Images

Kelimelerin Kişilik Gelişimine Etkisi

Yapılan araştırmalara göre 3 tür kelimeden bahsedilmektedir: Nötr kelimeler, zayıflatıcı kelimeler, güçlendirici kelimeler

Ederse insanı söz sultan eder;
Ne yumruktan ne kılıçtan iz kalır,
İnsan ölür arkasından söz kalır

Zihnimiz kelimelerden kuruludur İnsanlar kelimelerle hayal kurar ve kelimelerle düşünürler Kullandığımız kelimeler düşünce biçimimizi, bu düşünceler de bütün bir hayatımızı şekillendirirler Mutlu bir yaşantı sürmenin kaynağı güzel düşünmede, güzel düşünmenin de kaynağı güzel sözlerde yatmaktadır.

Etrafımızı bir inceleyin insanların çoğu hayatlarından memnun değillerdir Bunun sebebini günlük yaşantıda kullandığımız kelimelerde hiç aradık mı acaba Kullanılan kelimeleri şöyle bir inceleyelim ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız İnsanımız farkında olmadan çoğunlukla olumsuz duygular barındıran kelimeler kullanırlar

Çocukluğumuzdan beri toplum olarak bardağın boş tarafını görmeye alışmışız Nede olsa arabesk bir toplumun eseriyiz Bizden önce ki kuşak dinlediği zaman çiçeği bile solduran arabesk şarkılarla yetiştiler Arabesk şarkılar özünde umutsuzluğu, çaresizliği barındırır Ayrılık, kavuşamamak, ölüm, şiddet gibi sayamayacağım yüzlerce karmaşık duygular Acı çekmek artık bizim zevkimiz haline geldi

Yapılan araştırmalara göre 3 tür kelimeden bahsedilmektedir: Nötr kelimeler, zayıflatıcı kelimeler, güçlendirici kelimeler

Zayıflatıcı kelimeler ise olumsuz anlamlar, olumsuz duygular yüklüdür Bu tür kelimelerle çirkin ve kötülükleri tanımlarız ,duyduğumuz zaman nasıl bir ruh haline bürüneceğimizi siz tahmin edin


Ağızlarından küfrü, kötü sözü eksik etmeyen insanların bozuk ahlakı, kelimelerin insan psikolojisi üzerine etkisini gayet iyi açıklamaktadır Bu tür kelimeleri fazla kullananlar sevimsizleşir, zamanla istenmeyen nefret edilen insanlar halini alırlar

 Güçlendirici kelimeler olumlu duygu ve düşünce barındıran kelimelerdir Sevgi dostluk, başarı, aferin, güzel gibi kelimeler olumlu duygu barındıran kelimelerdir Bu tür kelimeleri her duyduğumuzda içimiz neşe ile dolar ve kendimizi daha güçlü hissederiz Biz güçlü ve neşeli olursak iletişim yönümüz daha güçlü ve etkili olur


Güzel konuşma insana saygınlık kazandırır Dil bizim dışarıya açılan kapımızdır İnsanların nasıl birisi olduğunu dil sayesinde öğreniriz Ziya Paşa’nın söylediği gibi: İnsan bir yere girdiğinde elbisesi ile karşılaşır Giderken de sözleri ile uğurlanır Kişiliğimizi kullandığımız kelimeler belirler Onun için konuşurken, düşünürken güzel şeyler düşünmeli, güzel şeyler söylemelidir

Ederse insanı söz sultan eder;
Ne yumruktan ne kılıçtan iz kalır,
İnsan ölür arkasından söz kalır


Sözünü bilen kişinin yüzünü ak ede bir söz;
Sözünü pişir diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı;
Söz ola agula aşı, bal ile yağ ede bir söz
Kişi ile söz demini, demeye sözün kemini;
Bu cihan cehennemini, düzelte bir güzel söz Yunus emre

Dil içimizin aynasıdır Her ne kadar yüzü insanın karakteri hakkında bilgi verse de asıl ölçü konuşmasıdır Kullanılan kelimelerin içinde barındırdıkları anlam yükleridir

