Evren olduğu şekliyle muhteşemdir. Büyük, organize tasarım onu olduğu gibi var etmiştir. Bizler kimi zaman evrenin nasıl olması gerektiğine dair hayallere kapılırız. Gerçeklik hayallerimize uymadığında ise kendimize eziyet ederiz. Bu, kendi yarattığımız bir cehennemdir.
Buradaki düşünce, yaşanan her şeyi sorgusuzca onaylamak değil; hayatı yalnızca kendi beklentilerimize göre biçimlendirmeye çalışmanın yarattığı ıstırabı fark etmektir. Gerçekçi olmayan beklentiler gerçekleşmediğinde, insan mevcut olanı görmekte zorlanabilir. Oysa evreni olduğu gibi kabul etmek, hayallerden vazgeçmek anlamına gelmez. Beklentilerimizin karşılanmaması yüzünden kendimize yüklediğimiz acıyı azaltmaya ve içinde bulunduğumuz duruma daha açık gözlerle bakmaya davet eder.
Şükür duygusu ve içsel huzur
Bence cehennem, gerçekçi olmayan beklentilerimiz gerçekleşmeyince kendimize çektirdiğimiz ıstıraptır. Şükran duygusundan uzaklaştığımızda, kimi din adamlarının cehennem diye adlandırdığı şeyi yaşarız. Şükürle doluyken ise içsel cennetimize kavuşuruz. Bu bakışta şükür, yalnızca iyi giden şeyler için söylenen bir teşekkür değil; yaşamın bütününü, zıtlıklarıyla birlikte görebilme ve mevcut olana değer verebilme hâlidir.
Şükür duygusu ve mutluluk arasındaki bağ da bu düşüncede anlam kazanır: İnsan her şeyin istediği gibi olmasını beklemek yerine, elindekileri fark ettiğinde bakışını eksikliklerden başka olasılıklara çevirebilir. Bu, üzüntünün ya da zorluğun yok sayılması değildir. Tam tersine, hayatın yalnızca keyifli yanlardan oluşmadığını kabul ederek duygulara ve yaşananlara daha geniş bir çerçeveden bakmaktır. Şükür, bu nedenle her koşulda mutlu görünme zorunluluğu değil, deneyimin bütününü görebilme fırsatıdır.
Hayallerin esiri olmadan zıtlıkları kabul etmek
Birçok kişi tek taraflı hayallerinin, fantezilerinin esiri olur. Onlara esrar gibi bağımlı hâle gelir. Bir kere bağımlı olduktan sonra imkânsız hayalleri gerçekleşmediğinde kaçınılmaz olarak yoksunluk sendromu yaşamaya başlarlar. Bu anlatım, gerçekleşmesini istediğimiz tek bir sonuca bütünüyle tutunmanın bizi nasıl kırılganlaştırabileceğine dikkat çeker: Beklenti ne kadar katıysa, hayat farklı bir yönde ilerlediğinde hayal kırıklığı da o kadar ağır hissedilebilir.
Metinde, bazı kültürlerde uyuşturucu kullanımının yaygınlığı da insanların acı olmadan zevke, üzüntü olmadan mutluluğa ve kötülük olmadan iyiliğe sahip olma arzusuyla ilişkilendirilir. Bu, John Demartini’nin pasajındaki düşüncedir; hayatın zıt kutuplarını birbirinden ayırma isteğine yönelik bir eleştiri olarak okunabilir. İnsanlar böyle davranmadıklarında kendilerinde bir tuhaflık olduğunu düşünmeye koşullanabilir. Oysa metnin vurgusu şudur: Sizde bir tuhaflık yok. Zıt kutupların dengesiyle sizler mükemmelsiniz.
Şükür etkisi üzerinde ustalaşmak, her şeyi olumluya yormak ya da hayal kurmayı bırakmak değildir. Hayallerimizi, gerçekleşmediğinde bizi cezalandıran katı şartlara dönüştürmemek; yaşamı yalnızca bir tarafıyla değerlendirmemeyi hatırlamaktır. Kendinize sarılın, bağımlılık yanılsamasından kurtulun ve şükür duygusunu geliştirmek için kendinize fırsat tanıyın. Bu yaklaşım, evrenin bizim istediğimiz biçimde olmasını beklemek yerine, onu olduğu hâliyle görebilmemize yardımcı olan bir davettir.
Kaynak
İçimizden Doğan Güç - Şükür Etkisi
John Demartini
Kontrol Sende - Çekim Yasası ve Bilinçaltı Dönüşüm Rehberi Kitabı - 2019 - 2 nci Baskı
İzin Ver GELSİN, İzin Ver OLSUN
Çekim yasası ve Bilinçaltı Kayıt Dönüşüm Rehberi
Düzenlenmiş ikinci baskı · 312 sayfa
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı
Bilinçli Yaratma Sanatı
Daha iyi bir yaşam için · 256 sayfa
Kitapları temin için: cekimyasasi@hotmail.com
Tel/WhatsApp: 0 553 06 00 464





YARATILMIŞIM VARIM İÇİNDEYİM CENNETİN YAŞIYORUM HERŞEY MEVCUT KURALLARA UYARAK TEŞEKKÜR RABBİM DEMEK DOĞRU
YanıtlaSil