Images

Bütünsel Kinesiyoloji – PİKİ

KİNESİYOLOJİ NEDİR?

Farkındalık, otomatik düşünce kalıplarının sizi uyuşturmasından uyanmaktır. Kinesiyolojiye bu açıdan bakıldığında, bedenin verdiği tepkileri fark ederek kendimizle ve bizi etkileyen inançlarla ilgili sorular sormaya yarayan bir yaklaşım olarak ele alınır.

Genel bir tanımla kinesiyoloji, kas aktivitesini inceleyen alandır. PİKİ yaklaşımında ise kas testi, kişinin bilinçaltındaki inançları ve tepkileri hakkında farkındalık kazanmak için kullanılan bir iletişim aracı olarak anlatılır. Bu nedenle burada söz edilen kinesiyoloji kas testi, yazarın tarif ettiği uygulama çerçevesinde değerlendirilmelidir; tıbbi tanı koyma yöntemi değildir.

Images

EFT ile Sigara Bırakma: Uygulama Adımları

eft

EFT (Emotional Freedom Technique), Türkçede Duygusal Özgürleşme Tekniği olarak anılır. Bu yaklaşımda kişi, yaşadığı duyguya odaklanırken belirli noktalara parmak uçlarıyla hafifçe vurur. EFT’nin açıklamasında bu noktalar akupunktur meridyenleriyle ilişkilendirilir; uygulamanın amacı, olumsuz duygularla çalışmayı kolaylaştırmaktır. Buradaki adımlar, tekniğin genel bir tanıtımıdır; sigarayı bırakmayı garanti etmez.

EFT ile sigara bırakma çalışmasında başlangıç noktası, sigara içme isteğinin hangi durumlarla ve duygularla bağlantılı olduğunu fark etmektir. Kişi alışkanlığını sürdürürken kuşku, endişe, istek veya çeşitli engeller yaşayabilir. EFT ve sigara bağımlılığı arasındaki ilişkiyi bu duygular üzerinden ele alan alıştırma, yalnızca sigara içme davranışına değil, günlük stresi fark etmeye de odaklanır.

Images

İstediğiniz Sonuçları Elde Etmenin Yolları

Düşüncelerinizi değiştirirseniz, kaderinizi de değiştirirsiniz…

Etki düşünceniz, tepki ise bilinçaltınızın verdiği karşılıktır. Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü kitabında öne çıkan bu yaklaşım, bir dileği yalnızca istemekle kalmayıp zihinde nasıl taşıdığımızı da önemser. Düşünceleri değiştirerek sonuç elde etme yolları, bu bakışta önce zihinsel tutumu fark etmek, ardından isteği daha net ve güvenle ele almakla başlar.

Images

Kol Testi Nedir? Kas Testi Nasıl Yapılır?

Kol testi, diğer adıyla kas testi, bilinçli olarak istediklerimizle bilinçaltımızdaki düşünce ve inançların ne kadar örtüştüğünü araştırmak amacıyla kullanılan yöntemlerden biridir.

Çekim yasasıyla ilgilenen birçok kişi, bu yaklaşımın temel adımlarından biri olan isteme eylemini gerçekleştirdiği hâlde arzu ettiği sonuca ulaşamayınca sisteme olan güvenini kaybedip istemekten vazgeçebiliyor. Burada gözden kaçabilen noktalardan biri, bilinçli zihnimizle istediğimiz şeyle bilinçaltımızdaki inançların her zaman aynı yönde olmayabileceğidir.

Images

Psiko-kinesiyoloji nedir? Kas Testi Nasıl Yapılır?

Psiko-kinesiyoloji nedir?

     Bilinç ile bilinçaltı çatışmaları bizleri sabote eder. Mesela, bilinciniz bulunduğunuz ilişkiyi yürütmenizi, beklediğiniz terfiyi almanız gerektiğini ya da var olan bir hastalığınızı aşacağını söylerken bilinçaltı devreye girip yaşadığınız ilişkiye, umduğunuz terfiye layık olmadığınızı, hastalık durumunuzun ise sizin ilgi ve şefkat ihtiyacınızı karşıladığını söyler.
    Bu çatışma sonunda anlamsız bir tartışmayla ilişkiyi bitirme ya da farkında olmadan işinizle ilgili hata yapmanız söz konusu olur. Bilinçaltı inançlarımız, bilinçli inançlarımızı desteklemedikçe kendimizi sabote etmeye devam ederiz. Buna da kader, talihsizlik ya da şanssızlık deriz. Bilinçaltında ise ne tür inançlar barındırdığımızı bilmiyoruz ve inançlarımızın yüzde 99''u bilinçaltındadır. Bilinç ve bilinçaltımızdaki inançları uyumlu hale getirmek ise ancak psiko-kinesiyoloji ile mümkün. Kısaca Pi-Ki, bilinç ile bilinçaltı inançlarımızın birbirini desteklemesini sağlayarak evrensel enerjinin sevgi, bilgelik ve iyileştirici gücünü kendimiz ve başkalarının yararına kullanmamıza olanak tanıyan bir öğreti sistemi. Ayrıca bu eğitim, davranış ve alışkanlıklarımızı değiştirmede etkili bir yöntem.

Bilinçaltı bu kadar önemli mi?

    Hayatımız, inançlarımızın bir yansımasıdır. Ana rahmine düştüğümüz andan 6 yaşına kadar geçen sürede programlamalarımız bilinçaltında yerleşir. Geçmişe bağlı koşullanmaların sonucuyla çoğunlukla isteklerimizi hayata geçirmeyi bazı duygu ve davranışlarımızla engelleriz. Eğer yaşamımız sadece bilinçli düşüncelerle şekillenseydi, hayatımızın her alanında başarılı olmamız kolay olurdu. Çünkü bilinçli düşüncelerimizi ve inançlarımızı yeni bir bilgiyle, okuduğumuz bir kitapla, deneyimlerimizin istenmeyen sonuçlarını gördüğümüzde, irademizi kullanarak değiştirebilirdik. Bilinçaltı inançlarımız özsaygımızı, ilişkilerimizi, iş hayatındaki performansımızı, zihinsel ve ruhsal sağlığımızı önemli ölçüde etkiler. Amaçlarımızı gerçekleştirmek için bilinçaltının desteğine ihtiyacımız var.

Kas testi nedir?

  Biyo-kompüter ya da kısaca kas testi olarak tanımlayabiliriz.
     Kaslarda dolaşan yaşam enerjisinin gücü, değişik duygu hallerinde, olumlu ve olumsuz inançlarda, hoşlandığımız, hoşlanmadığımız şeylerde, doğru ya da yalan söylediğimizde farklılık gösterir. Kaslardan aldığımız tepki ile bilinçaltımızdaki inançlarla ilgili test yapar, sorunlarımızın asıl nedenini bulur ve değiştiririz. Bilincimiz, amaçlarımızı net bir şekilde görmemizi sağlar.
     Bilinçaltı ve süper bilinçle bağlantıya geçerken amaçların netliği çok önemlidir. Bilinçaltı, davranışlarımızın, inançlarımızın ve değerlerimizin deposudur. Tepkilerimiz ve alışkanlıklarımız bilinçaltı tarafından kontrol edilir. Süper bilinç ise bilinç ve bilinçaltı arasındaki uyumu sağlar, rehberlik eder, bunların niyetlerini netleştirir ve gerçekleşmesi için anlamlı tesadüfler yaratır.
   İşte kas testi de, zihnimizin bu üç seviyesi olan bilinç, bilinçaltı ve süper bilinç ile bağlantı kurarak bir iletişim yolu sağlar. Ayrıca bu teknikler bilinçli bir şekilde hedeflerimizi belirlemeyi, bilinçaltı programlarını keşfedip amaçlarımıza uygun hale dönüştürmeyi, süper bilincin rehberliğinden ve bilgeliğinden yararlanmayı sağlar
  


Images

İçsel Yalnızlık

Yalnızlığı açığa çıkaran birçok neden vardır. Gerçekte ise insan, yalnızlığı kalbinde taşır. Şüphe hayatı dinamik kılmada etkin bir rol üstlense de bir yönü hep yalnızlığı işaret eder. İnsan neden yalnız hisseder? Bu sorunun cevabını yalnızca çevresindeki insan sayısında ya da içinde bulunduğu mekânda aramak yeterli değildir. Bazen toplumsal ilişkilerin içinde de insan, kendi iç dünyasından uzaklaşmış ve kendini yalnız hissedebilir.

Yalnızlık yalnızca tek başına kalmak değildir

Binlerce yıldır toplumsallık, yalnızlığa ve yalnızlıktan doğduğu düşünülen “zafiyetlere” çare olma iddiasındadır. Bilinen dinsel, felsefi ve ahlaki değerlerin önemli bir bölümü de yalnızlıktan korunma düşüncesi çevresinde örülmüştür. Fakat bu korkuyla katmanlaşan toplumsallık, etkin ve vazgeçilmez bir düzene dönüştüğünde insanın iç dünyasında parçalanmalara yol açabilir. Çünkü yalnızlığı bastırmaya çalışmak, insanın kendine ait duygu ve düşünceleriyle bağını da zayıflatabilir.

Images

Ufak Şeyleri Dert Etmeyin: Anı Yaşamanın Önemi

“Geçmişi düşünmeden, anı değerlendiren, geleceği de kazanır.”