Bunun yanında seçilen üslupta çok önemlidir Sevgi dolu bir insanın üslubu ve seçtiği kelimeler ile acımasız, zalim bir insanın üslubu farklıdır Birisinin seçtiği kelimeler insanlar arasındaki bağı güçlendirip birleştirirken diğeri insanlar arasında nifak tohumları ekip ayrılıklara sebep olmaktadır

Güzel şeyler düşünelim Birbirimizin kalbini kıracak kötü sözleri, hakaretleri bir kenara bırakalım Hayatımızı güzel sözler üzerine yeniden inşa edelim Geleceğimiz olan çocuklarımıza mümkün olduğu kadar, onların psikolojisini bozacak, kötü sözler söylemekten uzak duralım Akıllı bir insana kırk defa deli dersen insan kendini deli hisseder

Nice ebeveynler tanıyorum, en ufak bir olumsuzluk karşısında çocuklara etmedikleri hakaret ve söylemedikleri kötü söz kalmıyor Çocuklarımız bu kelimeleri ne kadar çok duyarsa o oranda kanıksıyor Kendini değersiz bir birey olarak görmeye başlıyor Ve aptal olmayan çocuklarda aptallaşmaya başlıyor

Güzel söz insan değer verildiğinin ölçüsüdür Kendisine değer verilen, sevgi ortamında yetişen bireyler daha sağlıklı kişilik geliştirirler Sevginin olduğu yerde kalp kırıcı, kötü sözleri kesinlikle bulamazsınız İnsanın kendisi ile diğer insanlar arasındaki muhabbet ortamı pekiştikçe sağlam dostlukların temeli atılır Güzel düşünenler, güzel konuşanlar her yerde aranan, özlenen zatı muhteremler olurlar.
Images

Pozitif Enerji Yaymanın 11 Sırrı

1-    Gülümseyin: Gülmek sizi ve çevrenizdekileri pozitif bir moda sokar. Kötü hissediyor bile olsanız 30 saniyeliğine de olsa gülümsemeyi deneyin ve yaratacağı farkı görün.
2-    İltifatlarınız samimi olsun: İltifat ve komplimanlarınızda içten olun, abartıya kaçmayın. Kişinin görünümü ya da herkesçe bilinen özellikleri yerine pek bilinmeyen yönlerini öğrenin. Mesela soul müziğe olan ilgisini… Ve iltifat edecekseniz bunun hakkında güzel şeyler söyleyerek takdirinizi sunun.
3-    Sarılın: Sarılmak da gülmek gibi basit ama etkisi büyük sihirli davranışlardandır. Yakınlık ve samimiyet derecesine göre sarılmaktan, kucaklaşmaktan çekinmeyin.
4-    Cesaretlendirin: Dünyada cesaret kırıcı yeterince şey var zaten. Haberler, gazeteler, konu-komşu, eş-dost kötü haberler verip durmuyorlar mı? Yüksek potansiyeli olan çok kişi, sırf cesaret kırıcı şeylerden dolayı başarısızlığa uğramakta. Bu nedenle çevrenizdeki kişilere destek olun, cesaretlerini kırmayın, hayallerine saygı duyun.
5-    Pozitif duygular geliştirin: Duygular bulaşıcıdır. Pozitif düşünceyi bulaştırmak için de pozitif ve iyimser yaklaşım geliştirin. Gülümsemek yanında yaşama değer verin, olumlu hatıralarınızı hatırlayın, gündeminizde onlar olsun. Böylece pozitif duygu ve düşünceye doğru sıçrayış gerçekleştirirsiniz.
Images

Kaderini sev, belki seninki en iyisidir.......



Kaderini sev, belki seninki en iyisidir.......
Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye."Ol" der Tanrı.
Güneş oluverir.Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.

Rüzgar olmak ister bu kez. Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Herşey karşısında eğilir.Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan esen burdan eser, kaya banamısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
Sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır...
Images

Aldığımız nefes bir mucizedir

Aldığımız nefes bir mucizedir, verdiğimiz nefes bir mucizedir. Yaşadığımız her an nefes aldığımız her an bir mucizedir.


