Images

Steve Jobs’un Stanford Mezuniyet Konuşması

Apple’ın kurucularından Steve Jobs, kişisel bilgisayarların gelişiminde önemli rol oynayan Macintosh’un yanı sıra iPod ve iTunes gibi ürünlerle de tanınıyordu. 12 Haziran 2005’te Stanford Üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, hayatından üç hikâye anlattı. Stanford Stadyumu’ndaki törende 4.662 mezun ve 23.000 izleyici vardı.

Steve Jobs 2005 Stanford konuşması, mezuniyet gününde yaptığı kısa girişin ardından üç temel hikâye etrafında ilerler: noktaları birleştirmek, sevdiği işi bulup kaybetmek ve ölümle yüzleşmek. Aşağıdaki Steve Jobs konuşma metni, bu anlatıyı Türkçe olarak aktarıyor.

Images

Sevgi Emek İster

Arkadaşlık Dostluk Emek İster,Bir varmış bir yokmuş...
İnsanoğlu bir gün arkadaşlık ve dostluk kavramıyla tanışmış, insanoğlu arkadaş ve dost kavramının ne işe yaradığını, insan hayatında gerek olup olmadığını henüz bunun ne anlama geldiğini bilmediklerini fark etmişler.
İnsanoğlu kendini geliştirmek için, daima bazı olguları hayatlarına, yaşamlarına dâhil edip gelişme isteklerini uygulamaya başlamışlar, önce arkadaş nedir?
Düşünmeye başlamışlar.
Kendi aralarında yaşadıklarını incelemeye başlamışlar kimi insanlar bir başka insanla çok zaman geçiyor, onunla konuştuklarını başka insanoğluna anlatmıyor, ne zaman birinin sıkıntısı olsa diğeri onun yardımına koşuyorlarmış...
Bu görüntüyü diğer insanoğlu pek anlayamamış neden böyle yapıyor bunu kavramakta çok zorluk çekiyorlarmış.
Kavramakta zorluk çeken insanoğlu paylaşımı yardımlaşmayı bilmeden sadece gün geçirmek menfaatlerini karşılamak için bir araya gelen insanoğulları hiçbir zaman uzun süren birliktelik yaşılamadıkları için sık sık yalnızlıktan şikâyet eder olmuşlar.
Düşünmeye tekrar başlamışlar nerde yanlış yaptık diye...
O çok iyi anlaşan arkadaşlar, arkadaşlıklarını ilerletme çabasıyla birçok şey paylaşırken, gün gelmiş arkadaş anlamından farklı başka bir kavramı hissetmişler ve merak etmişler bu kadar paylaştıklarından sonra bu yeni kavrama ihtiyaç varmıydı acaba? Düşünmeye başladılar.
Arkadaş olarak paylaşıma, yeni duygular eklenmeye başlanmış, öyle yoğun duygu oluşmuş artık hayatlarının içinde yer almaya başlamışlar...
Daima birbirlerini arar sorar bir halde ve tüm ailenin fertleriyle bile ilgilenmeye başlamışlar karşılıklı, görmedikleri zaman endişe ve korkuya kapılıp bir an evvel arkadaşına nasıl ulaşacağının telaşını tanımaya başlamışlar...
İnsanların hayatlarının içine yeni bir kavram daha girmiş bunun adına da DOST demişler...
İnsanoğlu zamanla çok geliştirmiş kendini arkadaşlık, dostluk kavramlarına ne kadar katkı yaptıklarını, ne kadar geliştirdiklerini bu güne bakıp bir daha üzerinde düşünülmelimi?
Evet,hepimizin aradığı huzur!
Etrafına huzur saçan, gözlerinin içi gülen insanlar, olsun istiyoruz yanı başımızda, hani şu eskilerin tabiriyle, öyle arkadaşlar dostlar arıyoruz ki, ömrümüze ömür katsın!
Onları yalnız bu dünyada değil, öbür dünyada da isteyelim, yani ahretliğimiz olsun…
Bir gün bunalırsan, sıkıntını paylaşmak istersen
BENİ ARA,İki elim kanda olsa gelirim, sıkıntılarını yok ederim
Bir gün ağlayacak gibi olursan da ,BENİ ARA,Seni belki güldüremem ama Söz veriyorum,Seninle birlikte ağlayabilirim, Bir gün uzaklara kaçmak istersen
Beni aramakta çekinme, seni belki durduramam ama
Senle birlikte koşabilirim…Bir gün yüksek bir köprüden, atlamaya kalkarsan da
ARA BENİ,Seninle birlikte atlayamam AMA,Aşağıda bekler, seni tutabilirim bir gün her hangi bir konuda,Kararsız kalırsan,ARA BENİ
Seni Senden fazla düşünür, sana fikirler verebilirim…
Bir gün kimseyi dinlememeye, karar verirsen de,ARA BENİ,Ağzımı açmayacağımı, söyleyemediklerini bile Dinleyeceğim bil…Bir gün Beni üzdüğünü düşünürsen de çekinme yine,ARA BENİ,Göreceksin…
Sana kıyamam kızamam üzmem seni
Bir gün beni ararsan ve benden, karşılık alamazsan
SÖZ VER,O zaman sen ulaşmalısın bana, Çünkü
O zaman bir MELEĞE gereksinim duyduğumu bilmelisin
Seni Seviyorum DOSTUM…
Dostlukları bu güzel dizelerdeki gibi yaşamayı kaç kişi başarabiliyor acaba?
İnsanlar dostluktan ne anlıyor acaba? Bunu bir anlamak lazım ben insanların çoğunun bu dostluk kavramını çok iyi anladıklarını sanmıyorum. Her kes arkadaş olabilir ama DOST olmayı başarmak çok EMEK ister. Sevgi emek ister. Dostluk emek ister...Kalite sadece kıyafet alımında kullanılan bir kelime değildir. Dostluk da kaliteli yaşanırsa uzun ömürlü olur, ama günümüzde her şeyi çabuk tükettiğimiz gibi insan ilişkilerini de hem kalitesiz ve çabuk tüketen bir toplum olarak bunun sıkıntısını çok yaşar olduk, insanlar bir birine güvenemez oldu. Ben arkadaşlık ve dostluk adına çok şanslı buluyorum kendimi ve çok zenginim DOSTLUK adına.
Çok dostum yok ama var olanlarla çok zenginim ben dostlarını yüreğindeki en güzel çiçek bahçesinde taşıyan biriyim. Bu çiçek bahçesinde yanlışlık yapan dost olursa onlar bile kırılmaz, onlar bir zamanlar dost gibi göründükleri için değil insan oldukları için özen gösterilir ben de. Diyorum ya ben dostlarım sayesinde dünyanın en zengin insanıyım. her kes benim dostum olmaz dostum olanda bensiz yaşayamaz çünkü ben her derdi ve zor Gürünlerinde yanlarındayım. İyi günlerinde yanlarında olmak tabii ki mutluluk verici ama zor günlerinde onların acılarıyla yaşamak işte DOST luğun anlamı bu...

Images

Kişiler Başarısız Olmaz; Olaylar Başarısız Olur, Kişiler Öğrenir

Toplantıda yöneticiyi dinleyen iş insanları

“Kişiler başarısız olmaz; olaylar başarısız olur. Kişiler öğrenirler.” — Donald Winkler

Donald Winkler’ın bu sözü, zorluklarla başa çıkabilen liderlik anlayışının temelini anlatıyor: Yaşanan bir aksaklık, kişiyi başarısız olarak tanımlamak yerine öğrenmek ve ilerlemek için bir fırsat olarak görülebilir. Winkler’a göre organizasyonlarda kullanılan dil de bu bakış açısını desteklemeli; insanları suçlamak yerine gelişime ve çözüm arayışına yönlendirmelidir.

Zorluklarla başa çıkabilen liderin dili

Winkler, organizasyonel değişim için kullandığı dili bir strateji olarak ele alıyor. Bulunduğu ortamlarda “fakat” kelimesinin kullanılmasına izin vermediğini, daha yapıcı ve kapsamlı bulduğu “ama” bağlacını tercih ettiğini söylüyor. Buradaki vurgu, sözcüklerden çok, konuşma biçiminin düşünme ve birlikte çalışma şeklini etkileyebilmesinde.

Winkler bu düşünce yöntemini yıllar önce mühendis olarak çalışırken; sürekli gelişim ve farklı organizasyonların ihtiyaçları üzerine düşünerek oluşturmuş. İşe her şeyi yazarak başlıyor, dikkatle tuttuğu notlarla düşüncelerini zihninde canlandırıyormuş. Ardından amacı üzerinde uzun uzun düşünüyor ve bu amacı gerçekleştirmek için kişisel misyonunu nasıl sürdürebileceğini sorguluyormuş.

“Eğer bir şey benim için işe yarıyorsa, iş için de işe yaramalıdır” diyen Winkler, organizasyonun ortak bir amaç belirlemesi gerektiğini vurguluyor. Ona göre amaçlar ve stratejiler birlikte taslak hâline getirilmeli; çalışanlar nereye ulaşmaya çalıştıklarını anlayabilmeli. Winkler’ın zorluklarla başa çıkabilen liderlik tanımı, başka türlü gerçekleşmeyecek bir şeyi ortaya koymak ve başarıya giden yeni bir yol açmak üzerine kurulu. Liderlik hakkındaki ifadesinde, “kendileri emekleriyle bir yerlere gelmeyenleri o yerlerden almak” sözünü de kullanıyor.

Organizasyonlarda vizyon ve strateji

Winkler’a göre liderlik süreci, stratejik vizyonun, amacın ve değerlerin yeniden değerlendirilmesiyle başlar. İnsanları bir araya getirip ortak sorular üzerinde düşünmeye davet eder:

  • Biz neden buradayız?
  • Amaçlarımız anlaşıldığında nasıl bir tablo ortaya çıkacak?
  • Başarılı bir sonu hayal ettiğimizde ne göreceğiz?

Bu soruların amacı yalnızca bir vizyon cümlesi oluşturmak değildir. Winkler, vizyonun gerçekleştirilmesi ve organizasyondaki diğer kişilerle paylaşılması gerektiğini söylüyor. İlk uygulamalarında insanları yeni yollarla düşünmeye teşvik etmeyi, fikirlerini ortaya koymalarını sağlamayı ve yenilikçi yaklaşımlar için ilham vermeyi amaçlamış.

Winkler, herhangi bir işte “var olan görüş” ve “daha iyi görüş” olmak üzere iki görüş bulunduğunu ileri sürüyor. Var olan görüş çoğunlukla statik ve alışılmış yolu yansıtıyor. Daha iyi görüş ise sonsuz olasılıkları değerlendirmeye ve farklı seçenekleri görmeye dayanıyor. Bu ayrım, organizasyonların yalnızca mevcut işleyişi sürdürmekle yetinmeyip daha iyi bir yol aramalarına yardımcı olabilecek bir düşünme çerçevesi sunuyor.

Liderlikte hata korkusunu aşmak

Çalışanların katıldığı zorluklarla başa çıkabilen liderlik seminerlerinde Winkler, paradigmayı düşünmeyi sınırlayan ve büyümeyi engelleyen bir kutuya benzetiyor. İnsanların bu kutunun içinde kalmasının çeşitli nedenleri olduğunu, bunların başında ise hata korkusunun geldiğini ifade ediyor. Bu nedenle, sınırları aşmak için soru sormayı öneriyor:

  • Büyümeyi engelleyen stratejik konular nelerdir?
  • Bu konuları belirlemeye nereden başlanabilir?
  • Hangi projeler harekete geçirilebilir?

Bu sorular, liderlikte hata korkusunun karar alma ve yeni fikirleri deneme üzerindeki etkisini görünür kılabilir. Winkler’a göre düşünce kalıplarının dışına çıkmak tek başına yeterli değildir; sonraki adım vizyonu stratejiye dönüştürmektir. Bunu “yapabilecek en zor iş” olarak tanımlar. Çünkü uygulama aşamasında, vizyonun pratikte nasıl karşılık bulacağı ve hangi konuların gerçekten öncelikli olduğu konusunda karar vermek gerekir.

Değişimi zaman içinde değerlendirmek

Winkler konferanslarında katılımcılardan, kendi bakış açılarına göre hangi stratejik konuların önemli olduğuna karar vermelerini istiyor. Bunun birçok yönetici için zor olabildiğini; karar verildikten sonra ise tartışma ve görüş alışverişinin başladığını belirtiyor. Böylece ortak amaçlar, farklı fikirlerin ele alınabileceği bir zemine dönüşüyor.

Winkler’a göre iş yerindeki değerler değiştiğinde, organizasyon zorluklarla gerçekten baş etmeye başlamış demektir. Ancak bu değişimin bir gecede görülemeyeceği konusunda uyarıyor. Bazı göstergeler olumlu yönde hareket etse bile, organizasyonda kalıcı bir gelişme olup olmadığını anlamak için iş yeri kültürünü üç ya da beş yıl boyunca gözlemlemek gerektiğini söylüyor. Bu yaklaşım, organizasyonel değişimi yalnızca kısa vadeli sonuçlarla değil, zaman içinde oluşan değerler ve çalışma kültürüyle değerlendirmeye çağırıyor.

Sevgiyle kalın.

Alıntı: Funda TAŞDEMİR
Kaynakça: Los Angeles Times Syndicate Int. / Dünya Globus Yayın Grubu, 2001 Ekonomi.

Images

Bir Şeyi Tekrarlıyorsak Bir Bildiğimiz Var da O Yüzden…

kişisel gelişim

Kişisel gelişimle biraz ilgiliyseniz, “Hedeflerinizi belirleyin, bunları yazın” gibi sözleri sıkça duymuşsunuzdur.

Peki, uyguladınız mı? Lütfen hemen yanıt vermeyin… Genel çoğunluk gibiyseniz, yanıtı hepimiz biliyoruz, öyle değil mi? :)

Hatta belki de içinizden şöyle diyorsunuz: “Kaç kez daha aynı şeyleri söyleyip duracaksın?”

Aynı öğüt neden tekrar edilir?

Bir gün kasabanın çok sevilen imamı, her zamanki gibi bir vaaz vermiş. Ancak bu seferki vaazı biraz farklıymış. Konuyu o kadar güzel ve içten anlatmış ki, dinleyenler büyük bir alkıştan sonra gelip kendisini tebrik etmiş.

Bir süre sonra, yine vaaz günü gelmiş ve imam aynı vaazı tekrarlamış. Bu kez tebrik etmeye gelenlerin sayısı biraz azalmış. Aradan zaman geçmiş; yine aynı vaaz, yine aynı vaaz… Derken tebrik edenler kalmadığı gibi homurdanmalar da yükselmeye başlamış.

İmam sevilen biri olmaya devam ediyormuş ama sonunda dinleyicilerden biri dayanamayıp söze atılmış:

  • “Hocam, sanki bu vaazı daha önce de vermiştin.”
  • “Bunu fark ettiğinize sevindim.”
  • “Hocam, yeter ya! Kaç defa daha aynı vaazı duyacağız? Şu vaazı ne zaman değiştireceksin?”

Hocanın yanıtı gayet net olmuş:

  • “Dediklerimi yapmaya başladığınız zaman…”

Dinlemekten uygulamaya geçmek

Hikâyenin mesajı basit ama önemli: Bir şeyi tekrar tekrar duyuyor olmamız, onu henüz hayatımıza geçirmediğimizi gösterebilir. Kişisel gelişim üzerine konuşmak, hedeflerden söz etmek ya da iyi bir öğütten etkilenmek başlangıçtır; değişim ise o düşünceyi uygulamaya başladığımızda görünür hâle gelir.

Örneğin kişisel gelişimde hedef belirleme denildiğinde, hedefi yalnızca akılda tutmakla yetinmemek gerekir. Hedefleri yazıp uygulamak, niyetle yapılan iş arasındaki mesafeyi kapatmaya yardımcı olur. Bir öğüdü duyduktan sonra “Bunu hayatımda nasıl deneyebilirim?” diye düşünmek ve küçük bir adımla başlamak, öğütleri uygulamaya başlamak için iyi bir başlangıçtır.

Burada amaç, her şeyi bir anda değiştirmek değil; duyduğumuz ve doğru bulduğumuz bir şeyi ertelemeden hayata katmaktır. Bir hedefi yazmak, onu gerçekleştirmekle aynı şey değildir. Fakat yazmak, neye yönelmek istediğimizi açıkça görmemizi sağlar; ardından gelen uygulama ise hedefe doğru atılan somut adımdır.

Bir sonraki adım sizin

Belki de bir süredir bildiğiniz bir hedefi, öneriyi ya da alışkanlığı kendinize hatırlatmanız gerekiyor. Yeni bir motivasyon sözü aramadan önce, daha önce duyduğunuz hangi öğüdü uygulayabileceğinizi düşünün. Sonra onu bugünden başlayarak küçük ve açık bir eyleme dönüştürün.

Bilmiyorum, mesajı aldınız mı? Bir şeyi tekrarlıyorsak, bir bildiğimiz var da o yüzden… :)

(Ali Dinler’in Hayalleri Olan İnsan Durdurulamaz kitabından alınmıştır.)

Images

Mutlulu臒un olmak i莽in at谋lacak 3 ad谋m

Mutlu olmak istiyorsan 
艦u 眉莽 艧eyi yap:

Birincisi: kendini olabildi臒ince mutlu olarak hayal et. Bir ka莽 hafta i莽inde nedensiz yere 莽ok mutlu olmaya ba艧lad谋臒谋n谋 g枚receksin. Bu uykudaki kapasitenin kan谋t谋 olacak. Demek ki sabah ilk i艧 olarak kendini m眉thi艧 derecede mutlu olarak hayal etmelisin. Yataktan 莽ok mutlu bir ruh halinde 莽谋k- 谋艧谋k sa莽ar, i莽in i莽ine s谋臒maz bir halde, sanki o g眉n kusursuz, inan谋lmaz derecede de臒erli bir 艧ey olacakm谋艧 gibi bir beklenti i莽inde ol. Son derece olumlu ve umutlu bir ruh halinde, o g眉n s谋radan bir g眉n olmayacakm谋艧, s谋rad谋艧谋, ola臒an眉st眉 bir 艧eyler seni bekliyormu艧, 莽ok yak谋n谋ndaym谋艧 hissiyle 莽谋k yataktan. G眉n boyunca bu hissi tekrar, tekrar hat谋rlamaya 莽al谋艧. Yedi g眉n i莽inde g枚receksin ki t眉m davran谋艧 bi莽imin, t眉m al谋艧kanl谋klar谋n, t眉m titre艧imin bamba艧ka bir hale gelmi艧.

