neşeli olmanın gücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Images

Kocaman Gülümseyin: Gülümsemenin Gücü

Pek çok kişi, bir gülüşün insana büyük bir itici güç verebildiğini duymuştur. Kocaman ve içten bir gülümseme, yalnızca yüzümüzde beliren bir ifade değildir; kendimize ve çevremizdekilere yaklaşımımızı da etkileyebilir. Gülümsemenin gücü, özellikle kendimizi iyi hissetmediğimiz anlarda daha belirgin hâle gelir.

Küçük bir gülümseme deneyi

Şu küçük testi yapın: Kendinizi yenilmiş gibi hissettiğinizi düşünün ve aynı anda büyükçe gülümsemeyi deneyin. Bir yanda moral bozukluğu, diğer yanda kocaman bir gülüş… Bu iki hâli birlikte sürdürmek kolay olmayabilir. Gülümsemeyi denediğinizde, kendinizde oluşan değişimi fark etmeye çalışın.

Koca bir gülüş insana güven duygusu verebilir. Korkuyu yenmeye, endişeyi uzaklaştırmaya ve karamsarlığı geride bırakmaya yardımcı olabilir. Bu nedenle gülümsemenin faydaları yalnızca başkalarının yüzünde oluşturduğu ifadeyle sınırlı değildir; kişinin kendi ruh hâline bakışını da etkileyebilir.

Gülümsemenin psikolojik etkileri

“Gülümsemek özgüveni artırır mı?” diye sorabilirsiniz. Bu yazının önerdiği küçük denemede, büyük bir gülüşün kişiye kendini daha güvenli hissettirebileceği vurgulanıyor. Elbette gülümsemek yaşanan her sorunu ortadan kaldırmaz. Ancak zor bir anda kendinize verdiğiniz küçük bir komut, o anki duygularınızı farklı bir yönde karşılamanıza yardımcı olabilir.

“Gülümsemek korku ve endişeyi azaltır mı?” sorusunun yanıtı da burada anlatılan deneyimin içinde saklıdır: Korkmuş ya da endişeli hissettiğinizde bile gülümsemeyi deneyin ve sizde nasıl bir karşılık bulduğunu gözlemleyin. Gülümsemenin gücü, kötü hisleri yok saymak değil; o duyguların içinde kendinize başka bir tutum deneme fırsatı vermektir.

İçten bir gülümseme iletişimi yumuşatabilir

Gerçekten bir gülüş, olumsuz duygularla baş etmenin ötesinde, karşımızdaki kişiyle kurduğumuz iletişimi de etkileyebilir. Birine kocaman ve içten gülümsediğinizde, o kişinin size kızmayı sürdürmesi zorlaşabilir. Gülümseme, gerilimi azaltan ve karşılıklı yaklaşımı yumuşatan bir işaret hâline gelebilir.

Kocaman gülümsediğinizde, kendinizi sanki mutlu günler gelmiş gibi hissedebilirsiniz. Buradaki vurgu, yarım ağızla gülümsemek yerine gülüşü gerçekten hissetmeye çalışmaktır. Dişleriniz görünene dek gülümseyin; yüzünüzdeki ifadeyi sakınmadan ortaya koyun. Büyük bir gülüşün verdiği güven ve canlılık, küçük bir tebessümden daha belirgin olabilir.

Gülümsemek için kendinize izin verin

Elbette pek çok kişi şöyle düşünebilir: “Evet, ama bir şeyden korktuğumda ya da bir şeye kızdığımda kendimi gülümseyebilecek gibi hissetmiyorum.” Böyle hissetmeniz doğaldır; kimse her an gülümsemeye hazır olmayabilir. İşin püf noktası, gülümsemek için önce kendinizi iyi hissetmeyi beklememektir. Kendinize “Gülümseyeceğim” diye karar verin ve bunu deneyin.

Bu öneriyi bir zorunluluk ya da yaşanan sıkıntıları inkâr etme biçimi olarak değil, günlük hayatta denenebilecek küçük bir yaklaşım olarak düşünün. Kimi zaman yüzünüzdeki ifadeyi değiştirmek, o anı farklı karşılamanız için bir başlangıç olabilir. Gülümsemeyi deneyin, nasıl hissettiğinizi fark edin ve size iyi gelen hâlinden yararlanın.

Ve gülümseyin… Gülümsemenin gücünden yararlanın.

Büyük Düşünmenin Büyüsü kitabından.

Images

NEŞELİ OLMANIN GÜCÜ

“Siz önce güleryüzlü olmayı öğreniniz. İşte o zaman, alnınızda çizgiler olmaz. Ve işte o zaman, bir gönüle girmenin anahtarı elinizdedir.”

“Güleryüz, önce konuşan dilden önemlidir. Daha sonra dilinizle gözleriniz gülsün.”

 Dünya kederlerle, yoksulluklarla, hastalıklarla o kadar dolmuştur ki, ruhlarımıza çöken kara bulutları dağıtacak bir güneşe ihtiyacımız vardır. Dünyanın sevinç ve neşe ekici insanlara ihtiyacı vardır; yükselten ve ferahlandıran, ümit ve cesaret telkin eden insanlara.

Neşeli bir ruh ne büyük bir zenginlik hazinesidir!. İyimser olabilmek kıymetli bir mirastır!. Zira sükûnet ve barış daima onunla beraberdir. Onun ışığı etrafındaki gölgeleri kovar; kederli kalpleri aydınlatır. Onun kudreti ümitsizlere bile sevinç ve cesaret getirir. Hele iyimserlik özelliği, sevimlilik, nezaket ve yüz güzelliğiyle bir arada bulunursa, yer yüzünün hiçbir hazinesi bununla kıyaslanamaz. Bu paha biçilmez nimeti elde etmek sanıldığı kadar zor değildir; zira neşeli bir yüz, sıcak ve cömert bir kalbin yansımasıdır. İçteki güneş, ilk önce yüzde değil ruhta doğar, oradan yüze yansır. Yüze parlaklık ve çekicilik veren tatlı gülümseme içimizdeki güneş ışığından başka bir şey değildir.

Karşılaştığımız insanlara sempati ve ilgi göstermelisiniz. Herkes için iyi düşünceler ve duygular beslemelisiniz. Kendinizde bulunan iyi özelliklerimizi geliştirirseniz, başkalarının güzel ve asil duygularını anlamaya ve bu duyguları onlarda da yaratmaya güç kazanabilirsiniz.

Güneş gölgeleri kovduğu gibi, neşeli insanlar da ilişkide oldukları insanlardan kederi, tasa ve kaygıyı kovarlar. Neşeli insanlar somurtkanların bulundukları bir ortama girdikleri zaman, bulutlar arasından parlıyan güneş gibi ışık şaçarlar. Herkes yeni geleni görmekten huzur duyar; diller çözülür; ortam neşe ve sevinçle parlar.

Neşeli olabilmek hayatınızda kendinize ve başkalarına yapabileceğiniz iyiliklerin en büyüğüdür. Böyle bir ruh hali, yapacağınız her atılımda, mesleğinizde de sizi başarıya götürecektir. İşler, siz aramadan, kendiliğinden size gelecektir, dostlarınız sizi arayacaktır, toplum bütün kapılarını size açacaktır. Çünkü neşeli bir mizaçta çekim gücü vardır. O hayatın iyi şeylerini çeken bir mıknatıstır.

O. Swett Marden