Images

Kendi Önümüzden Çekilmek – Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Yaşamımızı zorlaştıran kişi, çoğunlukla kendimizden başkası değildir. Bunu fark etmediğimizde, kendi düşüncelerimizin ve seçimlerimizin beslediği bir kısır döngünün içinde kalabiliriz. Bazen önümüzdeki engel, istediğimiz şeye ulaşamamamız değil; ulaştığımızda onu kendimize yakıştıramamamızdır.

Bilinçli yaratma ve peşinden koştuğumuz duygular

Zihinsel bir dünyada yaşıyoruz. Çoğu zaman yaptıklarımızın, isteklerimizin ve arzularımızın ardında bir duyguya ya da hisse ulaşma isteği bulunuyor. Bazen aradığımız his, çocukluğumuzda eksikliğini duyduğumuz bir şeyle bağlantılı olabiliyor. Fakat peşinden koştuğumuz şeyin bize hangi duyguyu vereceğini fark etmezsek, o hedefe neden bu kadar bağlandığımızı da göremeyebiliriz. Böylece uzun zaman harcayıp yine de aradığımız tatmine ulaşamadığımız bir döngüye girebiliriz.

Bilinçli yaratma, bu anlatıda yalnızca bir hedefe yönelmek değil; hedefin ardındaki düşünce ve duyguları da fark etmek anlamına geliyor. Kendimize sormamız gereken soru şudur: İstediğim şeye yaklaşırken kendimi destekliyor muyum, yoksa değersiz ve yetersiz olduğuma dair inancımı mı tekrar tekrar doğrulamaya çalışıyorum?

Yetersizlik inancı ve kendini sabote etme nedenleri

Diş hekimliği fakültesinde okuyan biriyle birkaç kez sohbet ettik. İlk konuşmamızda okulu bitirmekte zorlanıyordu. Değersizlik ve yetersizlik duyguları nedeniyle diş hekimi olmayı kabullenemiyor, mezuniyete doğru ilerlerken içsel bir direnç gösteriyordu. Kendini yeteneksiz olarak etiketliyor; yaptığı işlerde yetersiz kaldığını ve sürekli hata yaptığını kendisine telkin ediyordu.

Oysa her işinde başarısız olması mümkün değildi. Öyle olsaydı Diş Hekimliği Fakültesi’ni kazanması ve alt sınıfları geçmesi de mümkün olmazdı. İlk konuşmamızda bu düşünce kalıpları üzerinde çalıştık; ardından okuldan mezun oldu. Ancak bir sorunun bir alanda görünür hâle gelmesi, onun bütünüyle çözüldüğü anlamına gelmeyebiliyor.

İkinci konuşmamızda bu kez işe başlama konusundaki kararsızlığından söz etti. Diş hekimliği yapmak istemiyordu ve daha önce karşılaştığımız yetersizlik düşüncelerine geri dönmüştü. Burada kendini sabote etme, yalnızca bir işi yapmamak değil; kişinin kendi yeterliliğini sürekli sorgulayarak başarı ihtimalini daha başlamadan gölgelemesi biçiminde ortaya çıkıyordu.

Kendisine şunu sordum: “Kendini yetersiz olduğuna inandırarak yaşamında ne yaratmaya çalışıyorsun? Ne elde etmeye çalışıyorsun?” Bu soru, davranışın arkasındaki amacı görmeye davet ediyordu. Çünkü bazen kendimizi eksik görmek, başarısızlık ihtimaline karşı bir açıklama hazırlamak ya da başkalarının bizden beklentisini düşürmek gibi sonuçlar doğurabiliyor. Bunlar, bu örnekte üzerinde durduğumuz kendini sabote etme nedenleri arasındaki düşünce biçimleriydi.

Başarıyı kabullenememek: İngilizce sınavından bir hikâye

Ona kendi hayatımdan bir hikâye anlattım. Liseye başladığım ilk yıl, İngilizce dersinin ilk sınavında tam puan alan tek kişiydim. Normal bir ortaokuldan gelmiştim ve İngilizcem o koşullarda olduğu kadar iyiydi. Öğretmen beni çağırıp tebrik etti. Ben ise bu başarıyı kabul etmek yerine hemen bir açıklama buldum: “Altyapım iyi değil. Sorular kolaydı ve bildiğim yerden geldi. O yüzden on aldım.”

Aslında bu sözlerle kendime güvenmediğimi ve bir sonraki sınavda benden aynı başarıyı beklememeleri gerektiğini söylüyordum. Başarımı tesadüf gibi gösterip kendimi haklı çıkardım. Sonraki sınavlarda bir daha tam puan alamadım. Başarıyı kabullenememek, o an elde ettiğim sonucu küçültmeme ve kendi kapasitemi görmezden gelmeme yol açmıştı.

Bugünkü aklım olsaydı, o sonucu sevgiyle kabul eder, sonraki sınavlara daha çok çalışır ve İngilizcemi geliştirmeye devam ederdim. Orada aldığım karar, yaşamım boyunca uyguladığım bir düşünce biçimine dönüştü. Bu karar, dil öğrenme konusunda başarılı olmamın önünde bir engel oldu. Ona da şöyle dedim: Başarıyı açıklayıp geçmek yerine kabul etseydim, onu geliştirmek için bir başlangıç noktası olarak görebilirdim.

Hikâyemi dinleyince, “Ben de aynısını yapıyorum. Başarılı olduğumda ‘Sorular kolaydı’ ya da ‘Bildiğim yerden geldi’ diyorum,” dedi. Üniversite sınavında tıp fakültesini kazanacak puana yaklaşmışken denemelerde iyi sonuçlar almış; ardından “Deneme ile gerçek sınav farklı olur” telkiniyle kendini sabote etmişti. Sınavlarda düşük puanlar almış ve diş hekimliğini üçüncü yılında kazanmıştı. Benim hikâyemdeki gibi, başarıyı küçümsemek ve olumsuz beklentiye tutunmak, kişinin kendisi hakkında kurduğu anlatıyı etkileyebiliyordu.

Kendimize hangi düşünceleri referans alıyoruz?

“Bütün bunlarda kendine neyi referans alıyorsun?” diye sorduğumda, ailedeki bazı yakınlarının telkinlerini hatırladı. Özellikle halasının, kendi kökenlerini hor gören sözleri aklına geldi: “Bizi bizden başkası anlamaz, bize bizden başkası uymaz.” Halası da sağlık kuruluşunda çalışan, okumuş bir insandı. Ailede doktor ve hemşire olarak çalışanlar vardı; buna rağmen aile, yarattığı iyi hayatı sahiplenmek ve bu hayatın iyi yönlerini görmek yerine kendini küçültmeyi ve aşağılamayı seçiyordu.

Bu sözler, kişinin kendisiyle ilgili değerlendirmelerinde hangi düşünceleri ölçü aldığına bakmayı gerektiriyor. Çevreden duyulan küçümseyici bir yargı, kişi tarafından kendi gerçeğiymiş gibi benimsenebilir. Böyle olduğunda başarılar da kolayca “şans” veya “tesadüf” diye açıklanır; yetersizlik düşüncesi ise sorgulanmadan korunur. Bu örnekte kendi önümüzden çekilmek, kendimizi olduğumuzdan daha az görmeyi bırakıp elde ettiğimiz başarıyı inkâr etmeden kabul edebilmekle başlıyor.

Kendinize şu soruyu sorun: Bir başarı elde ettiğinizde onu kabul ediyor musunuz, yoksa hemen küçültecek bir açıklama mı buluyorsunuz? Bu soruya dürüstçe bakmak, tekrarlanan düşünce kalıplarını fark etmenin ilk adımı olabilir. Bilinçli Yaratma Sanatı kitabı başlığı altında aktarılan bu hikâyenin hatırlattığı temel nokta da budur: Önümüzdeki yolu yalnızca dış koşullar değil, kendimiz hakkında tekrar ettiğimiz düşünceler de etkileyebilir.

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Halis Şahiner

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

Bireysel danışmanlık

Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı

KONTROL SENDE
İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlemiş İkinci Baskı
Sayfa : 312
************************************************

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

Daha İyi Bir yaşam için
BİLİNÇLİ YARATMA SANATI
Sayfa : 256
******************************

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı

0 yorum: