mutlu olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Mutlulu臒un olmak i莽in at谋lacak 3 ad谋m

Mutlu olmak istiyorsan 
艦u 眉莽 艧eyi yap:

Birincisi: kendini olabildi臒ince mutlu olarak hayal et. Bir ka莽 hafta i莽inde nedensiz yere 莽ok mutlu olmaya ba艧lad谋臒谋n谋 g枚receksin. Bu uykudaki kapasitenin kan谋t谋 olacak. Demek ki sabah ilk i艧 olarak kendini m眉thi艧 derecede mutlu olarak hayal etmelisin. Yataktan 莽ok mutlu bir ruh halinde 莽谋k- 谋艧谋k sa莽ar, i莽in i莽ine s谋臒maz bir halde, sanki o g眉n kusursuz, inan谋lmaz derecede de臒erli bir 艧ey olacakm谋艧 gibi bir beklenti i莽inde ol. Son derece olumlu ve umutlu bir ruh halinde, o g眉n s谋radan bir g眉n olmayacakm谋艧, s谋rad谋艧谋, ola臒an眉st眉 bir 艧eyler seni bekliyormu艧, 莽ok yak谋n谋ndaym谋艧 hissiyle 莽谋k yataktan. G眉n boyunca bu hissi tekrar, tekrar hat谋rlamaya 莽al谋艧. Yedi g眉n i莽inde g枚receksin ki t眉m davran谋艧 bi莽imin, t眉m al谋艧kanl谋klar谋n, t眉m titre艧imin bamba艧ka bir hale gelmi艧.

Images

Yarın Kimseye Vaat Edilmemiştir

Unutmayin "YARIN KIMSEYE VAAD EDILMEMISTIR Önce evlendigimizde hayatin daha iyi olacagina inandiririz kendimizi. Evlendikten sonra, bir cocugumuz dogduktan hatta ardindan bir tane daha olduktan sonra hayatin daha iyi olacagina inandiririz kendimizi.

Sonra cocuklar yeterince büyük olmadiklari icin kizar, onlar büyüyünce ...daha mutlu olacagimiza inaniriz. Bundan sonra, ergenlik donemlerinde cocuklarla ugrasmamiz gerektigi icin ofkeleniriz. Kendimize, cocuklarimiz bu donemden cikinca daha mutlu olacagimizi, yeni bir araba alinca, guzel bir tatile cikinca, emekli olunca, yasantimizin dort dortluk olacagini soyleriz.

Gercek ise su andan daha iyi bir zaman olmadigidir. Eger simdi degil ise ne zaman?...
Hayatiniz her zaman mucadelelerle dolu olacaktir. En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.

En sevdigim sozlerden biri Alfred D. Souza' ya aittir. Der ki; "Uzun zamandan beridir hayatin -gercek hayatin- baslamak uzere oldugu izlenimine kapilmistim. Fakat her zaman yolumun uzerinde bir engel, oncelikle erisilmesi gereken birsey, bitmemis bir is, hizmet edilecek zaman, odenecek bir borc oldu. Sonra hayat baslayacakti. Sonunda anladim ki bu engeller benim hayatimdi.

"Bu gorus acisi, mutluluga giden bir yol olmadigini gosterdi. Mutluluk yoldur, oyleyse sahip oldugunuz her anin kiymetini bilin ve mutlulugu, vaktinizi harcayacak kadar ozel biriyle paylastiginiz icin, ona daha fazla deger verin.

Unutmayin, zaman hic kimse icin beklemez. Oyleyse; Okulu bitirene kadar, 100 milyar kazanana kadar, Cocuklariniz olana kadar, Cocuklariniz evden ayrilana kadar, Ise baslayana kadar, Evlenene kadar, Cuma gecesine kadar, Pazar sabahina kadar, Yeni bir araba, ya da ev alana kadar, Borclari odeyene kadar, Ilkbahara kadar, Yaza kadar, Sonbahara kadar, Kisa kadar, Maas gunune kadar, Sarkiniz soylenene kadar, Emekli olana kadar, Ölene kadar.....

Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz 'An' dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin.  Mutluluk bir varış değil bir yolculuktur. " Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları ise daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır."

Unutmayin "YARIN KIMSEYE VAAD EDILMEMISTIR"

____Murathan MUNGAN___
***

Images

Mutsuzluklar EGO yoluyla gelir...

 Bir Zen üstadı sokak boyunca yürürken bir adam koşarak gelmiş ve sert bir şekilde ona vurmuş. Üstat yere düşmüş. Ayağa kalkmış ve önceden yürüdüğü yönde, geriye bile dönüp bakmadan tekrar yürümeye başlamış. Yanında bir öğrencisi varmış. Şoka uğramış. "Bu adam da kim? Bu nedir? Böyle birileri yaşıyorken, herhangi birisi gelip sizi öldürebilir. Ve siz adamın kim olduğunu, bunu neden yaptığını merak edip dönüp bakmadınız bile" demiş. Üstat da, "Bu onun sorunu, benim değil" demiş.

Images

Mutluluğun Reçetesi Var mı? 13 Maddede Mutluluk

Mutluluğun reçetesi var mı? Ya da biri bana mutluluğun reçetesini yazabilir mi? Bu soruların herkese uyan tek bir yanıtı olmayabilir. Yine de Ernie E. Zelinski’nin, bilge kişilerin çağlar boyunca söylediklerinden yararlanarak oluşturduğu mutluluk reçetesi, üzerinde düşünmeye değer bir liste sunuyor.

Kanımca bugüne kadar yazılmış en iyi reçetelerden biri bu. Bir kenara not edin, saklayın; mümkünse eşe, dosta, sevgiliye ve arkadaşa e-posta ya da telefon mesajıyla yollayın. Ama en önemlisi, yalnızca okumakla kalmayıp hayatınızda uygulamaya çalışın.

İşte mutluluk reçetesi: 13 temel unsur

Bu reçetedeki maddeler, mutluluğun tek bir şeyden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Amaç, geçim, sağlık, ilişkiler ve umut; her biri yaşamın başka bir yönüne dokunuyor.

  1. Doyum sağlayacak kadar bir amaç
  2. Geçinebilecek kadar bir iş
  3. Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik
  4. İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl
  5. Birçok insanı beğenecek, bunlardan birazını da sevecek kadar şefkat
  6. Kendini sevecek kadar özsaygı
  7. Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu
  8. Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret
  9. Sorunları çözecek kadar yaratıcılık
  10. Her an gülecek kadar mizah duygusu
  11. İyi bir yarını bekleyecek kadar umut
  12. Hayatı bütün değerleri ile yaşayacak kadar bir sağlık
  13. Sahip oldukların için şükran duygusu

Mutlu olmak için gerekenler üzerine

Listenin ilk maddeleri, hayatımıza yön verecek bir amaçla geçimimizi sağlayan işi yan yana koyuyor. Amaç, insana uğruna emek vereceği bir yön sunarken iş, gündelik ihtiyaçlarımızı karşılamaya yardımcı olur. Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik ifadesi de mutluluğu sınırsız bir birikime bağlamıyor; yeterli olanı fark etmenin önemini düşündürüyor.

İş ve eğlence arasında denge kurmak, reçetenin bir başka önemli parçası. Hayat yalnızca sorumluluklardan ibaret olmadığı gibi, keyifli anları da yaşamın geri kalanından ayrı düşünmek gerekmiyor. Sağlıklı bir akıl ve beden, hayatı değerleriyle yaşayabilmenin temel dayanakları arasında sayılıyor.

Şefkat, özsaygı ve iyilik duygusu ise mutluluğun hem başkalarıyla hem de kendimizle kurduğumuz ilişkilerde yer bulduğunu hatırlatıyor. Birçok insanı beğenebilmek, bazılarını sevebilmek ve ihtiyaç duyanlara verebilmek; insanın çevresiyle bağını güçlendiren değerlerdir. Kendini sevecek kadar özsaygı da bu listenin unutulmaması gereken maddelerinden biri.

Cesaret ve yaratıcılık, zorluklar ile sorunlar karşısında işe yarayan iki önemli güç olarak sıralanıyor. Her şeyin kolay olmasını beklemek yerine güçlüklerle yüzleşmek ve çözüm aramak gerekir. Mizah duygusu da bu yolculukta insana hafiflik kazandırır; her an gülebilmek, yaşamın içindeki neşeyi fark etmeye yardımcı olur. İyi bir yarını bekleyecek kadar umut ise geleceğe dair beklentimizi canlı tutar.

Mutluluk için şükretmenin önemi

Reçetenizdeki 13 ilaçtan hangisini beğendiniz bilmiyorum ama benim favorim sonuncusu: Sahip olduklarınızın değerini bilin! “Sahip olduğunuz şeylere şükran duymak.” Bu, her insanın kendi içinde bulabileceği çok eski ve güçlü bir ilaç.

