Hayalleri Gerçekleştirmek: Hedeflerin Peşinden Gitmek
Hayalleri gerçekleştirmek, yalnızca istediğimiz sonucu zihnimizde canlandırmak değildir; o hayale inanırken bugün atabileceğimiz adımları da görmektir. Hayallerin peşinden gitmek, hedefimize doğru ilerlerken kendimizi ve koşullarımızı dürüstçe değerlendirmeyi gerektirir. Başkalarının sözleriyle karşılaştığımızda verdiğimiz tepki de bu yolculukta kendimize dair önemli bir işaret olabilir.
Birileri sizinle dalga geçtiğinde sakin ve berrak kalabiliyorsanız, bu, hayalinize olan inancınızın sağlam olduğunu ve kendinizi o hayalin gerçekleştiği noktada görebildiğinizi gösterebilir. Bu, eleştirileri hiç duymamak anlamına gelmez. Duyduklarınızı hemen kişisel bir saldırı gibi algılamadan değerlendirebilir, işinize yarayan kısmı alıp yolunuza devam edebilirsiniz.
Öte yandan, alay edildiğinde kendinizi kırılmış hissedip hemen savunmaya geçiyorsanız hayalinize gereğinden fazla bağlanmış olabilirsiniz. Belki de kurduğunuz hayal, mevcut koşullarınızla veya gerçekten istediğiniz şeyle yeniden değerlendirilmelidir. Onu daha mütevazı, daha anlaşılır ve adımlarını belirleyebileceğiniz bir hedef hâline getirmek, hayalinizden vazgeçmek demek değildir. Her iki tepki de kendinizi tanımanız ve hedefe daha bilinçli yönelmeniz için bir fırsat olabilir.
Kuşkular, engeller ve hedefe ulaşmak
Hayallerimize odaklanmadığımız zamanlarda dikkatimizi şüphelere ve sorunlara verebiliriz. Çiçeklere bakmadığımızda dikenleri daha çok görürüz. Dâhiler, kendi kalplerindeki çiçeklere odaklanır ve deneyimlerinden buketler derler. Dehasını uyandıramamış kişiler ise dikenlere, korkulara ve kuşkulardan doğan dikkat dağınıklığına kapılabilir. Buradaki mesele sorunları yok saymak değil, onların bütün dikkatimizi ve yön duygumuzu ele geçirmesine izin vermemektir.
Benim de kendime güvenimin azaldığı zamanlar oluyor. Bazen kendimi önemsiz hissediyorum; fakat bu da oyunun bir parçası. Bu duygu, kendini fazlasıyla önemli gören yanımı dengeliyor. Böyle zamanlarda algılarımı yeniden amacıma yöneltiyorum. Kuşkular, yolculuk sırasında beni destekleyebilir; her şeyi yapabileceğimi sandığım anlarda merkezde kalmama yardım eder. Bu anları yaşamak hayallerden uzaklaşmak zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Aksine, onları kendimizi dengelememize yardımcı olan birer hediye gibi görebiliriz.
Dikenler, çiçeklerinizin berraklığıyla ters orantılıdır. Sorunlar bazen gözümüzü hedeften ayırdığımızda olduğundan daha büyük görünür. Hayalinize doğru attığınız her adım sizi daha yaratıcı, daha ilham dolu ve daha becerikli kılabilir; çünkü ilerledikçe deneyim kazanır ve bir sonraki adımı daha iyi görürsünüz. Herkesin bir hayali vardır. Fark yaratan, o hayali tekrar tekrar ele alıp ona uygun adımları atmaktır. Hedeflere ulaşmak için hayali yalnızca istemek değil, onu eylemle ilişkilendirmek gerekir.
Hayal ile fantezi arasındaki fark
Bir keresinde bir gazeteci, röportaj sırasında Donald Trump’a, “Rüya gibi bir hayatınız var, değil mi?” diye sordu.
Trump, “Hayır, hayatım rüya gibi değil. Rüya, bir hayaldir, bir fantezidir; fanteziyi hayal eder ama asla yaşayamazsınız. Ben ise hayallerimdeki hayatı yaşıyorum, çünkü her an onlarla ilgili planlar yapıp aksiyon almaya devam ediyorum,” diye cevap verdi.
Bu sözdeki hayal ile fantezi arasındaki fark, düşüncenin eylemle kurduğu ilişkide belirginleşir. Fantezi, gerçek hayatımızla karşılaştırdığımızda ulaşılması mümkün görünmeyen bir yanılsamaya dönüşebilir. Bu yaklaşımda, gerçeklikle bağı kurulmadan sürdürülen beklentiler hayal kırıklığı yaratabilir. Hayal ise hayatımızda hedef olarak belirleyip ona doğru ilerleyebileceğimiz bir yön sunar. Bir hayali gerçekçi adımlara dönüştürmek, her şeyin hemen gerçekleşeceğini varsaymak değil; plan yapmak, denemek ve gerektiğinde hedefi yeniden değerlendirmektir.
Bu nedenle hedefe ulaşmak için motivasyon yalnızca kendimize sürekli “başaracağım” demekten ibaret değildir. Neyi istediğimizi netleştirmek, bugün atabileceğimiz adımı seçmek ve yol boyunca ortaya çıkan kuşkuları da değerlendirmek gerekir. Hayalinize bağlı kalırken yöntemlerinizi gözden geçirmek, hem kararlılığı hem de esnekliği birlikte taşımaya yardımcı olur.
Hayalinize doğru bir adım atın
Bu gece uyumadan önce kendinize, yarın hayalinizi gerçekleştirmek adına bir adım daha atacağınıza dair söz verin. Bu adımın büyük olması gerekmez; önemli olan hayalinizi gündelik yaşamınızda karşılığı olan bir hedefle buluşturmaktır. Hayalinizi zihninizde ne kadar net görürseniz, yaratıcı dehanız da o kadar gelişir. Dengeyi gördüğünüzde iç sesiniz daha duyulur, içsel vizyonunuz berraklaşır. Böylece önünüzdeki engelleri aşmak ve hedefinize ulaşmak için gereken güç ve cesareti bulabilirsiniz.
Alıştırma
Size ilham vermesi için dünyanın en büyük dâhilerinin; filozofların, oyuncuların, bilim insanlarının, müzisyenlerin ve politikacıların biyografilerini okuyun. İnsanlığa miras bırakanların hayatlarına bakarken, onların yolculuklarının da inişler ve çıkışlarla dolu olduğunu görebilirsiniz. Böylece onlarla aranızdaki farkın sandığınız kadar büyük olmadığını fark etmek ve kendi yolculuğunuza başka bir gözle bakmak mümkün olur.
Elinizi tutkal dolu bir kavanoza sokarsanız bir kısmı elinize yapışır. Bu dâhilerin hayatlarını okurken de onların dehalarından bir kısmı size yapışır. Başkalarının deneyimlerini okumak, kendi hayalinizi onlarınkiyle değiştirmek için değil, kendi yolunuzda size ilham verecek noktaları bulmak içindir.
Güç ve bilgelik sözleri
Kendimle konuşurken, bir dâhiyle konuşuyormuş gibi saygılı konuşuyorum.
Tanıdığım herkesin içindeki dâhiyi ararım.
Yaşadığım her şeyin amacımla olan bağlantısını görürüm ve hayatım ilhamla doludur.
Korktuğum o karanlık kapının eşiğinden geçip ışığı açıyorum.
Kalbimi dinlerim, o da benim dehamı uyandırır.
Deham beni gündelik yaşamın yanılsamalarının ötesine taşır.



0 yorum: