Başkalarına değil, kendi gücüne inanacaksın. Birinin boynuna asılarak ayakta kalmaya çalışırsan, karşındakini yormakla kalmazsın; bir gün kendi kolların bile ağırlığını taşıyamaz ve düşersin. Kimseye dayanmayacaksın!
Dünya da sensin, evren de! Kendini geliştirecek, büyüyecek ve olgunlaşacaksın. Ruhunu da aklını da bedenin gibi besleyeceksin. Önce sen güçlenecek ve farkına varacaksın; sonra dünyanın, aşkın ve hayatın tadını çıkaracaksın. Başkalarının hayatına tutunup kendi ömrünü harcamayacaksın. Sen olduğun yerde oturdukça, olmasını beklediğin şeyler kendiliğinden olmayacak. Boşuna hayal kurmayacaksın!
Kendi ayakları üzerinde durmayı öğren
Yattığın yerden, kurduğun hayale uygun bir beyaz atlı prens beklemeyeceksin. Aklın çalışacak, elin ekmek tutacak; kimseye boyun eğmeden yaşamanın değerini bileceksin. İster kocan, ister oğlun, ister annen, ister baban olsun; kimsenin sevgisiyle kendi hükmünü birbirine karıştırmayacaksın.
Ezilen, zavallı ya da akılsız görünmenin kazandırır gibi durduğu zamanlar olabilir. Ama sonunda bunun kaybettirdiğini unutmayacaksın. Kendi gücünü tanımak, her şeyi tek başına yapmak demek değil; yaşamının sorumluluğunu başkasına bırakmamaktır. Kişisel gelişim, insanın kendi kararlarına ve yaşamına sahip çıkmasıyla başlar.
Kendini tanı ve korkularınla yüzleş
İnsanız hepimiz. Zayıflıklarımız, düşkünlüklerimiz, saflıklarımız var. Önemli olan, kendi huylarını ve eksiklerini iyi tahlil etmek. Ardından gözyaşı döktüğün şeyin adını doğru koyacaksın. Yıllarca yas tutup “Unutamadım,” demek yerine, neden hayatına yeniden başlayamadığını anlamaya çalışacaksın. Korkularınla yüzleşeceksin.
Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin senden daha önemli olduğunu düşünmeyeceksin. Bedenine, ruhuna ve aklına sahip çıkacaksın. Hak etmeyenin ardından yas tutup bunu aşka bağlayarak aşkın adını kirletmeyeceksin. Kendini tanıyacaksın; hem de çok iyi tanıyacaksın. Kimleri, neden ve niçin seçtiğini bileceksin. Kendini tanıma, yalnızca güçlü yanlarını görmek değil, seçimlerinin ve eksiklerinin de farkına varmaktır.
Sevgiyle aşkı birbirinden ayır
Hayatını gereksiz şeyler uğruna harcamayacaksın. Kalbinde yaşadığın her duyguyu aşk sanıp peşinden çöllere düşmeyeceksin. Aşkın adını ağzına almadan önce uzun uzun düşünecek, yüreğinle yüzleşeceksin. Sevgiyi, tutkuyu, şehveti, alışkanlığı, çekimi ve aşkı birbirinden ayırt edeceksin.
Gerçekleri anlayacak ve sonu ne olursa olsun kabul edeceksin. Bazen bildiklerin, öğrendiklerin acı verir. Onu da yaşayacaksın. Önce kendinin; ne olduğunun, nelere sahip olduğunun, gücünün ve yeteneklerinin farkına varacaksın. Bu hayatta ne istediğini düşünmek, değişimin ilk adımlarından biridir.
Ummak yetmez: harekete geç
Ummakla, dilemekle olmuyor; ayağa kalkacaksın! Her şeyden önce farkına varacaksın. Hangi öğretiye inanırsan inan, onu üstünkörü anlamayacaksın. Bir bilgiyi hayatında gerçekten uygulayamıyorsan, o bilgiye sahip olduğunu sanma yanılgısına kapılmış olabilirsin. Kendini kandırmayacaksın!
Yanlış hayatın peşinde koşmayacaksın. Sistem böyle çalışmıyor! Düşünce gücü, metafizik, parapsikoloji, yoga, meditasyon… Aklına ne geliyorsa, neye inanıp peşinden gidiyorsan, hayatında uygulamaya dönüşmediği yerde tıkanıp kalabilir. Kişisel gelişim ve farkındalık, yalnızca bir şeyler okumak ya da dilemek değil; anladığını yaşamında karşılık bulacak biçimde uygulamaktır.
Hayata yeniden başlamak için her şeyin bir anda değişmesini beklemeyeceksin. Önce ne yaşadığını görecek, sonra kendi payına düşen adımı atacaksın. Hayatın sana ne sunmasını bekliyorsun? Dün akşam hayalini kurduğun şeylerin sabah olunca gerçekleşeceğini mi umuyorsun?
Ummakla, dilemekle olmuyor. Ayağa kalkacaksın!
Can Yücel







