Images

Değerler Prensibi Nedir?

Değerler Prensibi

Her zaman hayalini kurduğunuz, ilham veren ve tatmin edici bir hayata erişebilmek için atmanız gereken en önemli adım nedir? İlk akla gelen cevaplar çoğu zaman somut hedeflerdir: Para biriktirmeye başlamak, daha iyi bir iş bulmak ya da terfi almak. Belki hayat arkadaşınızı bulmayı, çocuk sahibi olmayı veya evliliğinizi iyileştirmeyi düşünürsünüz. Okula devam etmek, seyahate daha çok vakit ayırmak ya da maneviyatla ilgili konulara yönelmek de isteyebilirsiniz.

Bu adımların her biri hayatınızı güzelleştirebilir ve ona anlam katabilir. Ancak hiçbiri tek başına, aradığınız tatminin garantisi değildir. Değerler prensibi, yalnızca neyi elde etmek istediğinize değil, sizin için gerçekten neyin önemli olduğuna da bakmanızı önerir. Çünkü önceliklerinizi ve size gerçekte neyin ilham verdiğini anlamadan hedeflerinizi başkalarının beklentilerine göre seçebilirsiniz.

Images

Öz-Değerini Yükseltme Atölye Çalışmaları

  Hayat bize her şeyi sunar.

Ancak bizim ondan aldığımız kabımızın büyüklüğü kadardır.

Kabımızın büyüklüğünü ise bizim neyi ne kadar alıp kabul etmeye istekli ve gönüllü olmamız belirler.


Bunu belirleyen şeyse kendimizle ilgili bakış açılarımız ve bu dünyadaki kendimize biçtiğimiz değerdir.

Bu değer bizim öz-değerimizi oluşturur. Ve öz değerimiz ne kadar aşağıdaysa kendimizi çok rahat elde edebileceğimiz birçok şeyden mahrum ederiz.

Bunun ötesine geçmek ister misiniz?

İstediğinize ulaşmanıza engel olan öz değer eksikliğinizin kaynaklarının farkına varabilmek ve bunlardan kolaylıkla kurtulmanın yöntemini öğrenmek ister misiniz?

Bu çalışma size göre!!!!

Bildikleriniz değil YAPABİLDİKLERİNİZ yaşamınızda fark yaratır.

 

Atölye Çalışması 4 Farklı Konuda Olacaktır.

Değerlerimizin Tespiti 

Aile ile Enerji Dengeleme Çalışması

Para Blokajları Çalışması

Hedef ve Vizyon Çalışması

Images

Ben Dahiyim!

“Başkalarını bilmek bilgeliktir. Kendini bilmek aydınlanmadır.”

Lao Tzu

Özdeğer, insanın kendini başkalarının övgüsüne ya da eleştirisine göre ölçmeden, kendi varlığını ve yapabileceklerini kabul edebilmesidir. John Demartini’nin yaklaşık 15 yıl önce özdeğer ve doğuştan gelen deha üzerine yaptığı bir konuşmanın ardından yaşadığı olay, bu kabulün neden önemli olduğunu anlatıyor.

“Ben bir dâhiyim” demek neden zor gelebilir?

Konuşmadan sonra bir toplantı planlayıcısı Demartini’ye, “Doktor Demartini, konuşmanıza bayıldım. Ben bir toplantı planlayıcısıyım ve eğer ilgilenirsen senin için bir dizi konuşma ayarlayabilirim.” dedi. Demartini de “Harika, hadi yapalım” diye karşılık verdi.

Images

Kendi Değerinizi Yükseltin

“Bir insanın kaderini belirleyen ya da daha doğrusu gösteren, kendisi hakkında ne düşündüğüdür.”

Henry David Thoreau

Öz değer, kendiniz hakkında ne düşündüğünüzle başlar

Bu dünyada, nihayetinde tam olarak hak ettiğinizi düşündüğünüz şeyi alırsınız; ne eksik ne fazla. Bu düşünce, insanın kendisi hakkında taşıdığı yargıların ve beklentilerin yaşamına nasıl yön verebildiğini anlatır. Kendinize biçtiğiniz değer; neyi mümkün gördüğünüzü, hangi fırsatlara açık olduğunuzu ve kendi yaşamınız için nasıl bir standart belirlediğinizi etkiler.

Images

Evren Olduğu Şekliyle Muhteşemdir: Şükür ve Kabul

Evren olduğu şekliyle muhteşemdir. Büyük, organize tasarım onu olduğu gibi var etmiştir. Bizler kimi zaman evrenin nasıl olması gerektiğine dair hayallere kapılırız. Gerçeklik hayallerimize uymadığında ise kendimize eziyet ederiz. Bu, kendi yarattığımız bir cehennemdir.

Buradaki düşünce, yaşanan her şeyi sorgusuzca onaylamak değil; hayatı yalnızca kendi beklentilerimize göre biçimlendirmeye çalışmanın yarattığı ıstırabı fark etmektir. Gerçekçi olmayan beklentiler gerçekleşmediğinde, insan mevcut olanı görmekte zorlanabilir. Oysa evreni olduğu gibi kabul etmek, hayallerden vazgeçmek anlamına gelmez. Beklentilerimizin karşılanmaması yüzünden kendimize yüklediğimiz acıyı azaltmaya ve içinde bulunduğumuz duruma daha açık gözlerle bakmaya davet eder.