Aldığımız nefes bir mucizedir, verdiğimiz nefes bir mucizedir. Yaşadığımız her an nefes aldığımız her an bir mucizedir. Bunu söylediğiniz herkes evet, doğru der. Balıklar, kuşlar, böcekler hayatı sorgulamazlar, öfke duymazlar, yargılamazlar, hiç bir şeyi yok etmeyi düşünmezler, hatta evet düşünmedikleri için zihinlerine, yüreklerine başka fısıltılar dolmadığı için sen insan gibi hayata, dünyaya negatif bir etki bırakmazlar. Çöp üretmezler, kirletmezler, ihtiyacından çok almayı, sömürmeyi bilmezler… Onlar sadece yaşadıkları ana bakarlar. İnsan? Düzinelerce kitap devirir. Konuşur, düşünür (!) Tüm dinleri, ruhsal öğretileri altüst eder, toplantılara katılır, deneyimlerine anlam vermeye çalışır, televizyon izler, gazete okur, araştırır, inceler, binlerce ses…. zihin sürekli didikler, gıdıklar, yargılar, tartar, karşılaştırır, ölçer biçer, kullandığı yüzde bilmem kaçlık kapasiteyi az biraz doldurunca sınırsız kaynaktan bir damla öğrenince, hissedince nirvanaya ulaştım sanır içten içe. Kendisine söylenenleri, öğrendiklerini uygulamaya ve anlatmaya başlar. Hep olumlu olmaya çabalar, öyle algılamaya çalışır, tüm kitaplarda yazan o değil mi? Aslında en büyük tuzağa düşülmüştür. Olan şey hükmetmeye çalışmak, güç elde etmeye çalışmak, saygınlık hayranlık uyandırmaya çalışmak ve daha bunların pek çok yavrusudur. Bir gün bir şey olur ve gerçekten dürüstçe içine bakabiliyorsa dışarıdan gelen her şeyin yapıştırma olduğunu hiç bir şeyin onu değiştirmediğini sadece suyun üstünde akıntı olduğunu alt tabakanın hala aynı koyulukta, karanlıkta kaldığını görür. Ya da tam tersine bazı insan da; sorumsuzca, düşünmeden, aramadan, hissetmeden yaşamaya, sadece bir robot gibi gün doldurmaya, önce nafakasını çıkartmaya sonra kefen parasını biriktirmeye bakar yada nerede akşam orada sabah dünyanın nimetlerini sömürmeye çalışır gittiği yere kadar. Yine bir şeyler eksik, ya da fazla. Hani insan bok böceğinden daha üstündü? Peki yanlış olan nedir, insan? İçinde dürüst kalmış gerçek olan asıl İnsan sessiz çığlıklar atar. bir şey yanlış. ben buradayım, içinde Peki yanlış nerede? Neden sana ulaşamıyor gerçek anlamda ya da aslında sen neden duyamıyorsun? Aldığımız nefes bir mucizedir, verdiğimiz nefes bir mucizedir. Yaşadığımız her an nefes aldığımız her an bir mucizedir. Ama her an yaşadığı mucizenin gerçekten farkına varamaz insan. Sadece aldığı verdiği nefesin bile bir mucize olduğunu fark etmez. Şükretmez. Gerçek anlamda şükür? Aslında yaptığı asıl şeyin maddi yada manevi fark etmez; zihninin en ince kıvrımlarında nasıl daha çok alacağını öğrenmek olduğunu fark etmez ya da fark etmek istemez. Oysa insanın asıl doğası sevgi dir. Sevgiye giden yol ise vermek ve şükretmek ten geçer. Ama hiçbir şey istemeden, umut etmeden. Yeryüzüne sevgi titreşimleri vermediğiniz taktirde aldığınız her nefese ihanet ediyorsunuzdur. 


Sevgiyle kalın
Images

Mutluluk Üzerine Küçük Bir Ders

Kral sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastladı.

Dilenciye “Dile benden ne dilersen” dedi.
Dilenci güldü ve;
“Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz” diye yanıtladı.


Kral dilencinin bu sözlerinden çok alındı ve dilencinin istediğini yerine getireceği konusunda ısrar
etmeye başladı:

“Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim” dedi.

“Sen söyle hele; ne istiyorsun?”

Dilenci “Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım”dedi.

Dilenci sıradan bir dilenci değildi. Kralın ilk yaşantısında öğretmeni olmuştu ve ona şu sözü vermişti:

“Bundan sonraki yaşantında tekrar karşına çıkıp seni uyaracağım.”