Images

Pozitif Düşünce Gücüyle Mutlu yaşamın sırları

Doğduğumuzda tamamen iç dünyamızla iletişim halinde saf, temiz, açık bir zihinle dünyaya geliyoruz. Fakat büyüdükçe etrafımızdaki yetişkinlerden korkmayı ve sınırlarımız olduğunu öğreniyoruz. Ve bizler de birer yetişkin olduğumuz zaman farkında olmadan pek çok negatif düşünce geliştirmiş oluyoruz. Sonunda hayatlarımızı ve deneyimlerimizi bu yanlış düşüncelerin üzerine kurmaya meyilli oluyoruz.  
Bu kitabı okurken kendi fikirlerinizle örtüşmeyen pek çok düşünceye rastlayacaksınız. Bu düşünceler sizin inanç sisteminizle taban tabana zıt olabilir. Bu hiç sorun değil. Ben bu duruma “suyu kaynatmak” diyorum. Benim söylediklerimin hepsine katılmak zorunda değilsiniz. Ama lütfen inandığınız şeyleri ve bunlara neden inandığınızı sorgulayın. Çünkü ancak bu şekilde değişip olgunlaşabilirsiniz.

Kendi düşüncelerimi yeni fikirlerin ışığında sorguladıkça inandığım pek çok şeyin beni mutsuzluğa sürüklediğini fark ettim. Eski, negatif düşüncelerimden kurtuldukça hayatımın yavaş yavaş daha iyiye gittiğini gördüm.
Kitabı okumaya başladığınızda zaten bildiğiniz ve inandığınız şeylerle karşılaşacak olabilirsiniz ya da inançlarınızı sorgulamak zorunda kalabilirsiniz. Her koşulda bu, sizin kişisel gelişim sürecinizin bir parçası olacaktır. Güvende olduğunuzu ve her şeyin yolunda olduğunu asla unutmayın.
Sevgiyle Baktığımda Her Şeyi Açıkça Görebiliyorum
Suçlayıcı düşünceleri affedici düşüncelerle değiştiriyorum;
Üst Benliğim bana acısız bir yaşam sürmek konusunda rehberlik ediyor. Acıyı gördüğüm anda tıpkı içimdeki bilgeliğe uyanmam gerektiğini söyleyen bir çalar saat çalmışçasına uyanırım. Eğer acı hissediyorsam hemen zihinsel olarak kendimi telkin etmeye çalışırım. “Acı” kelimesini “his” kelimesiyle değiştiririm. Bedenim pek çok şey “hisseder”. Bu ufacık sözcük değişimiyle bilincim üzerine ve iyileşmeye odaklanırım. Böylece kolaylıkla iyileşebilirim. Eğer zihnimi biraz olsun aşağı çekebilirsem bedenim de aynı şekilde odak noktalarını başka yerlere dağıtacaktır. Bedenimi ve zihnimi seviyorum ve birbirlerine bu kadar bağlı oldukları için minnettarım.
Images

Titreşimi Artırmak: Yeni Yıl Endişelerini EFT ile Azaltmak

Zaman zaman, içine saf sevgiyi koyabilmeyi hayal etmemi kolaylaştıran EFT protokolleri yazıyorum. “Titreşimi Artırmak” adını verdiğim bu çalışmalardan biri de yeni yıl yaklaşırken ortaya çıkabilen endişelere odaklanıyor.

Hepimiz bilinçaltımızdaki kirliliğin farkında olmayabiliriz. Bu protokollerin içine, frekansınızın yükselmesine katkıda bulunması dileğiyle olumlu düşüncelerimi koyuyorum. Çalışmayı birkaç kez uygulayabilir, her turda kendi duygularınıza yoğunlaşabilirsiniz. Sevgilerimle.

EFT çalışmasına başlamadan önce

Takip eden ifadeleri söylerken ilgili noktaya hafifçe vurun. İlk ifadeyi karate kesme noktasında üç defa tekrarlayın. Dilerseniz karate kesme noktası yerine Spot noktasını kullanabilirsiniz. Olumsuz hatırlatma turundaki ifadelerin ardından dokuz adet gamut noktasını uygulayın. Duygularınıza odaklanın; ihtiyaç duyarsanız çalışmaya baştan başlayın.