şükür

Şükür duygusu ve içsel huzur

Bence cehennem, gerçekçi olmayan beklentilerimiz gerçekleşmeyince kendimize çektirdiğimiz ıstıraptır. Şükran duygusundan uzaklaştığımızda, kimi din adamlarının cehennem diye adlandırdığı şeyi yaşarız. Şükürle doluyken ise içsel cennetimize kavuşuruz. Bu bakışta şükür, yalnızca iyi giden şeyler için söylenen bir teşekkür değil; yaşamın bütününü, zıtlıklarıyla birlikte görebilme ve mevcut olana değer verebilme hâlidir.

Şükür duygusu ve mutluluk arasındaki bağ da bu düşüncede anlam kazanır: İnsan her şeyin istediği gibi olmasını beklemek yerine, elindekileri fark ettiğinde bakışını eksikliklerden başka olasılıklara çevirebilir. Bu, üzüntünün ya da zorluğun yok sayılması değildir. Tam tersine, hayatın yalnızca keyifli yanlardan oluşmadığını kabul ederek duygulara ve yaşananlara daha geniş bir çerçeveden bakmaktır. Şükür, bu nedenle her koşulda mutlu görünme zorunluluğu değil, deneyimin bütününü görebilme fırsatıdır.

Hayallerin esiri olmadan zıtlıkları kabul etmek

Birçok kişi tek taraflı hayallerinin, fantezilerinin esiri olur. Onlara esrar gibi bağımlı hâle gelir. Bir kere bağımlı olduktan sonra imkânsız hayalleri gerçekleşmediğinde kaçınılmaz olarak yoksunluk sendromu yaşamaya başlarlar. Bu anlatım, gerçekleşmesini istediğimiz tek bir sonuca bütünüyle tutunmanın bizi nasıl kırılganlaştırabileceğine dikkat çeker: Beklenti ne kadar katıysa, hayat farklı bir yönde ilerlediğinde hayal kırıklığı da o kadar ağır hissedilebilir.

Metinde, bazı kültürlerde uyuşturucu kullanımının yaygınlığı da insanların acı olmadan zevke, üzüntü olmadan mutluluğa ve kötülük olmadan iyiliğe sahip olma arzusuyla ilişkilendirilir. Bu, John Demartini’nin pasajındaki düşüncedir; hayatın zıt kutuplarını birbirinden ayırma isteğine yönelik bir eleştiri olarak okunabilir. İnsanlar böyle davranmadıklarında kendilerinde bir tuhaflık olduğunu düşünmeye koşullanabilir. Oysa metnin vurgusu şudur: Sizde bir tuhaflık yok. Zıt kutupların dengesiyle sizler mükemmelsiniz.

Şükür etkisi üzerinde ustalaşmak, her şeyi olumluya yormak ya da hayal kurmayı bırakmak değildir. Hayallerimizi, gerçekleşmediğinde bizi cezalandıran katı şartlara dönüştürmemek; yaşamı yalnızca bir tarafıyla değerlendirmemeyi hatırlamaktır. Kendinize sarılın, bağımlılık yanılsamasından kurtulun ve şükür duygusunu geliştirmek için kendinize fırsat tanıyın. Bu yaklaşım, evrenin bizim istediğimiz biçimde olmasını beklemek yerine, onu olduğu hâliyle görebilmemize yardımcı olan bir davettir.

Kaynak

İçimizden Doğan Güç - Şükür Etkisi
John Demartini


Daha fazla kişisel gelişim bilgisi ve yaratım aracı için kitaplarımı satın alabilirsiniz.
şükür

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı

İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş ikinci baskı · 312 sayfa

şükür

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Bilinçli Yaratma Sanatı
Daha iyi bir yaşam için · 256 sayfa

Kitapları temin için: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/WhatsApp: 0 553 06 00 464

Images

Bütün zenginlikler zihinde başlar.

Bütün zenginlikler zihinde başlar, servet parada değil düşüncededir.

Robert Collie

Para bilinci, yalnızca ne kadar kazandığımızla değil; emeğimizi, sunduğumuz hizmeti ve karşılığında aldığımız parayı nasıl değerlendirdiğimizle de ilgilidir. “Zenginlik zihinde başlar” düşüncesi, paranın tek başına serveti açıklamadığını; kişinin kendine ve yaptığı işe verdiği değerin de bu bakışın bir parçası olduğunu hatırlatır.

Images

Borçlarınız İçin Şükran Duymak

Şimdiye kadar para kazanmak, takdir etmek, biriktirmek ve yatırım yapmak hakkında konuştuk. Şimdi ise sıra daha çetrefilli bir konu olan borca geldi. Borç, çoğu zaman yalnızca ödenmesi gereken bir miktar olarak görülür; bu bakış da ödeme anını kaygı ve yük duygusuyla ilişkilendirebilir. John Demartini’nin burada aktarılan yaklaşımı, borca bakışımızı yeniden şekillendirmeyi ve ödeme sırasında şükran duygusuna da yer açmayı öneriyor.

Borç için şükran duymak ne anlama gelir?

Borç fikrini kafanızda yeniden değerlendirebilirsiniz. Borçlu olduğunuz kişiyi ya da bankayı, size güvenerek kaynak sağlayan bir yatırımcı gibi düşünün. Aldığınız krediyle veya yaptığınız alışverişle bir ürün ya da hizmete daha önce erişmiş olabilirsiniz. Demartini’nin bakışında, bu imkânı ve size duyulan güveni hatırlamak şükran için bir başlangıç noktasıdır. Belki onlar size, sizin kendinize güvendiğinizden daha fazla güvendiler. Bu, şükran duygusunu hak etmiyor mu?