BAL YAPMAYAN ARI'DAN BAL YAPAN ARI'YA DÖNÜŞMEK İSTERMİSİNİZ?
Bizim ondan alabileceğimiz kabımızın büyüklüğü kadardır.
Kabımızın büyüklüğünü ise bizim neyi ne kadar alıp kabul etmeye istekli ve gönüllü olmamız belirler.
Gülümseyin. Hayatın anlamı keyif almak ve gülümsemektir.
BAL YAPMAYAN ARI'DAN BAL YAPAN ARI'YA DÖNÜŞMEK İSTERMİSİNİZ?
BAL YAPMAYAN ARI'DAN BAL YAPAN ARI'YA DÖNÜŞMEK İSTERMİSİNİZ?
Evet, itiraf ediyorum: benim de aklıma geldi.
Hatta bir iki kere loto bayisinin önüne gidip kalbimden “Şimdi oyna!” gibi bir önsezinin gelmesini bekledim.
Gelmedi.
Yirmili yaşlarımda her hafta loto oynamıştım. Benim için çok acıklı anılardır onlar: Günler süren “Bu kez çıkacak!” umutları ve her çekilişle gelen büyük hayal kırıklığı… Tekrar tekrar, tekrar tekrar, tekrar tekrar.
Çok sevdiğim birisi, o haftanın kazanan numaralarına gelecek haftanın çekilişine kadar bakmazdı. Neden mi? Çünkü bir hafta süren, umut ve bilinmezlikle dolu bekleyişi mümkün olduğunca uzatmak; çekilişle gelen hayal kırıklığını hissetmemek istiyordu.
Kazanan numaralara hep bir hafta geriden bakınca umut da orada kalıyordu: “Belki de geçen haftanın talihlisiyim.” O kişinin kendini böyle avutmayı seçmesi, loto oynama alışkanlığının ne kadar acıklı olabileceğini bana daha iyi göstermişti.
Bir gün, bir daha loto oynamayacağıma yemin ettim. Loto benim için “yalan hayaller sunanlar” kategorisine girmişti. Uzak durmanın benim için en iyisi olduğuna karar verdim.
Çekim yasasını öğrenince loto oynamak yeniden aklıma geldi. Madem çekim yasasına göre düşünce ve duygularımızla hayatımızdaki olayları kendimize çekiyor ya da itiyoruz, ben de loto kazanmayı hayatıma çekmek istesem olmaz mı diye düşündüm.
Loto kazanmayı gerçekmiş gibi düşün; kazanmanın hissini gerçekmiş gibi hisset. Aksi bir olasılığı aklına bile getirme. Kazanmaya niyet et, kazanırsın… Loto kazanmak için çekim yasasını böyle kullanabileceğimi sandım. “Çekim yasası ile loto kazanılır mı?” sorusu da o günlerde benim için yeniden gündeme geldi.
Fakat oynamaya fırsat bulamadan, çekim yasası ve hayat hakkında daha derin bilgilere ulaştım. Bu yazıda paylaşmak istediğim düşünce de tam olarak burada başlıyor: Dikkatimizi ve aklımızı neye yönelttiğimiz, yalnızca loto kazanma hayalinden ibaret olmayabilir.
Dikkatini ve aklını hiçbir karşılık vermeden bir şey almaya ya da az bir karşılık vererek çok şey almaya yöneltirsen, hayatta karşılaşacağın olayların ve insanların da buna benzer olacağını düşünüyorum.
Bu bakış açısına göre, düzgün bir karşılık vermeden senden almaya çalışanlar da hayatında yer bulur. Örneğin:
Allah Allah, tanıdık geldi mi? Sanki Türkiye’deki günlük hayatımızın bir özeti değil mi?
Dikkatini lotoya ve loto kazanmaya vermenin bedeli buysa, hangisini istersin? Düzgün bir hayat yaşamayı mı, yoksa bütün bu eziyetlerin içinde “Belki bir gün bana çıkar” yalan hayalinin umuduyla yaşamayı mı?
Üstelik bu eziyetler içinde, çekim yasasının avantajımıza işlemesi için gerekli olan iç huzura ulaşmamız da imkânsızken… Söyleyin bana arkadaşlar, değer mi?
Şimdi anlıyorsun değil mi? Kendi hâlinde loto oynayıp duran milyonlarca vatandaşın, akıllarını ve dikkatlerini lotoya vererek nasıl bir hayatı çektiklerini ve nasıl bir ülke yarattıklarını?
Umarım bu satırları okuyan herkesi loto oynamayı bırakıp aklını ve dikkatini şu soruya çevirmeye ikna edebilmişimdir: “Karşılık olarak ne verebilirim ve nasıl daha çok, daha bol verebilirim?”