EFT

Karate kesme noktasında üç defa şu ifadeyi tekrarlayın:

“Yeni yıla girerken endişeli hissetmeme rağmen kendimi derinden ve tamamen seviyor ve kabul ediyorum… Yeni yılın getireceğini düşündüğüm belirsizliklerin içimde yarattığı korkuya rağmen kendimi güvende ve şimdi’de hissetmeye açığım.”

EFT ile yeni yıl endişelerini azaltma: iki tur

İlk turda yeni yıl ve gelecekle ilgili kaygı veren düşünceleri hatırlatın. Ardından ikinci turda olumlu ifadelere geçin. Her cümleyi yazılı olduğu noktayla birlikte, duygularınıza dikkat ederek çalışın.

EFT

Tur 1: Olumsuz hatırlatma ifadeleri

Her noktada, o anda aklınıza gelen duygu ve düşünceleri fark ederek aşağıdaki cümleleri tekrarlayın:

  • Kaş: Yeni yılın kıyametin ve sefilliğin yılı olacağına inanıyorum.
  • Gözün dış yanı: Pek çok felaket ve hastalık sonunda beni bulacak.
  • Gözün aşağısı: Yeni yılın belirsizliği endişe hissetmeme sebep oluyor.
  • Burnun altı: Önümüzdeki yıl böyle yıldırıcı geçecekse sorunlardan kurtulmak zor olacak.
  • Çenenin ortası: Bana geçmiş yılların daha güvenli olduğu söylenmişti.
  • Köprücük kemiği altı: Geleceğimin belirsiz olmasından duyduğum endişeyi serbest bırakmaya direniyorum.
  • Koltuk altı: Bu dar görüşten kurtulmaya olan direnişimi kıramıyorum.
  • Başın tepesi: Olumsuzlukların sürekliliği hayatımı yaşanabilirlikten çıkarıyor.

Olumsuz hatırlatma ifadelerinin ardından notta belirtildiği gibi dokuz gamut noktasını uygulayın. Bu tur, gelecekle ilgili kaygıyı yok saymak yerine onu fark etmeye ve adlandırmaya yöneliktir.

Tur 2: Olumlu ifadeler

Şimdi aynı noktalarda olumlu ifadelere geçin. Bu turda aşk, şefkat, güven ve geleceğe açıklık temalarına odaklanın:

  • Kaş: Korku ve endişelerimin yerine insani özelliklerimin aşk ve şefkat olduğu bilgisine açık hissetmeyi seçiyorum.
  • Gözün dış yanı: Elbette gelen yeni yılın güvenli olduğunu hissedebilirim.
  • Gözün aşağısı: Zaman algımı bozan inançlarımı gevşetmeyi ve zamansızlığı güvenli hissetmeyi seçiyorum.
  • Burnun altı: Rehberlerimin, bilgeliğimin ve aşkın gelip kalp kapımdan içeri süzülmesine açığım.
  • Çenenin ortası: Aşk birinin o kapıdan girmesine eşlik etmek değil midir?
  • Köprücük kemiği altı: Geleceğimin güvenli olduğunu bilmek iyi hissettiriyor.
  • Koltuk altı: Hastalık, sefillik ve güvensizlik hislerini bedenimden serbest bırakırken, altında yıkandığım saf sevginin ışığında güvende hissetmeyi seçiyorum.
  • Başın tepesi: Ben olanın sevgi ve adaletin ifadesi olduğunu fark ettiğim için şükürler olsun.

EFT ile gelecek kaygısına yeniden bakmak

Bu EFT tekniğini uygularken cümleleri acele etmeden söyleyin ve her noktada duygularınıza dönün. Endişe devam ediyorsa baştan başlayarak çalışmayı tekrarlayabilirsiniz. Bu çalışma, yeni yılın belirsizlikleri üzerine düşünürken kendinize sevgiyle yaklaşmanız ve daha güvenli hissetmeye açılmanız için hazırlanmış bir protokoldür.