Kral bu olayı çoktan unutmuştu. Bu yüzden ısrar ediyordu:

“Ne istersen verebilirim. Ben güçlü bir kralım” dedi.

“Yerine getiremeyeceğim hiçbir dileğin olamaz.”

Bunun üzerine dilenci, çanağını uzatıp,
“Şu çanağı herhangi bir şeyle doldurabilir misin?” diye sordu.
Images

Hayatta Muvaffak Olma Yolunun Tehlikeleri ve Düşmanları

Yetişme ve muvaffak olma yolunun genç yolcusu ! Bil ki tuttuğun yolda bir çok tehlikeli geçitlerin ve yol kesen düşmanların vardır.
Gerçi bunlara yalnız sen değil, hayat yolunun her yolcusu rastlayabilir.Fakat bu düşmanlar, senin gibi hayatın henüz eşiğindeki tecrübesiz masumlara musallat olmayı çok sever…..
Müsaade et de sana evvela, yolunu bekleyen düşmanları ve rastlayacağın tehlikeleri göstereyim.

1. MUVAFFAKİYETİN İLK DÜŞMANI TEMBELLİKTİR.
Muvaffak olma yolunda senin ilk büyük düşmanın tenbelliktir. Burada sana tenbelliği tarif edecek değilim…Onu sen, ben, hepimiz az çok tanırız. Yalnız ben sana şunu söyleyeceğim ki, tenbellik insanın karşısına çıkıp ta mertçe savaşan bir düşman değildir. Bilakis eski peri hikayelerindeki gibi, şekilden şekile girecek ve bin bir hile kullanarak alt etmeğe çalışan bir NAMERTTİR. Tehlikesinin büyüklüğü de buradan gelmektedir. HAYATTA MUVAFFAK OLMA YOLUNUN TEHLİKELERİ VE DÜŞMANLARI
Yetişme ve muvaffak olma yolunun genç yolcusu ! Bil ki tuttuğun yolda bir çok tehlikeli geçitlerin ve yol kesen düşmanların vardır.
Gerçi bunlara yalnız sen değil, hayat yolunun her yolcusu rastlayabilir.Fakat bu düşmanlar, senin gibi hayatın henüz eşiğindeki tecrübesiz masumlara musallat olmayı çok sever…..
Müsaade et de sana evvela, yolunu bekleyen düşmanları ve rastlayacağın tehlikeleri göstereyim.
Images

Sen Sevgisin


Sen Sevgisin Sevgi, nesneye bağımlı değildir. Senin Özneliğinin ışımasıdır; ruhunun ışımasıdır.Ve ışıma ne kadar enginse ruhun da o kadar büyüktür. Sevginin kanatları ne kadar geniş açılırsa , varlığının göğü de o kadar büyüktür. 


Şimdi soruyorsun " Sizi sevmeye muktedirmiyim?" yine aynı yanılsama. Sadece" SEVGİ OLMAYA MUKTEDİRMİYİM " diye sor.

Benim mevcudiyetim karşısındayken beni sevmeyi düşünmene gerek yok. Aksi takdirde her zaman ki yanılsamalarının dışına çıkmamış olursun.Burada sadece sevgi olmayı öğrenmelisin. Elbette senin sevgin bana da ulaşacaktır; başkalarına da ulaşacaktır. O seni çevreleyen , her tarafa yayılan titreşim olacaktır. Ve şayet pek çok insan basit bir şekilde sevgilerini , şarkılarını, mutluluklarını yayarlarsa burası bir tapınağa dönüşür.Bir tapınak yapmanın başka bir yolu yoktur. O zaman tüm alan yeni bir enerji ile dolar. Ve kimse yolunu şaşırmaz,çünkü bu kadar çok insanın sevgisi üzerine yağıyor.Her bir kimsenin üzerine pek çok insanın sevgisi yağıyor. Hayat Sevginin çiçek açması için bir fırsattan başka bir şey değildir. Eğer canlıysan son nefesinde bile fırsat oradadır. Tüm hayatın boyunca kaçırmış olabilirsin: Sadece son nefes, yeryüzündeki son nefes: EğerSevgi olabilirsen hiç bir şeyi kaçırmamışsındır.Çünkü tek bir sevgi anı sevginin bütün sonsuzluğuna eşittir.OSHO