Kendimizi iyi hissetmemiz, büyük ölçüde içinde bulunduğumuz anı ne kadar yaşayabildiğimize bağlıdır. Bir gün ya da bir yıl önce yaşananlar ve yarın neler olabileceği zihnimizi meşgul edebilir; ancak şu anda var olduğumuz yer, yine şu andır. Hayat, geçmişte ya da gelecekte değil, içinde bulunduğumuz zamanda akıp gider.

Geçmiş ve gelecek bugünü gölgelediğinde

Çoğumuz, aynı anda pek çok şeyi dert etme konusunda ustalaşmışızdır. Geçmişte yaşadığımız sorunları yeniden düşünür, gelecekte karşılaşabileceğimiz güçlükler için kaygılanırız. Bu düşünceler şimdiki ana hükmettikçe kaygı ve ümitsizlik artar; hayatın tadını çıkarmayı, önceliklerimizi ve mutluluğumuzu ileri bir tarihe bırakırız.

Kendi kendimize, gelecekte “bir gün” her şeyin bugünden daha iyi olacağını söyleyebiliriz. Fakat dikkatimizi sürekli o güne çevirdiğimizde, beklediğimiz zaman bir türlü gelmez. Biz başka planlar yapmakla meşgulken çocuklarımız büyür, sevdiğimiz insanlar bizden uzağa taşınır, kimi hayatımızdan ayrılır. Bedenimiz değişir, hayallerimiz de zamanla uzaklaşabilir. Böylece daha iyi bir zamanı beklerken, elimizdeki hayatı ıskalarız.

Bu nedenle geçmişi ve geleceği düşünmeden yaşamak, yaşananları tümüyle yok saymak ya da yarın için hiçbir şey planlamamak anlamına gelmez. Asıl mesele, geçmişin ve geleceğin bugünkü dikkatimizi bütünüyle ele geçirmesine izin vermemektir. Geçmiş geride kalmıştır; gelecek ise henüz yaşanmamıştır. Şu anda sahip olduğumuz zaman, içinde bulunduğumuz andır.

Hayatı bir prova gibi yaşamayın

Çoğu insan hayatını, sanki gelecekte giyeceği bir elbisenin provasıymış gibi yaşar. Oysa hayat, asıl yaşama başlamadan önce yapılan bir hazırlık değildir. Kimsenin yarın burada olacağına dair güvencesi yoktur. Kontrol edebildiğimiz tek zaman şu andır; bu yüzden dikkatimizi yaşadığımız ana verebilmek önemlidir.

Zihnimiz gelecekte olabileceklerle dolduğunda korkular da büyüyebilir: İleride parasız kalmaktan, çocuklarımızın başının derde girmesinden, yaşlanmaktan ya da ölmekten endişe duyabiliriz. Bu olasılıkları tekrar tekrar düşünmek, şu anda gerçekleşenleri görmemizi zorlaştırır. Henüz yaşanmamış bir günün kaygısı, bugün sahip olduğumuz zamanı elimizden alabilir.

Şimdiki ana odaklanmak

Korkuyla mücadele etmenin en iyi yollarından biri, dikkati yeniden şimdiki zamana döndürmektir. Şimdiki ana odaklanmak, bulunduğunuz yere ve o anda yaptığınız şeye dikkat vermeye çalışmak demektir. Zihniniz geçmişteki bir soruna ya da gelecekteki bir endişeye kaydığında, dikkatinizi nazikçe tekrar bugüne çevirebilirsiniz.

Bu yaklaşım, her sorunun bir anda ortadan kalkacağı anlamına gelmez. Ancak henüz yaşanmamış ihtimallerin bütün gününüzü yönetmesini önlemeye yardımcı olabilir. Anı yaşayarak kaygıyı azaltmak, geleceği düşünmeyi bırakmak değil; geleceğe dair kaygıların şu anı bütünüyle gölgelemesine izin vermemektir. Dikkatinizi bugün yapabileceklerinize ve bulunduğunuz ana vermek, zihninizi korkulardan uzaklaştırabilir.

Ufak şeyleri dert etmemek de bu farkındalığın bir parçasıdır. Her ayrıntıyı aynı anda çözmeye çalışmak yerine, önünüzdeki ana dönün. Hayatın önemli anları yalnızca büyük olaylardan ibaret değildir; gündelik zaman da yaşanmaya değerdir. Mutluluğu sürekli gelecekteki bir tarihe ertelemek yerine, bugün neler olup bittiğini fark etmeye çalışın. Gayretinizin karşılığını fazlasıyla alacaksınız.

Ufak Şeyleri Dert Etmeyin
Dr. Richard Carlson