayın

Arkadaşlarınızla bir aradayken yalnızca dertlerinizden söz ettiğinizi fark edebilirsiniz. Geçmişte başardığınız şeyleri de ara sıra anlatın. O sonuca nasıl ulaştığınızı hatırlamak, bugün ulaşmak istediğiniz başka hedefler için kullanabileceğiniz yolları görmenizi sağlayabilir.

6. Sorun kadar çözüme de odaklanın

Çevrenizdeki başarılı ve mutlu insanların sorunlara nasıl yaklaştığını gözlemleyin. Kaynak yazının önerdiği yüzde 20 problem, yüzde 80 çözüm yaklaşımını kesin bir kural değil, dikkatinizi çözüm seçeneklerine çevirecek bir hatırlatma olarak düşünebilirsiniz. Bir konuda çıkmaza girdiğinizde benzer bir güçlüğü aşmış birini örnek alın: O, hangi adımları attı?

7. Enerjinizi destekleyin

Enerji yalnızca fiziksel işler için değil, gün içindeki hâliniz ve iletişiminiz için de önemlidir. Size uygun bir egzersiz, kendinizi daha iyi hissetmenize ve güne daha canlı başlamanıza katkı sağlayabilir. Hareketten uzun süre uzak kaldığınızda kendinizi benzinsiz bir araba gibi hissediyorsanız, küçük ve sürdürülebilir bir başlangıç yapın.

8. Hedefinizi bugünkü eylemlerle ilişkilendirin

Bir hedefi olmuş gibi hayal etmek size motivasyon verebilir; asıl önemli olan bu hayali bugünkü davranışlarla desteklemektir. “Zayıflayacağım” demek yerine, hedefinizle uyumlu bir adımı şimdi belirleyin: “Bugün yürüyüş yapıyorum” gibi. Böylece belirsiz bir gelecek düşüncesini uygulanabilir bir plana dönüştürebilirsiniz.

9. Kendinizi iyi hissettiren seçimler yapın

Giysilerde seçtiğiniz renkler tarzınızı ve o günkü ruh hâlinizi yansıtabilir. Canlı renkler neşe, koyu renkler ise ciddiyet hissi verebilir; size yakışan ve içinde rahat ettiğiniz seçenekleri tercih edin. Elbette seçimlerinizi ortama göre yapın. Dış görünüşünüzün yanında, kendinizi iyi hissetmeniz ve bakışlarınızdaki canlılık da önemlidir.

10. Gerektiğinde “hayır” deyin

İstemediğiniz bir şeyi kabul etmek zorunda değilsiniz. Hoşlanmadığınız bir mekâna gitmek istemiyorsanız bunu nazikçe söyleyebilir, birlikte keyif alacağınız başka bir seçenek önerebilirsiniz. Sizi sürekli üzen ya da olumsuz etkileyen ilişkileri de gözden geçirin. Sınır koymak, kendinize verdiğiniz değeri hatırlamanıza yardımcı olur.

11. Geleceğinizi planlayın

İstediğiniz hedefi belirsiz bırakmak yerine, ona nasıl yaklaşacağınızı düşünün. Örneğin iş yerinizde şef olmak istiyorsanız, o görevi hayal etmenin yanı sıra gereken somut adımları da belirleyin. Dil öğrenmeniz gerekiyorsa bir kurs araştırmak ya da çalışma planı yapmak, hayalinizi uygulanabilir hâle getirir. Planınız netleştikçe tutumlarınız da değişebilir.

12. Hedefin önündeki nedenleri araştırın

Geleceği planlamak, hedefinizin önündeki engelleri fark etmenizi sağlayabilir. Örneğin kilo vermek istiyorsanız, kilo almanıza yol açan alışkanlıkları ve koşulları düşünün. Kendinizi suçlamak yerine, değiştirebileceğiniz etkenleri belirleyin ve bunlar için gerçekçi adımlar planlayın.

13. Kullandığınız kelimeleri gözden geçirin

Kendinize kurduğunuz cümleler baskı yaratıyorsa, daha yapıcı ifadeler deneyin. Örneğin “Asla televizyon izlemiyorum” demek yerine, “Bu akşam televizyon yerine başka bir şey yapacağım” diyebilirsiniz. Olumsuz düşünceleri yok saymak zorunda değilsiniz; onları fark edip dikkatinizi seçebileceğiniz davranışa yöneltin.

14. Hayatınızda eksik hissettiğiniz alanlara yönelin

Yaşamınızda neyin eksik olduğunu düşünün ve bu alana sağlıklı, gerçekçi adımlarla yaklaşın. Sevgi ve yakınlık arıyorsanız, bu ihtiyacı aceleyle başka şeylerle kapatmak yerine nasıl bir ilişki istediğinizi değerlendirin. Başarıya ve olumlu değişime yönelirken kendi ihtiyaçlarınızı da göz önünde bulundurun.

Kendinize güvenmeyi hatırlayın

Kendinize güveninizi kaybettiğinizde hayatı ıskalamaya başladığınızı hissedebilirsiniz. Ne olursa olsun kendinizi sevmeye ve kendinize güvenmeye çalışın. Kendinize gösterdiğiniz saygı, başkalarıyla kurduğunuz ilişkileri de etkiler. Bu öneriler, kendine güven nasıl kazanılır diye düşünenler için küçük başlangıçlar sunar; hepsini bir günde yapmak zorunda değilsiniz.
Şartlar ne olursa olsun gülümsemeyi bırakmayın.
Lütfen gülümseyin. Hayatın amacı deneyimlemek ve keyif almaktır.
Images

Evrenin Yasalarını Anlamak ve Refah İçerisinde Yaşamak – 7: Meditasyon Çalışmaları

Bu meditasyon çalışmaları, kendinizi sabote ettiğiniz anları fark etmenize, kendinize sevgiyle yaklaşmanıza ve sizi sınırlayan inançlar üzerine düşünmenize yardımcı olacak üç uygulamadan oluşuyor. Her çalışmada rahat edeceğiniz bir pozisyon alın ve dikkatinizi acele etmeden yönlendirin. İmgeleme sırasında net görüntüler görmeniz şart değil; bir şeyi hissetmek ya da yalnızca varlığını bilmek de yeterlidir.

Meditasyonla içinizdeki sabotajcıyı fark edin

Sabotajcı arketipi, kabul etmesi zor olsa da bu yaklaşımda herkeste bulunduğu düşünülen yönlerden biridir. Onu anlamanın ilk adımı, kendinizi hangi durumlarda geri çektiğinizi fark etmektir. Bir karar verip korkularınız yüzünden vazgeçtiğinizde ya da bir işi başarmak isterken mazeretler üretip yarı yolda bıraktığınızda, sabotajcı yönünüzün etkisini hissedebilirsiniz. Bu anlatımda sabotajcının silahı korkulardır; korkular, isteğinizin önüne engel koymak için kullanılır.

Images

İnadı bırakın!

inatçılık“İnat, aynı hatalı yöntemde ısrar etmektir. Kararlılık, amaca ulaşmak için farklı yöntemleri denemektir. Bir şeyin türlü denemelere rağmen olmadığını görünce vazgeçmek erdemdir.”

Kararlılık ile inatçılık çoğu zaman birbirine karıştırılan iki kavramdır. İnatçılığın olumsuz bir anlamı olsa da, her şeye rağmen içindeki kararlılık unsuru nedeniyle hoşuma giden bir yanı vardır. Ancak inatçılığın içinde akılcılık bulunmadığında bu tutuma duyduğum hoşgörü çabuk tükenir.

İnatçılık nedir?

İnatçılık, amaca ve yönteme aşırı bağlılığın, sonuca yarar sağlamadığı hâlde sürdürülmesidir. Bir başka deyişle, hedefe ulaşmayı sağlayıp sağlamadığına bakmadan aynı davranışta ısrar etmektir. Bu konuda halk arasında verilen en güzel örneklerden biri “keçi inadı” sözüdür.

Meşhur öyküye göre iki keçi, ağaçtan yapılmış bir köprüde karşılaşır. İkisi de diğerine yol vermeyince köprünün ortasında kilitlenip kalırlar. Böyle bir inat, her iki keçinin de asıl amacına, yani köprünün diğer ucuna geçmesine engel olur. İnatlaşma sürerken hedefe yaklaşılmaz; tam tersine, iki taraf da olduğu yerde kalır.

İnatçı biriyle nasıl başa çıkılır?

Çocuklar da kendilerini sık sık çıkmaza sokacak biçimde inatlaşabilir. “Bunu giymeyeceğim” ya da “Bunu yemeyeceğim” diyerek, ısrarın belirli bir işlev sağlamadığı konularda direnirler. Özellikle giyilebilecek tek bir kıyafet varsa, “Bunu giymeyeceğim” demek çözüm üretmez; yalnızca durumu zorlaştırır.

İnatçı biriyle başa çıkmanın yolu bazen ona yol vermektir. Tek şeritli bir köprüde bir keçiyle karşılaşsam, geriye gitmem gerekse bile hemen yol veririm. Aksi hâlde çok zaman kaybedeceğimi ve bu inadın hiçbir işe yaramayacağını bilirim. Buradan da anlaşılacağı gibi, karşılıklı inatlaşma bir tür tuzaktır: İki taraf da kendi yöntemini bırakmadıkça ilerleme sağlanamaz.

Kararlı olmak ne demek?

Kararlılık, inatçılıktan farklı olarak, amaca ulaşmak için engellere rağmen başka yöntemleri denemekte ısrar etmektir. Hedef aynı kalabilir; fakat hedefe giden yol değişebilir. Kararlı olmak ne demek sorusunun yanıtı, bir yönteme körü körüne bağlanmak değil, amaca ulaşmak için işe yarayabilecek farklı yolları değerlendirmektir.

Amaç aynı, yöntem farklı olabilir

Diyelim ki bir satıcıyız ve bir fabrikaya makine satmak istiyoruz. Teklifimizi yazılı olarak gönderiyoruz; ancak fabrika, bu makineyle ilgilenmediğini bildiren bir mektup yolluyor. Bu yanıt, o an için yazılı teklif yönteminin sonuç vermediğini gösterir.

Fabrikadaki satın alma müdüründen randevu alıp makineyi yüz yüze anlatmak kararlılıktır. Bu görüşme de sonuç vermezse üretim müdürüyle iletişime geçmek ve onu makinelerimizin kullanıldığı başka bir fabrikaya götürmek yeni bir yöntem denemektir. Bu da işe yaramazsa kendi fabrikamızın genel müdürünü diğer fabrikanın genel müdürüyle görüştürebiliriz. Örnekte amaç değişmez; değişen, amaca ulaşmak için izlenen yoldur.

Bazen kararlılık, aynı yöntemi farklı bir zamanda yeniden uygulamak anlamına da gelir. Yazılı teklifi üç ayda bir tekrarlayıp 24 ay sonra beklenmedik biçimde satış yapmak mümkündür. Bu süre içinde koşullar değişmiş olabilir: Satın alma müdürü değişmiş ya da fabrika kullandığı makinelerden şikâyet etmeye başlamış olabilir. Dolayısıyla bir yöntemin bugün sonuç vermemesi, her koşulda ve her zaman sonuç vermeyeceği anlamına gelmez.

Ne zaman vazgeçmek gerekir?

Kararlılık her zaman yararlı olmayabilir; bazen pes etmeyi de bilmek gerekir. İki yıl boyunca iş bulamayan, çok sevdiğim ve değer verdiğim bir arkadaşıma iş arama sürecine bir sınır koymasını tavsiye etmiştim. İşsiz kaldığı ilk günden itibaren 30 ay içinde iş bulamazsa kendi işini kurmak için çaba harcamasını önerdim. Bugün kendi gelirini kazandığı ve çok mutlu olduğu bir işi var.

Genç bir işadamı dostum da belirli bir işi tutundurabilmek için çok uğraşmış, farklı yöntemleri defalarca denemişti. Ona da kendine bir tarih koymasını, o tarihe kadar hiçbir sonuç alamazsa bu uğraştan çıkmasını önermiştim. Çünkü kararlılığın sizden en çok alıp götürdüğü şeyler zaman, umut ve enerjidir. Bu üç kaynağın da sonuna gelmeden önce amacı ya da izlenen yolu yeniden değerlendirmek gerekir.

Kararlılık gösterilmesi gereken süre bazen üç yıl, bazen de on üç yıl olabilir. Bu sürenin ne olması gerektiği; amacın ve projenin doğruluğuna, sizin için ne kadar önemli olduğuna ve içinde bulunduğunuz koşullara bağlıdır. Önemli olan, hedefe bağlı kalırken aynı hatalı yöntemde körü körüne ısrar etmemek; gerektiğinde yeni bir yol denemek ve artık sonuç alınamayacağını gördüğünüzde vazgeçebilmektir.

Images

Sağlık Olsun Şiiri

Sağlık Olsun şiiri, sıradan bir günü özenle yaşamanın ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmenin değerini hatırlatıyor. Sabahın ilk anlarından akşam sofrasına, dostları aramaktan sağlığın kıymetini bilmeye uzanan bu dizeler, güne güzel başlamak ve günün tadını çıkarmak üzerine içten bir çağrı sunuyor.

Sağlık Olsun şiir sözleri

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama, yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, “Ohh, ne güzel yine uyandım,” diye sevin.
Pencereni aç, yağmur da olsa fırtına da olsa nefes al derin derin.
Yüzüne su çarpma; adamakıllı yıka yüzünü serin serin.
Geceden hazır olsun yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart.

Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
Bak güzelim kahvaltının keyfine.

Günün küçük güzelliklerini fark etmek

Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis.
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.
Çık evinden neşeyle; karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine; dünden önceki günden,
hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla.
Ohhh, şöyle bir hafifle...

Bir güzel kahve ısmarla kendine; seni mutlu eden sesi duymak için “Alo” de.
Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık.
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın; hatta üşü hava soğuksa.
Yürü; yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak.
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al.

Dostları hatırlamak, akşamın tadını çıkarmak

Sonra şöyle bir düşün: Kimler sana yol açtı?
Sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı?
Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları, değil mi?
Hadi hemen, uğrayabilirsen uğra; arayabilirsen ara.
Hatırlarını sor; öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor.

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak.
Günün güzeldi, değil mi? Akşamın da güzel olsun.
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun.
Saklama tabakları, bardakları misafire.
Sizden âlâ misafir mi var bu dünyada?

Ailecek kurulun sofraya; öyle acele acele, vazife yapar gibi hiç değil.
Şöyle keyfe keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının.

Gece evinde dostların olsun.
Sohbet mezen, kahkahan, içkin olsun.
Arkadaşım, hayat bu; daha ne olsun?

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

[Can YÜCEL]

Güne güzel başlamak, bir kahvenin keyfini sürmek, dostları aramak ve akşamı sevdiklerinle paylaşmak… Şiirin hatırlattığı gibi, bütün bu güzelliklerin başında sağlık geliyor.

Images

Kendini Sevmek ve Onaylamak

Kişiler terapiste başvurduklarında sorunları farklı olabilir: hastalık, parasızlık, doyumsuz ilişkiler ya da yaratıcılık konusunda yaşanan tıkanıklıklar… Terapistin üzerinde durması gereken temel konulardan biri, kişinin kendini sevmesi ve onaylamasıdır.

Kendini sevmek ve kabul etmek neden önemlidir?

Kişi kendini olduğu gibi kabul ettiğinde, onayladığında ve sevdiğinde, yaşamındaki pek çok şey zamanla yoluna girebilir. Sağlığın düzelmesi, daha çok kazanmak, ilişkilerin doyumlu hale gelmesi ya da kişinin kendini daha yaratıcı biçimlerde ifade etmeye başlaması bu süreçte görülebilecek küçük mucizelerdir. Bunlar çaba göstermeden kendiliğinden gerçekleşmez; emek ve zaman ister.

Kendini sevmek ve onaylamak, güven ortamı yaratmak, kendine güvenmek, layık olduğunu düşünmek ve kendini olduğu gibi kabul etmek kişinin kendi içinde daha sevecen bir düzen kurmasına yardımcı olur. Kendini ve bedenini seven kişi ne kendisini ne de başkalarını kötüye kullanır. Kendini onaylamak ve kabul etmek, hayatın farklı alanlarında olumlu değişimlerin önünü açabilecek temel bir adımdır.

Kendini sevmek, eleştiriyi bırakmakla başlar

Kendini sevmenin yollarından biri, her davranışın ya da özelliğin için kendini yargılamamayı denemektir. Olumsuz ve sert bir öz eleştiri, kişiyi değiştirmek istediği davranış kalıbının içinde tutabilir. Kişinin kendisine göstereceği anlayış ve şefkat ise bu kısır döngüden çıkmasına yardımcı olur. Bu nedenle kendini eleştirmek yerine kendini onaylamayı denemek önemlidir.

Kendini olduğu gibi kabul etmek, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğin anlamına gelmez. Buradaki başlangıç noktası, değişmeye çalışırken kendine düşman olmamaktır. Kişi kendine daha anlayışlı yaklaştıkça, kendini suçlamak yerine ihtiyaçlarını ve değiştirmek istediği yönleri daha açık görebilir.

Kişi kendini iyi hissettiğinde hayatı da daha iyi gidiyor gibi hissedebilir. Âşık olunan dönemlerde sorunların daha az hissedilmesine benzer biçimde, kendini sevmek de güzel duygulara ve olaylara yer açan, insanı hafifleten bir süreçtir. Bu yaklaşım, ruhsal ve bedensel sorunlar için sihirli bir çözüm vaat etmekten ziyade, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi iyileştirmeye odaklanır.

Kendimi nasıl sevebilirim?

Bu sorunun yanıtı, kişinin kendisine yönelttiği alışılmış yargıları fark etmesiyle başlayabilir. Örneğin şu düşünceler aklınızdan geçiyor olabilir:

  • “Ama ben hep kendimi eleştiririm.”
  • “Kendimin şu yönünü beğenmem nasıl mümkün ki?”
  • “Ailem, öğretmenlerim, arkadaşlarım ve sevgililerim daima beni eleştirdi.”
  • “Kendimi nasıl motive edebileceğim ki?”
  • “Ama böyle şeyler yapmak benim için yanlış olur.”

Bu cümleleri fark etmek ve onları değişmez gerçekler gibi görmemeyi denemek, kendini sevme sürecine atılan ilk adımlardandır. Başkalarından duyulan eleştiriler insanın kendisine bakışını etkileyebilir; ancak kişinin kendisini onaylamayı öğrenmesi de mümkündür. Kendini kabul etmek için önce mükemmel olmayı beklemek gerekmez. Kişi, beğenmediği yönleri olsa da kendine anlayışla yaklaşmayı deneyebilir.

İlk adımı atmak

Goethe, “Neyi yapabiliyorsan ya da yapabileceğini hayal ediyorsan başla; cesarette akıl, güç ve büyü vardır,” der. Bu söz, başlamanın önemini ve ilk adımı atmayı hatırlatır. Kendini sevmenin yolları da bir anda tamamlanması gereken büyük bir değişim değil, kişinin kendisine daha şefkatli davranmayı denediği adımlarla ilerleyen bir süreçtir.

Kendini olduğu gibi kabul etmekte zorlandığınızda, bu zorluğu fark etmek bile bir başlangıç olabilir. Kendinizi hemen onaylayamıyor olsanız da eleştirel düşüncelerinizi sorgulamayı ve kendinize daha anlayışlı yaklaşmayı deneyebilirsiniz. Herkes her şeye baştan başlayabilir.

Uzm. Psk. Dan. Cem KEÇE