Sahip olduğunuz her şeyi kaybettiğinizi, sonra da yeniden bulduğunuzu düşünün. Nasıl da mutlu olurdunuz. Sağlığınızın, eşinizin, çocuklarınızın, arkadaşlarınızın ve dostlarınızın değerini bilmek, şükran duygusunun gündelik hayattaki karşılığını gösterir. Mutluluk için şükretmenin önemi de biraz burada saklı: Elimizdekileri sıradan saymak yerine onların kıymetini hatırlamakta.

Mutluluğun peşine düşmek yerine, biraz da onun sizi bulmasını beklemek… Kısacası bulduğunuz ve olduğunuzla yetinmek, bu ilacın en önemli faydalarındandır. “Mutluluğun reçetesi nedir?” diye soruyorsanız, belki de yanıt bu 13 maddede; özellikle de sahip olduklarınıza duyduğunuz şükranda gizlidir.

Mark Twain yazmış: “Palamarı fırlatıp at. Güvenli limanlardan uzaklaş. Bırak alize yelkenleri şişirsin. Araştır, düşle ve keşfet.”

Images

Başarmak sizin elinizde!

Madem başarıyı bu kadar çok istiyoruz, hayata teslim olmak yerine mücadeleyi de göze almamız gerekmez mi? Başarıya ulaşmanın yolları herkes için aynı olmayabilir; ama hedeflediğimiz konuya emek vermek, karşılaştığımız zorlukları değerlendirmek ve gerektiğinde yaklaşımımızı değiştirmek bu yolun önemli parçalarıdır. Başarı için motivasyon, her gün aynı güçte hissetmek değil; koşullar zorlaştığında bile neden yola çıktığımızı hatırlayıp atabileceğimiz bir sonraki adıma yönelmektir.

Üstelik bizim dışımızdaki koşullar kötü olduğunda, onlardan mümkün olduğunca az etkilenerek yolumuza devam etmeye çalışabiliriz. Bunun güzel örneklerinden birini, geçtiğimiz günlerde gündemi fazlasıyla işgal eden milli koşucumuz Süreyya Ayhan’da yaşadık. Onca eleştiriye ve medyanın sürekli üzerine gitmesine rağmen yılmadı; geri çekilmek yerine daha da ileriye gitti. O, kendi hayatındaki zorluklar karşısında bunu yaptı. Peki ya bizler, kendi zorluklarımıza nasıl yaklaşıyoruz?

Images

Mutsuzluk Tembellikten Beslenir.

Son yıllarda insanoğlunun mutsuzluğu mu arttı yoksa bu konuda farkındalık mı oluştu?

Herkes mutlu olmak istiyor ama olamıyor. Kimileri bakış açısını değiştiremiyor, kimileri ise mutsuzluktan besleniyor. Habertürk’ten Ceyda Erenoğlu’nun haberine göre; Peki mutlu olmak ve mutsuzluktan uzak kalmak için ne yapmak gerekiyor?

10 yıl öncesiyle karşılaştırıldığında, günümüzde; çatışma ve stres kadar, yeni mutlulukların da arttığına dikkat çeken İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, bunu içinde bulunduğumuz çağın güzel ve özel bir yönü olarak görmek gerektiğini dile getiriyor. Prof. Dr. Özkan'a göre,mutsuzluktan çok insanoğlunun gündemi artıyor ve bu durumstresin fazlalaşmasına neden oluyor.

ÇAĞA AYAK UYDURMAK TEMEL ŞART!
Günümüzde, çağa ayak uyduran insan, 'mutlu insan' olarak değerlendiriliyor. Çağı yakalayamayanlar ise hem kendileriyle hem de çevreleriyle çatışmaktan kurtulamıyor. "Eskiden köyde yaşayan ve ömrünü 20 kilometrekarelik alanda geçiren insan da kendince mutluydu" diyen Prof. Dr. Özkan; bunun, bu kişilerin başka dünyaları tanımamasından ve farkındalıklarının az olmasından kaynaklandığını söylüyor. Özkan'a göre, farkındalığın çoğalması hem mutluluğu hem de mutsuzluğu artırıyor. Günümüz insanı çok fazla uyaranla karşılaşıyor. Alışılmadık, tanınmayan ve nasıl başa çıkılacağı bilinmeyen uyaranlar şokların yaşanmasına neden oluyor. Televizyonda dünyanın her yerindeki gelişmeleri izleyen, bilgiye ve teknolojik çağa anında uyum sağlama kabiliyeti olan insan sorunlarla daha kolay baş ederken, bir diğeri yüklerin ve sorunların üstesinden gelemediği için ağırlıkların altında ezilmekten kurtulamıyor.