Aklını almaya değil de vermeye odaklarsan, hayatına sana her şeyi bol verecek insanlar ve olaylar çekersin.
Kur’an’daki şu soruyu çok seviyorum:
“Artık son veriyorsunuz değil mi?” (Maide Suresi 91)
Siz de evet deyin, hepimiz kazanalım.
Alıntıdır
Bu meditasyon çalışmaları, kendinizi sabote ettiğiniz anları fark etmenize, kendinize sevgiyle yaklaşmanıza ve sizi sınırlayan inançlar üzerine düşünmenize yardımcı olacak üç uygulamadan oluşuyor. Her çalışmada rahat edeceğiniz bir pozisyon alın ve dikkatinizi acele etmeden yönlendirin. İmgeleme sırasında net görüntüler görmeniz şart değil; bir şeyi hissetmek ya da yalnızca varlığını bilmek de yeterlidir.
Sabotajcı arketipi, kabul etmesi zor olsa da bu yaklaşımda herkeste bulunduğu düşünülen yönlerden biridir. Onu anlamanın ilk adımı, kendinizi hangi durumlarda geri çektiğinizi fark etmektir. Bir karar verip korkularınız yüzünden vazgeçtiğinizde ya da bir işi başarmak isterken mazeretler üretip yarı yolda bıraktığınızda, sabotajcı yönünüzün etkisini hissedebilirsiniz. Bu anlatımda sabotajcının silahı korkulardır; korkular, isteğinizin önüne engel koymak için kullanılır.
Bu bölümde, refahı hayatınıza daha fazla çekmenize yardımcı olacak uygulamalar yer alıyor. Çalışmaları üç grupta ele alıyorum: mutlaka yapılması gerekenler, yapılması önemle tavsiye edilenler ve isteyenlerin tercih edebileceği uygulamalar. Böylece her çalışmanın program içindeki yerini ve önemini daha kolay takip edebilirsiniz.
Mutlaka yapılması gereken alıştırmalar yazılarda “MUTLAKA YAPIN” ibaresiyle belirtilir. Bolluk ve bereket içinde yaşama niyetiyle bu çalışmaları, anlatıldığı sıraya ve biçime mümkün olduğunca bağlı kalarak yapın; adımları eksik bırakmak ya da değiştirmek, uygulamanın amaçlanan akışını etkileyebilir. “ÖNEMLİ TAVSİYE” ibaresi taşıyan çalışmalar ise süreci kolaylaştırması ve hızlandırması umulan uygulamalardır. Herhangi bir ibare bulunmayanları da isterseniz deneyebilirsiniz.
13. Refahı yalnızca maddi zenginlik olarak düşünmeyin. Refah içinde yaşamak; sağlıklı, mutlu ve varlıklı olmayı bir bütün olarak ele almaktır. Bu nedenle yaşamınızda bolluk ve bereket isterken sağlık ve mutluluğu da dile getirin. İmgeleme yaparken kendinizi ve yakınlarınızı yalnızca güzel bir evin içinde değil, aynı zamanda sağlıklı ve mutlu bir hâlde canlandırabilirsiniz. Olumlamanızın sonuna “Sağlıklı ve mutluyum” cümlesini eklemek de bu bütünlüğü hatırlatır.
14. Siz büyüdükçe bilinciniz ve kendinize ilişkin farkındalığınız da gelişir. Bu gelişim, refah ve bereketle ilgili seçimlerinizi gözden geçirmenize yardımcı olur. Büyük refah içinde yaşayan biri olmayı istiyorsanız, bu yönde gerekli kişisel gelişim çalışmalarına açık olmalısınız. Buradaki amaç yalnızca daha fazlasını istemek değil, istediğiniz yaşamı taşıyabilecek düşünce ve alışkanlıkları da geliştirmektir.
Regresyon Uygulaması Ses Kaydı- Geçmişte Yaşanan Olumsuz Duyguları Dönüştürmek.
Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim
Bilinçaltını Anlamak: İnançlar, Olumlamalar ve İçsel Dönüşüm
Zayıflama Telkini ve Ses Kaydı
Ho’oponopono Yöntemi Nedir? Nasıl Uygulanır?
40 Günlük Bereket ve Zenginlik Planı
Zihin Filtreni Kontrol Et, Algıların değişsin.
İlişkilerde Çekim Yasası: Eski Sevgiliyi Geri İstemek ve Bilinçaltı Korkuları
Kendine Güven Telkini: Metin ve Ses Kaydı
İstediğim Kişiyi Hayatıma Çekebilir miyim?





