şükür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Evren Olduğu Şekliyle Muhteşemdir: Şükür ve Kabul

Evren olduğu şekliyle muhteşemdir. Büyük, organize tasarım onu olduğu gibi var etmiştir. Bizler kimi zaman evrenin nasıl olması gerektiğine dair hayallere kapılırız. Gerçeklik hayallerimize uymadığında ise kendimize eziyet ederiz. Bu, kendi yarattığımız bir cehennemdir.

Buradaki düşünce, yaşanan her şeyi sorgusuzca onaylamak değil; hayatı yalnızca kendi beklentilerimize göre biçimlendirmeye çalışmanın yarattığı ıstırabı fark etmektir. Gerçekçi olmayan beklentiler gerçekleşmediğinde, insan mevcut olanı görmekte zorlanabilir. Oysa evreni olduğu gibi kabul etmek, hayallerden vazgeçmek anlamına gelmez. Beklentilerimizin karşılanmaması yüzünden kendimize yüklediğimiz acıyı azaltmaya ve içinde bulunduğumuz duruma daha açık gözlerle bakmaya davet eder.

şükür

Şükür duygusu ve içsel huzur

Bence cehennem, gerçekçi olmayan beklentilerimiz gerçekleşmeyince kendimize çektirdiğimiz ıstıraptır. Şükran duygusundan uzaklaştığımızda, kimi din adamlarının cehennem diye adlandırdığı şeyi yaşarız. Şükürle doluyken ise içsel cennetimize kavuşuruz. Bu bakışta şükür, yalnızca iyi giden şeyler için söylenen bir teşekkür değil; yaşamın bütününü, zıtlıklarıyla birlikte görebilme ve mevcut olana değer verebilme hâlidir.

Şükür duygusu ve mutluluk arasındaki bağ da bu düşüncede anlam kazanır: İnsan her şeyin istediği gibi olmasını beklemek yerine, elindekileri fark ettiğinde bakışını eksikliklerden başka olasılıklara çevirebilir. Bu, üzüntünün ya da zorluğun yok sayılması değildir. Tam tersine, hayatın yalnızca keyifli yanlardan oluşmadığını kabul ederek duygulara ve yaşananlara daha geniş bir çerçeveden bakmaktır. Şükür, bu nedenle her koşulda mutlu görünme zorunluluğu değil, deneyimin bütününü görebilme fırsatıdır.

Hayallerin esiri olmadan zıtlıkları kabul etmek

Birçok kişi tek taraflı hayallerinin, fantezilerinin esiri olur. Onlara esrar gibi bağımlı hâle gelir. Bir kere bağımlı olduktan sonra imkânsız hayalleri gerçekleşmediğinde kaçınılmaz olarak yoksunluk sendromu yaşamaya başlarlar. Bu anlatım, gerçekleşmesini istediğimiz tek bir sonuca bütünüyle tutunmanın bizi nasıl kırılganlaştırabileceğine dikkat çeker: Beklenti ne kadar katıysa, hayat farklı bir yönde ilerlediğinde hayal kırıklığı da o kadar ağır hissedilebilir.

Metinde, bazı kültürlerde uyuşturucu kullanımının yaygınlığı da insanların acı olmadan zevke, üzüntü olmadan mutluluğa ve kötülük olmadan iyiliğe sahip olma arzusuyla ilişkilendirilir. Bu, John Demartini’nin pasajındaki düşüncedir; hayatın zıt kutuplarını birbirinden ayırma isteğine yönelik bir eleştiri olarak okunabilir. İnsanlar böyle davranmadıklarında kendilerinde bir tuhaflık olduğunu düşünmeye koşullanabilir. Oysa metnin vurgusu şudur: Sizde bir tuhaflık yok. Zıt kutupların dengesiyle sizler mükemmelsiniz.

Şükür etkisi üzerinde ustalaşmak, her şeyi olumluya yormak ya da hayal kurmayı bırakmak değildir. Hayallerimizi, gerçekleşmediğinde bizi cezalandıran katı şartlara dönüştürmemek; yaşamı yalnızca bir tarafıyla değerlendirmemeyi hatırlamaktır. Kendinize sarılın, bağımlılık yanılsamasından kurtulun ve şükür duygusunu geliştirmek için kendinize fırsat tanıyın. Bu yaklaşım, evrenin bizim istediğimiz biçimde olmasını beklemek yerine, onu olduğu hâliyle görebilmemize yardımcı olan bir davettir.

Kaynak

İçimizden Doğan Güç - Şükür Etkisi
John Demartini


Daha fazla kişisel gelişim bilgisi ve yaratım aracı için kitaplarımı satın alabilirsiniz.
şükür

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı

İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş ikinci baskı · 312 sayfa

şükür

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Bilinçli Yaratma Sanatı
Daha iyi bir yaşam için · 256 sayfa

Kitapları temin için: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/WhatsApp: 0 553 06 00 464

Images

Sözlerimize Dikkat Edelim


Sözlerimiz çok güçlü.

Sözlerimizle hayatımızı şekillendiriyoruz.

Geçen gün markette kasada beklerken, iki kişinin sohbetine kulak misafiri oldum.

Gördükleri harikulade bir araba hakkında konuşuyorlardı.

Birden birisinin diğerine, “Yaa, 40 yıl didinsek, böyle bir arabaya asla sahip olamayız.” dediğini başımdan aşağı kaynar sular dökülerek duydum.

Dönüp, bu kişiye “Söyleme şu sözleri yaa!!!” dememek için kendimi zor tuttum.

İşte çekim yasası öğretmeni olmanın bazı zararları.

Sevgili öğrencilerim, arkadaşlarım, benim onları bu şekilde uyarmamı kabul edebilirler ama sokaktaki, marketteki insanlara bu şekilde yaklaşmam mümkün olamıyor maalesef.

Sözlerinin, kararlarının, inançlarının hayatlarını şekillendirdiğini pek çok insan maalesef bilmeden, bu şekilde cahil cahil konuşuyorlar ve cahil cahil yaşıyorlar.

Aynı bizim bir zamanlar yaşadığımız gibi.

“Yaa, 40 yıl didinsek, böyle bir arabaya asla sahip olamayız.”

Bu şekilde konuşmak bizim gibi çekim yasasını bilen, anlayan kişilere artık yasak.
Dileklerimize TEZ zamanda kavuşmak istiyorsak, sözlerimize dikkat etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.

Nasıl mı dikkat edeceğiz?

1.  “Asla” “Hep” “Hiç” “Her zaman” türünden sözlerimize dikkat edip, bunların dileklerimizle uyumlu olup olmadığına, onlarla çelişip çelişmediğine bakalım.

Bunları hep, dileklerimizle uyumlu olacak ve onlarla çelişmeyecek şekillerde kullanalım.

Örnek:

“40 yıl didinsek, böyle bir arabaya asla sahip olamayız.” değil de, “Ne güzel arabaydı. Allah’ın izni ve yardımıyla bizim de olur inşallah.” (veya olabilir, olsun, olmasını dilerim,vb.) şeklinde konuşalım ve buna yürekten inanalım. 

2 “Hastayım” “İyi değilim” “Kötüyüm.” ve benzeri söz ve inançlarla hastalıkları daha da fazla çekmeyelim.

Hayatta belki de üzerimizde en etkili olan sözlerimiz, “………..yım.” şeklinde söylediğimiz sözler oluyor.

Allah’ın bize verdiği bu gücü, bu son derece etkili aracı doğru kullanalım.

3. “Nefret” kelimesini sözlüğümüzden çıkartalım.

Sevgi, şükür, affetme, af dileme sözlüğümüzdeki en temel kelimeler olsun.

4. Bol bol “harika” “harikulade” “fevkalade” “mükemmel” “çok güzel” “çok sevindim.” “çok mutlu oldum” şeklinde beğeni, mutluluk, şükür ifade eden sözler söyleyelim.

5. Ağzımızı açıp gözümüzü yummayalım. Sözlerimizi bilerek sarfedelim. Kalbimizden konuşalım.

Ve kalbimizde hep sevgi, anlayış, şükür, af dileme, affetme olmasına dikkat edelim.