Mutluluk bir seçimdir. Birçoğumuz mutlu olmayı seçmek yerine mutsuzluk içinde kalmayı seçiyoruz. Peki, mutsuz olmak bu gerçeklikte neden mutlu olmaktan daha fazla karşılık buluyor? Kendimizi ifade etmek için mutsuzluğu kullanmanın değeri nedir?
Mutluluk bir seçim midir?
Bu soruyu sormak, yaşadığımız her şeyi yok saymak ya da kendimizi sürekli mutlu görünmeye zorlamak değildir. Mutsuzluk da hayatın bir parçasıdır. Ancak mutsuzluğu kendimizi anlatmanın tek yolu hâline getirdiğimizde, başka seçenekleri fark etmek zorlaşabilir. Mutlu olmayı seçmek, her koşulda neşeli olmak değil; içinde bulunduğumuz duruma başka bir açıdan bakmayı ve önümüzdeki olasılıkları görmeyi denemektir.
Bazen mutsuzluk tanıdık bir hâle gelir. Onu bırakmak, alıştığımız bakış açısından ve kendimizi ifade etme biçimimizden uzaklaşmak gibi gelebilir. Bu yüzden kendimize şu soruları sorabiliriz: Mutsuzluğu sürdürmek bana ne sağlıyor? Beni başka seçeneklerden alıkoyan bu hâli neden bu kadar hayati kıldım? Bu soruların cevaplarını bulmak, kendimizi yargılamak için değil, seçimlerimizi fark etmek içindir.
Mutsuzluk yerine mutluluğu seçmek
Bir durum karşısında yalnızca sorunlara odaklanmak yerine, orada bizim için neyin mümkün olduğunu da merak edebiliriz. Her durumda bizim için olan hediyeyi görüp oradan işlevsel olsaydık, beş yıl içinde hayatımız nasıl olurdu? Bu soru, yaşananları küçümsemeden yeni bir bakış açısı geliştirmeye davet eder.
Mutluluk tek bir karar verip bir daha mutsuz hissetmemek anlamına gelmez. Daha çok, mutsuzlukta kalmayı otomatik bir seçim hâline getirdiğimizi fark edip başka bir yolu da değerlendirebilmektir. Kendimizi mutsuzluk üzerinden tanımlamak yerine, o an bize neyin iyi gelebileceğini ve başka hangi seçeneklerin bulunduğunu sorabiliriz.
Bununla ilgili her şeyi yıkıp yaratımını iptal ediyorum.
POD & POC
Bununla ilgili her şeyi yıkıp yaratımını iptal ediyorum.
POD & POC