Herkesin bilinçaltındaki kendine özeldir. Yüzeyde görünen şeyler çoğunlukla gerçeğin tamamını anlatmaz. Bir durum karşısında verdiğimiz mantıklı açıklama, bizi rahatsız eden konunun nedenini her zaman ortaya koymayabilir. Bazen davranışlarımızı etkileyen düşünceyi fark edemediğimiz için aynı yerde takılı kalırız.
Bilinçli Yaratma Sanatı kitabının bu bölümünde dikkat çekilen nokta da budur: Yaşadığımız bir durumu anlamak için yalnızca görünen olaya değil, ona yüklediğimiz anlama da bakmak gerekir. Bilinçli yanımız bir cevap bulabilir; ancak içimizdeki düşüncenin neyle bağlantılı olduğunu görmediğimizde, bu cevap sorunu çözmeye yetmeyebilir. Bilinçli yaratma, bu bakışta, kendi tepkilerimizi ve seçimlerimizi fark etmeye açılan bir kapı hâline gelir.
Parayla ilgili duyguların ardındaki düşünce
Bir çalışma esnasında katılımcıya, paranın hangi duyguyu hatırlattığını sordum. “Güç” cevabını verdi. Bu kelimeyi duyduktan sonra konuşmayı orada bırakmadım; çünkü tek başına verilen cevap, paranın onun için ne ifade ettiğini henüz açıklamıyordu.
“Güç senin için ne anlam ifade ediyor? Geçmişindeki hangi olayla bağlantısı var?” diye sordum ve onu geçmişine doğru küçük bir yolculuğa davet ettim. Böylece parayla ilgili düşüncesinin arkasındaki anlamı, kendi gördüğü sahne üzerinden araştırmaya başladık. Burada önemli olan, cevabı dışarıdan vermek değil; kişinin kendi çağrışımını ve bu çağrışımın bugünkü davranışıyla ilişkisini fark etmesiydi.
Gittiği sahnede, annesinin babasından para istediğini; babasının ise ona para vermek istemediğini gördü. Annesini ezilen bir kadın olarak algılıyordu. Bu sahne, onun için para istemeyi yalnızca maddi bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp güç ve ezilme duygularıyla ilişkilendirmişti. Yaşamında birinden para istemesi gerektiğinde aklına bu görüntü geliyor, o duruma düşmek istemediği için isteğini dile getiremiyordu.
Bilinçaltı düşüncelerin davranışlara etkisi
Bu örnekte görünen davranış, para isteyememekti; davranışın gerisinde ise para istemenin ne anlama geldiğine dair kişisel bir yorum vardı. Bilinçaltı ve para ilişkisi bu anlatıda, paranın kendisinden çok, parayla birlikte hatırlanan duygu ve geçmiş sahne üzerinden ele alınıyor. Katılımcının deneyimi, aynı eylemin herkes için aynı anlamı taşımayabileceğini de gösteriyor.
Bilinçaltı düşüncelerin davranışlara etkisi, burada kişinin bir isteği neden geri tuttuğunu anlamaya çalışırken görünür hâle geliyor. “Para istememeliyim” diye açıkça karar vermemiş olsa bile, geçmiş sahneyle kurduğu bağ onu bu yönde davranmaya itiyordu. Bu nedenle yalnızca “Neden para isteyemiyorum?” diye sormakla kalmayıp, “Para istemek benim için ne anlama geliyor?” sorusuna da yaklaşmak gerekir.
Ona şunu söyledim: “Orada farkında olmayı reddettiğin gerçek ne? Oradaki olaylara farklı olarak nasıl bakabilirsin?” Bu sorular, geçmişte yaşananı yok saymak ya da kişiye nasıl düşünmesi gerektiğini söylemek için değil; o sahnenin bugünkü seçimleri üzerindeki etkisini fark edebilmesi için sorulmuştu. Farklı bir bakış, otomatikleşmiş tepkinin tek mümkün yol olmadığını görmeye yardımcı olabilir.
Çatışmanın içindeki gizli kazanımları görmek
Bu sorgulama, yalnızca para konusunda değil, çatışma yaşanan durumlarda da önemlidir. Kişiler uzlaşmak yerine sürekli çatışmayı seçiyorsa, iki tarafın da bu durumla ilgili fark etmediği kazanımlar bulunabilir. Herkes kendi açısından haklılığını destekleyen argümanlara tutunur. Böylece dikkat, barışma ihtimalinden çok, karşı tarafın neden haksız olduğunu kanıtlamaya yönelir.
Çatışmayı sürdürmenin arkasındaki davranışları ve niyetleri görmeden sağlıklı bir karar vermek zorlaşır. “Neden uzlaşmıyorum?”, “Bu çatışmayı sürdürmek bana ne sağlıyor?” ve “Barışmak yerine hangi düşünceye tutunuyorum?” gibi sorular, kişinin kendi payını da incelemesine alan açar. Buradaki amaç kimin haklı olduğunu peşinen belirlemek değil; çatışmanın nasıl devam ettiğini ve her iki tarafın da hangi bakış açısına bağlandığını anlayabilmektir.
Anahtar da kilit de biziz: Bazen bizi sınırlayan şeyin ne olduğunu görmek, yeni bir seçim için ilk adım olabilir. Halis Şahiner’in anlatısındaki örnek, bir duygunun ve geçmişteki bir sahnenin bugünkü davranışla nasıl ilişkilendirilebildiğini gösteriyor. Bilinçli Yaratma Sanatı Halis Şahiner imzasıyla sunulan bu düşünce, okuru kendi cevaplarının ardındaki anlamı merak etmeye çağırıyor.





0 yorum: