Images

Zaman Yönetimi


    


  Yazar : Ray JOSEPH

Yayınevi : Epsilon

BÖLÜM 1
ZAMAN: HAYATİ BİR KAYNAK

Yeterince zamanınız var mı ? Cevabınız kesin bir hayır ise, yöneticilerin büyük bir çoğunluğu ile aynı sınıftasınız demektir. Bu gerçekten ürkütücü, çok nazik bir durumdur. Birden zamanın yeterli olmadığını farkedersiniz. Aslında, hepimizin sahip olduğu zaman aynıdır. Ama bu, pek az insan için yeterlidir. Öyleyse zaman sorunun kendisi değildir. Sorun bizde! Yani sorun ne kadar vaktimiz olduğunda değil, sahip olduğumuz süre içinde neler yaptığımızda.


Eşsiz bir kaynak olan zamanı nasıl harcayacağımıza karar verebiliriz. Tıpkı öteki kaynaklar gibi zaman da çok etkili biçimde değerlendirilebilir veya boşa harcanabilir. Yazar ve danışman danışman Drucker şu gözlemde bulunuyor: “Zamanen az bulunan kaynaktır. Eğer doğru yönetilmiyorsa, hiçbir şey yönetilmiş sayılmaz.” Zamanın yönetimi konusu neden ihmal ediliyor? Çünkü bütün kaynaklar arasında görünüşe göre en az anlaşılan ve en kötü yönetileni zamandır. Paha biçilmez bir değerin kullanımını şansa bırakıyor, kontrol edip planlamıyoruz.

Aslında insan zamanı yönetmez, yönetemez! Çünkü akreple yelkovanın hareketi bizim yönetimimizin dışındadır. Bunlar durmaksızın hareket ederler ve biz ne yaparsak yapalım, zaman önceden kararlaştırılmış bir hızla akıp gider. Mesele saati yönetmek değil, kendimizi zaman içinde yönetebilmektir. Aşağıdaki listede çeşitli zaman tuzakları verilmiştir. Bunlardaki tuzaklardan sizin düştükleriniz mutlaka vardır. Dikkatlice inceleyiniz!.

Images

Anne ile Uyum: Anneyle İlişkinin Başarıya Etkisi

anne ile uyum

“Kadınların ezelden beri bildiği kâinatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir yer olmak üzere değişmeye başlamış olacaktır.”

Lorraine Canoe – Mohawk Kabilesi

Bert Hellinger (www.hellinger.com), dünyada iz bırakmış pek çok bilgenin dile getirdiği bir düşünceye dikkat çekiyor: Hayattaki başarının anneyle iyi ilişkiler kurmakla bağlantılı olduğunu, kendisini annesinden büyük gören kişinin kaybetmeye mahkûm olduğunu söylüyor.

Para ve iş, bu bakış açısında dişi ilkeyle ilişkilendirilir. Dişi ilkenin en büyük temsilcisi önce dünya ana, ardından kendi annemizdir. Bir işin başarılı olması ve başarının sürekliliği, yazarın yaklaşımına göre, dünya ve anneyle kurulan sağlıklı ilişkilerle mümkündür.

Anne ile uyum ne anlama geliyor?

Şimdi kendinize şu soruları sorun: Annenizle ilişkiniz gerçekten iyi mi? Ona yüreğinizde en büyük yeri veriyor musunuz? Anneniz yıllar önce kendi dünyasına göçmüş olabilir. Buradaki soru, annenizin hayatta olup olmadığı ya da geçmişte ona yeterince saygı gösterip göstermediğiniz değildir. Asıl soru, şimdi ve burada ona yüreğinizden minnet duyup duymadığınız ve kalbinizde ona yer açıp açmadığınızdır.

Anneyle iyi ilişki kurmak, bu yazıda annenize; mesleği, yaşamdaki yeri, duruşu, geçmişi ve atalarıyla birlikte bakmak anlamına geliyor. Size tuhaf gelen davranışları, konuşmaları ve hataları da bu bütünün parçaları olarak görmek; bunlara rağmen annenize eleştiri getirmeden “evet” diyebilmek, anne ile uyum fikrinin merkezinde yer alıyor.

Yazara göre anneniz hayatta olsun ya da olmasın, ona bu şekilde yer vermeniz onun enerjisel desteğini yanınızda hissetmenizi sağlar. Ancak iş hayatında mutlak başarı için bu ilk adım, tek başına yeterli değildir. Daha geniş bir bakışla, öz anneniz gibi dünya anaya da tüm varlığıyla; geçmişi, bugünü ve geleceğiyle “evet” demek gerekir.

Images

Para Enerjimiz Neden Anne ve Baba ile Bağlantılıdır?



Şimdi para enerjisinin dayanıklılık ve bekasının eril ilke ile bağından söz etmek istiyorum. Eril ilkenin ailedeki en önemli temsilcisi babadır. Baba ve eril ilke yaşamda sağlamlığı ve kalıcılığı temsil eder. Paranın kalabilmesi için babaya “evet” demeniz gerekir. Gökyüzü eril ilkenin en büyük temsilcisi, hava da yaşamanın olmazsa olmazı değil mi zaten? İster yağmur, ister fırtına, ister dolu, ister kar getirsin, havaya “hayır” diyebilir misiniz?

Babamıza “evet” demek, tıpkı hava gibi ona her koşulda rıza göstermektir. Başka bir deyişle ona tüm yaşamı, deneyimleri, suçları, eksik/fazla yanları, hataları, geçmişi, genetik kodlamasında kaydı bulunan bulunmayan tüm ataları, onların yaptıkları/yapmadıkları, evrensel/bütünsel sisteme verdikleri veremedikleri ile hiç ayırımsız, bütünüyle ve koşulsuz bir kabul anlamına gelir. Biz babamızın bazı yanlarını beğenmez ve reddersek…
İşiniz var. Çalışıyorsunuz, geliriniz birçoğunun özeneceği kadar yüksek. Demek dişi ilke, dünya ana ve tabii kendi annenizle ilişkileriniz gereğince iyi. Buna karşın kazancınızda bereket yok. Ne yapsanız en azından bir ev sahibi olamıyor, paranızın birikmesini sağlayamıyorsunuz. Hatta bu kadar gelire rağmen gelirinizi giderinize denkleştiremiyor, ay sonuna borçsuz ulaşamıyorsunuz.
Bir işyeri sahibisiniz. Çalışanlarınız, müşterileriniz memnun, ürününüz kolayca pazarlanıyor, vergilerinizi, SSK, Bağ-Kur ödemelerinizi düzenli gerçekleştirebiliyorsunuz. Para akışınız da iyi, tahsilâtlarda her hangi bir tıkanıklık görmüyorsunuz. Buna karşın kazancınızda bereket yok. Ne yapsanız en azından bir ev sahibi olamıyor, paranızın birikmesini sağlayamıyorsunuz. Herkese yardım eden, varlığıyla destek sunan siz kendiniz için belli bir rakamdan sonrasını ayıramıyor
Images

EFT: Duygusal Özgürleştirme Tekniği

EFT (Duygusal Özgürleştirme Tekniği) nedir?

EFT, İngilizce “Emotional Freedom Technique” ifadesinin kısaltmasıdır; Türkçede “Duygusal Özgürlük Tekniği” ya da “duygusal özgürleştirme tekniği” olarak anılır. Bu yaklaşımda kişi, üzerinde çalışmak istediği duyguya veya rahatsızlığa odaklanırken belirli beden noktalarına parmak uçlarıyla hafifçe vurur ve kısa bir hatırlatıcı ifade kullanır.

EFT’nin dayandığı anlatımda, fiziksel, zihinsel ve ruhsal sıkıntıların enerji sistemindeki tıkanıklıklarla ilişkili olduğu kabul edilir; bağımlılıklar, fiziksel rahatsızlıklar, korkular, fobiler ve depresyon gibi konular da bu çerçevede ele alınır. Bu, yöntemin kendi açıklama modelidir; EFT’yi hastalıkların tedavisi veya profesyonel desteğin yerine geçen bir yöntem olarak değerlendirmemek gerekir. Burada anlatılan uygulama, bir duyguya odaklanıp onu gözlemlemek için tarif edilen adımları açıklar.

Images

Bilinçaltı Olumlamaları: Joseph Murphy’den Telkin Örnekleri

Bu içerik, Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü kitabından dikkatimi çeken düşünceleri paylaştığım yazı serisinin üçüncü bölümüdür.

Serinin ilk yazısında bilinçaltının çalışma prensiplerini, inanç yasasını, zihinsel canlandırmayı ve uyku öncesinde yapılan telkinleri ele almıştım. İkinci yazıda ise hayal gücü ile irade gücü arasındaki ilişki, bolluk düşüncesi, korkular, problem çözme ve zihinsel dönüşüm konuları üzerinde durmuştum.

Images

Bilinçaltının Gücü Kitabı -2- Joseph Murphy

Bu içerik, Joseph Murphy’nin Bilinçaltının Gücü kitabından dikkatimi çeken düşünceleri paylaştığım yazı serisinin devamıdır.

Serinin ilk yazısında bilinç ve bilinçaltı arasındaki farkı, inanç yasasını, zihinsel canlandırmayı, uyku öncesi telkinleri ve Baudoin Tekniği’ni ele almıştım. İlk bölümü henüz okumadıysanız “Bilinçaltının Gücü Kitabından Çıkarılabilecek Önemli Dersler” başlıklı yazıya göz atabilirsiniz.

Images

Bilinçaltının Gücü Kitabı: Joseph Murphy’den Önemli Dersler

Joseph Murphy tarafından kaleme alınan Bilinçaltının Gücü, düşüncelerin, inançların ve zihinsel alışkanlıkların hayatımızdaki etkisini ele alan kişisel gelişim kitaplarından biridir. Joseph Murphy bilinçaltı kitabı olarak da anılan eser, zihinsel kabullerin davranışlarla ve günlük seçimlerle nasıl ilişkilendirilebileceğini anlatır.

Murphy’ye göre insan, bilinçaltına yerleşen düşünce ve inançları fark edip bunları dönüştürerek yaşamında farklı sonuçlara yönelebilir. Elbette olumlu düşünmek tek başına her şeyi değiştiren bir çözüm değildir; kitapta öne çıkan fikirleri günlük hayata taşırken somut adımlar atmak da önemlidir.